Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
DERGİ
-> Fenerbahçe taraftarı son maçta gelen 6.'lığın şaşkınlığını yaşıyor: ''Lan geçen ay ligden düşmüyor muyduk biz?''
-> Tabipler Birliği, Instagram hesabını ''Dr'' ön adıyla açmayan 23 hekimi meslekten ihraç talebiyle disiplin kuruluna sevk etti...
-> Eleştirilerden bunalan Hazine Bakanı son koz olarak bir paket daha açıkladı: TYEPV (Tavuk Yiyoruz Ete Para Vermiyoruz)
-> Bürosuna stilettolarıyla girip ceolarla toplantı hayal eden hukuk mezununa, Mardinli 14 çocuklu ailenin miras paylaşım davası şoku...
-> Sabah kahvaltıya gittiği restorana akşam iftara giden Mustafa Ç.(29)'ye garsonlardan meydan dayağı...
FOTOHABER

Sabah: ''Yeni havalimanı tadından yenmiyor...''

Beyoğlu Belediyesi, Şişhane'de hasat sonrası anız yakılmaması konusunda vatandaşı uyardı...

VİDEOHABER

Binali Yıldırım'ın mouse'la ilk buluşmasından duygu dolu anlar...

HALKIN SESİ

Kastamonu'da AKP döneminden 100 Bin TL'lik pastırma borcu devralan MHP yönetimi isyan etti: ''Nerede yediniz o pastırmaları?''

"İnşallah hepsini belediye binasında yememişlerdir. Yoksa 1 senede çıkmaz onun kokusu..."
BLOG

Karanlıkta Seçebildiğimiz Kadarıyla: Game of Thrones 8. Sezon İlk 3 Bölüm İncelemesi (ve sonrası için bir takım uyduruk teoriler)

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bu hafta 1 saat boyunca İBB meclisinin canlı yayınını youtube'dan izledikten sonra yorum bölümünde tatsız bir tartışma içine... Bi sn ya? Siz bu noktaya nasıl geldiniz sevgili koçlar? Neyi yanlış yaptınız? devam...

Yarım Kamyon Süper Kahraman 22. Marvel Filminde: Avengers Endgame

Ersun Yanal: ''Ülkemizin beka sorunuyla karşı karşıya olduğu bugünlerde futbol konuşmanın...''

Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'nden elenmesiyle sonuçlanan Zenit maçı sonrası basın toplantısında konuşan Ersun Yanal, ülkenin beka sorunuyla karşı karşıya olduğu bu günlerde futbol konuşmanın çok da doğru olmadığını belirterek 'Vatandaş işsizlikle ve enflasyonla uğraşırken 'Fener'in hali ne olacak' tarzı konuşmaların yapılması ülkenin gerçek gündemine aykırı. ' dedi... devamı...

2019'dan ne bekliyorsunuz?

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

AK Parti, 23 Haziran Seçimleri İçin Söylem Değişikliğine Gidiyor: ''Canı isterse kaybettiği seçimi bile yeniletebilen bu gücü İstanbul'un iyiliği için kullanalım...''

31 Mart seçimlerinin iptaliyle ilgili olarak geçen hafta YSK tarafından açıklanan gerekçeli kararda da makul bir iptal nedeni ortaya konamamasının ardından AK Parti'de artık herhangi bir inandırıcılığı kalmayan ''Oy çalındı ondan şeyoldu'' söyleminden vazgeçiliyor. Yeni strateji, AK Parti'nin gücünü vurgulamak üzerine kurulacak. devamı...

Türkiye'nin İlk Ekolojik AVM'si, İçeride Dolaşan Evli ve Çocuklu Çiftlerin Negatif Enerjisinden Kendi Elektriğini Üretecek...

İstanbul Kartal'da hizmet veren Grandium Alışveriş Merkezi, teknolojiye yaptığı yatırımla Türkiye'nin ilk ekolojik AVM'si olma yolunda. AVM yönetimi, özellikle hafta sonları AVM'yi dolduran evli ve çocuklu çiftlerin negatif enerjisini elektrik enerjisine çevirerek önemli bir ekolojik dönüşüm gerçekleştirmeyi hedefliyor.devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Blog

Şşş Tamam Sakin, Biz Varız: Sevgiliden Ayrıldıktan Sonra Hayatta Kalma Rehberi...

