Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
VİDEOHABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından her seferinde sert bir "Harayo" ile karşılanan Putin: ''Lan o İngilizce miydi? Ben de Türkçe hoşgeldin gibi bir şey sanıyorum...''

-> Club Brugge - Galatasaray maçını izlemeye giden Milli Takımlar Teknik Direktörü Şenol Güneş, yakın takibe aldığı Hasan Şaş ve Ümit Davala’ya hayran kaldı...
-> Şampiyonlar Ligi A Grubu, grup üçüncülüğü maçında gülen taraf Galatasaray oldu...
-> İngilizce kursuna yazılan M.Ö. (54) ''hav ar yu, nays tu mit yu, hav gut?'' cümleleri arasında 34 yıllık eşiyle yeniden tanıştı...
-> İşsizlikle mücadelede önemli adım: Yapılacak yasal düzenleme ile çocuklarına iş bulmaları için baskı yapan aileleri 3 ile 6 ay arası hapis cezası bekliyor...
-> Zırhlı lüks makam arabası taleplerine yetişemeyen Mercedes-Benz'den Türkiye'ye rica: ''Elinizde fazla varsa bir tane Gabon'a verseniz...''
FOTOHABER

Brugge maçının ilk 11'i tamamen yabancılardan oluşan Galatasaray kadrosunu tecrübeli bir yeminli tercümanla güçlendirmek için düğmeye bastı...

Bursalılar'ın Şehir Hastanesi'ne tepkileri çığ gibi büyüyor...

HALKIN SESİ

İBB tarafından Albayraklar'ın damadına 1.3 Milyar TL'lik araç kiralama ihalesi verildiğini yazan köşe yazarına 2 saat içinde soruşturma açıldı...

"2 saat de iyi ama keşke yazı daha yayınlanmadan soruşturma açılabilse. Yargımız AKP'li yiyicilerin arkasını kollama konusunda hala yeterince hızlı değil maalesef... "
SPOR

Sözleşmede Falcao'ya Eflak ve Boğdan'ı da Verdiği Ortaya Çıkan Galatasaray Yönetimi, Krizi Çözmek Üzere Romanya'ya Hareket Etti...

Galatasaray'ın Monaco'dan transfer ettiği Radamel Falcao'yla imzalanan sözleşmenin ağır şartları gündemi meşgul etmeye devam ederken, transferi bitirme konusunda kendisini fazla kaptıran yönetimin Kolombiyalı golcüye Eflak ve Boğdan'ı da verdiği ortaya çıktı. devamı...
BLOG

Winter is Coming: Doğalgaza Alternatif Olarak Her Evde Bulunabilecek Düşük Maliyetli Yakacaklar...

DERGİ
ANKET

N'olmuş n'olmuş?

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...

Yarım Kamyon Süper Kahraman 22. Marvel Filminde: Avengers Endgame

Instagram Resim Altlarınız İçin: Bir Takım Yeni Nesil Şairler ve Oldukça Acaip Kitapları...

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Çocukları Henüz Yurt Dışına Kapağı Atamayan Yazılımcı Aileleri, Almanya Büyükelçiliği Önünde Oturma Eylemi Başlattı...

''Belki yurt dışına kapağı atar da kendini kurtarır'' umuduyla yazılım ve bilgisayar mühendisliği eğitimi gören ancak henüz hiçbir şirket tarafından sahiplenilmeyen gençlerin aileleri, seslerini duyurmak için Almanya Büyükelçiliği önünde eylem başlattı. devamı...

Cumhurbaşkanlığı'ndan Tasarruf Hamlesi: Filodaki Makam Araçlarının Yakıt İhtiyacını Karşılamak İçin Beştepe'deki Sarayın Bahçesine Petrol Sondajı Vurulacak...

Cumhurbaşkanlığı ile TPAO (Türkiye Petrolleri Anonim Ortaklığı) arasında imzalanan protokole göre Cumhurbaşkanlığı'na bağlı makam araçlarının yakıt ihtiyacını karşılamak üzere Beştepe'deki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın bahçesinde petrol kuyusu açılması planlanıyor.devamı...

İçişleri Bakanlığı, Kamusal Alanlardaki Başıboş Çocuk Terörüyle Etkin Mücadele İçin Düğmeye Bastı

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: Ters Yüz (Pixar yaratıkları ile bilinçaltımı öğreniyorum)

Ramazan'ın gelmesiyle beraber sinemalara gitmek, film izlemek de yepyeni bir işlev kazandı... Misal, oruç tutuyorsan kendini klimalı salonlara atabilir, filmlere gömebilirsin ki iftara kadar zaman bir nebze daha sancısız geçsin (orucu beyaz perdeye tutturmak caiz mi hocam?). Ya da Kuzey Anadolu linç hattına yakın bir yerde yaşıyor ve oruç tutmuyorsan da arka koltuk kuytuluğunda 2 saat boyunca pop-corn'unu kemirmen mümkün... Neyse, öyle yani... Sinema enteresan bi şey... Mesela o uzun boylu bi artis vardı neydi o?
 

 

Hadi o zaman biz vizyona şeyapalım biraz:

Ters Yüz (İnside Out) - Neşeli Bilim: Kafamızın içindeki Gupse Özay'ı keşfetmek

İstersen, Pixar eli değmiş bu eğlenceli filmimizin fragmanıyla başlayalım, az çok n’olduğunu anlayalım:

Kötüler kötüsü, klişeler klişesi Jurassic World’den hemen sonra vizyona girerek bizi çocuklar gibi şenlendirdi Ters Yüz. “Bebeler gibi animasyona mı gidicez yea” diye ukalalık yapma; aksiyonsa aksiyon, farklı bir evren yaratmaksa farklı bir evren yaratmak, espriyse espri, sevgiyse dibine kadar! Sınavların bitmesine denk gelen Ters Yüz, çocukların hayal gücünü geliştirme etkinliği olarak da görülebilir (ama sen çocuğu oto-yıkamacıda işe sokmayı tercih ettiysen o ayrı, ona da saygı duyarız)

Hikaye, 12 yaşındaki bir kızın kafasının içindeki 5 duyguyu (Neşe, Üzüntü, Korku, Öfke, Tiksinti) canlandıran sevimli canavarların iyi niyetli sakarlıklarından ve maceralarından oluşuyor  (yalnız bunların hepsinin yakında WhatsApp emojileri çıkar bak demedi deme)...


Şu ortadaki Neşe, liderleri... Kızı buna bıraksak sabah akşam dans eder, okula da gitmez, evde de durmaz

Ne hazırlamış bize bu afacanlar?

Film, "Acaba duygular kararlarımızda nasıl etkili oluyor"un cevabını aratıyor seyirciye (Tabii küçük veletler hep bunun cevabını aramaya geliyorlar sinemaya). Bu duygular, 12 yaşında, ailesiyle çok sevdiği kasabasından taşınan, hayatını şaklabanlıklar yapıp buz hokeyi oynayarak geçiren kızımızı yönlendiriyor (buz hokeyi bi' ampül yaktı mı kafanda orta sınıf ebeveyn? Yazın çocuğunu yüzmeye, İspanyolca'ya, dansa yazdıran diğer orta sınıf ebeveynlere Buz Hokeyi ile bir çalım atmaya var mısın!). Burada Gupse Özay'ın seslendirdiği Üzüntü karakteri kilit bir rolde. Çocuk da olsa melankoli iyi geliyor bünyeye bi' yerde.


Deliha'dan sonra Gupse'yi mavi, küçük ve hüzünlü bir yaratığı seslendirirken görmek ne garip anne...

Var mı başka numarası?

Kızın kafasının içindeki psikolojik bölümler bak, onlar çok ilginç. Diyebilirim ki Freud kuramlarını subliminal subliminal öğretiyorlar çocuklara. Mesela bir hapishaneye benzetilen ve eski derin korkuların kapalı tutulduğu bilinçdışı hapishanesi fikrine bayılacaktım ki arkadaş salonda zor tuttu. Tabii yine de "Çocuk izleyecek bunları" diyerek konuyu id'e, bastırılmış cinselliğe falan getirmeden geçiştirmişler. Bir de rüya stüdyosu, karakter adacıkları falan var... vay anam vay... neler yaptınız böyle, ne gerek vardı?

Bitince anlıyoruz ki ikincisi de çıkacak, o da kızın ergenliğine yönelik olacak. Tabii ergenliğe gelince "Her boka özenme duygusu", "Herkese tripli küçük isyan duygusu", "Gereksiz özgüven sahibi olma duygusu" da eklenebilir kıza. Küçük isyan duygusunu Halil Sezai, gereksiz özgüveni bu ara işsiz kalan Nihat Doğan seslendirebilir. Yazık ona da bir ekmek çıkar...

Puan: 90 (Artı buz hokeyi takımı)

 

Stephen King'in oğlunun romanından uyarlama bir film var şimdi ve bizim küçük Harry Potter'ın pek bi' büyümüş haline rastlıyoruz.

