Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Binlerce Yürek Tek Bir Soru: Tatile Giderken Evcil Hayvanımı Nereye Bırakırım?

HALKIN SESİ

Bursa Emniyet Müdürlüğü'nden talimat: ''Üzerindeki tişörtte ne yazdığını anlamadığınız herkesi gözaltına alın...''

"Personele İngilizce öğretmek için etkili bir yöntem. Her gözaltına aldıklarından 2 kelime öğrenseler böyle böyle 6 ayda intermediate seviyesine gelirler... "
-> Cumhurbaşkanlığı racon kesme bedellerini açıkladı: Yurtiçi racon kesme bedeli 800, yurtdışı racon kesme bedeli 600 TL...
-> Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Ben atlet diyorum, o adalet diyor...''
-> Tatile çıkamayanlara sahte ayak fotoğrafı tedarik eden çete çökertildi. Ayrıntılar geliyor...
-> Erdoğan'ın atlete terbiyesizlik demesi üzerine Ramil Guliyev, yarışlara ekose ceketle katılmaya karar verdi...
-> A Spor: ''Temsilcimiz Başakşehir, UEFA Avrupa Ligi gruplarına katılmaya hak kazandı...''
FOTOHABER

Selçuk İnan hakkındaki açıklamalarının ardından Arda Turan'ın Instagram hesabına TDK tarafından erişim yasağı getirildi...

Zaytung Zone

Kavanozda limonata sezonumuz açılmıştır! Az kaldı yakında ayrana da fesleğen falan koyarız. Hep para tuzağı işte bunlar, en sevdiğimiz şey...

VİDEOHABER

2. İstanbul Dolu Bienali, yine birbirinden yaratıcı eserlere ev sahipliği yapıyor...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Yıllık iznizi kullanmaya hazırlandığınız şu günlerde müdürünüzün size yaz ödevi olarak tatil kitabı vermesi, ofiste yeterince ciddiye alınmadığınız yönündeki şüphelerinizi güçlendirecek... devam...

Belalı Tanık (Deadpool'la Pulp Fiction'ı Topla, İkiye Böl...)

Plajda Sizi Olduğunuzdan 2 Ton Daha Seksi Gösterecek, Instagram'da En Az 20 Like Gücünde Tatil Kitapları...

İstanbul bu kez aşırı sıcak yüzünden yaşayacağı felaketini seçiyor. Sizce hangisi olur?

Galatasaray Camiası, Dursun Özbek Konusunda Kararsız: Kulübü Bilerek mi Batırmaya Çalışıyor Yoksa Dümdüz Beceriksiz mi?

Son olarak Riva arazisinin satışı için yapılan ihaleyi kazanan firmanın çekilmesiyle kulübün 180 milyon TL kadar zarar etmesinin ardından Galatasaray camiasında Başkan Dursun Özbek'le ilgili tartışmalar tekrar alevlendi. devamı...

2 Aydır Aralıksız Tatil Fotoğrafı Paylaşan Simge Çağıl(27)'ın Tam Olarak Hangi Parayı Yediğiyle İlgili Spekülasyonlar Büyüyor...

Temmuz Ayı'nın başından beri tam 7 farklı tatil beldesinden, toplam 358 fotoğraf paylaşımı yapan Simge Çağıl(27) ile ilgili spekülasyonlar büyüyor. Yakın çevresi başta olmak üzere sosyal medyadaki toplam 3000 civarı takipçisinin sinirlerini her geçen gün daha fazla bozan Çağıl(27) hakkında 'baba parası yemek'ten, 'paralı manita'ya dek çeşitli iddialar gündemde... devamı...

Hata Yaptığı İçin Görevinden İstifa Eden İlk Devlet Yetkilisi, Kültür Bakanlığı Tarafından Koruma Altına Alındı...

ÖSYM'nin puan hesaplamasına ilişkin yaptığı hata sonrası sorumluluğu üzerine alarak bu akşam istifa eden ÖSYM Başkanı Prof. Dr. Ömer Demir kamuoyunu şaşkınlığa uğratırken, Kültür Bakanlığı'nı da harekete geçirdi...devamı...

İyi İdare Edilmeyen Klanların Başına 'Kayyum' Atanacak...

