Zaytung.Com
HALKIN SESİ

CHP’nin kahvaltısına katılan muhtarlara savcılık tarafından soruşturma açıldı...

"Muhtarlar da ülkenin geri kalanı gibi sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine tapulu diye biliyorum ben. Değilse de olması için 'Evet'..."
-> ÖSYM'den sınav sonuçlarına itiraz edecek gençlere uyarı: ''Çok verdiysek geri alırız ama...''
-> Dışişleri Bakanı'ndan Müsteşarına: ''Birkaç ülkenin büyükelçisini çağır da iki lafın belini kıralım...''
-> Erdoğan'ın bir sonraki durağının Sinan Oğan toplantıları olduğu açıklandı...
-> YGS'de 785.322. olan Burak Özben umdunu koruyor: ''785.321 kişiden bir kısmı LYS'ye kadar tutuklansa...''
-> Halkbank Genel Müdür Yardımcısı'nın ABD'de tutuklanmasına Erdoğan'dan sert tepki: ''Eyy Kılıçdaroğlu...''
FOTOHABER

Daha önce para kaptırmayanlara ve yeniden kaptırmak isteyenlere Adalet Bakanlığı'ndan müjde...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Kiralık ev arayışınızda bu hafta “Aslında şu köhne salon tam ahizeye ip bağlayıp kendini asmalık” seviyesine varacaksınız. Allah'tan onu bile tutacak para yok da... devamı...

For Honor, Quake Champions, Rainbow Six... Bu Sene eSpor Sahnesine Girmesi Muhtemel 5 Oyun

Vizyonda Bu Hafta: Hayat (Hollywood uzayda öyle bir şey keşfetti ki!!), Sonsuz Aşk (Fahriye Evcen öyle bir toz aldı ki!!!)

Süleyman Soylu: ''Estağfurullah, bu bir takım çalışması...''

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Futbol Zirvesi'nde Konuştu: ''Ülkemizin dünyada geldiği yeri spor alanında da en doğru şekilde yansıtan bu değerli kardeşlerime...''

İstanbul Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen Uluslararası Futbol Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Türkiye'nin dünyada geldiği noktayı en doğru ve dürüst bir şekilde yansıtan futbol camiasına övgü yağdı... devamı...

Mümkünse Emlakçı Katili Olmadan Kiralık Ev Arama Rehberi

Videolarla Reklamlarla Yeterince Gaza Geldiyseniz: 8 Mart’ta Keşfetmeniz Gereken 8 Yazar...

Kediyi nasıl susturuyoruz?

YGS'de İlk 10.000'e Girmeyi Başaran Murat Ercimen, En Büyük Hayali Olan ''2000 Lira Maaş İçin KPSS Kasmaya'' Bir Adım Daha Yaklaştı...

Yaklaşık 2 milyon öğrencinin ter döktüğü YGS'de sonuçlar bugün açıklanırken, yüksek puan alan öğrencilerin evinde sevinç ve gurur vardı. Sınavda Türkiye 9117.'si olan olan İzmir Bornova Anadolu Lisesi'nden Murat Ercimen, en büyük hayalinin 5 yıl kadar sonra 2.000 lira maaş için KPSS’de ter dökmek olduğunu belirtirek, bu hedefte önemli aşamalardan birini geride bırakmaktan duyduğu mutluluğu ifade etti. devamı...

Ecdad-Kahramanlık Dizileri Sonucu Ortaya Çıkan Gazdan Elektrik Üretimi İçin Düğmeye Basıldı

Türkiye, alternatif enerji alanına hızlı bir giriş yapmaya hazırlanıyor. Enerji Bakanlığı’nın açıkladığı yeni projeye göre, içeriğinde ecdad ve kahramanlık bulunduran dizilerin oluşturduğu gazdan elektrik üretecek santraller için düğmeye basıldı.devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Zaytung'u twitter'da takip et

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: İkinci Şans (Ya o değil de... Asmalı Konak güzeldi be...)

Bu hafta sinemalarda iki iddialı yapım görünüyor. "Aşk filmi değil, aşkın filmi" sloganıyla filmini tanıtan Özcan Deniz, 13 yıl sonra Nurgül Yeşilçay ile birlikte rol alıyor. Oynadığı kebapçı karakteri, kimse andropoza-menopoza tutulmadan Nurgül Yeşilçay'la aşk yaşamaya çalışırken bir yandan da dükkanı büyütmeye çalışacak. Bu arada Harry Potter'ın taşeron evreni Fantastik Canavarlar da vizyonu şenlendirecek. Fantastik Canavarlar'daki şirin CGI hayvancıklar ise çocukken besleyip iki haftada ölmesine yol açtığımız boyalı civcivi hatırlatacak bize. Anılar depreşecek...

