Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Pazar Gecesi Ekranda Katil Arama Qeyfi: Yargı...

Advertisement
-> Merkez Bankası'nın faiz kararı Merkez Bankası'nda şok etkisi yarattı: ''Bilsek biraz dolar alırdık...''
-> Erdoğan’ın Anadolu bilgeliğini taşıyacağını söylediği Nijerya’yı şark kurnazlığı korkusu sardı…
-> Sosyete ve sanat dünyası, Etiler'in yeni gözde mekanı Shell İstasyonu'nda buluştu. Geceden renkli kareler....
-> Fatih Terim'in bu futbolla 3 milyon euro aldığını öğrenen Erdoğan, maaşına 100.000 Lira daha zam yaptı...
-> Doktorun ''Muayeneye aç karnına gel'' direktifini yanlış anlayan Servet S.(59), yarın sabahki serpme kahvaltı için sabırsızlanıyor...
FOTOHABER

Sedat Peker'in sadece görüntülü telefon görüşmelerini yayınladığı isimlerde ''ucuz yırtmışız'' coşkusu...

AFAD Başkanlığı: ''Anlaşmaya göre Katar'da afet olduğunda biz askeri fabrika vereceğiz, bizde afet olduğunda onlar Cumhurbaşkanına uçak hediye edecekler...''

BLOG

Zaytung Özel Röportaj: Ersin Karabulut ile İstanbul'daki Sergisini, Fransa’daki Mütevazi Şöhretini ve Okurken İçten İçe Gıcık Olacağınız Diğer Marifetlerini Konuştuk...

VİDEOHABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan: ''Bakın son kez anlatıyorum, karpuz seçerken öncelikle...''

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili Koçlar, en son bundan yaklaşık 3.5 yıl önce sizin burca güzel bir şey yazmışız. Biz üşendik şimdi de siz arşivden girip bi bakıverin. Önümüzdeki 2 yıl da onunla idare etmeniz gerekecek çünkü.... devam...

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Yeni Dönem Karantina Günlerinize ve Story'lerinize Renk Katacak 5 Şahane Öykü Kitabı

Milli Takım'da Kamyonla Para Verilip Yalvar Yakar Takımın Başına Getirildikten Sonra Kuyruğuna Teneke Bağlanarak Yollanacak Yeni Teknik Direktör Arayışları Başladı...

6-1'lik Hollanda yenilgisinin ardından A Milli Futbol Takımı'nda Teknik Direktör Şenol Güneş'in koltuğu sallantıya girerken, Güneş yerine gelebilecek isimler de şimdiden tartışılmaya başlandı. devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Fahiş Fiyat Uygulayan Benzin İstasyonu, Duyarlı Vatandaşlar Tarafından Polise İhbar Edildi: ''Ekonomik darbe yoluyla ülkemize diz çöktürmeye çalışan bu hainler...''

Bu akşam saatlerinde İstanbul Göztepe'deki bir akaryakıt istasyonunda aracına mazot almak için duran Muzaffer Durgunlar(42), kendisinden litre başına  8 TL talep eden istasyonu ''ekonomik darbe yoluyla hükümeti devirmeye çalıştığı" gerekçesiyle polise ihbar etti. devamı...

Akaryakıtta Beklenen Müjde Geldi: ''Bundan sonra benzinin litre fiyatına zam yok, litreyi azaltacağız...''

