Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
REKLAM
BLOG

Vizyonda Bu Hafta: ‘Çilek’li, ‘Böcek’li, Çellolu Filmler... Filmlerimiz...

DERGİ
-> Uydu frekanslarının değişmesiyle birlikte evlerinde tanımadıkları iki çocuk bulunduğunu fark eden Demir Ailesi, durumu polise bildirdi....
-> Türkiye Omurilik Felçlileri Derneği, 'Başbakan Davutoğlu'ndan korunma yolları' konusunda bilinçlendirme kampanyası başlatıyor...
-> Erdoğan'ın ''Maddi pazarlık yok, siyasi-diplomatik pazarlık söz konusu'' sözleriyle, IŞİD'i ilk tanıyan ülke Yeni Türkiye oldu...
-> Fidan'dan 4 başlıkta 'operasyon'un şifresi: 1- Bırakıyoruz dediler. 2- Olur dedik. 3- Bıraktılar. 4- Aldık...
-> Cep telefonlarını parçalayarak üzerlerinde sakladıklarını söyleyen Musul Başkonsolosu Öztürk Yılmaz, şarj problemini de evrene yaydıkları pozitif enerjiyle hallettiklerini belirtti...
FOTOHABER

Suruç'ta bakan korumaları, sadece pet şişe ve taşla da muhteşem kareografiler çıkabileceğini gösterdi...

HALKIN SESİ

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Faruk Çelik: ''İstifa etmesi gereken kişi Kılıçdaroğlu'dur...''

"Ölen işçilerin bir kısmı Kemal Kılıçdaroğlu SSK Genel Müdürü'yken doğdu. Ne belli o doğumlarda bir hata olmadığı? Bunun vebalini elbette kendisi ödeyecek..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Yeni Türkiye fikri herkes gibi sizi de çok heyecanlandırsa da beklentilerinizi düşürmenizde fayda var. Vergi dairesine yapacağınız "benim borcum eski Türkiye'yeydi" şeklindeki itirazlardan beklediğiniz sonucu alamayabilirsiniz...
devamı...
İSTATİSTİK

Çıplak fotoğraflarımızı hacker'lardan nasıl koruyoruz?

SPOR

Dev Maç Öncesi İstanbul'da Kısa Bir Tur Atan Anderlecht Kafilesi, Brüksel'de Yaşadıklarına Bir Kez Daha Şükretti...

Bu akşam 21:45'te Galatasaray'la karşılaşacak olan Belçika temsilcisi Anderlecht'in futbolcu ve teknik ekibinin İstanbul macerası sancılı geçiyor. Atatürk Havalimanı'ndan başlayıp, otellerine yerleşmelerine kadar geçen süreçte ve sonrasında gördüklerinden çok etkilenen ekipte Teknik Direktör Besnik Hasi, “Gönlünüz olsun diye 'Hayran kaldık' demek isterdim ama yok yani, göz var nizam var. Böyle şehir mi olur lan?!” derken, hedeflerinin bir an önce sağ salim Brüksel'e dönmek olduğunu vurguladı. devamı...

Yeni Türkiye A Milli Futbol Takımı, İlk Sınavında Tecrübesizliğinin Kurbanı Oldu...

Avrupa Futbol Şampiyonası Eleme Grupları'ndaki ilk mücadelesinde, İzlanda karşısından 3-0'lık mağlubiyetle ayrılan Yeni Türkiye A Milli Futbol Takımı, geleceğe dönük olumlu sinyaller verdi... Mücadelenin ardından Yeni Türkiye'nin başındaki ilk resmi maçına çıktığını belirten Fatih Terim, "Söylenebilecek çok bir şey yok; yeni bir ülkeyiz, yeni bir milli takımız. Daha henüz birbirimizi tanıma sürecindeyiz. 10 Ağustos'tan bu yana çok fazla birlikte çalışma imkanımız olmadı. Artık önümüzdeki maçlara bakıcaz..." derken, ülkeyle birlikte takım da biraz oturduğunda başarılı sonuçlar alınacağını ifade etti.devamı...
ZTN

İçişleri Bakanlığı, Kamusal Alanlardaki Başıboş Çocuk Terörüyle Etkin Mücadele İçin Düğmeye Bastı

Zaytung'u twitter'da takip et

14 Yaşında Başladığı "Bir Genç Kızın Gizli Defteri" Serisini 29 Yaşında Tamamlayan Sevil Ürgüp, Odun Gibi Bir Hayat Yaşadığı Gerçeği İle Yüzleşti

Yayınlandığı ilk günden bu yana önemli bir okur kitlesine ulaşan ve ardı ardına gelen kitaplarla uzun yıllardır devam eden İpek Ongun'un “Bir Genç Kızın Gizli Defteri” adlı serisi, bir drama daha imza attı. Serinin ilk kitabını ortaokul yıllarında okuyan ve kitaptan çok etkilenerek aynen orada anlatıldığı gibi yaşamaya başlayan Sevil Ürgüp (29), 10. kitabı tamamlamasıyla beraber acı gerçekle yüz yüze geldi. Ürgüp, tıpkı bir odun gibi dümdüz yaşadığı hayattan pişman olduğunu belirterek, seriye başlama arzusunda olan genç kızları uyardı: “Yapmayın...”

