Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Şehirler Arası Otobüste Ağlayan Çocukla Mücadele Rehberi

-> Nişanlısının fotoğraflarını yaşlandırma uygulaması ile inceleyen Aytuğ K. (24), nikah tarihini bir süre daha erteleme kararı aldı...
-> Erdoğan, yaşlandırma uygulamasi FaceAAp kullananlari uyardi: ''Ya zaten şahsım, partim ve hükümetimiz olarak bu konuda elimizden geleni yapiyoruz...''
-> Galatasaray’ın İstanbul’a getirdiği Jean Michael Seri için Fenerbahçe tarafından 5M Euro + 4 oyuncu + Kadıköy Belediye Başkanlığı teklifi yapıldı...
-> Trabzon Uzungöl’de yaşanan gerilimin büyümeden atlatılmasının ardından açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bölgede Kuzey Iraklı misafirlerin rahatça bayrak açabilecekleri bir Cumhurbaşkanlığı Sarayının müjdesini de verdi.
-> Esenler Otogarının alt katlarına tüpsüz ve maskesiz inerek bu alanda rekor kıran Ekrem İmamoğlu’nun bir sonraki hedefi ise Otogar Tuvaleti.
FOTOHABER

Rusya'nın Sesi (RS) FM'den açıklama: ''Bizim orada bu tarz konuları genelde zehirle falan çözüyoruz. Çok da şikayet etmesin bizce...''

Emre Belözoğlu'dan sonra Mesut Özil'i de kadrosuna katıp transferi kapatmayı planlayan Fenerbahçe'de yaşlandırma uygulamasına gerek olmadığı açıklandı...

DERGİ
VİDEOHABER

Seydioğlu Baklavaları: ''Tam diğer baklavacıları FETÖ'den aldılar, meydan bize kaldı derken...'''

ANKET

N'olmuş n'olmuş?

HALKIN SESİ

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."
SPOR

A Millilerin Zor Gecesi: Kazanırlarsa İzlanda Havalimanında, Kaybederlerse İstanbul Havalimanında 3 Saat Geçirecekler...

Haftasonu Dünya Şampiyonu Fransa’yı 2-0’lık sonuçla geçen A Milliler, Grubun iddialı takımlarından İzlanda ile bu gece kozlarını paylaşacak. Kazanması halinde gruptan çıkmak adına büyük bir avantaj yakalayacak olan A Millilerde hedef mutlak 3 puan. devamı...
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...

Yarım Kamyon Süper Kahraman 22. Marvel Filminde: Avengers Endgame

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

İmamoğlu'ndan Esenler Otogarı Müjdesi: Nükleer Felaket ve Zombi Filmleri İçin Doğal Plato Olarak Hizmet Verecek...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün gerçekleştirdiği Esenler Otogarı ziyaretinde önemli mesajlar verdi... devamı...

F-35 Meselesini ''Abi bizim o kadar uçağa verecek paramız yokmuş'' Demesine Gerek Kalmadan Çözen Türkiye, Uluslararası Arenada Dik Duruşunu Korumanın Sevincini Yaşıyor...

ABD ile yaşanan S-400 krizi sonrası ilk yaptırım olarak 2002'den bu yana yer aldığı F-35 programından çıkarılan Türkiye, yaklaşık maliyeti 25 Milyar Dolar olan 116 uçaklık masraftan kurtulmanın sevincini yaşıyor.devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Blog

Yeni Başlayanlar ya da Heves Edenler İçin Home Office Çalışma Rehberi

Sabah 9, akşam 6 çalışıp, günün en az iki saatini iş-ev arası mesafede helak olarak geçirenlerin en büyük rüyasıdır home office çalışmak. Bir çok insan, illa haftanın en az beş günü, günün en az 9 saati bir dört duvar arasına sıkışacaksa bu duvarların kendi evine ait olmasını tercih eder. Lakin home office’i tecrübe edenlerin tembel hayvanına dönüp toplumsal hayattan süratle koptuğu ve bir süre sonra evden çıkmamak için belediye ekiplerine direndiği de bir gerçek. Bu hafta sizler için, tüm yönleriyle evde serip çalışmayı mercek altına aldık. Buyrun:

