Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Yönetmen Dosyası II: 3-5 Cümle ile Birtakım Avrupalı Yönetmenler, Önemli Filmleri, Sinema Anlayışları, İsimlerinin Doğru Okunuşu...

-> ''Yeşilçam'ın emektar ismine büyük vefasızlık'' göstermeyip, cenazeye başrolden figürana kadar tam kadro katılan Yeşilçam oyuncularına medyanın tepkisi dinmiyor: ''İyi kapatalım gazeteyi gidelim o zaman!''
-> 1 gün içinde güneş gözlüklerinden sis farlarına geçiş yapan 14 milyon Istanbullu, manik-depresif kişilik bozukluğuyla boğuşuyor...
-> Dün tüm Türkiye tarafından tanınıp bugün reklam ajansıyla mahkemelik olan yazılım firması Peak'in yarın da konkordato ilan etmesi bekleniyor...
-> Ekonomiye kaynak yaratmak amacıyla zarar eden tanzim satış noktalarının özelleştirilmesi için çalışmalara başlandığını belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Devletin işi manavlık yapmak mıdır?''
-> Bandırmaspor'da kadro dışı kalan sol kanat oyuncusu Tuncer Yumak, DSP ile görüşmelere başladığını KAP'a bildirdi...
FOTOHABER

Tanzimlerde ürün yelpazesi genişliyor...

AKP, bedava gıda hizmeti verecek olan turuncu konteynerları basına tanıttı...

BLOG

Yeni Başlayanlar İçin: Kedi

HALKIN SESİ

Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'nun ALES'te sonuncu olan akrabası yüksek lisansı kazandı, mahkeme puan listesine erişimi engelledi...

"Gerçekten utanç verici bir olay. Benim dışişleri bakanı akrabam olsa şimdi Miami'de konsolostum. Böyle bir vizyonsuzluk olamaz..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bu hafta gecikmiş kredi kartı borcunuz için günlük faiz uygulandığını hatırlatan banka SMS’ine "Faiz ayaklarımın altındadır" yazarak yanıt vereceksiniz. Eğlenceli bir fakirsiniz… devam...

İngilizce'de de akıcı bir şekilde boş konuşabilen Berat Albayrak, piyasalara güven verdi...

Kadro Dışı Kalan Benzia, Kenarda Seri Unfollow'lara Başladı...

devamı...

2019'dan ne bekliyorsunuz?

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Kar Yüzünden Türkiye'yle Bağlantısı Kesilen Köylüler, Yolu Açmaya Çalışan Ekiplere Saldırdı: ''Rahat bırakın lan bizi''

Yoğun kar yağışı nedeniyle 3 gündür Türkiye ile bağlantısı kesilen Ağrı’nın Diyadin İlçesi'ne bağlı Karabucak köyü sakinleri, yolu açmaya gelen karayolları ekiplerine saldırdı. “Açma dedikçe açıyorsunuz. S…. gidin lan burdan” nidaları eşliğinde, taş ve sopalarla kar küreme araçlarını tahrip eden köylüler, en azından birkaç ay ülkeyle ilgili herhangi bir şey öğrenmeme konusundaki kararlılıklarını gözler önüne serdiler.   devamı...

Fırsatçı Olmayıp Tanzimlerle Aynı Fiyatlara Satış Yapması Beklenen Aycan Market, Mahalleyi Vergiye Bağladığını Açıkladı...

İstanbul Avcılar'da faaliyet gösteren Aycan Market, mahalleliden gelen tanzimlerle aynı fiyatları uygulaması yönündeki talebi değerlendirebilmek için radikal bir karara imza attı. Kira, fatura vergi, maaş gibi dertleri olmayan ve zararına satış yapan tanzimlerle rekabet edebilmesidevamı...

Teoman, Yaklaşık 30 Manken Eşliğinde Çektiği Yeni Klibinde Yine "Yalnızlık", "Aşk Acısı", "Hayatın Anlamsızlığı" Falan Gibi Konuları İşledi

Sinema

Kingsman 2 (İngiliz İngilizcesi vs. Amerikan Aksanı), Ay Lav Yu Tuu (Amerikan İngilizcesi vs. Mardin Aksanı)

Vizyonun yeni filmleri çok yeni değil! Haftanın İngiliz-ABD yapımı ajan filmi Kingsman 2, bu sefer de Colin Firth’i dirilterek, yoğun bakımdan kaldırıp dövüşe sürerek şansını deniyor. İlkinden 7 yıl sonra gelen Ay Lav Yu Tuu da unutmuş olanlar için hatırlatıyor: "Amerikalı Amerikalıdır, Mardinli ise Mardinli, gurban"... Haftanın en iyisi ise, eski bir yapım! CGV Arthouse salonlarında gösterilen 2009 yapımı Elly Hakkında'nın yönetmeni Asghar Ferhadi, sektörün yenilerine senaryo dersi verirken adeta "Why do you make a fucking devam filmi" diyor.

O zaman öncelikle, eski Kingsman'deki müthiş 'kilisede katliam' sahnesini yâd edelim, sonra yazıya geçelim:

 

Kingsman 2: Altın Çember (Kingsman 2: The Golden Circle) - 'Biz eskiden adam öldürürken bile takım elbise giyerdik'

Mark Millar ve Dave Gibbons'ın çizgi romanından Matthew Vaughn'un uyarladığı İlk film 2015'te gelmiş; centilmenliklerinden dolayı düşmanlarını takım elbise giymeden dövmeyen asil ve komik ajanları çok sevmiştik. Derken devam filmi gecikmedi, Colin Firth diriltildi, İngilizlerin cool mizahına Amerikanların kaba kovboy şakaları karıştı, tadı kaçtı, ayrıca eski Camel'lar ne güzeldi...

Oyunculara bakınca; "Kadro sağlam olmazsa devam filmine seyirci mi gelir kız" anlayışı görülüyor. Genç Taron Egerton ve Colin Firth usta aynen kalıyor. Ek olarak Julianne Moore uyuşturucu patronu oluyor, Halle Berry ve Channing Tatum da ABD'li ajanları oynuyor. Bu kadar önemli oyuncu olunca, "Madem parasını verdik..." anlayışı devreye giriyor ve filmin süresi de 141 dakikaya çıkıyor.


 

Köpeğimizin ismini Poppy koyalım mı?

İlk filmde gözüne kurşun yiyen Harry'nin ölümünden sonra Kingsman teşkilatında mentorsuz kalan Harry, bir yandan sevgilisi Prenses Tilde'nin evlilik ataklarını savuşturmaya, diğer yandan Kingsman seçmelerinde elenen Charlie'nin intikam ataklarından korunmaya çalışır. Bu arada koca Kingsman'in birçok ajanını temizleyen uyuşturucu baroniçesi Poppy'nin, mallarını kullanan milyonlarca insana bir sürprizi olur!

Dünyadaki gençliği uyuşturucu bataklığına çekerken şöhret sahibi de olmayı da arzulayan, "Elin Escobar'ı 3 sezon dizi oldu, ben de popi olacağım" derdindeki Poppy'i durdurmak gerekir. Hayatta kalan Eggsy ve Merlin, Amerikan gizli istihbaratı Statesman ile işbirliği yapıp bu kadını alt etmeye çalışır.


Bir tatil yöresinde pansiyon işleten eski beyaz yakalı görünümündeki Poppy...
 

Neler eksik filmde, getirelim mi gelirken?

İlk filmdeki gibi kendi türünü, türünün klişelerini alaya alan bir film olmaması en önemli eksiği... Tam tersine "Aksiyon yıldızı ölmez" klişesine hizmet ederek Harry'i diriltiyor. Eğer Arka Sokaklar'ın, Kurtlar Vadisi'nin hiç ölmeyen karakterlerine gönderme yapmıyorşarsa, çok anlamlı ve gerekli durmuyor. Öykü bu şekilde zorlama olmasına karşın bazı aksiyon-dövüş kareografileri tadından yenmiyor. Kameranın hareketli olması ve yer yer slow motion tercihinden kaynaklı sürükleyici bir aksiyon var. Fakat Kingsman: Gizli Servis'teki kilise sahnesi gibi bir şey var mı dersen, yok… (Yok deme, kalmadı de, gelecek efendim de)


Havalar soğudu, vatandaş kayak merkezlerine hücum etti!


Burun kıvırmaya devam edecek olursak:

Kentucky'deki Amerikan ajanlarının, Güneyli olduklarını sürekli belli etme çabaları, sanki aşiret dizisi çekiyormuşuz gibi yerel yerel takılmaları, ne kadar da kovboy olduklarını göstermeleri itici… Bir de 104 milyon dolarlık bütçesi olan filme bazı CGI'ları hiç yakışmıyor. Robot tasarımları iyi ama yüzlerce kafesin CGI'la yaratıldığı sahneler bulanık duruyor mesela, CGI ustası yakın gözlüğünü takmamış gibi duruyor. Söyleselerdi bizim After Effects bilen arkadaşa 2-3 bira ısmarlayıp yaptırırdık.


Filmde yapay zeka Aleyna Tilki sürprizi de var (bu daha iyi espri yapıyor)...
 

Neden 18+ peki, sayın Matthew Vaughn Bey?

Filmin cesur yerleri, 18+ olmasına yol açan sert şiddet sahneleri ve de parmağın başrolde yer aldığı kısa bir sevişme sahnesi (o sahnede de kadının kocası parmak dublörü olmuş aslında, peeh, çok cesur sayılmaz)... Diğer yandan bazı yerler ahlakçı durabiliyor. Örneğin Eggsy'nin sevgilisinin sürekli "Şu işin adını koyalım artık" diyen bir evlilik delisi olması, Kingsman izlerken durduk yere akla Zuhal Topal'ı getirebiliyor. Uyuşturucu karşıtı mesaj da abartılınca kocaman bir kamu spotu olabiliyor film...

Bunun dışında büyüklere saygı, sevdiğin kıza ve teşkilata sadakat, kraliyet logosu seviciliği, ütülü pantolon bağımlılığı gibi kutsal değerler de öne çıkarılabiliyor, güzel duramayabiliyıor...


- O değil de, bizim harcırah ne zaman yatacak?

Puan: 65 (O da ilk filmin hatrına... 3. film kötü olursa sen o zaman gör Matthew...)

 

Ay Lav Yu Tuu - Daha yeni kimlik kartı alan Tinne halkı bile Green Card peşinde...

Sırasıyla, Emret Komutanım filmindeki rolünden, 2010 yılında ilk yönetmenliği Ay Lav Yu filminden, Hükümet Kadın serisinden, Bir Baba Hindu'dan tanıdığımız yönetmen ve oyuncu Sermiyan Midyat'ın son filmi... 112 dakika, beyaz perde üstüne yağlı şaka...


 

Şimdi nasıl oluyormuş bu ABD'ye kaçma işleri?

ABD'de eşi Jessica ve ailesiyle gördüğümüz, harıl harıl iş ararken düştüğü komikliklere tanık olduğumuz, topal İngilizcesiyle yaşamaya çalışan Mardinli İbrahim, önceki filmin sonunda devletten kimliklerini almış olan Tinne'deki hemşerilerini özlüyor. Tinne sakinleri ise neden hâlâ devletin bunları insan yerine koymadığını, neden işsiz olduklarını anlamaya çalışıyor (ben iki yılda bir kimliğimi yenilediğim halde işsizim, olur öyle); derken devreye İbrahim girerek bunları ABD'ye almaya çalışıyor. Çeşitli şeyler oluyor ve ABD Tinneli 5 aileye Green Card vermeyi kabul ediyor.

Bu arada İbrahim'in Jessica da hamile, köydeki hemen herkesin hamile olması gibi... Filmde çocuk doğurmaya ayrı bir teşvik var gibi; madem kimliğimiz var neden doğurmuyoruz der gibi...


Şuna bakınca İbrahim Tatlıses'in öpüşürken kadını yanlışlıkla yediği filmler geliyor aklıma: Travma!
 

Değer mi?

