Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Şehirler Arası Otobüste Ağlayan Çocukla Mücadele Rehberi

-> Trabzon Uzungöl’de yaşanan gerilimin büyümeden atlatılmasının ardından açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bölgede Kuzey Iraklı misafirlerin rahatça bayrak açabilecekleri bir Cumhurbaşkanlığı Sarayının müjdesini de verdi.
-> Esenler Otogarının alt katlarına tüpsüz ve maskesiz inerek bu alanda rekor kıran Ekrem İmamoğlu’nun bir sonraki hedefi ise Otogar Tuvaleti.
-> FOX TV reklam bandı fiyatlarını gören yandaş iş adamından yeni muhalif kanal atağı...
-> Emniyet Genel Müdürlüğü'ten istihdam müjdesi: MOBESE'lere takviye olarak seyir halindeki araçtan story atmakta uzmanlaşmış 20.000 kişi alınacak...
-> Yeni ayrılan çiftin instagram hesaplarında ''Daha neler kaçırdın bak gör'' tandanslı paylaşımları hız kesmeden devam ediyor...
FOTOHABER

Esenler Otogarı'nı denetlemeye giden Ekrem İmamoğlu , bir grup simsar tarafindan Star Batman otobüsüne bindirilerek Batman'a gönderildi...

Rusya'dan düzeltme: ''Hepsinde S-400 yok, birkaç uçakta bozuk domatesler var...''

DERGİ
VİDEOHABER

Seydioğlu Baklavaları: ''Tam diğer baklavacıları FETÖ'den aldılar, meydan bize kaldı derken...'''

ANKET

N'olmuş n'olmuş?

HALKIN SESİ

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."
SPOR

A Millilerin Zor Gecesi: Kazanırlarsa İzlanda Havalimanında, Kaybederlerse İstanbul Havalimanında 3 Saat Geçirecekler...

Haftasonu Dünya Şampiyonu Fransa’yı 2-0’lık sonuçla geçen A Milliler, Grubun iddialı takımlarından İzlanda ile bu gece kozlarını paylaşacak. Kazanması halinde gruptan çıkmak adına büyük bir avantaj yakalayacak olan A Millilerde hedef mutlak 3 puan. devamı...
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...

Yarım Kamyon Süper Kahraman 22. Marvel Filminde: Avengers Endgame

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

F-35 Meselesini ''Abi bizim o kadar uçağa verecek paramız yokmuş'' Demesine Gerek Kalmadan Çözen Türkiye, Uluslararası Arenada Dik Duruşunu Korumanın Sevincini Yaşıyor...

ABD ile yaşanan S-400 krizi sonrası ilk yaptırım olarak 2002'den bu yana yer aldığı F-35 programından çıkarılan Türkiye, yaklaşık maliyeti 25 Milyar Dolar olan 116 uçaklık masraftan kurtulmanın sevincini yaşıyor. devamı...

Özel Beybihan Üniversitesi, Öğrencilere Diledikleri Kampüse Giriş İmkanı Sunan ''Sahte Kimlik'' Uygulamasıyla ''Tercih Yarışında Ben de Varım'' Diyor...

YKS sonuçlarının açıklanmasıyla birlikte üniversiteler arasındaki tercih yarışı da başlarken, Özel Beybihan Üniversitesi'nden sürpriz bir atak geldi...devamı...

Türk İnternet Camiasının Usta Kalemi, Ölümünün 1. Yılında Törenlerle Anıldı

Blog

İnsanoğlu: Yardımsever mi? Zalim mi? Ne ayak?

Geldiğimiz yere şöyle bir baktığımızda gördüğümüz şey evrendeki en zalım, ziyan yaratığın insan olduğu yönünde. Fakat gerçekten öyle mi? İnsan dediğimiz şey çiğ süt emmiş, paso etrafına zıyanlık çıkaran bir tür mü yoksa içinde minik sevecen bir yürek barındıran, olumlu sosyal davranışlardan imtina etmeyen tatlı bir sevgi pıtırcığı mı? Buna şahsen cevap verecek olursam; Aslında insan empatiye ve başkasına yarar sağlamaya meyilli bir hayvan... Ama işte kendisi iyi de çevresi kötü diyebiliriz. Yani bireysel tecrübeleri, travmalarının yanında toplumdaki rekabetçilik, hırs onu zalim yapıyor olabilir...


Evet evet en kötü huyunuz dürüstlüğünüz ve herkesi kendiniz gibi iyi bilmeniz. Aynen...


Hiç duymadığınız kelimeler: diğerkâmlık, eşduyum, özgecilik veya aynısını senin anana bacına yapsalar...

