Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Uzatmalı Sevgiliden, Şirket Çekilişinde Çıkan Patrona... Hedef Kitleye Göre Yılbaşı Hediyesi Seçme Rehberi

-> Meteorolojinin kar için tarih vermesinin ardından, hangi gün kesinlikle kar yağmayacağı netlik kazandı...
-> Uzmanlar uyarıyor: ''Bir kere de biz söylemeden faydalı şeyler yiyin...''
-> Haber siteleri, ''Dikkat meteoroloji saat verdi'' başlığının milyonlarca kez tıklanacağı mübarek üç aylara girdi...
-> Erdoğan: ''Traktör üretimini % 65.8 düşürdük, çünkü çiftçiye traktör yetiştiremiyoruz. Her şey kontrolümüz altında...''
-> Futbolculara verdiği cezalara rağmen bir sonuç alamayan Fenerbahçe yönetimi, son çare olarak veli toplantısı yapmaya karar verdi...
FOTOHABER

Fenerbahçe'nin ligde galibiyet alabilmesi için gerekli şartlar netleşti...

Erzurumspor maçını geride bırakan Fenerbahçeli futbolcular, 20 Aralık'taki Giresunspor deplasmanı için Samandıra'dan ayrıldı...

SPOR

Türk Futbolu'nda ''Cumhurbaşkanlığı VAR Sistemi'' Dönemi: Erdoğan Görüntüleri Bizzat İzleyerek Son Kararı Verecek...

Türk futbolunda yeni tartışmalara kapı açan VAR (Video Yardımcı Hakem) sistemi ile ilgili olarak Cumhurbaşkanı Erdoğan devreye girmeye hazırlanıyor. VAR Odasını 6 kamera ile takip edecek olan Erdoğan, görüntüleri anlık olarak değerlendirerek intercom vasıtasıyla hakemlere son kararı bildirecek... devamı...
VİDEOHABER

TRT'ye haddi Paris'ten bildirildi...

HALKIN SESİ

Yetim ve öksüzler için kışlık mont ihalesini tasarruf gerekçesiyle iptal eden Gaziantep Şahinbey Belediyesi'nin reklam harcamalarını artırdığı ortaya çıktı...

"Gaziantepliler bunun hesabını sandıkta soracaasdkasda... Şaka şaka adamlar yiyor ama çalışıyora aynen devam..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bu hafta yatmadan önce kombiyi kısarken, yirmili yaşlarınızın başında kendinize koyduğunuz hedefler ve şu an bulunduğunuz nokta arasındaki uçurumla ilgili kısa bir aydınlanma yaşayacaksınız. Sonrası biraz hüzünlü... devam...

Fantastik Canavarlar: Grindelwald'ın Suçları (Yargılanacaksınız!)

Enflasyonla mücadelede bir sonraki adım ne olsun?

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Türk Yapımı Online Cadılık ve Büyücülük Oyunu: Hexen Hegemony

Murat Özdemir'i Cezaevine Uğurlayan Türkiye, Hem Küfredip Hem Gözlerini Ayırmadan Bayıla Bayıla İzleyeceği Bir Sonraki Ruh Hastasını Bekliyor...

Televizyon yarışmalarında düzenli olarak ruh hastalarını izlemekten büyük keyif alan Türkiye, dün gece Murat Özdemir adlı eski bir tv yarışmacısını daha tarihin tozlu sayfalarına yollayarak ünlü yapacağı bir sonraki manyağı beklemeye koyuldu. devamı...

Zabıtaydı, Soğandı, Geziydi Derken Ekonomik Krize Bahane Bulma Konusunda Yazdan Beri İstikrarlı Bir Çizgi Tutturamayan Cumhur İttifakı'nda Bir Kez Daha ''Rahip Brunson'' Sesleri...

Ekonomik krize bahane bulmak için marketlere zabıta yığmaktan, soğan deposu basmaya kadar çeşitli yöntemler denedikten sonra en son olmayan protesto gösterilerine meydan okuma noktasına kadar gerileyen AK Parti ve ittifak ortağı MHP'den yerel seçimler öncesi kritik bir hamle daha geldi...devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Blog

Yeni Başlayanlar ve Bugüne Dek Şuursuzca Binenler İçin: Sarı Dolmuş Gerçekleri!

