Zaytung.Com
ANKET

2017'nin ilk Ramazan dayağı...

-> Ramazan İlk Dayak Piyangosu'nda bahislere fesat karıştırmak isteyen 3 agnostik, İzmir'de ilk dayağı atmak üzereyken kıskıvrak yakalandı...
-> Fikret Orman elini çabuk tuttu: Vodafone Arena'nın yeni ismi ''Vodafone Sayın Cumhurbaşkanımıza Çok Teşekkür Ederiz Stadyumu''
-> Her gün Facebook'ta yüzlercesi yayınlanan, kansere kesin çare otlar, meyve suları ve çay reçetelerine rağmen bu hastalıktan ölen milyonlarca kişinin durumu gizemini koruyor...
-> 3 yaşında okuma yazma öğrenen Berk Uncu'ya dair aile içinde şüpheler artıyor: ''Kesin bizim değil de, kimin lan bu çocuk?''
-> Üniversite sınavına girmesine 1 ay kalan Onur Bilgin(17), sanayi fikrine kendisinin de sıcak baktığını bu akşam ailesine açıklayacak...
FOTOHABER

Bülent Ersoy'u ısıran yılanın metal zehirlenmesi nedeniyle hayatını kaybettiği açıklandı. Ayrıntılar birazdan...

Zaytung Zone

Kavanozda limonata sezonumuz açılmıştır! Az kaldı yakında ayrana da fesleğen falan koyarız. Hep para tuzağı işte bunlar, en sevdiğimiz şey...

HALKIN SESİ

Milliyet Gazetesi'nden Sedat Peker'e 'En Hayırsever İşadamı' Ödülü...

"Bütün rakiplerinin adaylıktan çekilmiş olması dışında bir ihtimal gelmiyor aklıma. Ben olsam çekilirdim yani..."
VİDEOHABER

Samsunlular'ın nesli tramvay tehditi altında...

SPOR

Spor Salonunda Ayna Karşısında Selfie Çektirenlerin Daha Hızlı Forma Girdiği Bilimsel Olarak Kanıtlandı...

Kamuoyunun uzun bir süredir merak ettiği 'spor salonu aynası karşısında selfie çektirmenin maksadı ne?' sorusuna nihayet bilimsel bir yanıt geldi. ABD'de Georgetown Üniversitesi tarafından yürütülen araştırma, spor salonu aynası karşısında düzenli olarak selfie çektirenlerin, çektirmeyenlere göre %20 oranında daha hızlı bir şekilde forma girdiğini ortaya koydu. devamı...
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili koçlar, güya siz de koçsunuz Fenerbahçe'yi finale taşıyan Obradoviç de koç. Kırk fırın ekmek yemeniz lazım daha... devamı...

''Ee yok mu hala birileri?'' Sorusuna Karşı Etkili Savunma Teknikleri (ya da Düğün Sezonunu Katil Olmadan Atlatma Rehberi...)

Osmanlı Subayı (Evlad-ı Osmanlı'yla İngilizce öğreniyorum), Genç Karl Marx (Siyasi olaylara karışan gencin ibretlik öyküsü)

Röportaj: Alper Canıgüz'le Yeni Romanı Kan ve Gül'ü Konuşmaya Çalıştık (Adam pek konuşmuyor)

Sektöre Giren Dev Kulüpler, TV Ekranlarına Taşınan Maçlar... Son 1 yılda eSpor Arenasında Akılda Kalan 5 Olay

Geri Kalan 11 Ayda da Birbirine Dalmak İçin Fırsat Kollayan İstanbullular, Geçerli Bir Bahaneye Kavuşmanın Sevincini Yaşıyor: ''Zaten oruç başıma vurmuş...''

İstanbul bir Ramazan'a daha İslam dünyasının geri kalanından farklı bir heyecanla giriyor. Yılın diğer aylarında da her an, her yerde, herhangi bir sebepten birbirlerine dalmak için fırsat kollayan İstanbullular, bu yıl da mübarek ay vesilesiyle sahip olacakları "Açken gözüm hiç bi şeyi görmez benim", "Zaten sigarasızlıktan başım tutmuş" gibi bahanelerin tadını doyasıya çıkaracaklar.  devamı...

