Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
HALKIN SESİ

Erdoğan: ''Kriz mriz yok, hepsi manipülasyon...''

"Ha manipülasyonsa tamam o zaman ya. Ben de kriz yüzünden battım diye boş yere üzülüyordum. Teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanım..."
-> Doan IRF Ayakkabı'nın 6 aydır bir türlü konkordato diyemediği için iflasını açıklayamadığı ortaya çıktı...
-> Rus uçağı düşüremeyen tek bölge ülkesi olan Filistin'de çalışmalar devam ediyor...
-> Ali Koç net konuştu. ''Bu bizim krizimiz değil...''
-> Cocu: ''Gücümüzü Beşiktaş maçına sakladık...''
-> Fenerbahçe'de beş, altı hafta sonra kovmak üzere yeni bir teknik direktör arayışları başladı...
FOTOHABER

Enerji Bakanlığı, Kadıköy'de tükenebilir enerji kaynağı buldu...

Türkiye, kutlu yürüyüşe ayakkabısız devam etme riskiyle karşı karşıya...

DERGİ
SİNEMA

Predator (Rastalı uzaylı dehşet saçıyor...), Western (Ama içinde kovboy yok, üstelik de Alman...)

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Haftada bir gittiğiniz kahvecinin latte'ye zam yapmasıyla birlikte hayatınızın instagram'da bile güzel görünemeyeceği bir döneme giriyorsunuz. Allah sabır versin... devam...

Tahran'da gerçekleşen Rusya-İran-Türkiye üçlü zirvesinden sevindirici haber: En çok kajuyu Türkiye yedi...

Her Tatil Dönüşü 'Benim ne işim var lan bu şehirde?' Diyenler İçin: Kırsalda Hayatta Kalma Rehberi

Fenerbahçe Teknik Direktörü Phillip Cocu: ''Bu zor günlerde taraftarımıza ekonomik sıkıntılarını bir nebze unutturabildiysek...''

Kayserispor’a Kadıköy'de 3-2 mağlup olarak ligdeki 4. karşılaşmasında 3. yenilgisini alan Fenerbahçe’de Teknik Direktör Phillip Cocu, maç sonunda çarpıcı açıklamalara imza attı. devamı...

O değil de ne ara Eylül oldu ya?

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Yeni Türk Yapımı Oyun Geliyor : Future Army

Hayal Tacirleri Yine İş Başında: ''Almanya'da Startup'ta İş Bulduk'' Diye Kandırdıkları Yazılımcıları Edirne'nin Karaağaç Mahallesi'ne Bıraktılar...

Genç yazılımcıların Almanya hayalleri, Edirne’de yıkıldı. İnsan tacirleri tarafından 'size Almanya'da iş bulduk' vaadiyle kandırılan 27 kişilik yazılımcı ekibi, simsarlar tarafından Edirne'nin Karaağaç mahallesine bırakıldı. devamı...

Ünlü Para Birimi Dolar, Hakkında Merak Edilenleri Yanıtladı: ''Trump'a ben de uyuzum...''

Son ayların Türkiye'de en çok konuşulan isimlerinden olan ABD Doları, hakkında merak edilen soruları bir basın toplantısıyla yanıtladı. Türkiye ile olan ilişkisinden, özel yaşamına dek pek çok konuda samimi açıklamalarda bulunan popüler para birimi, ılımlı yaklaşımıyla Türk halkına zeytin dalı uzattı...devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Blog

Yarı Yıl Tatili Aldatmacası: Üniversite Öğrencilerini Memlekette Bekleyen 7 Büyük Tehlike...

Üniversitelerde bir final dönemi daha iyisiyle kötüsüyle sona ererken, memleketlerine göç eden öğrenci kafileleri de şehirlerarası otobüs firmalarının yazıhanelerini doldurmaya başladı bile. Öğlen 3'lere kadar kıçını devire devire uyumanın, anne yemeğinin ve doğru düzgün ısınan bir evin hayaliyle rehavete kapılan bu masum sabiler, maalesef memlekette kendilerini bekleyen tehlikelerden habersizler.

