Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Yeni Başlayanlar İçin Mindfulness: Farkındalık Falan Diye Yine Bizi Yiyor Olmasınlar?

-> 600 liralık faturadan sonra ilgilerin odağına oturan o kombi konuştu: ''Dokunma bana, ellerin tutuşur yanarsın...''
-> Çocukları sömestr tatili nedeniyle evde olan Nalan S.(43)'nin, regl dönemiyle de birleşen pazartesi sendromu sonucunda, akşam saatlerinde nükleer serpintiye dönüşmesi bekleniyor...
-> Azeri doğalgaz şirketi SOCAR'den zorunlu kamuoyu açıklaması: ''Sokan biz değiliz...''
-> 130 milyar TL'lik bütçe açığını kapatabilmek için elektriğe ve doğalgaza yapılan zamlardan şikayet eden Muzaffer Aydoğan(61), Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın bir 130 milyar daha harcayıp Katarlılara kanal yapma fikrine sıcak bakıyor...
-> Klibinin izlenme sayısı, Ankara Büyükşehir Belediyesi 'ASKİ Çelik Boru Alımı İhalesi’ videosunun izlenme sayısının gerisinde kalan genç popçudan mesleğe buruk veda...
FOTOHABER

İnternet dünyasını ikiye bölen fenomen fotoğraflara bir yenisi eklendi: “Bu karede Ahmet Hakan var mı, yok mu?''

İmla hatası olmadan atılan tweet dolayısıyla Burhan Kuzu'nun hesabının zaten hackleyen kişilerce yönetildiği düşünülüyor...

VİDEOHABER

Osmanlı'da Tanzimat'la birlikte ortadan kalkan saray soytarılığı kurumu, A Haber stüdyolarında yaşatılmaya devam ediyor...

SİNEMA

Çok Sanatsalı, Az Bilineni, Pek Yenilikçisi, En Şahanesi... 2010'ların Akıllarda Yer Eden 30 Filmi

HALKIN SESİ

50 kişinin katıldığı Genç Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Programı'na 1 milyon 163 bin TL harcandı...

"Kişi başına 22 bin TL falan ediyor. O paraya 50 tane lider yetiştirildiyse gayet hesaplı çıkmış aslında..."
SPOR

6-0'lık Real Madrid Mağlubiyeti Ülkedeki Aşırı Boktan Gündemin Gölgesinde Kalan Galatasaray'da Buruk Sevinç...

Dün akşam oynanan Şampiyonlar Ligi mücadelesinde deplasmanda Real Madrid'e 6-0 yenilen Galatasaray, alınan bu farklı mağlubiyetin son 24 saat içerisinde Türkiye'de yaşanan boktan olaylar yanında sönük kalmasının keyfini sürüyor. devamı...
DERGİ
ANKET

N'olmuş n'olmuş?

KİTAP

Instagram Resim Altlarınız İçin: Bir Takım Yeni Nesil Şairler ve Oldukça Acaip Kitapları...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...
Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Kanal İstanbul Güzergahında Türklerin Arazi Satın Aldığı İddiası Katar'ı Karıştırdı...

Bugün gündeme düşen Berat Albayrak'ın Kanal İstanbul güzergahından 2012 yılında arazi satın aldığı iddialarının ardından Katar'da sular durulmuyor. devamı...

Berat Albayrak’tan Eleştirilere Sert Yanıt: ''Anlaşılan o ki kayınpederimin Avrupa Kıtası'nı yararak babama ait arazilerin orta yerinden boğaz geçirmek istemesi birilerini rahatsız etmiş...''

Kanal İstanbul’un geçeceği güzergahta ucuza kapatılacak araziler bitti ama tartışmaları bitmedi. Cumhuriyet Gazetesi’nde de yayımlanan Kanal İstanbul Projesi’nin geçeceği güzergahta bir çok AK Partili aile ve yandaş iş insanı gibi Albayrak Ailesi'nin de arazilerinin bulunduğu iddiası gündeme bomba gibi düştü..devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Sinema

Şu Ana Kadar Bok Attığınız Her Filmi Öpüp Başınıza Koyduracak Film: THE ROOM

Hepimizin memnun kalmadığı, creditleri önümüzde akıp giderken verdiği paraya acıdığı filmler olmuştur; ama hiçbiri aynı zamanda Dünya’nın en zeki ve en aptal adamı sıfatlarını taşımaya aday Tommy Wiseau’nun yönetmenliğini, yapımcılığını, senaristliğini, hatta başrölünü bile üstlendiği Entertainment Weekly tarafından “kötü filmlerin Citizen Kane’i olarak adlandırılan “The Room”un yanından bile geçemez.