Akaryakıta art arda gelen zamların ardından kamuoyundan yükselen tepkileri dikkate alan Enerji Bakanlığı'dan beklenen müjdeli haber sonunda geldi. Son olarak litresi 8 TL'ye kadar yükselen benzinin bundan böyle mevcut fiyatlarında sabitleneceğini açıklayan Bakanlık, hali hazırda 1000 sanimetreküp (cc)'ye eşit olan Litre ölçü biriminde ise piyasa şartlarına göre değişikliğe gidileceğini duyurdu...devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Sinema

Umbrella Academy'den Russian Doll'a... Sadece İlk Bölümünü İzleyip Peşin Hüküm Verdiğimiz 8 Netflix Dizisi

Artık herkes Netflix’te. Organize İşler Sazan Sarmalı, iki hafta boyunca sazan sarmaladıktan sonra Netflix’te, eski sevdiğimiz diziler Netflix’te, öncesinde yerli bir dijital platformda duyulan diziler bile "Bunlar iyi para veriyor ha" dercesine Netflix’te. Belki de artık Vizyonda Bu Hafta yazılarının yerini "Netflix’te Bu Ay"lara bırakma zamanı gelmiştir. Evet çağ değişti ve dijital alışkanlık… Amaan, yok be, bakma böyle tespit kastığıma, bu hafta vizyondaki filmler dötüm gibiydi, Netflix dizileri yazayım dedim.

Evet, sizin için güncel Netflix dizilerinden 7-8 tanesine baktım. “İlk bölüm dizinin fragmanıdır” diyerek birer bölüm izleyip yorumladım. Şuraya da, ilk bölümünü izledikten sonra birkaç ay Netflix'ten soğuduğum Hakan: Muhafız dizisinin ikinci sezon fragmanını koydum, isteyen bakıp devam etsin diye:

 

1. Umbrella Academy - Marvel'ı DC'si yetmezmiş gibi, yeni bir çizgi roman uyarlaması...

İlk bölümü izledikten sonra pencereyi açıp mahalleye bağırarak Netflix'e seslendim. Sonuçta Netflix her yerdeydi, duyabilirdi: "Eeey Netflix, altı üstü çizgi romandan uyarlanan süper güçlü insanları anlatıyorsun. Neden bu kadar karanlık bir anlatım tutturuyorsun?". Seven çok sevmiş ama ben kahramanların karanlık mekanda yüzleşme kısımlarını zorlama buldum, ilk bölümün sonuna kadar zor dayandım. Çizgi romanda da bu şekilde karanlık ve gotik bir hava varmış ama dizideki fazla klişe kullanımı yüzünden o atmosfere giremedim ben.

Olaysa şu; 1989 yılında bir gün, gizemli bir şekilde birden hamile kalan dünyanın farklı yerlerinden kadınlar 43 çocuk dünyaya getirir, bunlardan 7’si bir milyarder tarafından evlat edinilir ve birer kahraman olarak yetiştirilir. Sonra bu 7’si adamın cenazesinde bir araya gelip bir şeylerin hesaplaşmasını, yüzleşmesini gerçekleştirir. Sonra işte sıkıcı birtakım konuşmalar daha olur.

Bölümün en ve tek zevkli yanı, 1953'te piyasaya çıkmasına rağmen, sosyal medyada birilerinin BU ŞARKIYI ATATÜRK YAZDIRDIII diye gaza geldiği İstanbul Not Constantinople müziğinin çaldığı sahneydi. Eyvallah Netflix kardeş, selamını aldık, çocuklara söyle bi daha bulaşmasınlar sana, şu üyeliği de ikramımız olarak kabul et! Özel Türkiye videoları için de ayrıca teşekkürler.


Birinin de 'İstanbul not Constantinopolis' şarkısını dinleyince gaza gelme gücü olsaydı...
 

2. Dogs of Berlin - Alamancı özlemimizi gidermek için...

Almanya’da geçen bu dizide bol bol Almancı görüyor, Türk ismi duyuyor, Erol’a Aykut’a Orkan’a doyuyoruz. Dizinin ilk bölümü, çoğu Netflix dizisinde olduğu gibi sevişmeyle açılıyor, çünkü burası bir dijital platform dostum, insanlar sevişme görmek istiyor. Ailece bir şey izlemek istiyorsanız yallah Arka Sokaklar’a… Ne diyorduk, Orkan Erdem isimli Almancı bir futbolcunun öldürülmesiyle başlıyor olaylar. Sonrasında Netflix’in çok sevdiği ışıklı, yağmurlu gece çekimleriyle beraber, çünkü bu Netflix her içeriğini kara film gibi, neo noir gibi çekmeye bayılıyor, basıyor yağmuru, basıyor ışığı, evet ben yine konudan koptum... Bu gece çekimleriyle beraber dandirik bir polisiye-aksiyon sürüyor.