“Gizli defter” sözüne kandı

Kitap serisiyle karşılaştığı ilk anı halen hatırladığını söyleyen Ürgüp, 14 yaşının vermiş olduğu toylukla “gizli defter” adına gereğinden fazla önem atfederek kandığını ve kitabı okumaya başladığını belirtti. “Bugün bakıyorum da kitabın ana kahramanı olan Serra’nın başından hemen hemen hiçbir olağan dışı şey geçmemiş. Yok Cüneyt’le el ele tutuşmuşlar, yok Zeynep’le balon almaya gitmişler. Koca bir seride ‘gizli’ sözünü hak edecek tek bir şey bile olmamış. Maalesef bu kitaba kanıp ha şimdi ha birazdan kesin gizli saklı bir şeyler olacak diye diye bugünlere dek geldim. Onu bırakın, kendi hayatımı da kitaptan beter, ot gibi yaşadım. Resmen heba oldu gençliğim” diyerek gözyaşlarına boğulan Ürgüp’e destek olan isimler ise yine annesi ve babasıydı.

“Bu durum bir noktaya kadar iyiydi”

Sevil’in annesi Ayşenur Ürgüp (59) kızlarının “Bir Genç Kızın Gizli Defteri”ndeki gibi yaşamasının bir yaşa kadar kendilerine de çok iyi geldiğini ancak gelinen noktada artık kızlarının eş dost akraba arasında "Ürgüpler'in odun kızı" olarak anıldığını üzülerek belirtti. “Yani bir kız düşünün ki ‘Anne ben Elif’lerde kalıcam’ dediği zaman gerçekten de gidip Elif’lerde kalıyor, Kuzey Güney izliyor. Tamam ortaokulda, lisede, hadi üniversitede falan iyi de evlenecek çağa geldi daha bir tane erkek arkadaşını göremedik.” diyen acılı anne, kızlarının hayatının seriden en az 10 tane daha sıkıcı kitap çıkaracak düzlükte olduğunu kaydetti.

“Gurur duymak zorundayız”

Kızının durumu karşısında metanetini koruyan baba Osman Ürgüp (56)'de ise tedirgin bir gurur hakimdi. Aile olarak ne yapacaklarını şaşırdıklarını ifade eden baba Ürgüp, “Yani Sevil’in afedersiniz ama bu odun haline bakınca insan ister istemez acaba eroinman mı olsaydı, pavyona mı düşseydi de şu kitap illetinden kurtulsaydı diyor” sözleriyle yaşanan acılara dikkat çekti. “29 yaşında koca kız, hala her yere kız arkadaşlarıyla gidiyor... Lezbiyen olsa bu denli içim yanmaz. Bir gururum olur, başım dik gezer, Gay Pride'a dahi katılırım bir baba olarak..." diyen Osman Ürgüp, artık yapılacak bir şey olmadığını, tek tesellilerinin durumu kendisi de fark eden Sevil’in düzelmek için sarf ettiği yoğun çaba olduğunu söyledi.

Açıklamalarının devamında el mahkum, Sevil ile gurur duymaktan başka çareleri olmadığını da belirten Ürgüp Ailesi, “Bizim bu odun Sevil’imiz yok 'Eli elime değdi', yok 'Face'den ilk o ekledi' derken gül gibi gençliğini yedi bitirdi. Şimdi ortalarda, 'Ha, susun susun, dizim başlıyor' diye dolanmaktan başka bir şey yapmıyor ama napalım, neticede kız bizim kızımız" diyerek, çocuklarının etrafında kenetlendiler. Şu an için tek umutlarının kızlarının bir şekilde evlenip, yuva kurması olduğunu dile getiren acılı aile, son olarak Sevil’in ortaokuldan bu yana sürdürdüğü öğrenilen platonik aşkı Boğaç’a seslendi: “Allah senin de belanı versin, hani bu kızın saçını çekmiştin sen! Bu nasıl umut verip kaçmak, bu nasıl namussuzluk! Adamsan, o çekilen saçın arkasında durur, nikahına alırsın bu kızı!”


facebook'ta paylaş twitter'a yolla friendfeed'e yolla Allah'a havale et

REKLAM

Sıradaki Haberler:

Diğer Son Dakika Haberleri: