Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
VİDEOHABER

Vakıfbank Uzman Yardımcısı alım sınavları başladı...

-> 5 kişilik büroda her espriye gülen Aysıla H. (25), intiharın eşliğinde olan diğer çalışanları hayata bağlamaya devam ediyor...
-> Son olarak Sakarya'daki patlamayla ilgili ''Cumhurbaşkanımızın talimatıyla müdahale ettik'' şeklinde açıklama yapan yetkililer acaba ''Bunlar talimatsız bir şey yapamıyor mu?'' sorusunu gündeme getirdi...
-> Ozan güven, şiddet iddiaları ile ilgili kendini savundu. ''Kaç yaşında olduğunu söylemedi...''
-> Aynı gün içinde hem Halk TV ve Tele1'e 5 gün kapatma cezası verilmesi, hem de sosyal medya platformlarının kapatılmasının gündeme gelmesi şüpheleri artırdı: ''Bunlar yakında büyük bir halt yiyecek ama du bakalım...''
-> Sosyal medya hesaplarının alayını kapatma talimatı alan bir kısım kullanıcı, Tinder'ın liderlerin aklına gelmemesi için günü çift dua ile kapadı...
FOTOHABER

Barajın yapımını yüklenen müteahhitin malzemeden çalma olayını biraz abartmış olabileceğinden kuşkulanılıyor...

FETÖ'nün yıllarca soruları çaldığı kurumdan milli ve manevi değer açıklaması. Ayrıntılar geliyor...

SİNEMA

Yine Her Şeyi Birbirine Karıştırdınız Di mi? Dark Dizisinin İlk 2 Sezon Analizi, Hatırlatmaları ve 3. Sezon Teorileri

BLOG

Seveniyle, Uyuz Olanıyla, Linç Etmeye Çalışanıyla, Müziğiyle, Duruşuyla, Ülke Dışına Taşan Şöhretiyle... Yeni Başlayanlar İçin Gaye Su Akyol

HALKIN SESİ

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"
KİTAP

''Kendini sev, evrene enerji şeyap'' Zırvalarından Sıkılanlar İçin, Bir İşe Yaraması Muhtemel Kişisel Gelişim Kitapları

DERGİ
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Düzenli bir cinsel hayatınız yok diye üzülmeyin. İş başvurularınıza geri dönülmüyor diye dertlenmeyin. Lütfen büyük resmi görmeye çalışın. Şunun şurasında ne kadar ömrünüz kaldı ki zaten? Yapmayın böyle... devam...

İki Hafta Sonra Milyonlarca Kişiyle Birlikte Toplu Taşımaya Binip İşe Gidecek Olan Gökhan Asaklı(36), Endişeli: ''Liglerin 12 Haziran'da başlaması futbolcuları riske atar mı?''

İki aydır ücretsiz izinde olan Gökhan Asaklı(36), bayramdan sonra hız kazanacak olan normalleşme süreci kapsamında tekrar faaliyete geçecek işyerine dönmek için gün sayarken, bir grup genç, sağlıklı ve zengin sporcunun 12 Haziran'da işbaşı yapmasının erken bir adım olabileceğinden endişe ediyor. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Canı Sıkıldığında En Fazla Kendi Instagram'ını Kapatabilen Ceren Aydan(22)'ın Bir Hayali Var: ''Keşke ülke babamın çiftliği olsa da sıkıldıkça herkese kapatabilsem...''

Canı sıkıldıkça instagram hesabını kapatan ancak en fazla 3 gün sonra 'bir şeyler kaçırıyorum' endişesiyle tekrar açan Ceren Aydan(22), istediği zaman bütün ülkenin de kendisiyle birlikte sosyal medyaya zorunlu olarak ara vereceği bir Türkiye hayal ediyor.  devamı...

TÜİK, Turizm İçin de Devrede: Suriyeli Mülteciler Yaz Sezonu Boyunca Yabancı Turist Olarak Sayılacak...

Dünyayı kasıp kavuran Covid-19 salgını nedeniyle özellikle yabancı turist sayısı açısından sıkıntılı günler yaşayan turizm sektörüne can simidi TÜİK'ten geldi. devamı...

İç Savaş ve Kıtlık Yüzünden Nüfusu 117 Kişiye Düşen Afrika Ülkesi, Göçmen Alımına Başladı

Blog

Yarı Yıl Tatili Aldatmacası: Üniversite Öğrencilerini Memlekette Bekleyen 7 Büyük Tehlike...