"İkisi de deri ceketli olan polis adamların olayları çözmeye çalışırken sakallı sukallı Ortadoğulu tiplerin ise pisliğe bulaşması, küçükleri de bulaşmaya özendirmesi" olarak özetlenebilir dizi... Yozlaşmış polislere ve ırkçılığa dikkat çekiliyor, sağ olsunlar. Benimki yeterince çekildi, ikinci bölüme geçesim gelmedi.


 

3. Russian Doll - Her gün her gün doğum günü partisi mi olur ya?

Yapımcı, yönetmen, yazarların kadınlardan oluştuğu, Nadia Vulvokov rolünde döktüren Natasha Lyonne’nin de yaratıcılarından olduğu bir dizi bu. Bunu da 25 dakika süren ilk bölümü izledikten sonra bırakacaktım ama çok sardı, tutamadım kendimi, bir solukta bitirdim. Dizide, 36'ncı doğum günü partisinde eğlenmeye çalışırken hayatını kaybeden ama LAP diye tekrar dirilip aynı geceye gelen ve bunu tekrar tekrar yaşayan Nadia'yı izliyoruz. Ve evet, şu an aynı şeyi düşünüyoruz: "Neydi o filmin adı? Meşhur olan... Heh, Groundhog Day... Bi tane daha vardı, yine hep aynı yerden başlıyordu adam, Tom Cruise oynuyordu?.. Edge of Tomorrow'tu di mi ya? Kusura bakma, bende isim hafızası hiç yok."

Bu örneklerin kadınlısı ama… Antikahramana kaçan umarsız karakteri ve küçük triplerini çok sevdiğim Nadia gibi dominant bir karakteri olan, istediği gibi davranan kadınlardan oluşan bir dizi evrenindeyiz. 


Sevgilime "Cumartesi akşamı arkadaşlarla takılıcam" dediğimde...
 

Dizinin müzikleri enfes, gece çekimleri nefis, kurgu gayet başarılı, alttan alta dürten mizahı da güzel… Russian Doll’un kelime anlamı olan 'matruşka'daki gibi öykülerin iç içe geçtiği dizide, zaman ve yaşam üzerine düşündürücü yerler de mevcut. Öyle aşırı düşündürmüyor tabii ama bi hmm dedirtiyor, bi çene tutma, bi saç kaşıma hareketi yaptırıyor. Bunun yanında, komedi gibi başlayan dizinin bir yerlerde psikolojik gerilime bağlaması, dram sularında yüzmesi ve bu geçişler de gayet sağlam. Ayrıca ayrıntılar da datlı… Tüm bu dediklerim seni sarmadıysa IMDB puanı 8.1 diyeyim, bunu da kalın harflerle yazayım da tatmin ol. Sen de o puanlamacı, rakama indirgemeci insanlardan mısın yoksa?


 

4. You - 'Böyle sempatik adamdan da psikopat mı olur canım?' dizisi...

Sempatik görünse de içinde serinkanlı bir psikopat barındıran bir kitapçı Joe ile yüksek lisans yapan bir edebiyat öğrencisi Beck'in aralarındaki ilişkiyi ele alıyor bu dizi. İlk bölümü gayet sardı beni, adamın kafasında sürekli dolaştırdığı ama söyleyemediği monologlar ile kadının kafasındaki çelişkilerin birleşmesi güzel bir anlam yaratıyor. Ayrıca; sosyal medya çağında herkesin her an görünür olmak istemesi ama asıl mutluluğun kitaplarda olması... Fakat sosyalleşmeyip içine kapanan, toplumdan uzaklaşan insanların ruh sağlığının bozulabilmesi... Sonuçta az kitap okumanın da çok kitap okumanın da... Her şeyin fazlası...