Vasatlığıyla kült haline gelmiş, 6 milyon dolarlık bütçeyle sadece 1800 dolarlık hasılat yapabilmiş The Room, günümüzde sinema salonlarını dolduran, geceleri interaktif gösterimlerle çok sevilen bir film aslında. Peki bu filmi bu kadar özel yapan ne? Franco kardeşler neden böyle bir filmi vizyon tarihinden 14 yıl sonra hayata döndürmeye karar verdi?

The Room kısaca San Francisco’lu Johnny’nin nişanlısı Lisa  ve en yakın arkadaşı Mark tarafından  uğradığı ihaneti anlatan bir dram filmi. Yani belli ki çıkış noktası drammış ama şu an elimizdeki yapıma absürt komedi demek en uygunu olur sanırım. Eğer bu karakterlerin gelişimini ya da backstorylerini görmek istiyorsanız ekranlarınızı kapatın çünkü bunu asla elde edemeyeceksiniz.
 

Filmin adı neden The Room?

Adı The Room, yani Oda olunca insan doğal olarak 12 Angry Men gibi tek bir mekanda geçen bir film olmasını bekliyor. Ancak The Room geri kalan herşeyde olduğu gibi burada da seyirciyi afallatmakta geri kalmıyor. Evet, bir sürü odada bir sürü sahne var. Ama abicim çiçekçide de var, çatıda da var, hatta sokakta da var. Dolayısıyla filmin adının nereden geldiğini hala bilmiyoruz.

 

Eşi benzeri görülmemiş oyunculuklar

Bu filmi bir şekilde favorilerimden biri yapan unsurlarda dudak uçuklatacak derecede başarısız kurgusu, müzikleri ve korkunç diyalogları başta geliyor; ancak hiçbir şey filmdeki oyunculuklar kadar berbat değil. Greg Sestero (Mark) ve Juliette Danielle (Lisa) vasat performanslarla normalde bizi üzecekken; başrol Wiseau’nun yanında adeta Meryl Streep gibi parlıyorlar.   Wiseau’nun Amerika’nın, hatta Dünya’nın neresinden geldiğini anlamadığımız aksanı ve kendisi yazmış olduğu karakterlerin repliklerini açıkça anlamadığını gösteren tonlaması, hareketleri ve kahkahaları onu ikonik bir isim yapmayı başardı. Gerek “Beni paramparça ediyorsun Lisa!” gerek “Ona vurmadım! Vurmadım!” gibi context dışı okunduğunda bile ne kadar duygu yüklü olduğu anlaşılabilecek replikleri katleden Wiseau’yu görünce insan, adamın ya uzaylı olduğunu ya da hayatı boyunca hiç kimseyle interaksiyona girmemiş olduğunu düşünüyor. 

Ironiktir ki James Franco tam olarak bu rolle, yani Wiseau’nun The Room’u çekme serüvenini anlatan 2017 yapımı The Disaster Artist ile Altın Küreler’de Komedi veya Müzikal Dalı’nda En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. Aynı zamanda The Disaster Artist En İyi Uyarlama Senaryo dalında da Oscar adaylığı almıştı.

Neredeyse bir kitap olacağına inanamayacağınız senaryo

Başta söylediğimiz gibi The Room en nihayetinde yasak bir aşkın hikayesi. Ancak Wiseau’nun 500 sayfayı aşkın bir kitap haline getirmeyi düşündüğü filmin senaryosu anlamsız olaylarla ve yarım kalmış diyaloglarla gerçekten “Senaryo Nasıl Yazılmamalıdır? 101” dersinin ana materyali olmalı.