TOBB Başkanı'nın da Aralarına Katılmasıyla 25 Kişi Olan 'Cumhurbaşkanına Yerli Otomobil Sözü Verenler' WhatsApp Grubu, ''Beyler napıcaz şimdi?'' Gündemiyle Toplandı...

Daha evvel Cumhurbaşkanı'yla yüzyüzeyken kendilerini tutamayıp yerli araba sözü verenler tarafından kurulunan Whatsapp grubu, yeni üyelerini bağırlarına basarlarken, grubun bu akşamki ana gündem maddesi ise bir kez daha “Beyler naaptık lan biz? Bi şeyler yapmamız lazım kesin soracak yakında” oldu.devamı...

Türk İnternet Camiasının Usta Kalemi, Ölümünün 1. Yılında Törenlerle Anıldı

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: The Circle (Wikipedia'ya girilemeyen ülkeden, modern dünyanın dertlerine bakış. Tür: Dram)

Eğlenirken öğreneceğiz bu hafta! Galaksinin Koruyucuları'nda şirinlikleri ve zengin renk çeşitleriyle 'uzay jelibonları' olarak tarif edilebilecek tiplerin evreni nasıl koruduğunu göreceğiz. Sonra Circle filmi, internetteki mahremiyet ihlalini göstermeye çalışırken "Mahreme girer gibi Wikipedia'ya girmek" üzerine düşüneceğiz. Gelecek Günler filminde bir felsefe öğretmeni hayat dersi verecek, bizim sinemacılar ise bir vantilatör bulup klip çeken yönetmenler gibi amatör işi filmlerle boy gösterecek...

Mahalle terzisinde 1-2 kostüm diktirip süper kahraman filmi de yapar mıyız ki? Ayakkabı boyasıyla yüzünü boyayınca yabancı basketbolcu gibi görünen Kemal Sunal'ı izleyip motive olabilir miyiz?


 

Galaksinin Koruyucuları 2 (Guardians of the Galaxy Vol. 2) - Şunlardan bazısını siteye güvenlikçi yapmazsın...

2014 yazında karşımıza çıkan, birbirlerini kesip biçmek isterken zamanla ittifak kurup evren kurtaran Galaksinin Koruyucuları'nın ikinci filmini James Gunn yönetiyor yine... Uzay entrikaları ve maceralarıyla Star Wars ve Star Trek arasında duran, garip-gurup tipleriyle X-Men serisini andıran ilk film oldukça beğenilmiş, Peter Quill karakterinin walkman'i nostalji damarımıza dokunmuş, Kenan Doğulu'nun Pamuk şarkısının ilk sırada olduğu karışık kasetler yaptığımız zamanlar gelmişti aklımıza.

Kendisine Star-Lord da diyen Quill serserisini Chris Pratt, güzel Gamora'yı ise Zoe Saldana canlandırıyor yine ve Vin Diesel de minnak Groot karakterini seslendiriyor. Film boyunca 3 kelime seslendirip "I am Groot" diyen Vin Diesel öne çıkıyor, rol çalıyor yine, ayıp ediyor:


Galaksi kurtarmak için hangi renkteki kahramanları toplamak lazım?

İlk filmde, kötü Ronan'a karşı zamanla birleşen ekip (Quill, Gamorra, Yokedici Drax, Roket Rakun ve minnak Groot bitkisi) bu sefer birleşmiş olarak, hazır geliyor. Ayesha* isimli bir manyak, güce takıntısı ve görgüsüzlüğüyle bir müddet bunlara fenalık ediyor, can sıkıntılarını alıyor. Sonra, yetim Quill'in Ego ismindeki babasını buluyorlar. Büyük güçleri olan Ego kendisine benzeyen gezegenler yaratmak istiyor, ismi de Ego olunca üzerine psikanaliz yapmaya müsait oluyor: Aslında Marvel 'Süper Ego' diye bir süper kahraman yaratsa ya? Freud'a uygun bir şekilde 'toplum'u temsil eden bu kahraman "Düzgün oturun!" "Doğru konuşun" diye çekidüzen vermeye çalışsa millete?