E o zaman eskiler hatırlanmışken, 2002'de Özcan Deniz'in antik bir kılıkla karşımıza çıktığı şu sahneye bakalım. Bi' arkadaşa bakıp çıkalım:


Antik Mısır kültüründe delikanlı algısı...

 

İkinci Şans - Romantik kebapçı Özcan Deniz ile ilişki gelgitleri..

Son olarak Sevimli Tehlikeli filmini yöneten Özcan Deniz yazıp yönetiyor, "Bir filmde dinlendirdim kendimi yeter, azıcık romantik ve karizmatik aktörlük yapıp ölü toprağımı atayım" anlayışıyla Nurgül Yeşilçay’a eşlik ediyor.

Senaryosu önceki yıllarda yazılmış ama biraz beklenmiş. Galiba Özcan Deniz'in yaşlandığı halde karizmasından hiç mi hiç bir şey kaybetmemesi beklenmiş. 'Oyunculuğu güzel-kendi güzel' Nurgül Yeşilçay'ın 40. yaşına denk gelmiş film:

 
 

40 yaşına gelmişler de derdi ne bunların?

Filmin teması 'orta sınıf ve orta yaşlı kentlilerin gelgitli aşkı' olduğu için olay mecburen İstanbul'da geçiyor. Özcan Deniz karizmatik hovarda ve et restoranı sahibi Cemal’i, Nurgül Yeşilçay sinüsün-cosinüsün ağzına pek yakıştığı matematik öğretmeni Yasemin’i oynuyor. Cemal’in –tipini şivesini sevmediği- oğlu ile Yasemin’in liseli kızı yazışıken devreye bunlar girip tanışıyor. Her romantik filmde olduğu gibi önce birbirlerinden nefret ediyorlar ki sonra aşkları daha ateşli olsun (ateşli dediysek, dudaklarını açmadan buse konduruyorlar arada, öyle erotik bi'durum yok).

Birbirlerini tatlış tatlış kızdırırken saloncak, "Aayy çok şirinler" deyip eğleniyoruz. İkinci yarıda dram ağırlık kazanıyor, "Yer yer yine güldürücez ama genel olarak ağlamanız gerek" şeklinde bir uyarı geliyor görevlilerden. Tamamdır, oyunbozanlık etmiyoruz. Aşk filmi dümdüzselliğinde ilerliyor bütün öykü: Nefret etme - "Fena da adam/kadın değil ha" deme - ilişki - imkansızlıklar - yol ayrımları -şapşik son... Yine de senaryosuna çalışılmış; inandırıcı ve içinde fesatlık taşımayan bir film olmuş.


-Yemek yapan erkek romantiktir dedik ama, sabah akşam incik kebabı yemek de şimdi yani....

Oyunculuklara bakalım, karakterlere göz kırpalım:

Nurgül Yeşilçay oldukça iyi bir oyunculuk çıkarıyor. Zaten İkinci Bahar dizisindeki üniversiteli karakterinden beri iyi oynuyor kadın... Şu an kendisi de ikinci baharını yaşayacak bir yaşa geldi ve kadere bak ki o da Ali Haydar karakterini hatırlatırcasına bir kebapçıya vardı. Yaşamın Kıyısında filmindeki 'devrimci lezbiyen', Yedi Kocalı Hürmüz’ün hovarda Hürmüz'ü duruldu, olgun (sevişmeyen) rollerde oynar oldu. Kendisi ayrıca Kösem'e de yakıştı, önceki filmlerinde işve yapan göz hareketleriyle devlet yönetebilir bir olgunluğa erişti.

Özcan Deniz'e gelirsek: Yönetmenliğini yaptığı önceki filmlerindeki gibi, aşırı karizmatik olarak göstermemiş kendini bu sefer. Rahat ve biraz daha komik durumlara düşmeye müsait bi karakter olmuş, uygun düşmüş. Gerçi karizmatik yakıştırmasını boyna duyuyoruz yine. Her sayfasına 1-2 kere 'karizmatik' yazdığı senaryosunu ("Ben süper arabamdan çok karizmatik bir şekilde inerim") bu kadar sadeleştirebilmiş galiba.


Senaryo metninden: (Dötleri kalkmasın diye birbirlerine çok iltifat etmeyen karakterler, karşı
taraftan mest olduğunu belirtmek için yer yer dudağını ısırır)...


