Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
DERGİ
-> Nusret'te ziyafeti tepki çeken Maduro: ''Nusret o etleri satıyordu, biz de ilgilendik. Bunun üzerine Nusret 'ben Venezuella'dan para almam etleri hediye ediyorum' dedi. Biz de yemeyelim mi?''
-> Ahmet Davutoğlu'nun düşen Rus uçağıyla ilgili açıklama yapmasını engellemek için savcılık tarafından tedbir amaçlı gözaltı kararı çıkarıldı...
-> Karada ve havada saray sahibi olan Türkiye, yüzen sarayının olmamasının burukluğunu yaşıyor...
-> Resmi Gazetenin sadece internet ortamında yayınlanması kararının ardından gazetenin internet sitesinde yeni dönem: ''O kanun yayınlandı!''
-> Cumhurbaşkanı Erdoğan: ‘'Onların doları varsa bizim de uçan sarayımız var...''
FOTOHABER

Dünya Sağlık Örgütü (WHO) Türkiye'yi ziyaret edecek ülke liderlerini ''Rehavet Salgını'' konusunda uyardı...

Türk halkı, ödeme yöntemiyle ilgili endişeli...

SİNEMA

Predator (Rastalı uzaylı dehşet saçıyor...), Western (Ama içinde kovboy yok, üstelik de Alman...)

HALKIN SESİ

MÜSİAD Ankara Başkanı: ''Döviz kuru ekrandan kaldırılsın...''

"Ek olarak raflardaki fiyat etiketlerinin de sökülmesi yerinde olur. Kasada görürüz ne ödeyeceğimizi. Durduk yere insanların moralini bozmaya gerek yok..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Haftada bir gittiğiniz kahvecinin latte'ye zam yapmasıyla birlikte hayatınızın instagram'da bile güzel görünemeyeceği bir döneme giriyorsunuz. Allah sabır versin... devam...

Tahran'da gerçekleşen Rusya-İran-Türkiye üçlü zirvesinden sevindirici haber: En çok kajuyu Türkiye yedi...

Her Tatil Dönüşü 'Benim ne işim var lan bu şehirde?' Diyenler İçin: Kırsalda Hayatta Kalma Rehberi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Phillip Cocu: ''Bu zor günlerde taraftarımıza ekonomik sıkıntılarını bir nebze unutturabildiysek...''

Kayserispor’a Kadıköy'de 3-2 mağlup olarak ligdeki 4. karşılaşmasında 3. yenilgisini alan Fenerbahçe’de Teknik Direktör Phillip Cocu, maç sonunda çarpıcı açıklamalara imza attı. devamı...

O değil de ne ara Eylül oldu ya?

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Yeni Türk Yapımı Oyun Geliyor : Future Army

Bu Sabah Banka Tarafından Geciken Kredi Kartı Ödemesi İçin Aranmayan Murat Yemiş(29), Genel Müdürlük'teki Kızın Sağlığından Endişeli...

Son 1 aydır her sabah güne bankanın genel müdürlüğünden gelen telefonla başlayan Murat Yemiş(29) cephesinde endişeli bekleyiş sürüyor. devamı...

AK Parti'den Torpille İşe Girip Devletten Düzenli Maaş Alan Murat Aybük(30), Düzenli Olarak Ölüp Düzensiz Olarak Maaş Alan 3. Havalimanı İşçilerinin Kimin Maşası Olduğunu Öğrenmeye Çalışıyor. Gözler A Haber'de...

3 yıl önce AK Parti'de ilçe başkanı olan bir akrabası sayesinde KPSS'den aldığı düşük puana rağmen Kayseri Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü'ne ataması yapılan Murat Aybük(30), 3. Havalimanı'nda işçilerin başlattığı eylemin Türkiye'yi çekemeyen bir takım şer odaklarının kışkırtması olduğundan emin.devamı...