Boynuzlar (Horns) –Sevişebilen Harry Potter’ın fantastik boynuzları

Şu fantastik Harry Potter serisi bittikten sonra şirin ve naif karakterimiz, üzerine yapışmış bu rolden kurtulmak için neler yapmadı, ne cüretkar rollerde oynamadı? Bu filmde de öyle, maşallah seks de yapıyor, kötü alışkanlıkları da var abisi, bi’ de boynuzları var (adem elması gibi düşün). Kendisini bir dahaki filmde eroin bağımlısı, seks düşkünü, silah kaçakçısı bir kurtadam olarak görmeyi bekliyoruz.


Şimdi böyle artizsin de biz senin 5 taş oynarkenki (Felsefe Taşı) halini de biliriz Radcliffe 

Neyse neyse, kahramanımızın çocukluğundan beri sevdiği biricik yâri bilinmeyen bir nedenden ölüyor ve cinayet ihalesi de buna kalıyor.  Sonra bir gün sabah kafasındaki boynuzlarla uyanıyor, bildiğin şeytan boynuzları. Önce "İki de faça attımmı tam serseri boy takılırım ortamlarda" diye düşünse de bu boynuzların başka bir işlevi olduğunu öğreniyoruz, o da filme kalsın. Bi' de yine çok saçma bir "otomobilde sarışın genç kadına yılan saldırma sahnesi" var ki, neyse, o da filme kalsın...

Velhasıl, film  en fazla insanda boynuzlu ve yılanlı dövme yapma isteği uyandırabilir belki, fazlası değil. 

Puan: Yetişkin 50'si


 

Şimdi ise, 2014'te vizyona girecekken sinemalara daha yeni gelebilen iki yerli filmimiz var. Tam anlamadım da, sıra bekliyorlarmış bir senedir herhalde,  KYK yurdu mantığı...

Kuzu - Anne tarafı Sivas filmindenmiş

Son 2-3 senedir Anadolu taşrasında geçen güzel güzel filmler peydah oldu. Bir Zamanlar Anadolu'dalar, Yozgat Blues'lar, Sivas'lar... Burada da güzel Anadolumdan güzel bir konu seçmişler: Sünnet düğünü. Böyle deyince olmadı tabii. Ama işin içinde toplumsal cinsiyet olgusu da var, kurban kesemeyen yoksul aile de var, mitolojik arka planlar falan da var. Sünnet düğünü videosunu film diye dayamamışlar yani, korkma...

Şimdi aklıma geldi, Kuzu'nun yönetmeni Kutluğ Ataman geçen sene gaza gelmiş ve film için "Yılın En İyi Türk Filmi" afişi hazırlatmıştı. Buna kendisi nasıl karar verdi, 2014'ün en iyi filmi niye 2015'te girdi gibi sorularsa henüz yanıtsız. Benim önerim, arada Ataman'ı bolca övelim ki böyle şeyler yapmasına gerek kalmasın....

Puan: Taşra 70'i (organik)

 

İyi Biri - Öldükten sonra Twitter paylaşımlarından belli olur o, iyi mi değil mi

Diğer Leyla ile Mecnun oyuncuları gibi rolü üzerine yapışmış, Erdal Bakkal, yani Cengiz Bozkurt oynuyor. Film bir yandan Yeşilçam üslubunu kullanırken diğer yandan Yeşilçam'la dalga geçmek istiyor, işler karışıyor.

Antakya-Mersin arası bir motosiklet yolculuğu... Bizim 40 yaşındaki işsiz-güçsüz Cengiz Bozkurt ile bir ayağı olmayan Karakız isimli bir köpeğin dostluğu. Buraya kadar iyi ama bunun dışında daha birçok şey var: Toplumun bir baltaya sap olmamışlara baskısı, kolluk gücünün nefes aldırmazlığı, hayata dair birtakım mesajlar, topluma dair birtakım nasihatlar, gündelik ayrıntılar.... Fazla olmuş sanki böyle, keşke konuların  bir kısmını yolda bıraksalarmış.

Açıkhava gösterimini yapsan izlenir ama...

 

"19 Haziran haftası 3 tane işitme engelli filmi çıkacak" diye zamanında bahis seçeneği olsa bahisçiler parayı götürürmüş. Evet, bu hafta bir şekilde işitme engellilerden bahseden tam 3 film var.

Kabile - 130 dakika... Konuşma yok. Alt metin var. Hadi bakalım...

Tamamı işitme engellilerden oluşan ve gerçekte de işitme engelli olan karakterlerin konuşmasız, altyazısız filmi. Çok acayip bir sinema deneyimi sunuyor. Tabii, "O çok sıkıcı olur ya" diyenleri de düşünmüş film, cinsellik ve şiddet bol bol teşhir edilmiş. 130 dakikanın bir saati bunlarla oyalansan gerisi de bir şekilde geçer zaten.. En kötü ihtimalle yandaki salondan Jurassic Park’ın sesleri gelecektir zaten, onunla idare ediver.