Bu arada, Quill'in ilk filmin başında ölen annesiyle ilişkisiyle ilgili de psikolojik yorumlar getirmek istiyoruz ama psikanaliz de olsa anayı karıştırmamak gerektiğini bilen Marvel izin vermiyor buna!


* Kraliçe Ayesha, galaksinin muhtarlarına gelecek projelerini anlatmaya hazırlanırken...


İlk filmden kötü di mi?

İlk filmdeki gibi; bir yandan galaksiyi kurtarmaya çalışırken bir yandan komiklik yapmaları zevk almak için yeterli aslında... Zaten bu deliler gezegenler arasında sıçrarken eğleniyoruz. Sadece yüzü boyalı karakterlerin yeşil bir perde önünde düşmanla savaşır gibi yaptığı bu bol efektli filmde, kendilerini çok ciddiye almasınlar istiyoruz. İlle bir şeyi ciddiye alıp kafaya takacaklarsa, koca galakside iş bulamamalarını, işsiz güçsüz gezip hırsızlık yapmalarını düşünsünler. Ne gelecek planları var, ne kendilerine bakıyorlar! Belki de Gamora'nın* yüzü açlıktan öyle yeşil duruyor...


- Betin benzin atmış kızım, bi çubuk kraker bari ye! Aç aç galaksi mi korunur!!


Yalnız şu abla (Mantis), çağrı merkezinde çalışabilir gibi geldi bana...
 

Marvel yine küçük sürprizler yapacak mı bize?

Zorlama duygusal bölümleri saymazsak; 'düşünce gücüyle çalışan kafa delici ok', 'nostaljik şarkılarla canavar öldürmek', 'atari sesleri eşliğinde gemi kovalayan ordu' gibi saykodelik ayrıntılar kalıyor aklımızda. Bir de filmin sonundaki, after credits 5 adet sürpriz Marvel videosu... Yalnız, sinema çalışanlarının bu videolardan haberi olmayınca kargaşa çıkıyor. Bizim salon çalışanları, 2 videodan sonra herhalde bitti diyerek projeksiyonu kapattı mesela... Salondaki ergenlerin projeksiyon odasına girip "Hopp, sürpriz videomuzu versene amca" diye çıkardıkları olay, 3. filme dair ipucu veren videonun tekrar yansıtılmasıyla tatlıya bağlandı... İyi iyi, hakkını arayan bir Marvel gençliği yetişiyor!


After credits videoların tamamı gösterilmeyince ben...

Puan: 65-70 arası (İlk film de 75-80 arası... Bu yazının kalitesi de 70-75 arası... Daha iyi olabilir) 

 

The Circle - Biz Wikipedia'ya giremezken elalem gözetleme toplumu filan konuşuyor...

Dave Eggers'ın 2013'te yazdığı kitaptan uyarlanarak çekilen filmin yönetmeni James Ponsoldt... En son Güzel ve Çirkin'de izlediğimiz Emma Watson ve son olarak Cehennem'de izlediğimiz ve bu filmde koşarken göremediğimiz Tom Hanks başrollerde... Ayrıca, yan rollerde Doctor Who'nun eski bölümlerinden tanıdığımız Karen Gillan dikkat çekiyor. Gillan, üstteki filmde de Gamora'nın boyalı kardeşi Nebula'yı oynuyordu. Kendisini haftanın yıldızı seçiyor ve istemesi durumunda ona yazıya alınmamış Zaytung Sinema yorumlarını göndermek istiyoruz:


Görsele 30 sn baktığınızda, kızgın kumlardan serin sulara atlayan bir turist göreceksiniz...

Bu arada fragman:


Kimi dikizliyorlar? Kim dikizliyor?

Filmde Mae Holland (Emma Watson) isminde bir genç kadın, çağrı merkezinde çalışırken bir gün arkadaşı Annie (Karen Gillan) ona Google, Facebook gibi dev bilişim şirketi olan Circle'da iş ayarlar. Circle, insanların görüntülü iletişim kurduğu, anlık paylaşımlar yaptığı bir sosyal mecradır. Milyonlarca kullanıcısı bulunan bu mecrada GerçekSen isimli profiller vardır ve gerisi gerçek hayatlardaki gibidir, bok varmış gibi her anını paylaşıp durur insanlar... Kırk yılda bir rakı masasına otururlar da birbirlerinin kamerasına çakırkeyf pozlar vermekten bitap düşerler...

Film, bu zamanlarda geçen, belki de bir 2000'li yıllar distopyası olmaya soyunuyor. Devletlerden daha güçlü bu şirket büyüdükçe büyür, aklımıza herhangi bir Black Mirror bölümü ve son 3 gönderimizi beğen yapmadığı için aramızın eskisi gibi olmadığı yakın arkadaşımız geliyor.


- Dünkü paylaşımıma sadece emojili yorum attı, bugünkü fotoğrafımı beğenmedi.
 O zaman ben de son beğenimi geri çekerim... 


Peki ya kızın psikolojisi? Tom Hank'sin Steve Jobs benzerliği?

Mia, özel hayatın gizliliği ihlal edilirken bunu sorgular, ama yükselmek de ister. Psikolojisi Twitter'da ciddi gündem tweet'i atıp yarım saat sonra komik caps paylaşan fenomen gibi yalama olur. Şirketin CEO'sunu oynayan Tom Hanks'in lansmanlardaki Steve Jobs tavırları da güncel bir hava katar. Pezevenk, altı üstü yeni bir aplikasyondan bahseder ama kansere çare bulmuş gibidir. Bütün bunlar güzel ayrıntılar; yalnız filmin mesajı bulanık kalır. "Bu sosyal medya iyi kullanılsa güzel aslında" gibi bir yere bağlarlar, onu 2 dakikalık 'sosyal medya çılgınlığı' animasyonu izleyince de anlıyoruz ki biz.

Sinematografik olarak da kapkaranlık bir deniz sahnesi ve Instagram'daki canlı yayın yorumlarını anımsatan, oradan buradan çıkan kırmızı yazılar göze çarpıyor. Oyunculuklar da iyi duruyor ama "İşte şimdi ayvayı yedik" gibi diyaloglar yazmışlar, onlar bi' yakışmamış (kızgın emoji)...


- Şimdi turistik mekanda 1 saat gezip 1 sene boyunca bunu paylaşan Türk'ü bulacağız hep beraber...

Puan: 55-60 (20 birim Instagram Beğen'i)


Gelecek Günler (Things to Come) - Minimalist Afet Hoca...

Son olarak Cennet filmi vizyona giren Mia Hansen-Løve'ın yönetmenliğini üstlendiği filmin başrolü, Elle filminde oynadığıyla ücretsiz oyunculuk dersi veren Isabelle Huppert... Kendisi, Paris'te göre yapan Nathalie isminde bir lise felsefe öğretmenini oynuyor ve onun gündelik yaşantısından bölümler izliyoruz. Film, sade, sakin, huzurlu bir biçimde ilerleyen bir Fransız sineması örneği... O nedenle 1.5 saniyelik çekimlerden oluşan Amerikan filmine alışan gençlere pek gitmez gibi.


Bir Annenin Feryadı - Türkiye sinemanın çığlığı...

Yönetmeninin, oyuncularının, konusunun çok bir anlam ifade etmediği filmin en ilgi çekici yanı -ki mutlaka duymuşsunuzdur- fragmanından bile ne kadar berbat olduğunun anlaşılması ve bu yapıma Kültür Bakanlığının 500 bin lira destek vermiş olması. Ne olduğunu şu aşağıdaki fragman'ı sonuna kadar seyretmeye sinirlerin dayanırsa sen de anlayacaksın ama yok yüreğim kaldırmaz desen şöyle özetleyelim: Berbat STV dizileri vardı ya zamanında. Hah onun en berbat olanının en berbat bölümünü al, 5'le çarp. 