Sadakatsiz nişanlısı Lisa’yı oynayan Juliette Danielle, çekim sırarında tüm ekibin filmde bazı büyük sorunlar olduğunu ve bazı olayların kulağa mantıksız geldiğini fark ettiklerini; ancak filmi kimsenin izlemeyeceğini düşündükleri için umursamadıklarını söylemişti. Oyuncunun kesinlikle filme olacak ilgi konusunda çok haklı olarak yanıldığından emin olabilirsiniz.

Senaryonun sıçtığı yerlerden örnekler (SPOILERS, eh yani):

  • Mark: Eskiden bir kız tanırdım. Bir sürü erkek arkadaşı vardı. Bir tanesi bunu öğrendi ve kızı öyle bir dövdü ki, kız Guerrero Sokağı’nda bir hastaneye kaldırıldı.

Johnny: HA HA HA. Ne hikaye ama Mark! (Johnny’nin bu hikaye karşısında neden kahkaha attığını belki siz anlarsınız)

  • Yaşını ve Johnny – Lisa çifti ile ilişkisini anlamadığımız Denny isimli bir karakter sürekli onlarla sevişmek istediğini ima eden garip şeyler söylüyor ve tatlı olduğu dışında bir tepki almıyor.
  • Asla çözülmeyen, hatta tekrar bahsedilmeyen olaylar: Lisa’nın annesinin göğüs kanseri, Denny’nin bir uyuştucu kaçakçısı ile yaşadığı gerilim
  • Tekrar tekrar kullanılan seks sahneleri
  • Johnny: Bana ihanet ettin! Sen iyi değilsin. Sadece bir tavuksun. Çiiip çiiip çiiiip. (Hangi hayvana ait olduğunu anlamadığım sesler)
  • Mark: Kadınları anlayamıyorum. Bazen çok zekiler. Bazen direk gerizekalılar. Diğer zamanlarda sadece kötüler. 

Tüm bunların üzerine binlerce madde ekleyebilirim ama seyir zevkinizden çalmak istemem. The Room öyle bir deneyim ki, film demek yetersiz. Şu ana kadar sinema hakkında öğrendiğiniz her şeyi ve unutun ve kenara atın çünkü Tommy Wiseau tam olarak bunu yapmış. Kendisi yıllar sonra bu filmin kara mizah olduğuna ve tüm hataların bilerek yapıldığına bizi inandırmaya çalıştı, ama YEMEDİK. Ekip bile bu üzücü teselliyi yalanladı.

İmkansız kamera açılarına, seksin ne olduğunu bilmeyen insanlar tarafından çekilmiş erotik sahnelere, bir masa dolusu çerçeveli kaşık fotoğraflarına, sempati duymayacağınız ve çoğu zaman anlamayacağınız karakterlere; en önemlisi Tommy Wiseau’ya hazır olun. Size söz veriyorum, böyle bir şey daha önce yaşamadınız!

Seyir Zevki: 10 / 10 

“O kadar kötü ki çok iyi” kategorisinin tartışmasız birinci filmini 10’dan fazla kez izleyeceğinize hiç şüphem yok.

Filmin kalitesi: 1 / 10

Milyonluk bütçesiyle harcanan paraya inanamayacağınız prodüksiyon, 1 puanı sadece Wiseau’nun yapımcı - senarist - yönetmen - oyuncu rollerinin her birinde epik olarak sıçsa da yaptığı şeyin takdire şayanlığı için alıyor.

(Ece Karaağaçlı Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(17.12.2019)

50 kişinin katıldığı Genç Müslüman Kadınlar İçin Liderlik Programı'na 1 milyon 163 bin TL harcandı...

"Kişi başına 22 bin TL falan ediyor. O paraya 50 tane lider yetiştirildiyse gayet hesaplı çıkmış aslında..."

Yusuf Aldöğenler, Muhasebeci


Diğer yorumlar ->

(9.12.2019)

Belediye şoförüne verdiği 'tuvalet önünde oturma' cezası sonrası istifa etmek zorunda kalan Güngören Belediye Başkan Yardımcısı, olayda dış güçleri işaret etti...

"Güngören Belediyesi üzerinde oyunlar oynayan dış mihrak kimse ben onunla tanışmak istiyorum. Küçük hayalleri olan, sevimli bir insan bence o..."

Seda Feneralay, Grafik tasarımcı


Diğer yorumlar ->