Filmin bayan yerleri?

Sonradan yönetmen olan müzisyenlerin genel sıkıntısı şu ki: Basıyorlar müziği, ver ediyorlar şarkıyı, açıyorlar sesi, pompalıyorlar duyguyu… Burada da müzik hiç susmuyor. Bazen karakter, cümlesini bitirmeden müzik değişiyor; tek bir sahnede 4-5 müzik birden kullanılıyor. Sanki şımarık bir DJ, filmi trollüyor. Arada şarkı da giriyor; Sezen Aksu bağıra çağıra şarkı söylerken romantizm doruklara çıkıyor: “Oğlum sesini kıs biraz şunun, bak Nurgül kızım bir şey diyor"...

Hani bir tık daha abartsa, az kalsın müzikal çekecekmiş. Zaten film boyunca sürekli şarkıya girmek ister gibi, türkü patlatmak ister gibi duruyor da aklına zamanında ettiği "Arabesk fantezi benim için bitti, artık Woody Allen olucam" yemini geliyor.

Şimdi mesela, şu iki görsele art arda, yavaşça bakarken sırasıyla "Beni affet" ve "Kaşlarını eğdirirsin" şarkılarını dinleyin. Böylece filmden bol müzikli bir sahneyi deneyimlemişiz gibi olacaksınız. Çeşitli fotogalerilerde farklı şarkılarla da deneyebilirsiniz:


 

Puan: Karizmatik! (Yönetmen pek sevecek bu puanı)
 

Fantastik Canavarlar Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar? (Fantastic Beasts and Where to Find Them) – ‘Harry Potter’ın okuduğu kitabın canavarlarıyız…

J. K. Rowling'in fantastik ansiklopedi kitabından uyarlanan filmi, ilk senaristliğine imza atan Rowling bizzat yazdı. Yönetmen, bolca Harry Potter yönetmesinden tanıdığımız David Yates... Harry Potter'ın 70 sene sonra okuyacağı kitabın yazarı olan Scamander rolünü ise Eddie Redmayne'e teslim etmişler. Danimarkalı Kız ve Her Şeyin Teorisi'ndeki dikkat çekici performanslarıyla, 2014 Oscar ödülüyle hatırlıyoruz; o garip gülüşlü çocuk işte!

Böylece; kitaplarının 5 milyon üzeri sattığı, filmlerinin 8 milyar dolar kazandığı bu serinin “Yedin yine doymadın mı?” diye düşündüren 5 filmlik spin-off serisinin ilki çekilmiş oldu:


Felsefe Taşı'nı izleyip felsefe okudum, şimdi işsizim. Bu ne aşılayacak bize?

Valizinde canavarlar taşıyan Newt Scamander'in bu canavarların zararsız olduğu yönünde bir kitap yazıyor. Şirin canavarlar bunlar: Amaçsızca vızıldayan mavi arı da var, para peşinde koşan ördek de, pardesü içinde yaşayan yaprak da... Laçan, Burnuk gibi isimlerle Türkçe'ye çevirip iyice şirinleştirmişler bunları -ki sevgili evine almak isteyesin, oyuncağı gelirse aşkına alıp ponçik olasın... Bunun yanı sıra, çocuk ve gençlere yönelik güzel bir mesaj da var: Ortada tehlikeli bir canavar varsa, o da insandır!

Scamander diyorduk; İngiltere'den New York'a yeni gelen bu şapşik canavarseviciyi şehrin kaşarlanmış büyücüleri çok sevmez. Bu otokratik-bürokratik-diplomatik-astigmatik tipler, sevimli canavarlarını da hor görür! Sevmiyoruz bu büyücüleri. 'Büyü yapamayan insan' anlamına gelen muggle bir tip var, onu seviyoruz. Jacob Kowalski ismindeki bu vatandaşın büyü karşısındaki masumiyetini seviyoruz biz!..


-Babacık de hadi oğlum, babacık babacık babacık babacık... (Dad dad dad dad)...
 

Nerelerini 'duduş' bulacak, nerelerinden sıkılacağız?

Filmde uçup zıplayıp koşturan canavarlar, 3D gözlüklerimizin içine girmeye çalışırken hoşumuza gidecek. Bir pet shop’un camından, kafesinde didişen kanaryaları izler gibi dalıp gideceğiz bunlara. Bunlar, valizin içindeki kocaman dünyaya girip de fantastik canavarlar arasında gezerken büyüleneceğiz, yine yaptın yapacağını Pottergillerin hınzır büyücüleri diyeceğiz.