Öncelikle konuya tatlı başlayalım ki tatlı bitsin. Bizim gibi görece beyinleri gelişmiş veya sosyal bir ortamı olan türlerde yardımseverlik, empati, işbirliği yaygın... Yani insanın iyiliğe genel bir meyili var. Bir karşılık beklemeden iyilik etmeye dair evrimsel kodlarımız var. Ama işte hasetçilik, rekabetçilik, “düşene bir de sen vur”culuk bizi böyle zalım yapıyor.


Karşılıksız iyiliğin farklı yolları vardır...
 

İyilik yapmanın empatiyle başladığını varsayabiliriz. Nedir empati, “karşısındakinin yerine kendisini koymak”. Evet! Ama temel olarak karşıdakinin yaptığını yapmak da ilkel bir empati çeşidi sayılabilir. Çeşitli hayvanlarda bu var. Zaten empati ilk maymunlarda bulunmuş. Sonra bakmışlar kuşlarda da ilkel şekilde var. Biri uçarsa öbürleri de bir “noluyo lan” demeden uçuyor…

Hatta aynısı sizde de var. Mesela bir ortama giriyorsunuz, herkes “zaa” diye gülüyor. Büyük ihtimal siz de bir yandan “n’oldu ya neye gülüyorsunuz?” diye olayı anlamaya çalışırken bir yandan da salak salak sırıtacaksınız. Veya ben sizin karşınıza geçip esnesem kuvvetle muhtemel “beni de esnettin ha” diyip siz de esneyeceksiniz (bu kısmı okurken de esnediniz evet). İşte bunlar hep empati ve hepsi “ayna nöronlar” sayesinde olmakta.

Tabi bu ilkel hali… Asıl başkasının ne hissettiğini anlamak daha önemli. Onu da bir tek insan tam anlamıyla yapabiliyor. Yapabiliyor derken burada o kişinin travmaları, sosyal ortamı ve empati yapmayı isteyip istememesi önemli… Yani bir kişinin duygusal stresine ilgi, sevgi ve şevkat ile yaklaşıyorsak bu o kişiye empatik ilgi gösteriyoruz demektir ve genelde karşılık beklemeden yardım etmeye sebep olmaktadır. Ama eğer benmerkezci bir ilgiyle kendisine yaklaşıyorsak bu empati ve yardımı sadece kendimizi rahatlatmak için yapıyoruz demektir. Politikacıların kamera ordusuyla, fakir sofrasında yemek yemesi bu ikincisine giriyor. Yalan dolan yani…
 


Maymun diye beğenmezsin hayvan toplulukça dışlanan arkadaşına “takma be oğlum” diyip sarılıyor. 
Empati yapıyor. Bi de kendine bak…
 

Bu devirde kim kime karşılıksız iyilik yapar?

Birine karşılıksız yardımseverlik ve işbirliği yapma eğilimi (özgecilik) üç şekilde meydana gelmekte: 

1. Akrabaları kayırma: İnsanlar evrimsel olarak horantalarına, akrabalarına yardım etme eğilimi gösteriyor, bunu da genlerini “beraber hayatta kalarak ileriye taşıma” güdüsünden yapmakta.. Bizim köyün belediyesinde çaycısından müdürüne kadar herkesin soyadı Çetinkaya idi mesela. Bu evrimsel mirası dayıoğlu, emmioğlu iliklerine kadar yaşıyorlar Çankırı’da...

2. Karşılıklı özgecilik: Türkçesi “sen benim sırtımı kaşı ben de senin sırtını kaşıyayım”… Bu ikincisini yapan kişi daha sonra bu iyiliğinden fayda görmeyi beklediğinden birine iyilik yapar (bkz. alttaki görsel).

3. Dolaylı karşılıklılık: Burada iyilik yapan kişi bu konuda ün saldığını ve ilerde elden ayaktan düşerse ona da yardımcı olunacağını düşündüğünden özgecidir. Tabi düşünür de, düşene herkes tekme vuruyor işte bunu yapan buna vakıf değil.

Bunların olmadığı durumda ne olur? Yani mesela akraba olmayanlar neden yardım eder? Burada işte çarşı karışıyor. Bu ilişkiye hile yapanlar ve beleşçiler giriyor. Yani bir fayda görüp karşılığını vermeyenler. O zaman da toplum bu kişilere ceza veriyor. Aksi takdirde toplumdaki işbirliği ilişkisi nedensiz bir arada yaşama gereği çöküyor. Yani en üst düzey yönetici size her gün ayrıştırıcı, beleşçiliği övücü fikirler veriyorsa toplumca er ya da geç çöküyorsunuz (siyasete girip memuriyetimizi yakmayalım diye çok sert konuşmadım burada).