Hele ki Bakanlığın dağıttığı son sinema destek fonlarında Abluka yönetmeni Emin Alper'in, Sarmaşık yönetmeni Tolga Karaçelik'in destek alamadığını düşününce çileden çıkıyor insan... Biz de bir kıraathaneye gitsek, oradaki kasketli amca oraletini karıştırırken "Şimdiki gençler yoldan çıkmış-azıtmış-sapıtmış vidividi" diye konuşurken çeksek onu, 2 günde kurgulayıp versek fon alabiliyor muyuz peki? Yoksa sizin için fazla mı komplike kalır o senaryo sevgili kültür bakanlığı amcaları? Basitleştirirz ya oralet yerine çay yaparız mesela.

 


Diğer:

Zamanında Ajda Pekkan başta olmak üzere birçok yerli müzisyenin şarkılarını Türkçeye çevirdiği Fransız müzik efsanesinin bol müzikli biyografik filmi Dalida ve Mısır'daki politik karışıklığı bir kamyonette mahsur kalan insanlar üzerinden anlatan Çatışma filmleri, haftanın iyi seçenekleri... Bunun dışında, arkadaş oturması gizli çekimi gibi duran Nereden Nereye ve fragmanında sürekli 'yürümek' fiili geçen, mizah katili Aç Kapıyı Çok Fenayım isimli yerli komediler mevcut... Kötü korku türünden vazgeçemiyorsanız da yabancı tercihiniz Ölümcül Deney: Dejavu'dan, yerli tercihiniz Lanet: Ervah Cinleri'nden yana olabilir...


O zaman, Palavra Palavra şarkısının orijinalini dinleyelim Dalida'dan, TRT Arşiv izler gibi...
 

SONUÇ - Galaksimizde kaç tane iyi film var?

Bu hafta, sanki lunaparktaymışız da dönme dolaptan çıkıp gondola biniyormuşuz, sonra boks makinesinin karşısında yumruk atıp rekor denemesi yapıyormuşuz gibi bir his yaşamak için Galaksinin Koruyucuları'na gidebilirsiniz. İlkinden daha iyi bir yapım bekliyorum diyorsanız lunaparka gitmek daha mantıklı bir tercih olabilir ama... Maalesef bu da Kick Ass gibi, ilk filmi çok yaratıcı bir süper kahraman yapımıyken ikinci filmde ilkinin ekmeğini yiyeyim derdinde...

Bunun yanında, "Sosyal medyada gözetlenmek hakkında biraz fikir yürüteyim, hatta 10 dakika arada nefsimi tutayım da Instagram'a, Twitter'a girmemeyi deneyeyim" diyenler, biraz da test amaçlı The Circle'ı tercih edebilir. Gelecek Günler ise "Fransız sinemasından sıkılmıyorsam olgunlaşmışım demektir" gibi bir test yapmak için uygun seçenek olabilir...

Twitter: @duraldam

-BİTTİ (Haftaya Trainspotting 2 filmindeki keşleri, burnumuzu çeke çeke izleyeceğiz)-

(iletisimcevahiri Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.5.2017)

Milliyet Gazetesi'nden Sedat Peker'e 'En Hayırsever İşadamı' Ödülü...

"Bütün rakiplerinin adaylıktan çekilmiş olması dışında bir ihtimal gelmiyor aklıma. Ben olsam çekilirdim yani..."

Fethi Kunakçı, Esnaf


Diğer yorumlar ->

(19.5.2017)

İŞKUR, 6 ilde 'Youtuber' yetiştirmek için eğitim verecek...

"Haberi ilk duyduğumda Youtuber'lara adam gibi bi iş bulma eğitimi sandım. Biraz hayal kırıklığı oldu açıkçası..."

Cem Uluboza, Veteriner


Diğer yorumlar ->