Teoman, Yaklaşık 30 Manken Eşliğinde Çektiği Yeni Klibinde Yine "Yalnızlık", "Aşk Acısı", "Hayatın Anlamsızlığı" Falan Gibi Konuları İşledi

Blog

Yeni Başlayanlar ve Bugüne Dek Şuursuzca Binenler İçin: Sarı Dolmuş Gerçekleri!

Çulsuzluğumu dikkate alıp taksiyi elersem ve vapuru da iskeleye olan uzaklığımdan dolayı listeden çıkarırsam, en sevdiğim ulaşım aracı dolmuş benim. Sarı dolmuş. Ufak bir kitleyle, g*t kadar bir aracın içinde en azından ‘’oturarak’’ bir yerden bir yere ulaştığım canım sarı dolmuş…

Canım sarı dolmuş diyorum da işte, bunun da kendi içinde dikkat edilmesi gereken, herkesin bildiğini sandığı ama asla o an dikkat etmediği bazı durumlar da var ve bunlara dikkat edilmediğinde dolmuş bir anda cehenneme dönüşebilir. Hele ki trafik varsa. Hele ki mesaiden çıkıp evlerine ulaşmaya çalışan insanların burunlarından alev de değïl direkt ejderha çıkardıkları o lanetli saatlere denk geldiyseniz. Hele ki mevsim kışsa...

Bugün yeni başlayanlar ve başlayıp da duruma henüz uyanamayanlar için sarı dolmuşlarda hayatta kalma ve maksimum verim alma kurallarını inceleyeceğiz. Hadi buyurun...
 

1. Oksijen ihtiyacı

Oksijensiz yapamayanlardan mısınız? Henüz fotosenteze geçmediniz mi? O zaman cam kenarı haricinde başka yere oturmak neden? Neden insanların arasına sıkışmak ve onların gün boyu sarfettiği ter kokularını çekmek? Salak olmayın, cam kenarına oturun. Düşünsenize hem; dolmuşun bütün air condition sistemini sizin yönettiğinizi… Oranın bir çeşit gezici Mikail şubesi olmak istemez misiniz? Cam kenarını kollayın, tıpkı arkanız hassasiyetinde...

 
- Pardon bizim 20 liradan 1 Beşiktaş vardı ama?
 

2. Kalça sıkılaştırmak hiç bu kadar zevkli olmamıştı...

Spor yapmak isteyip de zamanı olmayanlar buraya iyi baksın. Şoför koltuğunun hemen arkasında, kapı tarafındaki yer tam sizler için! Yanınızda oturanı tanıyorsanız ona yapışırsınız, yok eğer  yabancı ise tutunacak tek bir dalınız dahi yok. Bu da demek oluyor ki dolmuşumuz her viraj aldığında siz koltuğa 15 squat gücünde kıçınızla tutunmak zorundasınız. Yoksa sizi yerden toplarlar (ya da toplamazlar, diğer yolcuların insafına kalmış biraz o). Neyse diyeceğim o ki Latin ekolünden bir popoya sahip olmak için bundan daha iyi bir fırsat bulamazsınız inanın bana. Günde 2 defa o koltuğa otursanız 3 haftada mucize değişime tanık olursunuz...

Bir de buranın yaz aylarında çok aksiyonlu bir olayı var. Şoför bir anda içeriye hava girsin diye otomatik kapıyı açıveriyor.  O an kısa metraj bir film şeridi geçiriveriyor kafanızın içinden (Spoiler: Filmin sonunda suratınız asfaltla bir bütün oluyor)


Mucizenin adı: Her gün Kadıköy - Bostancı
 

3. Ben zaten her acının...

Sen hasbelkader keyfin yerinde başladığın bir günün sabahında dolmuş koltuğuna oturduğun anda başlayan arabeskle bir anda dünyanın kararması ne demek bilir misin abidin? Gidişi sana en çok koymuş, seni bir zalıma bir vefasıza satmış, onulmaz dertlere koymuş eski sevgilinle sabahın körü dolmuşta karşılaşmak, hatta gelip direkt üzerine oturması gibi bir ağırlık o işte. Diyeceğim o ki, o günkü mood’unuzu dolmuş şoförünün playlist tercihine ve insafına bırakmak istemiyorsanız kulaklığı falan unutmayın işte. O yoksa en azından bir pamuk falan bulundurun, gerekirse selpak tıkayın kulağınıza…


Beni musait bi yerde atabilir misin kaptan? Yok yavaşlamadan, bu hızda... 
 

4. “Ben sözelciyim abi”

O zaman direkt dümdüz söylüyorum, dolmuşun en arkasına oturun. En dibe. En bilinmezliğe. Şoför hizasına. Sanki o dolmuş üretim bandından çıkarken fabrikadaydınız ve sizi de orada unutmuşlarcasına, soğukkanlı, bezgin ve umarsız bir şekilde dışarıya bakın. Evet biraz tekerlek üstü, evet her tümsekte götünüz bir karış havalanıyor ama para pul işlerinden en uzak burada durabiliyorsunuz. Kendi ücretinizi ödedikten sonra kafanıza rahat, “Arkadan 2 kişi ne vardı, 10 TL’den bir kişi kim verdi” gibi dertlerden uzaksınız...


- 30'dan 2 kişiiii göztepe ışıklaaar, arkadan 20 uzatan 1 kişinin üstü...
- PARDOON ŞURDAAAN Bİ KİŞEEAAA VEREBİLİR MİSİNAAZ?
- Hay Allah belanı versin! Kaçta kaldıydık şimdi…

 

5. Çekici görünen tuzak: Şoför yanı

SAKIN! En tehlikeli yerlerden biri şoför yanı. Olayla bire bir ve zorunlu bir etkileşimin döndüğü zehirli yer orası. Trafik yüzünden zıvanadan çıkmış şoförün o çılgın manevralarına, sollamalarına ve intihar eğilimine en önden seyirci olmak, iki dakikada bir düzenli olarak kelime-i şaahadet getirmek gibi bir temenniniz yoksa oraya oturmayın. Hadi bunlardan korkmuyorsun, şoförle olan o ömür tüketici iletişimin ihtimalinden de mi korkmuyorsun?


- Benimle sıcak ve keyifli bir sohbete var mısın?


6. Dünyaya bacaklarımı uzatmak için geldim...

Orası işte sağ en arka. Teker üstü. Önün bomboş. Kulağa güzel geliyor değil mi? Ben seni bir de fren esnasında yere köy pidesi gibi uzanırken görmek isterim açıkçası. Ne olduğunu anlamadan hem kayan poponu hem de öne doğru savrulan bedenini kontrol edebilecek robotik zikimsonik sistem mevcutsa sende otur buraya. Bence oturma ama. Sn blrsn.


 - İnsanoğlu kuş misali...
 

7. Yorgunların ve üşümüşlerin cenneti...

En arka koltuğun en ortasından bahsediyorum... Ne para alış-veriş derdiyle ilgileniyorsun ne de başka bir şey ile. Yanındaki hiç tanımadığın insanların arasında kıçını yerleştirip o şekilde trafiğin durumuna göre ısınıyorsun usul usul. Sollama anında sağa sala uçmak yok, öyle sıkışmışsın ki istesen de bir yere kıpırdayamıyorsun. Üstüne bir de camı ‘’aç-kapa’’ diye insanlara imkansızlığından ötürü emirler sarfedebiliyorsun. Ol diyorsun ve oluyor. Dolmuşun tahtı bence kesinlikle orası. Müşteri olma, kral ol...

 

Hadi kazasız belasız ^^

 

(Mervously Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Pekila.com içerikleri pekila.com

Sıradaki Haberler:

(23.8.2017)

Bursa Emniyet Müdürlüğü'nden talimat: ''Üzerindeki tişörtte ne yazdığını anlamadığınız herkesi gözaltına alın...''

"Personele İngilizce öğretmek için etkili bir yöntem. Her gözaltına aldıklarından 2 kelime öğrenseler böyle böyle 6 ayda intermediate seviyesine gelirler... "

Gürcan Elçekler, Öğretmen


Diğer yorumlar ->

(18.8.2017)

Abdurrahman Dilipak, Vatikan'ın cin çıkarıp sonra kadrolu olarak işe aldığını iddia etti...

"Garibim, Allah bilir ne demeye çalışıyordu da klavyesinden bunlar çıktı. Türkçe'yi biraz sökse rahat edecek aslında ..."

Seçil Ergezci, Avukat


Diğer yorumlar ->