- Damadın halası olarak Trabzon burması takıyorum, benim kızımın düğününde çeyrek gelirse büyük olay çıkarırım


İnsan iyilikten daha çok haz alıyor. Beyin ödüllendirme sistemi yardımsever bir davranışta bulunduğu zaman devreye giriyor ve insana iyi hissettiriyor. Bunu deney şeklinde tasarlayan araştırmacılar sosyal bilimlerde çok meşhur olan "Mahkumun ikilemi" oyunuyla konuyu araştırmışlar. Bu oyunda iki şüpheli (denek) polis tarafından gözaltına alınmıştır. Ayrı ayrı hücrelerde sorguya çekilmiştir. Şüphelilere aynı teklif sunulmuştur. Eğer şüphelilerden biri diğerini suçlarsa ve diğer kişi sessiz kalırsa suçlayan serbest kalacak suçlanan 10 yıl hapse çarptırılacaktır. Eğer ikisi de birbirini suçlarsa ikisi de birer yıl hapse mahkum edilecektir. Eğer ikisi de sessiz kalırsa ikisi de altı ay içeride yatıp çıkacaklardır.

Burada karşı taraf ne yaparsa yapsın karşıdakini suçlamak en karlı iş gibi gözükse de işbirliği içinde bir karşılıklı iyilikle sessiz kalmak ikisi içinde en karlıdır. Bu duruma cevap veren insanlar enteresan biçimde birbirini satmamış ve sessiz kalıp kar etmiş ve ayrıca bu durumdan haz almışlardır. Gördüğünüz gibi sevgi her şeyin anahtarı ama siz yine de bu bilgiye güvenip arkadaşla suça girmeyin
 


- Senin vereceğin ifadeyi skym...
 

Sen karışma şahit yazarlar

İnsanın naif olabileceğinden bahsettik ama yardım davranışından kaçtığı haller de var. İşte “insanoğlu çiğ süt emmiş” buradan çıkmış olabilir. Mesela acil bir durum gördünüz. Biri yaralı ve “imdat” diye bağırıyor. Hemen yardım eder misiniz? Şimdi tabi davulun sesi uzaktan hoş geldiği için “tabi ederim. İnsanlık görevimiz” diyeceksiniz ama o iş öyle değil.

İnsanlar acil durumlarda dahi belli bir değerlendirme sürecinden sonra yardım ediyorlar. Biri sizden yardım istediğinde ortam kalabalıksa herkeste bir tanık etkisi oluşuyor ve yardım etme sorumluluğu kalkıyor. Televizyonda gördüğünüz “saatlerce yardım istedi bir kişi de dönüp yardım etmedi. İnsanlık ölmüş!” haberlerinin sebebi bu tanık etkisi (bystander effect). Yangın çıktığı zaman o yangına bir çok kişi tanık oluyorsa “ulan biri itfaiyeyi arar ellaham. Ben hiç bulaşmayayım” diyorsun. Bundan şu sonucu çıkarmak lazım; bir gün bir ortamda yardım isterseniz “yetişin dostlar!” diye genele bağırmanız size bir şey kazandırmayacaktır. Onun yerine sadece bir kişiden yardım isterseniz sizin için daha iyi olacaktır.

Ayrıca yardım davranışı sergilerken ödül-bedel algısına bakıyorsun. Yardım istenmesi bizde bir gerginlik yaratır. Bu gerginlik bizi güdüler. Ya yardım etmeye ya da etmemeye… Bu durumda hemen düşünürsün "iyilik yaparsam bana geri dönüşü ne olur, değer mi?" diye… Burada tabii bir de fikirler, duygular ve tecrübeler devreye giriyor. O gün o koşula dair fikrin olumsuzsa yardım etmiyorsun. “Bıktık bu Suriyelilerden” diye düşünüp acil yardım isteyen bir Suriyeliye yardım etmemenin sebebi budur büyük ihtimalle…

Gerçi bu olunca yine insanın naifliği devreye giriyor. “Suçluluk duygusu” beyninizde yardım etmediğiniz zaman devreye giriyor ve vicdanınızı sızım sızım sızlatıyor. Ve belki de bu sızı dünyamızı ayakta tutuyor... (duygusal mesajla bitireyim de içinizdeki iyiliği ortaya çıkarayım)
 

(peperuhi Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.6.2019)

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."

Sadi Güven, Kamu Görevlisi


Diğer yorumlar ->

(12.5.2019)

Kastamonu'da AKP döneminden 100 Bin TL'lik pastırma borcu devralan MHP yönetimi isyan etti: ''Nerede yediniz o pastırmaları?''

"İnşallah hepsini belediye binasında yememişlerdir. Yoksa 1 senede çıkmaz onun kokusu..."

Yelda Şuralı, Psikolog


Diğer yorumlar ->