Konuya gelirsek de, yatılı okulda kalan işitme engelli çocukların suça teşvik edilmesini uzun uzun anlatıyor film. Bu sırada Ukrayna'daki yoksulluğa, yolsuzluğa göndermeler, çeşitli alegoriler de ekleniyor.... "Her yer alt metin, her yer alegori" oluyor...


"Hükümet soyup soğana çevirdi herkesi." alegorisi

 

Puan: Söz gümüşse sükut 90'ı

 

Hayatımın Şarkısı (La Famille Bélier) - Fransız Acun'unun sektöre kazandırdığı şarkıcı oyuncu...

O Ses Fransa'da birinci seçilen güzel sesli kızı başrol oynatmışlar. Bu kızın da içinde olduğu şirin Belier ailesi işitme engelli ve aralarında bi' sağır olmayan bizim kız var. O da garibim ailenin bütün işlerini görüyor. Sonra bir müzik öğretmeni tarafından yeteneği keşfediliyor ve Paris’te bir okulun seçmelerine katılıp yıldızlaşması gerekiyor. Böylece her türlü zorluğa rağmen müzisyen olabilecek, bir yandan ailesini ihmal etmeyecek ve izleyici oylarını toplayabilecek.

Yalnız ses yarışmasında birinci oldu diye bir insana da film yapılır mı ya, Survivor  birincisini de post-apokaliptik aksiyon filmi yıldızı yap abi o zaman?!? Bir tahtanın ucundaki iki kütleyi dengede tutarak dünyayı kurtarsın o da...

Puan: 60 (İzleyici oyları hariç)

 

Dedemle Bu Yaz (Avis De Mistral) - Tarlaya götürmese bari...

Dedesi uzun zamandır kızıyla küstür ve araları düzeldiği zaman kızı torunlarını dedelerinin yanlarına götürür. Torunlarından biri işitme engellidir ki hikaye rahat rahat sıcak bir yaz filmine dönüşsün. Böylece dedede de (4 x de) yavaş yavaş bir yumuşama olsun... Dedemiz Jean Reno. Bir zamanların kiralık katili, ajanı şimdinin hippi eskisi bir dedesi olmuş. Neyse işaret dili öğrenirse iyi olur, zaten ağır duyan dedeler için bi' yerden sonra lazım o...

Puan: Dedeye 20, oğlana 20

 

Eveet, son filmimiz lanet olası bir Amerikan aksiyonu. İki el silah sıkıp bitiriyoruz:

Ölümcül Takip (Survivor) – James Bond dokunulmazlık oyununda

Bond serisinden aşina olduğumuz karizmatik Pierce Brosnan'ı bu sefer kötü adam, katil yapmışlar. Yine bombalar patlıyor, uzun menzilli nişanlar alınıyor ve koşuluyor. Artık iyice yaşlanmış olan  eski Bond çok koşamıyor, teknik oyunculuk yaparak etrafına pas dağıtıyor. Lakabı Saatçi olan aksiyon adamımız, teröristlerin peşinden giden bir kadının peşinde gidiyor. Bu birbirinin peşinde gidenler yuvarlak yapınca da film bitiyor anladığım kadarıyla.

Puan: Düz 20


Çünkü kaçmazsa film biter

 

SONUÇ - LCD ekran mı, beyazperde mi?

Kısaca söylemek gerekirse, senenin en iyi animasyonu ve muhtemelen Oscar alacak olanı Ters Yüz'e, eli yüzü düzgün, oturaklı bir yerli olan Kuzu'ya ve bulabilirsen, hani bulamazsın ya, diyelim ki buldun, Kabile'ye gidebilirsin. Gerisi sana gelmez abim/ablam. Ama 2-3 film internete düşmüş, telifçilere yakalanmadan aç izle istersen, iftara kadar vakit geçer. Bunun dışında hala izlemediysen UpWall-E gibi muhteşem Pixar filmlerine bi' bak derim (hem sevgiliyle de izlemelik, kıps)...

Haydi iyi seyirler, Allah kabul etsin...

-BİTTİ (Okundu)-

(murat dural bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(7.9.2019)

İBB tarafından Albayraklar'ın damadına 1.3 Milyar TL'lik araç kiralama ihalesi verildiğini yazan köşe yazarına 2 saat içinde soruşturma açıldı...

"2 saat de iyi ama keşke yazı daha yayınlanmadan soruşturma açılabilse. Yargımız AKP'li yiyicilerin arkasını kollama konusunda hala yeterince hızlı değil maalesef... "

Nesrin Varsular, Avukat


Diğer yorumlar ->

(25.6.2019)

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."

Sadi Güven, Kamu Görevlisi


Diğer yorumlar ->