Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Uzatmalı Sevgiliden, Şirket Çekilişinde Çıkan Patrona... Hedef Kitleye Göre Yılbaşı Hediyesi Seçme Rehberi

-> Fenerbahçe'den lig maçı öncesi tek gollü prova...
-> Ulaştırma Bakanlığı’nın iki dünya arasına koyduğu seferleri iptal etmesi umuluyor...
-> Yaşanan kazalar, Diyanet bütçesinin artırılmasının ne kadar isabetli olduğunu bir kez daha gösterdi...
-> Bugün kurulan Türkiye Uzay Ajansı'ndan ilk rapor: ''Bir seçim yaklaşıyor efendim...''
-> YHT kazasının sorumluları bulundu: Bilet satan gözlüklü bayan, gar büfecisi ve Sözcü gazetesinden bir yazar (ismi önemli değil ama tercihan Yılmaz Özdil olabilir)
FOTOHABER

Ankara'ya tayin olduktan sonra takipçi sayısı düşen ünlü twitter fenomeni, iddialı bir geri dönüşe hazırlanıyor...

Ulaştırma Bakanlığı, Büyük Hadron Çarpıştırıcısı'nın YHT'ye yüklenerek deneylere devam edilmesi konusunda CERN ile anlaşmaya varıldığını açıkladı...

SPOR

Türk Futbolu'nda ''Cumhurbaşkanlığı VAR Sistemi'' Dönemi: Erdoğan Görüntüleri Bizzat İzleyerek Son Kararı Verecek...

Türk futbolunda yeni tartışmalara kapı açan VAR (Video Yardımcı Hakem) sistemi ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan devreye girmeye hazırlanıyor. VAR Odasını 6 kamera ile takip edecek olan Erdoğan, görüntüleri anlık olarak değerlendirerek intercom vasıtasıyla hakemlere son kararı bildirecek... devamı...
VİDEOHABER

TRT'ye haddi Paris'ten bildirildi...

HALKIN SESİ

Yetim ve öksüzler için kışlık mont ihalesini tasarruf gerekçesiyle iptal eden Gaziantep Şahinbey Belediyesi'nin reklam harcamalarını artırdığı ortaya çıktı...

"Gaziantepliler bunun hesabını sandıkta soracaasdkasda... Şaka şaka adamlar yiyor ama çalışıyora aynen devam..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bu hafta yatmadan önce kombiyi kısarken, yirmili yaşlarınızın başında kendinize koyduğunuz hedefler ve şu an bulunduğunuz nokta arasındaki uçurumla ilgili kısa bir aydınlanma yaşayacaksınız. Sonrası biraz hüzünlü... devam...

Fantastik Canavarlar: Grindelwald'ın Suçları (Yargılanacaksınız!)

Enflasyonla mücadelede bir sonraki adım ne olsun?

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Türk Yapımı Online Cadılık ve Büyücülük Oyunu: Hexen Hegemony

Ulaştırma Bakanlığı'nda Yoğun Mesai: YHT Kazası ile İlgili Kimseyi Koltuğundan Etmeyecek Ama Kulağa Mantıklı Gibi de Gelecek Bir Açıklama Arayışları Sürüyor...

Ankara’da bu sabah yaşanan ve 9 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 47 vatandaşımızın ise yaralandığı üzücü kaza, akıllara geçtiğimiz Temmuz ayında Çorlu’da yaşanan tren faciasını getirdi. Hiç kimsenin suçunun olmadığı ama 25 kişinin yaşamını yitirdiği kaza sonrası mantıklı bir açıklama yapamadığı için eleştiri oklarının hedefi haline gelen Ulaştırma Bakanlığı, bu kez işi sıkı tutuyor.. devamı...

HUAWEI, Elektrik Yerine Otogazla Şarj Olan Düşük Yakıt Tüketimli Mate 20 LPG Modelini Tanıttı...

devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Blog

Futbol Sezonunu Minimum Hasarla Atlatmak İçin Uzak Durmanız Gereken 10 Kişi

Vasat futbola, üst düzey polemiğe, şerefli mağlubiyetlere, havalarda uçuşan "eyyamcı"lara, "tetikçi"lere, "en son kim koydu"lara duyduğumuz hasret sona erdi ve yaklaşık üç aylık bir aradan sonra ligler yeniden başladı. Gözümüz aydın. Her ne kadar önemli bir kısmımız çoktan tiksinmiş olsak da yine dayanamayıp iyi kötü bu sene de ligi takip edecek, dünyanın en saçma muhabbetlerine bir şekilde bulaşacağız. Bundan kaçış yok. O halde napıyoruz? En azından bu süreci fiziksel ve ruhsal olarak minimum hasarla atlatmak için belli kişi ve kurumlardan mümkün mertebe uzak durmaya gayret ediyoruz. Peki kimdir bu şer odakları? Buyrun hep beraber tanıyalım:

1. Sürekli sesi kısık gezen adam: Allah'tan başka hiçbir şeyden korkmam diyorsan, bir de bu adamla tanış deriz. Hele ki dün gece olası bir beraberlik veya mağlubiyet almış ise... Hafta boyu barut gibi gezen bu adam, 9 ay boyunca da hakemden, federasyondan başka bir laf etmez, dokunanı yakar, dokunmayana zorla gider dokunur. “Ehehe nası geçirdiler size be abi” veya “Yani sizin takım da pek bi şey oynayamadı sanki ya” gibi bir şeyle gelirsen o topal sandığın sağ bacağından şahane bir döner bıçağı çıkarabilir. O yüzden her dediğini onaylayıp bir an önce futbol muhabbetini kapamakta fayda var. Kaç oradan!

                                               (temsili resim)

 

2. İstatistikçi: Genelde bahis işine kendini fazla kaptıranlar arasından çıkar. Bu adamın sahada oynanan futbol hakkında hiçbir fikri yoktur. Ama sor, hangi futbolcu hangi maçta kaç dakika süre almış, kaç gol atmış, kaç asist yapmış hepsini bilir. Bu adam ile polemiğe girmeye gelmez. Tüm hafızasını futbola vakfettiğinden akıl almaz verilerle gelip seni sindirir. “Sen neyden bahsediyorsun abi? Bu adamın 2004-2005 sezonunda 18 gol 27 asisti var!” der. Sergen’in Etimesgut Şekerspor formasıyla Malatyaspor’a attığı golden falan bahseder, kafa bulandırır. Öylece kalakalırsın.

 

3. Halı sahaya kapriyle gelen delikanlı: Futbolu stadyumda, televizyonda bırakmayıp kendi hayatının içine de itinayla dahil eden bu gruba ilişkin en önemli tehlike, sağ kanattan topsuz alanda koşu yaparken seni bizzat fiziksel olarak tellere sıkıştırma, kafası çok atarsa da aşil tendonunu eline verme ihtimalidir Yalnızca Türk futboluyla ilgili olarak değil; Manchester United'la, İnter Milan'la ve hatta Neftçi Bakü'yle ilgili de sinirlenebilen bu kahramanımızın ilacı ise Ronaldo (Brezilyalı, has olan). Ondan bahsedince yavaş yavaş sakinleyip guruba dalıyor, rahatlıyorsun.

 

4. “Hangisi biziz?” anneleri: Her ne kadar taraftarlık dünyasının en mülayimi gibi görünseler de aslında futbola olan uzaklıklarıyla sizi çileden çıkarmaya en müsait gruptur. "Kırmızılar mı biziz"le başlayan, taç olduğunda "aaa topu elledi ama"ya kadar varabilen cümleler senin o kulüp tarihçesini satır satır ezberlemiş, yeri geldiğinde mahalle maçında bile 4-4-2 oynatmış bünyene kabir azabı gibi gelir. Gol sevinçlerinde araya girerek “Ay ay gol mü oldu, kim attı, sarı oğlan mı attı?” diyerek gol sevincini de kursağına dizer. O soru nolur bir daha gelmesin diye bir sıfır olsun bizim olsun’a yatasın gelir. Bizden duymuş olma ama, sen maç izlerken bir yerlerden ağzına tutuşturulan elmanın, armudun sebebi de kendisi.

                                        Bunu gördüysen artık çok geç demektir...

 

5. “Peki şimdi böyle biterse turu kim geçiyor?” babaları: Genelde emekli olmuş, hayattaki en büyük kaygısı “sabah olsun da gazetemi alayım, bulmacamı çözeyim” olan kalender insanlardır. Bu rahatlıkları futbol bilgilerine de yansımıştır ve bu saatten sonra artık yeni bir şey öğrenme gereği duymazlar. Özellikle çift maçlı eleminasyon sistemi uygulanan turnuvalarda her golden sonra bu soru ile gelirler. Gol başına 6 dakika o kuralı anlattırırlar. Her golde tekrar ettirmelerinden de anlarız ki bu kural içlerine hiç sinmemiştir. Deplasmanda atılan golün avantajı, iki gol sayılması onlara ağır gelir. Hak ve adalet insanıdırlar.