Çulsuzluğumu dikkate alıp taksiyi elersem ve vapuru da iskeleye olan uzaklığımdan dolayı listeden çıkarırsam, en sevdiğim ulaşım aracı dolmuş benim. Sarı dolmuş. Ufak bir kitleyle, g*t kadar bir aracın içinde en azından ‘’oturarak’’ bir yerden bir yere ulaştığım canım sarı dolmuş…

Canım sarı dolmuş diyorum da işte, bunun da kendi içinde dikkat edilmesi gereken, herkesin bildiğini sandığı ama asla o an dikkat etmediği bazı durumlar da var ve bunlara dikkat edilmediğinde dolmuş bir anda cehenneme dönüşebilir. Hele ki trafik varsa. Hele ki mesaiden çıkıp evlerine ulaşmaya çalışan insanların burunlarından alev de değïl direkt ejderha çıkardıkları o lanetli saatlere denk geldiyseniz. Hele ki mevsim kışsa...

Bugün yeni başlayanlar ve başlayıp da duruma henüz uyanamayanlar için sarı dolmuşlarda hayatta kalma ve maksimum verim alma kurallarını inceleyeceğiz. Hadi buyurun...
 

1. Oksijen ihtiyacı

Oksijensiz yapamayanlardan mısınız? Henüz fotosenteze geçmediniz mi? O zaman cam kenarı haricinde başka yere oturmak neden? Neden insanların arasına sıkışmak ve onların gün boyu sarfettiği ter kokularını çekmek? Salak olmayın, cam kenarına oturun. Düşünsenize hem; dolmuşun bütün air condition sistemini sizin yönettiğinizi… Oranın bir çeşit gezici Mikail şubesi olmak istemez misiniz? Cam kenarını kollayın, tıpkı arkanız hassasiyetinde...

 
- Pardon bizim 20 liradan 1 Beşiktaş vardı ama?
 

2. Kalça sıkılaştırmak hiç bu kadar zevkli olmamıştı...

Spor yapmak isteyip de zamanı olmayanlar buraya iyi baksın. Şoför koltuğunun hemen arkasında, kapı tarafındaki yer tam sizler için! Yanınızda oturanı tanıyorsanız ona yapışırsınız, yok eğer  yabancı ise tutunacak tek bir dalınız dahi yok. Bu da demek oluyor ki dolmuşumuz her viraj aldığında siz koltuğa 15 squat gücünde kıçınızla tutunmak zorundasınız. Yoksa sizi yerden toplarlar (ya da toplamazlar, diğer yolcuların insafına kalmış biraz o). Neyse diyeceğim o ki Latin ekolünden bir popoya sahip olmak için bundan daha iyi bir fırsat bulamazsınız inanın bana. Günde 2 defa o koltuğa otursanız 3 haftada mucize değişime tanık olursunuz...

Bir de buranın yaz aylarında çok aksiyonlu bir olayı var. Şoför bir anda içeriye hava girsin diye otomatik kapıyı açıveriyor.  O an kısa metraj bir film şeridi geçiriveriyor kafanızın içinden (Spoiler: Filmin sonunda suratınız asfaltla bir bütün oluyor)


Mucizenin adı: Her gün Kadıköy - Bostancı
 

3. Ben zaten her acının...

Sen hasbelkader keyfin yerinde başladığın bir günün sabahında dolmuş koltuğuna oturduğun anda başlayan arabeskle bir anda dünyanın kararması ne demek bilir misin abidin? Gidişi sana en çok koymuş, seni bir zalıma bir vefasıza satmış, onulmaz dertlere koymuş eski sevgilinle sabahın körü dolmuşta karşılaşmak, hatta gelip direkt üzerine oturması gibi bir ağırlık o işte. Diyeceğim o ki, o günkü mood’unuzu dolmuş şoförünün playlist tercihine ve insafına bırakmak istemiyorsanız kulaklığı falan unutmayın işte. O yoksa en azından bir pamuk falan bulundurun, gerekirse selpak tıkayın kulağınıza…


Beni musait bi yerde atabilir misin kaptan? Yok yavaşlamadan, bu hızda... 
 

4. “Ben sözelciyim abi”

O zaman direkt dümdüz söylüyorum, dolmuşun en arkasına oturun. En dibe. En bilinmezliğe. Şoför hizasına. Sanki o dolmuş üretim bandından çıkarken fabrikadaydınız ve sizi de orada unutmuşlarcasına, soğukkanlı, bezgin ve umarsız bir şekilde dışarıya bakın. Evet biraz tekerlek üstü, evet her tümsekte götünüz bir karış havalanıyor ama para pul işlerinden en uzak burada durabiliyorsunuz. Kendi ücretinizi ödedikten sonra kafanıza rahat, “Arkadan 2 kişi ne vardı, 10 TL’den bir kişi kim verdi” gibi dertlerden uzaksınız...


- 30'dan 2 kişiiii göztepe ışıklaaar, arkadan 20 uzatan 1 kişinin üstü...
- PARDOON ŞURDAAAN Bİ KİŞEEAAA VEREBİLİR MİSİNAAZ?
- Hay Allah belanı versin! Kaçta kaldıydık şimdi…

 

5. Çekici görünen tuzak: Şoför yanı

SAKIN! En tehlikeli yerlerden biri şoför yanı. Olayla bire bir ve zorunlu bir etkileşimin döndüğü zehirli yer orası. Trafik yüzünden zıvanadan çıkmış şoförün o çılgın manevralarına, sollamalarına ve intihar eğilimine en önden seyirci olmak, iki dakikada bir düzenli olarak kelime-i şaahadet getirmek gibi bir temenniniz yoksa oraya oturmayın. Hadi bunlardan korkmuyorsun, şoförle olan o ömür tüketici iletişimin ihtimalinden de mi korkmuyorsun?


- Benimle sıcak ve keyifli bir sohbete var mısın?


6. Dünyaya bacaklarımı uzatmak için geldim...

Orası işte sağ en arka. Teker üstü. Önün bomboş. Kulağa güzel geliyor değil mi? Ben seni bir de fren esnasında yere köy pidesi gibi uzanırken görmek isterim açıkçası. Ne olduğunu anlamadan hem kayan poponu hem de öne doğru savrulan bedenini kontrol edebilecek robotik zikimsonik sistem mevcutsa sende otur buraya. Bence oturma ama. Sn blrsn.


 - İnsanoğlu kuş misali...
 

7. Yorgunların ve üşümüşlerin cenneti...

En arka koltuğun en ortasından bahsediyorum... Ne para alış-veriş derdiyle ilgileniyorsun ne de başka bir şey ile. Yanındaki hiç tanımadığın insanların arasında kıçını yerleştirip o şekilde trafiğin durumuna göre ısınıyorsun usul usul. Sollama anında sağa sala uçmak yok, öyle sıkışmışsın ki istesen de bir yere kıpırdayamıyorsun. Üstüne bir de camı ‘’aç-kapa’’ diye insanlara imkansızlığından ötürü emirler sarfedebiliyorsun. Ol diyorsun ve oluyor. Dolmuşun tahtı bence kesinlikle orası. Müşteri olma, kral ol...

 

Hadi kazasız belasız ^^

 

(Mervously Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(6.12.2018)

Yetim ve öksüzler için kışlık mont ihalesini tasarruf gerekçesiyle iptal eden Gaziantep Şahinbey Belediyesi'nin reklam harcamalarını artırdığı ortaya çıktı...

"Gaziantepliler bunun hesabını sandıkta soracaasdkasda... Şaka şaka adamlar yiyor ama çalışıyora aynen devam..."

Oğuz Cağırtlar, Büfeci


Diğer yorumlar ->

(1.12.2018)

Rekabet Kurulu: ''Soğanda stokçuluk yok...''

"Soğan olmaz da fasulye olur turp olur illa bi şey bulunur. Hükümetimizin benim gibi milyonlarca geri zekalının hiç düşünmeden inanacağı yeni bir kriz bahanesi bulacağından kuşkum yok..."

Cemal Tomar, İşsiz


Diğer yorumlar ->