 

1 – İkna: Home office modelde arkadaşlarınızı ve ailenizi çalıştığınıza ikna etmek en zorlu süreçtir. Bütün gün eşofmanlarınız ve yağlı saçlarınızla paspal paspal evde oturduğunuzu gören anneniz, trilyon da kazansanız gerçek bir işte çalıştığınıza ve her ay düzenli olarak para aldığınıza inanmaz. Bu sebeptendir ki, siz çok önemli bir telefon konuşması yaparken odanıza elektrik süpürgesiyle dalacak, ziyarete gelen dayınızla iki çift laf etmeniz için sizi uyaracak, kabul gününde çay servisine yardım etmeniz için darlayacaktır. Gerekirse odanızın duvarına vergi levhası asın, evde boynunuza şirketin yaka kartını asıp dolaşın ama bir şekilde çevrenizdekileri bir işiniz olduğuna ikna edin...

2 - Beslenme: Home office çalışmanın normal iş yaşamına nazaran türlü avantajları olmasına karşın, dünyada halen fazla rağbet görmemesinin temel sebeplerinden biri, evde çalışan adama kimsenin sodexo vermemesidir. Başta üşenip 3 öğün dışarıdan yemek sipariş etseniz de, kazandığınız bütün paranın gıda harcamasına gittiğini farketmeniz çok uzun zaman almayacak. El mecbur karnınızı doyurmak için kendi başınızın çaresine bakacak, mutfağın sihirli dünyasını keşfetme yoluna gideceksiniz. Ortalama bir home office çalışanı, ilk 1 yıl içerisinde yaprak sarmasından mantıya dek geniş bir yelpazede yemek yapabilecek ustalığa erişebilmektedir.

3 - Çalışma pozisyonu: Uzanarak çalışmak, yatarak çalışmak gibi kulağa hoş gelen şeylerin bir süre sonra uyuklayarak çalışmaya döneceğinden hiç şüpheniz olmasın. Uyumasanız bile günde 10 saat bir kanepede uzanan adam bir süre sonra o kanepenin şeklini alır, anatomisi bile ona göre evrimleşir. Siz siz olun, en azından kendinize adam gibi bir masa ve rahat bir sandalye temin edip bunları arada bir de olsa kullanın. Üstelik söz konusu masa-sandalyeyi ofis tipi mobilyalardan seçerseniz, çevrenizi gerçekten bi iş yaptığınıza ikna etmeniz de kolaylaşacaktır.

4 - Mazeret: Yalan söyleme olanaklarınız ciddi şekilde kısıtlanır. Zorda kaldığınızda "şu an bi görüşmedeyim" diye kapatabileceğiniz telefonlar, Kiev'de oluşunuzu "bayi toplantısı vardı hayatım"a bağlayabileceğiniz seyahatler home office çalışmada pek olası değildir. Mümkün mertebe yalan söylemekten uzak dururken, "abi çok sıkıştım, bi işiyim ben dönücem sana" seviyesinde bir açık sözlülüğe varmamaya dikkat edin. Bunun yanında rapor, mazeret izni gibi şeyleri de unutun. Değil grip, isterseniz verem olun, patronunuzu asla inandıramazsınız. Biraz iyi yürekliyse en fazla çiçek gönderecek , geçmiş olsun demek için aradığında, "neyse sen yattığın yerden şu işleri hallediver bir zahmet" demeyi ihmal etmeyecektir.

5 - Sosyalleşme: Normal bir ofis hayatının en cazip yanlarından olan “çalışanlar arası sosyalleşme ve mümkünse çiftleşme olasılığı”, home office'de pek mümkün değildir. Bu açığı evde canınız istediğinde rahat rahat porno izleyebilme lüksüyle bir miktar kapatabilirsiniz ama dikkat etmezseniz bir süre sonra bunu standart bir ilişki biçimi haline getirip “seks yapıcam diye ne çekicem onun bunun ağız kokusunu, kendime kendime yeterim bundan sonra" kafasına geçmeniz çok olası. Ayrıca adında home geçiyor diye illa orada çalışmak zorunda değilsiniz. Arada bir bilgisayarınızı alıp saatlerce kurulabileceğiniz ekonomik kafeler falan bulun. Dışarı çıkma alışkanlığınızı canlı tutmazsanız, bir süre sonra saçı sakalı salmış, epilasyonu hayatından çıkarmış, üzerindeki 2 haftalık eşofmanlarıyla yek vücut olmuş bir meczuba dönüşmeniz kaçınılmaz olur.

6 - Enformasyon: Nice home office çalışanı vardır ki, işten kovulduğunun ya da şirketin battığının çok geç farkına varır. İş bu yüzdendir ki, ara sıra da olsa hala bordrolu bir çalışan olup olmadığınızı kontrol etmenizde büyük fayda var. Yoksa evde bilgisayar başında ne olduğunu anlamadan çalışmaya devam etmeniz işten bile değil...

7 - Eğlence: Artık patron geldiğinde alt+tab kombinasyonuyla excel açmak ya da telefonla konuşuyormuş gibi yapmak gibi zevklerden mahrumsunuz. İşten gizlice kaytarmak, çalışma hayatından alınan keyfi önemli ölçüde artıran bir eylem olduğundan, evde ne alışveriş sitelerinde dolaşmak ne de Facebook’ta oyun oynamak size eskisi gibi heyecan vermeyecektir. Bu sorunu aşmak için evdeki diğer bireylerden yardım alabilirsiniz. Misal, annenizden arada bir aniden odanıza dalıp monitörünüzü kontrol etmesini, tam akşam 6’da mail atarak toplantı isteği yollamasını falan isteyin. Eğer yalnız yaşıyorsanız ufak bir kişilik bölünmesiyle de bunu halledebilirsiniz. Bu konuda Gollum, sizin için ideal bir örnek sayılabilir...

8 - Ekonomi: Home office çalışmak, markete sık sık sipariş vermek demektir. Markete sipariş vermekse, "dur ya şimdi bi paket sigara için de aramak olmaz bi şeyler daha söylemeliyim" duygusunu beraberinde getirip evi kısa sürede şarküteriye çevirmeniz anlamına gelir. İhtiyacınızdan fazlasını almamaya özen gösterin. Almak durumunda kaldığı tekerlek kaşarlardan kendine bilgisayar masası yapabilen home office çalışanları var, unutmayın.

9 - İmaj: Patronunuz arada sırada bile olsa "lan ben bu kadar zamandır kime maaş veriyorum acaba" diye düşünüp, sırf gül yüzünüzü görmek için görüntülü toplantı isteyebilir. Bu tip toplantılarda web cam'den bile olsa iyi görünmek önemlidir. Yalnız, toplantı sırasında patronunuzla konuştuğunuzu unutup "ben bir kahve alıp geliyorum" gibi cümlelerle ayağa kalkmayın. Adam size maaş veriyor diye bir de tazmanya canavarlı boxerınızı görmek zorunda değil.

10 - Mesai saatleri: Belli bir mesai saatinin olmaması başta şahane bir şey gibi görünse de, bir süre sonra uyuduğunuz süre hariç tüm saatlerin mesai saatine dönüştüğünü, gecenin 2'sinde bilgisayar başında çalışırken "9-6 iyiydi lan, en azından kaçta çıktığımız belliydi" diye düşündüğünüzü hayretle fark edeceksiniz. Kendinize normal mesai saatleri koyup onlara riayet etmeye çalışın diyeceğiz ama o da pek mümkün değil. Neyse, buna alışmaya çalışın en iyisi…


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.6.2019)

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."

Sadi Güven, Kamu Görevlisi


Diğer yorumlar ->

(12.5.2019)

Kastamonu'da AKP döneminden 100 Bin TL'lik pastırma borcu devralan MHP yönetimi isyan etti: ''Nerede yediniz o pastırmaları?''

"İnşallah hepsini belediye binasında yememişlerdir. Yoksa 1 senede çıkmaz onun kokusu..."

Yelda Şuralı, Psikolog


Diğer yorumlar ->