Üniversitelerde bir final dönemi daha iyisiyle kötüsüyle sona ererken, memleketlerine göç eden öğrenci kafileleri de şehirlerarası otobüs firmalarının yazıhanelerini doldurmaya başladı bile. Öğlen 3'lere kadar kıçını devire devire uyumanın, anne yemeğinin ve doğru düzgün ısınan bir evin hayaliyle rehavete kapılan bu masum sabiler, maalesef memlekette kendilerini bekleyen tehlikelerden habersizler.

Bu yazımızda standart bir üniversite öğrencisini sömestr tatilinde bekleyen temel bazı riskleri sıraladık. Gerçi bir faydası olmayacak, burada yazılanların önemli bir kısmı başınıza gelirken oturup çaresizce izlemekten başka bir şey gelmeyecek elinizden ama olsun. Dedikleri gibi: Hiç bilenle bilmeyen bir olur mu?

 

1. Sabah temizliği

Şöyle köşe bucak, geniş bir ev temizliği için annenize göre en ideal zaman sömestr tatilinin ilk günü, sabahın körü saatleridir. Uykunun en güzel yerinden beyninizi tırmalayan elektrik süpürgesinin sesiyle uyandığınızda, bir de kalkıp bakacaksınız ki, perdeler yok, bütün camlar açık, ıslak halı ve çamaşır suyu kokusu bütün evi sarmış...

“Oraya basma, bu odaya girme”lerle geçen günü bir nebze olsun çekilir kılmak için kucağınıza alacağınız bilgisayar henüz 10.dakikasında “Ay sürekli bilgisayar başındasın, yüzünü göremedik evladım” tepkisiyle karşılanacak; elinize tutuşturulan bir ev dolusu yeni yıkanmış perdeyi asarken “Ya şu anda da yüzümü görmüyorlar pek, bir aksilik olmasın bu işte?” sorusu beyninizde yankılanıp duracak. Sukunetinizi korumaya çalışın, henüz tatilin başındasınız. Daha kötü ne olabilir ki?

korniş
- Gel gel, biz de seni bekliyoruz...


2. Ders çalıştırılacak küçük iblis

Dünya üzerinde ıslak perde asmaktan daha kötü bir şey varsa o da hazır tatile gelmişken matematik çalıştırmanız istenen komşu çocuğudur. “Matematikten ne anlarım ben? Dilden girdim sınava” şeklindeki yırtma çabalarınız size yarar sağlamaktan çok memleketinizde ansızın yabancı dile olan ilgiyi arttıracak, gerizekalı veledini kapan konu komşu kim varsa kapınıza dayanacaktır.

Boşuna direnmeyin, paşa paşa ne biliyorsanız anlatın çocuğa. Ben ondan anlamam, bunu bilmem diye debelendikçe daha da dibe batacağınızı, işin komşunun ilkokuldaki çocuğuna kartondan güneş sistemi maketi yapmaya kadar gideceğini hatırlatmak isteriz.

komşu çocuğu
Aldanma çocuksu masum yüzüne...
 

3. Aniden bastıran hala ve çocukları

Tatile giren yalnızca siz olmamasından mütevellit, çalacak bir kapıyla beraber karşınızda bulacağınız 7 saatlik yoldan gelen halanız ve sürüsüne bereket çocukları sizi hiç şaşırtmasın. Seyahat özgürlüğü olan bir ülkede her zaman sömestr tatilini değerlendirmek isteyecek bir grup hala ve hala çocuğu var olacaktır.

Takriben 2 hafta kadar sizinle birlikte olacak bu ekip, günde ortalama 15 defa sordukları “Sen şimdi burayı bitirince neci olacaksın?” sorusu ve 9 demliğe kadar çay tüketebilme kapasitesiyle meşhurdur. İlk akşam salona yer yatakları atıldığında halanızın en büyük oğlundan gelecek “Dayıoğlu, güreşek mi?” teklifi, tatilin en heyecanlı anlarını yaşamanıza vesile olacak.

halaoğlu
- Güreşek mi?
 