Böyle bir bölüm izleyip gerisine bakmayınca mesajlar da böyle yarım yamalak, cümlesiz çıktı.. Ama dizinin kurgusunun iyi olduğunu ve ilk dakikalardan itibaren gerilimi güzelcene yarattığını söyleyebilirim.  Ayrıca bak bombayı sona sakladım: Tamamını izlemiş olan bir arkadaşım çok övüyor!!


 

5. Sex Education - Çocuklarımızın cinselliğini eğitmeye çalışan, ahlaksız bir Netflix dizisi...

Bu da Netflix’in, ölçülerini verip ustasını bularak kendi yaptırdığı, Netflix Original olarak geçen dizilerinden biri. Orijinal de konusu var: Annesi seks terapisti olan ergen bir çocukcağızın okulda yaşadığı zorluklara bakıyoruz. Neymiş efendim bu zorluklar; okulun serseri tarafından ezilmekmiş, hoşlandığı kıza açılamamakmış, efendime söyleyeyim mastürbasyon yapamamakmış. Evet, böyle bakınca dandirik bir 90’lar Amerikan gençlik filmi/dizisi gibi duruyor, aklımıza American Pie geliyor da kusacakmış gibi oluyoruz ama karakterlerin ilginç olduğu, konusunun iyi işlendiği söylenebilir.


Bu dizileri izleye izleye Batı'da insanların hep böyle dolaştığını sanıyoruz...
 

İlk bölümün sonuna geldiğimizde -SPOILER gibi- bizim ergen de seks terapisi yapmaya ikna oluyor ve 'kendi arkadaşlarına seks terapisi yapan ergen' kulağa çok eğlenceli geliyor. Yalnız, maketiyle, çizimiyle, gerçeğiyle, dizide sürekli penis, vajina görüp duruyoruz. Yani insanın bir süreden sonra canı çekiyor, gecenin bu saatinde de nereden bulacağız penisi vajinayı diyor!.. Bir de insanın canı, sokak ortasında gençlerin affedersin seviştiği ABD’nin rahat ortamından da çekiyor ama o sırada gaipten bir ses geliyor: “O kumandayı sakince yere bırak ve Ortadoğu kültürüne teslim ol...”


 

6. Maniac - Film olacak konuyu esnete esnete dizi yapma manyaklığı...

Baştan diyeyim, ben bu diziyi baştan sona kadar izleyip beğeneni duymadım. İlk 3 bölümünü filan izleyenler en azından sonraki bölümleri için içlerindeki umudu öldürmemişler, "Belki de güzel bitmiştir, kim bilir" diye geziyorlar. Ben de ilk bölümü izlerken 20. dakikadan sonra kumandaya davrandım, 30. dakikadan sonra sesini açtım, "Biraz sesin çıksın lan" diye çocuk azarlayan bir okul müdürü yardımcısı gibi oldum, bitene kadar da giremedim dizinin içine. İçine girecek çok bir şey de yoktu: Başarısız ve içine kapalı, Jonah Hill'in oynadığı bir adam ve değişik tavırlı Emma Stone ve de psikolojik bir deney.

Paralel evren gibi bir yerde, psikolojik ve deneysel bir şeyler dönüyor gibiydi, ilgimi çekmedi. Tech noir tarzında, yapay mekanlı bir atmosfer yaratma çabasını da yemedim. Ayrıca senaryo kafa zorlayan bir şey değilse dizinin ağır tempolu olmasını sevmiyorum ben. "Kieslowski’nin Dekalog’u musun, David Lynch’in çektiği İkiz Tepeler misin? Neyine güveniyorsun da sana sabredelim istiyorsun lan şebek?" diyorum diziye.