Peşin peşin söyleyelim, ayrıldığınızı duyunca biz de çok üzüldük. Halbuki, bir elmanın yarısı gibi olan kalplerinizde yerkürenin en son ve en büyük aşkını yaşıyordunuz. Sizin aşkınız öyle büyüktü ki; içine yanlamasına iki tane "Leyla ile Mecnun", diklemesine üç tane "Safiye ile Faik" aşkı sığardı. Ama n'apalım kısmet değilmiş :(

Sevgilisinden istemeye istemeye ayrılmış (yazı boyunca kısaca 'ayrık' olarak anılacaklardır) insanlar için, işi gücü bırakıp bu rehberi hazırladık. Zaten ortalık karışık, bir de siz bir yerlerde ölüp kalmayın. Okuyun, uygulayın, hayatta kalın...
 

1. Eve gitmeyin...

“Ayrık”ların en temel yanlışı, kendilerini eve kapatıp depresyona girmeleridir. Bu, hem bi yere çıkacak mecallerinin olmamasından hem de büyük ihtimalle evin "o"na ait hatırlarla dolu olmasından kaynaklanır. Evet bir ayrık ne kadar kendisine acı verse de bir yandan hatıralara tutunmaktan onlarla avunmaya çalışmaktan kendini alamaz. Ev, bir çekip çıkaran olmadığı sürece içindeki hatırlarla birlikte giderek ayrığı daha fazla içine çeken bir bataklığa dönüşür. 


Ayrılık sonrası ev (temsili)

Bu noktada size tavsiyemiz, ayrıldıktan sonra bir süre eve gitmeyin ve yalnız kalmayın. Mümkün mertebe yanında kendinizi rahat hissedeceğiniz (a.k.a salya sümük ağlayabileceğiniz) ve bir nebze kafanızı toplayana kadar yanında kök salmanıza ses etmeyecek insanların (bkz: 2. madde) evinde vakit geçirin. Eğer hali hazırda çevrenizde böyle birileri yoksa o zaman bol bol dışarıda, kalabalık mekanlarda zaman öldürün. Bunun için en uygun yerler elbette bar ve kafe'lerdir ama bunlara her akşam gitmek bütçenizde onulmaz yaralar açacaksa o halde sizi şöyle toplu taşıma araçlarına doğru alalım.

Bu yöntem hela kezzapları gibi ucuz ve etkilidir. İçerisinde renkli ve bir o kadar da kokulu kişilikleri barındıran yerçekimsiz bir halk otobüsü, sahip olduğunuz tüm aşk acılarını geçici bir süre için bile olsa sizden alabilir. Hatta, bunları ilk takside sayıp yerine peşin fiyatına başka acılar verebilir. Ayrıklar için, derinliklerinde hangi hayatların yaşandığının tam olarak bilinmediği halk otobüsleri bulunmaz nimettir. İstanbul'da yaşayan ayrıklar, özellikle mesai çıkış saatlerinde bir toplu taşıma aracında 2.5 saat geçirebilme olanağıyla bu konuda biraz daha şanslılar.


En olunmaz ayrılık acılarının şifa bulduğu bir dergah: 500T
 

2. Kanka hayat kurtarır...

İbranice "Laşantami Kantare" sözcüğünden dilimize geçen, zaman içinde "kanka"ya dönüşmüş "benden öte, benden ziyade"  şahıs anlamına gelen kişiler, "Ayrık"ların fahri hayat kurtarıcısıdırlar. Bu topraklarda "kanka"lık, görev ve sorumlulukları itibariyle çok örtüşmese de aynı paralelde yer alan "kirvelik" kadar eski, "ahilik" kadar kutsal bir gelenektir. 


Bilinen ilk kanka (soldaki), "O"nu dinleyeceği uzun bir geceye daha hazırlanırken

Sevgilisinden ayrılmış adeta domdom kurşunu yemiş yaralı ayrık insanı, vakit kaybetmeden en yakın kankasıyla irtibata geçerek hayatta kalmak için gerekli olan ilk yardımı almalıdır. Ayrık, kankasının evinde yaşayarak hayatta kalma şansını artırırken, bu süreç aynı zamanda kanka için de amansız bir yeterlilik sınavıdır. Zira acıdan beyni yanan ayrık insanı, kafasını sadece dekoratif amaçlı taşıdığından aynı şeyleri yüzlerce kez anlatacak, ota boka ağlaycak, mani ve depresyon arasında bir duvar saatinin sarkacı misali düzenli aralıklarla gidip gelecektir.


Ayrık halet-i ruhiyesi (temsili)
 

Bu durumda standart bir kanka, ayrık insanını saatlerce dinleyebilmeli ya da dinler gibi yapabilmeli, sorgusuz sualsiz ona hak verebilmeli, her türlü nazını çekebilmeli ve tabiki  22:00 den sonra nevaleyi alıp eve getirebilmelidir.
 

 

3. Çekildiğiniz selfiler, kalpli kupalar, ayıcıklı pamuklu donlar ve birlikte yediğiniz tüm hurmalar...

Kısaca, popüler kültürün pompasına gelip şuursuzca satın alarak ülke ekonomisine can verdiğiniz tüm hediyeler. Sevgililer gününde aldığınız kolye, doğum gününde size gelen oyun konsolu, “giydikçe ikiniz de beni hatırlayın” temennisiyle hediye gelen iç çamaşırı, "ben yokken buna sarıl" diye hediye ettiğiniz peluş ayıcık, birlikte aldığınız kitaplar ve daha niceleri. Sakın atmayın onları. Tamam ayrıldığınız için çok üzgünsünüz ühü ühü falan ama hayatın da bazı gerçekleri var sevgili ayrıklar.


Hiçbir şeye acımıyorsanız, şuraya harcadığınız paraya acıyın

Burada hayatınıza yavaş yavaş girmiş, atıp yenisini almaya kalksanız avuç dolusu para harcamanıza sebep olacak bir sürü eşyadan bahsediyoruz. Ne var yani ex aşkitonuzun hediyesi olan kahve makinesi mutfakta hala duruyorsa. Ne zararı var size, mis gibi de kahve yapıyor imansız. Ortamlarda soran olursa ona ait her şeyi attım dersiniz. Kim bilecek kıçınızdaki kalpli donun onun hediyesi olduğunu mk? Tüm o hediyelere bakıp, bir sonraki sevgili için yapacağınız harcamaları kafanızda optimize ederek hatalarınızdan ders çıkartın.
 

4. Son görülmesini en son ne zaman görmeli ?

Ayrılıktan sonraki ilk 72 saati çok şükür atlattınız. Sırf kalabalık diye girdiğiniz bir mitingde çıkan olaylarda aldığınız darbeden dolayı geceyi Şişli Etfal Acil'de kafanıza 12 dikiş atılmış bir şekilde geçirmiş olabilirsiniz ya da 72. saatin sonunda “iyi ki varsın, seninle konuşmak iyi geliyor“ dediğiniz kankanıza idareten çıkma bir şempanze beyni nakledilmiş de olabilir. Bunlar çok önemli değil.

Hayattasınız ve artık evinizdesiniz. Bu noktada yapmanız gereken en önemli şey, o melun telefondan uzak durmak ve her ne sebeple olursa olsun onunla asla iletişime geçmemek olmalı. (Bir önceki yazıda Stalk'un sonununun mutsuzluk olduğunu etraflıca anlatmış idik. Onu bir daha okuyun). Belki kola'nın formülünü bilmiyoruz ama ayrıldıktan sonra ruh sağlığınızın yerinde kalmasının tek formülü bu: Aramayınız.. aramayın... arama... Bırak lan o telefonu elinden!

Bizzat yaradan tarafından "Yeme!" diye ikaz edilmesine rağmen, yengeyi de alıp koca cennette başka meyve sebze yokmuş gibi o elmadan yiyerek mis gibi mekandan, yedi sülalesinin de atılmasına neden olmuş kan şekeri düşük Ademoğlu bir ayrık olarak tabii ki arayacaksın, tabii ki de mesaj atacaksın. Kime söylüyoruz...

Neyse... Aradın ama açmadı? Çevrim tamam ama neden içi? Son görülmeli mi yoksa son götürülmeli mi? Son görülmesini en son ne zaman görmeli?

Kafanızda bu ve benzeri deli sorular devamlı dönüp durmaya başladıysa; bu sizin de son görülmeniz olabilir. Sakin bir şekilde o telefonu kapatın, pilini çıkarın, telefonu ayrı pili ayrı odalara koyun ve televizyonda herhangi bir yerli diziyi ya da yarışmayı açarak siz de herkes gibi uyuşmaya çalışın. (Bu noktada Fox TV ve TV8, beyin uyuşturacak salaklığı yakalamanız için garantili hizmetler sunan iki güzide kurumumuzdur. Çekinmeden kendilerine başvurunuz...)