4. Lise arkadaşlarıma ne oldu böyle?

Aylardan sonra memlekete dönünce elbette yapılacak ilk işlerden biri de liseden arkadaşlarla buluşmaktır ve o grup bir araya geldiğinde sohbet genel olarak şu şekilde ilerler:

1- “Ya Ekrem hoca efsaneydi yeaa”, “Yan sınıfta bir Asuman vardı, nooldu o?” temalı nostaljik sohbetler

2- Herkesin kendi okuduğu üniversiteyi övdüğü, bölümün ne denli zor olduğundan bahsettiği, eve çıkanların komik sefalet öyküsü klişelerini anlattığı (kettle’da pişen makarna, salondaki çekyatta uyuyan yabancı, bira şişesiyle yapılan çeşitli aktiviteler falan filan) bölüm.

3- İstiklal marşı ve kapanış (ehehe)

İlk tekrarlandığında insanın ağzında hoş bir tad bırakan bu döngü, aynı zamanda şu soruyu da gündeme getirir: Bir sonraki görüşmede ne konuşucaz lan biz?!

Nitekim tüm malzemenin ilk buluşmada tüketilmiş olması nedeniyle 2. ve sonraki buluşmalarda masaya genelde anlamsız bir sessizlik hakim olur ve eski okul arkadaşlarıyla en güzel temasın gerçekten de Facebook üzerinden olacağına dair inancınız perçimlenir. Son olarak, erkekler için liseyi birbirine katan o Asuman’ın geçen yıl bir kuyumcuyla evlendiğini, kızlar için de ama çok fena kilo alıp muazzam çirkinleştiğini ekleyelim…

asuman
- Beni biraz böyle hatırla...
 

5. "Yengenler de bekler..." 

Kısıtlı bir süre için geldiğiniz şehriniz, görmeden dönmemeniz icap eden yaşlı akrabalarınızla doludur. Elbette her krizi olduğu gibi bunu da fırsata dönüştürmek mümkün ama ölçülü olmaya dikkat edin. Bu insanlara göstereceğiniz haddinden fazla ilgi ve alaka “Aha parası bitmiş bunun” fikrinin aileniz içerisinde hızla yayılmasına sebep olacaktır. Bir insan tatilin her günü sabah babaannesinin elini öpmeye gidip “Babaanne bildiğin gibi değil, üniversitede okumak çok masraflı” edebiyatı yapar mı? Biraz çaktırmadan yapmaya çalışın şu harçlık koparma işini…
 

6. Memlekette bırakılan sevgili

Sokakta lise aşkınızla karşılaşmanız elbette tatilin en garip cilvelerinden biri. Bu durum, varsa eğer, şimdiki sevgilinizin de aynı şeyi yaşamış olma ihtimalini aklınıza getirecek (en azından bu yazıyı okuduktan sonra getirecek) ve onu gece gündüz mesajlara boğmanıza sebep olacak. Eğer mevcut bir sevgiliniz yoksa bu defa memlekette bıraktığınız eski aşkınız depreşecek, o garibanı sms yağmuruna tutacaksınız. Her halükarda şöyle güzel, iyi kabarmış bir telefon faturası sizi bekliyor tatil dönüşünde.
 

7. Dönüş yolunun ağırlığı

Halihazırda dinlenememiş olduğunuz Şubat tatili dönüşünde üzerine binen ağırlık, ne okulun yeniden başlıyor olmasının verdiği sıkıntı ne de sevdiklerinizden ayrılacak olmanın yarattığı hüzündür. O ağırlığın temel sebebi mutfaktan aşırdığınız makarnalar, annenizin yanınıza koyduğu tarhana, reçel, turşu ve şanslıysanız bir tencere sarmadır. Gelirken 3 bavula tepiştirerek ancak sığdırdığınız kirlilerinizin yıkanmış ütülenmiş versiyonlarının 4 bavula çıktığı da hesaba katılacak olursa, böyle bir tatile yakışacak bir çileyle dönmenizin kesin olacağı söylenebilir. Şimdiden büyük geçmiş olsun herkese…

 

(katina Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(12.5.2020)

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"

Yeşim Benece, İşsiz


Diğer yorumlar ->

(17.4.2020)

İçişleri Bakanlığı, Mansur Yavaş ve Ekrem İmamoğlu hakkında ''halka yardım için bağış topladıkları'' gerekçesiyle soruşturma başlattı...

"Ben direkt terör soruşturması bekliyordum ama bu sefer eli düşük açmışlar. Bir rehavet mi var acaba hükümetimizde?"

Soner Turkancı, Öğretmen


Diğer yorumlar ->