Bu yazımızda standart bir üniversite öğrencisini sömestr tatilinde bekleyen temel bazı riskleri sıraladık. Gerçi bir faydası olmayacak, burada yazılanların önemli bir kısmı başınıza gelirken oturup çaresizce izlemekten başka bir şey gelmeyecek elinizden ama olsun. Dedikleri gibi: Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

 

1. Sabah temizliği

Şöyle köşe bucak, geniş bir ev temizliği için annenize göre en ideal zaman sömestr tatilinin ilk günü, sabahın körü saatleridir. Uykunun en güzel yerinden beyninizi tırmalayan elektrik süpürgesinin sesiyle uyandığınızda, bir de kalkıp bakacaksınız ki, perdeler yok, bütün camlar açık, ıslak halı ve çamaşır suyu kokusu bütün evi sarmış...

“Oraya basma, bu odaya girme”lerle geçen günü bir nebze olsun çekilir kılmak için kucağınıza alacağınız bilgisayar henüz 10.dakikasında “Ay sürekli bilgisayar başındasın, yüzünü göremedik evladım” tepkisiyle karşılanacak; elinize tutuşturulan bir ev dolusu yeni yıkanmış perdeyi asarken “Ya şu anda da yüzümü görmüyorlar pek, bir aksilik olmasın bu işte?” sorusu beyninizde yankılanıp duracak. Sukunetinizi korumaya çalışın, henüz tatilin başındasınız. Daha kötü ne olabilir ki?

korniş
- Gel gel, biz de seni bekliyoruz...


2. Ders çalıştırılacak küçük iblis

Dünya üzerinde ıslak perde asmaktan daha kötü bir şey varsa o da hazır tatile gelmişken matematik çalıştırmanız istenen komşu çocuğudur. “Matematikten ne anlarım ben? Dilden girdim sınava” şeklindeki yırtma çabalarınız size yarar sağlamaktan çok memleketinizde ansızın yabancı dile olan ilgiyi arttıracak, gerizekalı veledini kapan konu komşu kim varsa kapınıza dayanacaktır.

Boşuna direnmeyin, paşa paşa ne biliyorsanız anlatın çocuğa. Ben ondan anlamam, bunu bilmem diye debelendikçe daha da dibe batacağınızı, işin komşunun ilkokuldaki çocuğuna kartondan güneş sistemi maketi yapmaya kadar gideceğini hatırlatmak isteriz.

komşu çocuğu
Aldanma çocuksu masum yüzüne...
 

3. Aniden bastıran hala ve çocukları

Tatile giren yalnızca siz olmamasından mütevellit, çalacak bir kapıyla beraber karşınızda bulacağınız 7 saatlik yoldan gelen halanız ve sürüsüne bereket çocukları sizi hiç şaşırtmasın. Seyahat özgürlüğü olan bir ülkede her zaman sömestr tatilini değerlendirmek isteyecek bir grup hala ve hala çocuğu var olacaktır.

Takriben 2 hafta kadar sizinle birlikte olacak bu ekip, günde ortalama 15 defa sordukları “Sen şimdi burayı bitirince neci olacaksın?” sorusu ve 9 demliğe kadar çay tüketebilme kapasitesiyle meşhurdur. İlk akşam salona yer yatakları atıldığında halanızın en büyük oğlundan gelecek “Dayıoğlu, güreşek mi?” teklifi, tatilin en heyecanlı anlarını yaşamanıza vesile olacak.

halaoğlu
- Güreşek mi?
 

4. Lise arkadaşlarıma ne oldu böyle?

Aylardan sonra memlekete dönünce elbette yapılacak ilk işlerden biri de liseden arkadaşlarla buluşmaktır ve o grup bir araya geldiğinde sohbet genel olarak şu şekilde ilerler:

1- “Ya Ekrem hoca efsaneydi yeaa”, “Yan sınıfta bir Asuman vardı, nooldu o?” temalı nostaljik sohbetler

2- Herkesin kendi okuduğu üniversiteyi övdüğü, bölümün ne denli zor olduğundan bahsettiği, eve çıkanların komik sefalet öyküsü klişelerini anlattığı (kettle’da pişen makarna, salondaki çekyatta uyuyan yabancı, bira şişesiyle yapılan çeşitli aktiviteler falan filan) bölüm.