Böyle eğlenip giderken birden 'kötü adam', 'karanlık taraf', 'ezik çocuk' değişkenleri devreye girecek. Buralar, anlaşılmayan kısımlar... Kötülerin amacı ne, anlamıyoruz. Sanki "Şirin canavarla baymayalım milleti, koyu renk CGI kullanmalık gizemli bir kötü koyalım" diye düşünüp yazılmış! Sanki "Finalde bi büyük kötü adam devirmek, sivilleri kurtarıp suçluyu hapislerde çürütmek adetimizdir ve bu Hollywood adetlerini yaşatmak gerekir" demişler de çok düşünmemişler! Yani burası ne anlaşılıyor, ne zevk veriyor, ne tatmin ediyor. İyi de başlamıştı. Yazık oluyor.


Film ne olursa olsun, finalde klişe görmek isteyen Hollywood yapımcısı (temsili)...

Puan: Ördeğe 30, kalanına 30

 

Mezuniyet (Bacalaureat) - 'Biz olmuşuz Romanya' demek için...

Son zamanlarda çok gelişen Romen Sinemasının en önemli yönetmenlerinden Cristian Mungiu'nun filmi bu. Kendisini çarpıla çarpıla izlediğimiz 4 Ay 3 Hafta 2 Gün filminden, her filmiyle en az bir Altın Palmiye'yi cebine atmasından tanıyoruz. 

Bu filmin öyküsü ise: Memleket haksızlıktan, pislikten geçilmez olduğu için millet yurt dışına kaçmak ister (yok bizimki değil, Romanya)... Kızının İngiltere'deki eğitiminin devam etmesini isteyen bir baba da yolsuzluk ve rüşvet ağına düşer. Filmin her yarım saatinde bir, karakterlere hak veririz, sonra onlara hak verdiğimiz için utanırız, derken "S.kerler, bizi bu hale getirenler utansın" kafasına gireriz... Böyle insanlığımızı sorgulatan, kendimizi suçlatan bir film bu... İzleyeni, "Ben arkadaşın bedava biletiyle geldim abi, sorgulamayın beni daha fazla" seviyesine getiriyor.


Diğer:

Ve geriye kalıyor, sırasıyla animasyon, korku-gerilim ve yerli korku filmleri... Türleri isimlerinden anlaşılıyor ve fragmanlarından da türe çok bir şey kazandırmadıkları belli oluyor. Bazı şeyleri pratik bir biçimde halletmek gerekiyor:

1) Ayı Kardeşler: Büyülü Kış,
2) Ölüm Alfabesi: Kötülüğün Başlangıcı,
3) Bir Şey Değilim...
 

SONUÇ - Bu ne sıfat?

Fark ettiyseniz yazı boyunca 'şapşik', 'ponçik', 'tombiş' ya da 'duduş' gibi sıfatlarla anlatmaya çalıştım derdimi. Bütün bu garip sıfatların bir nedeni de vardı: Sonuç kısmında size kendimi anlatabilmek... Bu haftanın yerli romantiği İkinci Şans da, fantastik gençlik filmi Fantastik Canavarlar: Nelerdir, Nerelerde Bulunurlar? da oldukça hafif filmler demek istedim. Yer yer eğlendiren, güldüren, belki ağlatan ama en geç iki hafta sonra unutacağın yapımlar bunlar...

Mezuniyet ise öyküsü ve kurgusuyla dikkat çekiyor, çarpıcı olabilir senin için. Gerçi o etkiyi Twitter timeline'ında 3-5 dk. gezip yaratabilirsin de gibi:

Twitter: @duraladam

-BİTTİ (Beyaz Futbol ekibinin oynayıp komiklik yapmaya çalıştığı Adam mısın! diye de bir film var. Bahsedelim mi ondan da?)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(28.3.2017)

CHP’nin kahvaltısına katılan muhtarlara savcılık tarafından soruşturma açıldı...

"Muhtarlar da ülkenin geri kalanı gibi sayın Cumhurbaşkanımızın üzerine tapulu diye biliyorum ben. Değilse de olması için 'Evet'..."

Oğuzhan Ağmacılar, Bozacı


Diğer yorumlar ->

(26.3.2017)

Bir müjde de Hayrettin Karaman'dan: ''Yahudilere, Hristiyanlara olduğu gibi 'Hayır' diyenlere de yaşam hakkı tanınacaktır...''

"Şu adamlardaki kibirin yarısı bende olsa aklımı başıma toplamak için çivili yatakta yatarım, kendimi çöle vururum..."

Ertan Rüzgardan, Tesisatçı


Diğer yorumlar ->