Seç, beğen, uyuş...


5. "Bu akşam bütün meyhanelerini dolaştım Istanbul'un..."

Bırakın dolaşsın o zibidi, siz uymayın ona. Ayrık insanı olarak yapacağınız en büyük hatalardan biri de, kendinizi bir anda alkole yemeğe içmeğe verip, g.tü göbeği salmaktır. Acınız çok büyük,,geceleri gözünüze uyku görmüyor diye her gece bi büyük deviremezsiniz. Mutluluk çikolatada deyip, sizi marketten bir el arabası abur cuburla çıkarken yakalamayalım. Canınızı yakarız!


Ha Halil Sezai, Emre Aydın ve türevleri gibi acınızı nakit paraya dönüştürecek yeteneğiniz vardır o ayrı. Dibini görene kadar durmayın...

Hayır, sizin basenler maşallah manda kasa mercedes gibi. Bir de bu şuursuzlukla yemeğe içmeye abanıp iyice insanlıktan çıkmayın. Onun yerine kendinizi imkanlar ölçüsünde spora verin. Boksa falan yazılıp bi şeylere yumruk atın, spor salonuna gidip hocanın ikazına rağmen kollarınızı kaldıramayacak hale gelene kadar ağırlık basın, hiçbirini yapamıyorsanız bir park bulup bacaklarınız sizi taşıyamayana kadar koşun. Ağrıyan her kasınız, aşk acınızın yerine geçecek birer panzehir olacak; vücudunuzdan çıkan her damla terle birlikte onu da bünyenizden atacaksınız.

Üstelik çok da uzak olmayan bir gelecekte yeni birilerine yelken açarken biraz daha az götlü göbekil bir bireyolarak şansınızın daha yüksek olması da cabası. Spor iyidir, yardırın koçlar...


Koşarken kulaklıktan dinleme önerisi...
 

6. Yeni sevdalara yelken açın...

Ya n'olacağıdı? Bir ömürü onu düşünerek mi geçirecektiniz? Bakın; aptallık ayrı şey, aptal aşık olmak ayrı şey. Sizin çok zeki olmadığınız ortada, hiç değilse aptal aşık olmayın. Zaten gözü hep dışardaydı, zaten seks haftada 1'e inmişti, zaten annesi sizi hiç sevmemişti (gerçi öz anneniz bile cebinize esrar koyup sizi polise ihbar etmeyi düşünüyor olabilir ama neyse konumuz bu değil). Kısacası sizin iş zaten olmazdı, bu ayrılık bir bakıma isabet oldu. Bir süre sonra yine, Serengeti kırsalında av peşindeki çita gibi aranmaya başlarsınız. Ne de olsa o şeytansuyu hormonlarınız damarda durduğu gibi durmuyor. Kimbilir belki; yeni aşkınız önünüzde uçsuz bucaksız bir gökyüzü ya da engin bir deniz gibi durmaktadır. Nitekim ne güzel söylemiş şair dizelerinde;

"Sevmek zor”

Not: Balık hafızalı olduğunuzdan aklınızda sadece son okuduğunuz bi iki cümle kalacak. O yüzden yazıyı böyle umut dolu bir eserle bağladık. Yoksa yukardaki bilmemkaç bin vuruşluk yazıdan size bir fayda gelmeyeceğini biliyoruz. Neyse, hayatta kalın da gerisi bi şekilde hallolur canlar. Öperim...

(guru fasulye Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(12.5.2019)

Kastamonu'da AKP döneminden 100 Bin TL'lik pastırma borcu devralan MHP yönetimi isyan etti: ''Nerede yediniz o pastırmaları?''

"İnşallah hepsini belediye binasında yememişlerdir. Yoksa 1 senede çıkmaz onun kokusu..."

Yelda Şuralı, Psikolog


Diğer yorumlar ->

(18.4.2019)

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım'dan CHP'ye ağır suçlamalar: ''Tek adam rejimini yıkıp demokrasi getirmek istiyorlar...''

"Yalnız demokrasi falan bunlar çok ciddi ithamlar. Eğer ispatlayamazsa altında kalır..."

Oğuzhan Deynek, Tesisatçı


Diğer yorumlar ->