Film, çok eğlenceli bir açılışla başlıyor, şarkı-türkü-country müziği birbirine karışıyor, eğlenceli anlar vadediyor ama yoruluyor öykü... İbrahim, Tinne sakinlerine ABD kültürünü öğretirken 'Onlarda öyle-Bizde BEYLE' tarzı kültürel karşıtlıklardan yürümeye çalışan senaryo tükeniyor. Yer yer Cola Turka reklamı* izliyormuş hissine kapılıyoruz. Batı kültürü yüzeysel bir anlatımla "Geniş insanlar bunlar"a indirgenip Doğu toplumu 'masum ve güzel' insancıklar olarak resmedilince tatsızlaşıyoruz.

Bazısı eğlenceli, bazısı zorlama esprilerin art arda gelmesinden sonra İbrahim'in "Yeter bu kadar şebeklik yaptığımız, biraz didaktik mesaj vereyim" tavrıyla köylünün içine karışarak nutuk çekmesi kafa karıştırıyor. Tarzı Yılmaz Erdoğan'a, Yüksel Aksu'ya benzeyen yönetmen bu sahnede Cem Yılmaz'ın son Doritos Alaturca reklamını** hatırlatıyor.

O zaman kısa bir nostaljik reklam kuşağından sonra diğer filme geçelim, parmaktan sonra sizinleyiz:


*

**

Bu arada puan: Batı'da 60, Doğu'da da 60...

 

Elly Hakkında (Darbareye Elly) - Filmin özgün isminde 'darbe' geçmesi gerdi beni yalnız... Güme gitmeyelim şimdi...

Son Oscar ödüllerinde de En İyi Yabancı Film ödülü alan Asghar Ferhadi'nin Bir Ayrılık'tan da önce çektiği filmdir, en iyilerinden biridir. Ferhadi'nin en başta nasıl müthiş bir senarist olduğunu hepimiz biliyoruz işte; öyle bir yazar ki, yaprak sarmasını tencereye özenle yerleştiren bir anne gibi, 95 parça kıyafeti bir valize düzenli bir şekilde koyabilen bir tatilci gibi, kütüphanesine kitapları özenle yerleştiren ve kategorize eden bir aydın gibi... Maşallah, mummphh, tak tak tak (tahtaya vurdum)...

Oyuncu kadrosunda ise İran sinemasından aşina olduğumuz iki isim göze çarpıyor: Taraneh Alidoosti ve son filmi Karayip Korsanları'nda adeta makyajla dövülerek tanınmaz hâle getirilen Gülşifte Ferahani*...


*Hollywood blockbuster'larının derbeder ettiği İran güzeli...
 

Senaryosuyla mı dövecek yine bizi Ferhadi?

Kadınlı-erkekli bir grup orta sınıf İranlıyı görürüz, kısa süreli bir tatil kaçamağı yapma amacındadırlar. Eğlenirler, dans ederler, Allah mutluluklarını bozmasın dedirtirler. Ama işte Asghar Ferhadi duramaz, huysuzlanır, onun işi bir şekilde orta sınıfın huzurunu kaçırmaktır. Derken Sepideh isimli karakterin Ahmet isimli Alamancıya ayarlamak için davet ettiği Elly ortadan kaybolur. Ve bütün ilişkiler çözülür, parçalanır, her karakter birbirinin arkasından demediğini bırakmaz, gizem ve gerilim baş başa yürür...

Kırılgan ilişkiler üzerinden aile kurumunu ve toplumsal ilişkileri deşen senaryo güçlüdür, bununla beraber sesler de büyük önem taşır. Mesela gerilimin başladığı noktada gelen "Güm" sesi ilginçtir. Sanki Ferhadi kamera arkasında "Buuum, koyduk mu gerilimi!!" der gibidir.


Asghar Ferhadi'yi hasedinden çatlatan İranlı orta sınıf mutluluğu...

Puan: 80 (Yeri gelmişken Bir Ayrılık 100, Geçmiş filmi de 90 [puanlayasım geldi yine her şeyi])...


Diğer:

Atçalı Kel Mehmet: TRT desteğiyle çekilen film, II. Mahmut döneminde yaşayan bir halk dostunu, Osmanlı'nın yerel otoriteleri karşısına dikilen Atçalı Kel Mehmet'in ve efelerin öyküsünü anlatıyor. Aklımıza düğünlerde takım elbiseyle zeybek oynayanlar geliyor, birkaç figür öğrenmeye çalışıyoruz. O sırada oyunculuklar ve kötü CGI gözümüze çarpıyor, keşke düğün videosu izleseydik diyoruz.