İç Savaş ve Kıtlık Yüzünden Nüfusu 117 Kişiye Düşen Afrika Ülkesi, Göçmen Alımına Başladı

Kitap

Röportaj: Alper Canıgüz'le Yeni Romanı Kan ve Gül'ü Konuşmaya Çalıştık (Adam pek konuşmuyor)

Merhabalar Zaytung Kitap’ın değerli okurları. Alper Canıgüz uzunca bir aradan sonra kitap çıkarıp ilk imza ve söyleşi için de bize söz verince haliyle bir yüz bulma durumu oldu. Bir de röportaj koparır mıyız, olurdu olmazdı falan derken adresini öğrenip kapısını çaldık. Sağolsun açtı. Sonra hemen geri kapattı. Kendimizi tanıtınca tekrar açtı kapıyı. Zaytung’u çok seviyorum dedi. Biz de ona biz de sizin kitaplarınızı çok seviyoruz dedik. İlk birkaç saat birbirimizi övdük açıkçası. Estağfirullahlar, aman efendim’ler havalarda uçuştu. Sonrasında sorular sormaya başladık ve böylece Zaytung Kitap’ın ilk söyleşisi ortaya çıktı. İşte dört yıl aradan sonra yazdığı romanı “Kan ve Gül” ve Alper Canıgüz:


https://store.zaytung.com/kan-ve-gul-26788


Merhabalar Alper Bey. Yeni kitabınız öncelikle hayırlı olsun. Bu beşinci roman oldu. Beş romandan sonra hayatınızda neler değişti?

Sabahları eskisi kadar mutlu uyanmıyorum ama bunun beşinci kitabımı yazmış olmamla ilgisi yoktur herhalde. Toplumun geniş bir kesiminde de gözlediğim bu tatsız ruh halinin kitaplarımın bir fonksiyonu olduğunu düşünmeyi istemem.
 

Yeni kitabınız bir zaman yolculuğu hikâyesi içeriyor. Türkiye’de var mı böyle romanlar, biz mi aşina değiliz yoksa?

Benim de hatırladığım bir örnek yok açıkçası ama varsa da şaşırmam. Farklı biçimlerde işlenmeye müsait, yaygın ve çekici bir temadır zaman yolculuğu.
 

“Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim.”
 

Şöyle bi’ geçmişe ya da geleceğe gitmek ister miydiniz?

Doğrusu istemezdim ama şimdi biri gelip de bana zamana hükmetme gücü verse herhalde o zaman da bundan vazgeçmek istemezdim. Görebildiğim kadarıyla insan tabiatında böyle bir şey var; hükmettikçe hükmedesi geliyor.
 

“Ah şimdi yirmilerimde olsaydım da yüz bin lira borcum olsaydı” diyor musunuz peki?

Biraz tecrübe kazanmış olmakla birlikte artık eskisi kadar kuvvetli bir aklım olmadığını düşündüğümden olacak, pek demiyorum. Bir de enerji ve tahammülden kaynaklanan sakat bir durum var. Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim biraz; gece yatıp uyuyor şarj oluyorsun, sabah kalkıp güne başladıktan beş dakika sonra şarjın yüzde ikilere düşüyor. Bu kadar enerjisizlik ve bıkkınlıkla o gençliği idare edemezdim korkarım.
 

Kitap zaman yolculuğuyla da ilgili olunca, akla hemen Geleceğe Dönüş filmleri geliyor. Onları mı daha çok seversiniz yoksa mesela Indiana Jones’ları mı?


Canıgüz, "Buraya kadar bunu sormak için mi geldin lan?" diyemeyip için atarken...


Geleceğe Dönüş filmlerini severim, Indiana Jones filmlerinden de daha çok severim. Çok eğlenceli olmaları bir yana, mesela uçan kaykay tasarlayıp cep telefonunu düşünememiş olmalarındaki naiflik de hoşuma gider. Çifte kravat modası için ise söyleyecek söz bulamıyorum.
 

Kitaptaki ana karakterimiz Aziz kendini bir anda üniversitede buluyor. Bir şeyleri değiştirme çabasında. Siz neleri değiştirmek isterdiniz gençliğinize dair?

Kıyafet tarzımı.

[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz’ün kıyafet tarzına ilişkin sorular soruyoruz fakat Alper Canıgüz ustaca bir manevrayla konuyu değiştiriyor.]

 


Kitaptaki kahramanınız Aziz üniversiteye geri döner dönmez parasız kalıyor. Üniversiteliğe dair bir alamet midir bu parasızlık? Sizin üniversite döneminiz nasıldı? (Gülüşmeler.)

Geniş bir üniversiteli kesimi için öyledir tabii ki, bizim dönemimizde de farklı değildi. Fakat şanslı bir azınlığa mensup gençler de yok değildi. İyi hatırlıyorum Alman bir gençle tanışmıştım o zamanlar, İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi’ni ziyaret etmiş; otoparklardaki otomobillerin fazlalığının kendisini çok şaşırttığını söylemişti. Bir Alman aile, varlıklı dahi olsa, üniversite çağındaki çocuğunun altına kolay kolay araba çekmezmiş. Demek ki, otoban ve viyadüklerimizden ta yıllar önce de otomobillerimizi kıskanıyorlarmış bunlar; öyle düşünmek gerekiyor herhalde.