 

6. Fanatik kayınpeder: Bununla aynı takımı tutuyorsan fazla mesele yok da Allah muhafaza farklı renklere gönül verdiysen bittiğinin resmidir. Sesini de çıkartmazsın; Ne derse, ne kadar küfür ederse hepsini paşa paşa sineye çekersin. Diyeceğimiz o ki, bildiğimiz çok iyi boşanma avukatları var. Hayat, onca çileyi çekmek için fazla kısa...

- Nasıl gidiyo sizin takım? Şerefsizlik devam mı? - Eheh aynen devam babacım (sensiz şerefsiz it!) 

 

7. Ofise formayla gelen ibiş: Büyük ihtimal bir avrupa zaferinin ya da derbi galibiyetinin hemen ertesi günü civelek bir şekilde işe gelmiş bu arkadaşı üzerindeki formadan çok kolay ayırt edebilirsin. Evet, ordadır; seni bekler. İster ki konu bir şekilde dün akşamki maça gelsin ve "abi ne biçim maçtı yaa" diye harlanan muhabbet sayesinde, takımlarına övgüler düzülsün. Bunlar, takımları galip geldiğinde yine bir miktar zararsızdırlar. Etrafa gülücükler saça saça, 1000 yıldır değişmeyen aynı esprileri yapa yapa mesaiyi bitirler. Ancak takımı yenildikten sonra işe formayla gelen adam, esas ondan korkacaksın işte. Baştan ayağa “Yıkılmadım ayaktayım!” ruh halini taşıyan bu adam, eskaza söyleyebileceğin ters bir lafta saldırganlaşabilir ve işi kişiselleştirmekten çekinmeyerek arızaya bağlayabilir. Öğlen yemeğinde, bilemedin akşam personel servisinde sakinleşir, özüne döner.

 

8. Facebook taraftarı: Sadece derbilerde ortaya çıkar. Sürekli değiştirdiği formalı profil fotoğrafı ve gün boyunca karşı takıma laf sokan komikli iletileri ile mini feed'ini ziyan eder. Derbiden sonraki 3 gün boyunca internetten uzak durarak ya da bloklanarak bertaraf edilebilir.

 

9. Atarlı ağır abla: "Dev ekranda maç keyfi" yazan bir mekandan içeri girdiğinizde, ön saflardan tuttuğu yerinde nargilesini tüttüren ablalardır. Futbolun en çok erkekler arasında popüler olmasına doğuştan sinirlidir. Babasının takımını tutar. Bütün futbol terimlerine, transfer dosyasına hatta futbolcuların özel hayatına kadar konuya hakimdir. Maç esnasında kaçan pozisyonlara büyük tepkiler verdikten sonra, tek kaşını havaya kaldırıp, şöyle bir arka sıraları kontrol eder. "Ya abla bir otur allaaşkına" diyecek olursanız hayatınızın kavgasına girersiniz. Yastığa başını koyduğunda hala bir gün Ümit Karan’la bir yerde tanışıp evleneceğinin hayalini kurar.

 

10. Sırf sevgilisine yaranmak için futbolla ilgilenen kadın: Üzerine giydiği formanın 5 beden büyük olmasından da anlayacağınız üzere, erkek arkadaşının 2 sezon önce aldığı formayla taraftarlığa adım atmış bu arkadaşımıza sen de bir “merhaba” de. Dedin mi? Tamam, o zaman hemen oradan uzaklaş çünkü futboldan zerre anlamamasına rağmen, dünyanın en kötü oyunculuğu ile üzülen, sevinen, "Ayyyyyy... Yaaa orda öyle vurulur mu beeee" diye heyecanlanan bu arkadaş, maçın ilerleyen kısımlarında çok rahat şekilde sinirlerinde zıplamaya neden olabilir. 


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(6.12.2018)

Yetim ve öksüzler için kışlık mont ihalesini tasarruf gerekçesiyle iptal eden Gaziantep Şahinbey Belediyesi'nin reklam harcamalarını artırdığı ortaya çıktı...

"Gaziantepliler bunun hesabını sandıkta soracaasdkasda... Şaka şaka adamlar yiyor ama çalışıyora aynen devam..."

Oğuz Cağırtlar, Büfeci


Diğer yorumlar ->

(1.12.2018)

Rekabet Kurulu: ''Soğanda stokçuluk yok...''

"Soğan olmaz da fasulye olur turp olur illa bi şey bulunur. Hükümetimizin benim gibi milyonlarca geri zekalının hiç düşünmeden inanacağı yeni bir kriz bahanesi bulacağından kuşkum yok..."

Cemal Tomar, İşsiz


Diğer yorumlar ->