İz: Agnieszka Holland'ın Kasia Adamik ile birlikte yönettiği film, hayvan hakları savunucusu Janina'nın, komşusunun öldürülmesi ve iki köpeğinin ortadan kaybolmasıyla araştırma yürütmesini gösteriyor. Roman uyarlaması olan ve polisiye özellikleri gösteren film, dediklerine göre biraz dağınıkmış. Dizi olsa daha iyi olurmuş diyorlar. ("Canımız polisiye dizi çekti" diyemiyorlar)


 

Kaçış Odası: Korku filmi hayranı Jeff ile Ben'in, sevgilileri Jess ile Angie'yi de alarak biraz eğlenme amacıyla amacıyla gittikleri kaçış odasında yaşananlar konu ediniliyor. Böylece film en büyük korkumuzu dürtüyor: Ne de güzel eğlencemize bakarken başımıza fenalıklar gelmesi, "Aman tadımız kaçmasın!" dediğimiz anda tadımızın kaçması... Bu duygunun müptelasıysanız izleyebilirsiniz.

Tarla: Normalde fotoğrafçı olan Cemil Ağacıkoğlu'nun yazıp yönettiği Tarla, borçlarından kurtulmak için ailesinin memleketteki tarlasını satmaya çalışan vefasız biraderler Tarık ile Emre'yi anlatıyor. Minimalist bir kır gerilimi görürken 'fotoğraf olsa daha iyiymiş' diyeceğimiz kadrajlarla karşılaşıyor, "Bu film de bir fotoğraf sergisi olsa daha iyi olurmuş" diyoruz. Evet, biraz ukalayız.


Cemil Bey de bi' Insagram hesabı açsın. Kafadan 2 bin like'ı var şu fotoğrafın, boşa gitmesin...
 

SONUÇ - Elly yüzü düzgün neler var şimdi?

Başlıktaki kelime oyununda gördüğümüz gibi bu kült film  Elly Hakkında'yı izleyiniz ve Başka Sinema ile CGV Arthouse'un bu eski film getirme işini daha çok yapmasını dileyiniz. Kingsman 2'yi de ilk filmin hatrına izleyebilir, çok sorgulamadan eğlenebilirsiniz (zaten bu film işlerini çok düşünürseniz delirirsiniz). İz de hayvan katliamlarına parmak bastığı için "Önce konu" diyenlere yönelik bir seçenek olabilir, kendini sevdirmek için saatlerce peşimizden yürüyen bir sokak köpeği gibi  "İzle beni izle beni" demesine kulak verilebilir. Ay Lav Yu Tuu ise tam bir TV filmi, TV'ye düşünce ailecek izler, ana babanızla aynı anda gülerek aile saadeti yaşayabilirsiniz.

Twitter: @duraladam

-BİTTİ (Haftaya Mother ve Kurtlar Vadisi Vatan izleyerek ana-bacı-kurt-vatan üzerine biraz düşüneceğiz)-

(iletisimcevahiri Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(5.2.2019)

Bakan Mevlüt Çavuşoğlu'nun ALES'te sonuncu olan akrabası yüksek lisansı kazandı, mahkeme puan listesine erişimi engelledi...

"Gerçekten utanç verici bir olay. Benim dışişleri bakanı akrabam olsa şimdi Miami'de konsolostum. Böyle bir vizyonsuzluk olamaz..."

Mert Maysallar, İşsiz


Diğer yorumlar ->

(10.1.2019)

Meclis Başkanlığı'ndan neden istifa etmediğini açıklayan Binali Yıldırım: ''Seçim siyasi bir faaliyet değildir...''

"Çıkıp açık açık 'İstifa mistifa etmiyorum mk, yiyorsa YSK adaylığımı düşürsün hadi' dese daha mi iyi? Adam yine efendice, iyi kötü bir açıklama yapmaya çalışıyor. Bi şeyi de beğenin..."

Tuncer Sağlıca, Taksici


Diğer yorumlar ->