 

7. Soyut Düşünce: Tasarım Sanatı (Art of Design) - Instragram filtresi eğitimi veren biri de var mı ya?

Bu da belgesel dizisi. Biraz da belgesel izleyelim ya, kurmaca izle izle nereye kadar diye düşündüm de... Bu dizinin her bölümünde illüstrasyon, fotoğraf, mimarlık, moda gibi alanlarda bir tasarım uzmanının yaptıklarını, onun konuşmaları eşliğinde görüyoruz ve bu arada birileri de tasarımlarını övüyor. Çok övüyor. Övmekten beter ediyor, göklere çıkarıyorlar onları. İlk bölümden sıkılıp direkt mimarlıkla ilgili 4. bölüme geçtim, o güzeldi. Gördüm ki elin Danimarkalı mimarı* neler yapmış öyle: Çatısında hem atıkların dönüştürüldüğü hem de kayak yapıldığı bir acayip bina mesela... Helal olsun dedim, keşke buraya da gelip dünyanın en büyük camisini, olmadı Avrupa'ın en büyük adliye sarayını, en olmadı, 900 katlı yatay bir AVM yapsaymış ah keşke dedim...


* Bjarke Ingels... Böyle değişik üçgenli, yuvarlaklı işler yapmasının bir nedeni varmış ama çok anlamadım...
 

8. Good Place - Netflix Original olmasa da oricinal bir yapım...

Evet, bir tane de güncel olmayan ve 3 sezonunu da izlediğim bir dizi önereyim. Çok da dizi izlemeyen bir insan olarak Seinfeld ve Rick and Morty ile beraber, izlediğim en komik dizilerden biridir bu. Dizi, öldükten sonra 'öbür dünya'ya göçüp bir sürü günahları olmasına karşın yanlışlıkla İyi Yer'e giden dört şirin kişiyi ele alır. Sonra bir şeyler bir şeyler olur, çoğu şeyler değişir, o sırada felsefeci Chidi karakteri yardımıyla felsefi anlamlar buluruz, goygoycu Eleanor ve orijinal bir kadın Tahani Al-Jamil aracılığıyla da 'ehi öhü' diye güler, diziye kapılırız.

Dizinin dördüncü sezonuna onay geldi NBC'den ve Netflix'te de yayımlanıyor -ki bu yazıya aldık. Umarım bozmaz ve umarım bu kadar övgüden sonra beklentiyi arşa çıkarmamışsınızdır. Bence zaten hepiniz biliyorsunuz bu diziyi. Ben de yer dolsun diye ekledim hoş. İkimiz de biraz suçluyuz, kabul et.


Gördüğünüz gibi, içimizi pütür pütür edecek, kalbimizi ısıtacak bir dizi...
 

Eveet, elimden geldiğince Netflix rehberiniz olmaya çalıştım. Açıkçası ben bu başladıklarımdan sadece You'yu ve belki Sex Education'ı bitirmeyi düşünüyorum. Russian Doll'u zaten o an bitirmiştim, onun da 2. ve 3. sezonlarını bekliyorum. Belki bir de Black Mirror Bandersnatch'e bakarım tekrar, diğer ihtimalleri dener, kaderime razı olurum. Ama şuna eminim ki ben çok giremem bu dizi olayına. Çünkü daha izlenmedik de bir sürü film var ve her bölümün sonunda bir sonraki bölüm için heyecan uyandırıp insanın bir haftasını kilitleyen şeylerden ürküyorum. Yoruluyor ve üşeniyorum. Sevmiyorum...


Kısaca, dizilere karşı genel tavrım...
 

Twitter: @duraladam

-BİTTİ (Nihayet izleyip üzerine yazılabilecek iki film geliyor gelecek haftanın vizyonuna)-

 

 

(murat dural bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.4.2021)

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Vahit Gözgel, Emekli


Diğer yorumlar ->

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->