[Söyleşinin bu bölümünde arkadaşımız elindeki kahve fincanını koltuğa döküyor. Alper Canıgüz, “Önemli değil yahu, alt tarafı bembeyaz bi koltuk,” diyor. Anlayışı için teşekkür ediyoruz.]
 

“Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet.”


Aziz yıllar geçtikten sonra daha yalnız bir insana dönüşüyor. Aslında üniversitedeki o arkadaş ortamına kavuşunca bir mutluluk duyuyor. Sizce yaşlanmak nasıl bir şey? Arkadaş ortamından uzak kaldıkça yaşlanıyor muyuz yoksa yaşlandığımız içinbir cemaatten uzak kalmakla mı başlıyor? Yaşlandıkça yalnızlaşıyor muyuz ya da yalnızlaştığımız için mi yaşlanıyoruz?

Şu ya da bu nedenle yıllarca birlikte olduğun insanlardan uzak düşmek önemli bir başlangıç noktası, haklısınız. Zaman içinde, bu kişileri başkalarıyla ikame etmek daha zorlu bir hale geliyor. Herkes bu durumdayken, bir süre sonra yalnızlığını gidermek için uğraşmak da anlamsızlaşıyor. Yalnızlık paylaşılmıyor ama bulaşıyor.
 

Kitabın adı Kan ve Gül. Kan ve Gül şarkısının kişisel tarihinizde önemli bir yeri var mı?

Çok sevdiğim bir şarkıdır, evet. Muhtemelen TRT’de ilk çıktığı gün dinlemişimdir. Müziğin coşkusuyla, İskender Doğan’ın şarkıyı söylerkenki melankolik tavrının yarattığı çelişki bir şekilde beni etkilemiş olsa gerek diye düşünüyorum.
 

[Söyleşinin bu kısmında biraz gülüşelim de parantez içinde gülüşmeler yazalım ricamızı Alper Canıgüz kırmıyor ve gülüşüyoruz. (Gülüşmeler)]
 

İskender Doğan'la görüştünüz sanıyorum kitap yayımlanmadan?

Evet, kendisini arayıp kitapla hakkında bilgilendirdim. Sağolsun, son derece nazik, zarif ve ilgili davrandı, başarılar diledi.
 

Bizim de kitaplarımız var. Gündemi takip ediyor musunuz? “Zaytung haberi gibi” cümlesini en son ne zaman kullandınız?

Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet. Bu cümleyi en son ne zaman kullandım ya da hiç kullandım mı hatırlamıyorum doğrusu ama Zaytung’un pek çok haber kanalından daha ciddi bir bilgi kaynağı olduğuna samimiyetle inanıyorum.


[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz esnemeye başlıyor, saat de çok geç olmuş deyip saatine bakıyor, sandalyeleri ters çevirip masanın üstüne koymaya da yeltenince “Eh artık biz kalkalım,” diyoruz.  Kendisine keyifli sohbeti için teşekkür ediyor ve evinden ayrılıyoruz. Arkamızdan kapıyı sıkıca kilitliyor.]
 


6 Mayıs'ta Ankara'da iseniz buyurun... AVM'ye mi gidicen napıcan sanki Ankara'da? Gel işte...

(Gürcan Çalı Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Kitap İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(14.9.2018)

MÜSİAD Ankara Başkanı: ''Döviz kuru ekrandan kaldırılsın...''

"Ek olarak raflardaki fiyat etiketlerinin de sökülmesi yerinde olur. Kasada görürüz ne ödeyeceğimizi. Durduk yere insanların moralini bozmaya gerek yok..."

Yusuf Yüzbiroğlu, Tesisatçı


Diğer yorumlar ->

(11.9.2018)

Mabel Matiz, 1 dolarlık banknotların göründüğü klibinde FETÖ'ye destek verdiği iddiasıyla savcılığa ifade verdi...

"Ben böyle saçmalıklara rağmen yine de Türkiye'den umudu kesmemek ve kalıp mücade... Şaka şaka, iş buldum Hollanda'ya gidiyorum. Aklı olan durmasın..."

Ersin Gülsıtek, Yazılımcı


Diğer yorumlar ->