3- İstiklal marşı ve kapanış (ehehe)

İlk tekrarlandığında insanın ağzında hoş bir tad bırakan bu döngü, aynı zamanda şu soruyu da gündeme getirir: Bir sonraki görüşmede ne konuşucaz lan biz?!

Nitekim tüm malzemenin ilk buluşmada tüketilmiş olması nedeniyle 2. ve sonraki buluşmalarda masaya genelde anlamsız bir sessizlik hakim olur ve eski okul arkadaşlarıyla en güzel temasın gerçekten de Facebook üzerinden olacağına dair inancınız perçimlenir. Son olarak, erkekler için liseyi birbirine katan o Asuman’ın geçen yıl bir kuyumcuyla evlendiğini, kızlar için de ama çok fena kilo alıp muazzam çirkinleştiğini ekleyelim…

asuman
- Beni biraz böyle hatırla...
 

5. "Yengenler de bekler..." 

Kısıtlı bir süre için geldiğiniz şehriniz, görmeden dönmemeniz icap eden yaşlı akrabalarınızla doludur. Elbette her krizi olduğu gibi bunu da fırsata dönüştürmek mümkün ama ölçülü olmaya dikkat edin. Bu insanlara göstereceğiniz haddinden fazla ilgi ve alaka “Aha parası bitmiş bunun” fikrinin aileniz içerisinde hızla yayılmasına sebep olacaktır. Bir insan tatilin her günü sabah babaannesinin elini öpmeye gidip “Babaanne bildiğin gibi değil, üniversitede okumak çok masraflı” edebiyatı yapar mı? Biraz çaktırmadan yapmaya çalışın şu harçlık koparma işini…
 

6. Memlekette bırakılan sevgili

Sokakta lise aşkınızla karşılaşmanız elbette tatilin en garip cilvelerinden biri. Bu durum, varsa eğer, şimdiki sevgilinizin de aynı şeyi yaşamış olma ihtimalini aklınıza getirecek (en azından bu yazıyı okuduktan sonra getirecek) ve onu gece gündüz mesajlara boğmanıza sebep olacak. Eğer mevcut bir sevgiliniz yoksa bu defa memlekette bıraktığınız eski aşkınız depreşecek, o garibanı sms yağmuruna tutacaksınız. Her halükarda şöyle güzel, iyi kabarmış bir telefon faturası sizi bekliyor tatil dönüşünde.
 

7. Dönüş yolunun ağırlığı

Halihazırda dinlenememiş olduğunuz Şubat tatili dönüşünde üzerine binen ağırlık, ne okulun yeniden başlıyor olmasının verdiği sıkıntı ne de sevdiklerinizden ayrılacak olmanın yarattığı hüzündür. O ağırlığın temel sebebi mutfaktan aşırdığınız makarnalar, annenizin yanınıza koyduğu tarhana, reçel, turşu ve şanslıysanız bir tencere sarmadır. Gelirken 3 bavula tepiştirerek ancak sığdırdığınız kirlilerinizin yıkanmış ütülenmiş versiyonlarının 4 bavula çıktığı da hesaba katılacak olursa, böyle bir tatile yakışacak bir çileyle dönmenizin kesin olacağı söylenebilir. Şimdiden büyük geçmiş olsun herkese…

 

(katina Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(19.9.2018)

Erdoğan: ''Kriz mriz yok, hepsi manipülasyon...''

"Ha manipülasyonsa tamam o zaman ya. Ben de kriz yüzünden battım diye boş yere üzülüyordum. Teşekkürler Sayın Cumhurbaşkanım..."

Muzaffer Saldanoğlu, Galerici


Diğer yorumlar ->

(14.9.2018)

MÜSİAD Ankara Başkanı: ''Döviz kuru ekrandan kaldırılsın...''

"Ek olarak raflardaki fiyat etiketlerinin de sökülmesi yerinde olur. Kasada görürüz ne ödeyeceğimizi. Durduk yere insanların moralini bozmaya gerek yok..."

Yusuf Yüzbiroğlu, Tesisatçı


Diğer yorumlar ->