Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
REKLAM
BLOG

2014'ün En iyi 14 Filmi (Evet canım, paşa gönlümüze göre)

DERGİ
-> ''Senin Ruhun Hangi Şehre Ait?'' testinin sonucu Adana çıkan İzmirli Songül K.(25), soruların yanlış olduğuna emin...
-> Galatasaray'ın Mersin İdman Yurdu maçına, 6 yedek subayla çıkacağı bildirildi...
-> Dershane, Bank Asya ve Zaman Medya Gruplarına yapılan müdahalelere bir şekilde göğüs geren ''Cemaat''te, Şangaylı Kovboy'un yarın ShowTV'de yayınlanacak olması sabırları taşırdı...
-> Fenerbahçe ve Beşiktaşlı futbolcuların bedelli için hala başvuru yapmaması, bu takımlardaki mali krizin boyutlarını gözler önüne serdi...
-> İngiliz bilim adamları, boyundaki morluk için inandırıcı bir sebep geliştirmeyi başardı. Ayrıntılar birazdan...
FOTOHABER

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ''kör'' olduğunu iddia ettiği emekli imam Mehmet Doğan, canlı yayında keramet gösterdi...

İSTATİSTİK

Şirketin yılbaşı eğlencesinden nasıl yırtamadık?

SPOR

Çarşı Davası'nda Hükümete Darbe Yapma Teşebbüsünden Yargılanan 35 Taraftar, Avukat Olarak Slaven Bilic'i Talep Etti. Mahkeme Kararsız...

‘Cebir ve şiddet kullanarak, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti'ni ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs etmek’ suçundan yargılanan Çarşı taraftar grubunun ilk duruşması görülmeye başlandı. Çağlayan Adliyesi’nde müthiş bir kalabalığın eşlik ettiği davada, Çarşı’nın darbe girişimine dair atkıdan bayrağa son derece önemli suç aletleri savcılık tarafından bir bir sıralanırken, taraftarlar savunma avukatı olarak Slaven Bilic’i başlarında görmek istediklerini söyledi. Mahkeme heyeti, konuyu görüşmek üzere duruşmaya ara verdi. devamı...

Beşiktaş ve Trabzonspor’un UEFA’daki Muhtemel Rakiplerini İnceledik: Olacak olan var, olmayacak olan var, aman dediğimiz var, var oğlu var…

UEFA Avrupa Ligi’nde tur atlayan ekiplerimiz Beşiktaş ve Trabzonspor, adeta çölde bir vaha gibi, maden mühendisliği fakültesindeki kız gibi, garip açıklamalarda bulunmayan bakan gibi, iyi polis gibi görmeye pek alışık olmadığımız şekilde başarılı oldular. Peki bunun ardı gelecek mi? Bundan sonra ne olacak? Azıcık kura şansı da olursa bir çeyrek, hatta yarı final mümkün mü? Sizin için üşenmedik, kurada takımlarımıza çıkması muhtemel rakipleri tek tek inceledik.devamı...
HALKIN SESİ

TOKİ, Ak Saray'ın maliyetini açıklamayı reddetti: ''Türkiye ekonomisi zarar görür''

"Sayın Cumhurbaşkanımız'a da ancak bedeli açıklandığında ülke batıracak saray yakışırdı zaten. Helal olsun..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Kobane'ye açılması planlanan koridorun sizin evden geçtiğini öğrenmek moralinizi bozmasın. En fazla 150-200 peşmerge, bi çay içip kalkacaklar zaten. İşi gücü var adamların...
devamı...
ZTN

Türk İnternet Camiasının Usta Kalemi, Ölümünün 1. Yılında Törenlerle Anıldı

Zaytung'u twitter'da takip et

14 Yaşında Başladığı "Bir Genç Kızın Gizli Defteri" Serisini 29 Yaşında Tamamlayan Sevil Ürgüp, Odun Gibi Bir Hayat Yaşadığı Gerçeği İle Yüzleşti

Yayınlandığı ilk günden bu yana önemli bir okur kitlesine ulaşan ve ardı ardına gelen kitaplarla uzun yıllardır devam eden İpek Ongun'un “Bir Genç Kızın Gizli Defteri” adlı serisi, bir drama daha imza attı. Serinin ilk kitabını ortaokul yıllarında okuyan ve kitaptan çok etkilenerek aynen orada anlatıldığı gibi yaşamaya başlayan Sevil Ürgüp (29), 10. kitabı tamamlamasıyla beraber acı gerçekle yüz yüze geldi. Ürgüp, tıpkı bir odun gibi dümdüz yaşadığı hayattan pişman olduğunu belirterek, seriye başlama arzusunda olan genç kızları uyardı: “Yapmayın...”

“Gizli defter” sözüne kandı

Kitap serisiyle karşılaştığı ilk anı halen hatırladığını söyleyen Ürgüp, 14 yaşının vermiş olduğu toylukla “gizli defter” adına gereğinden fazla önem atfederek kandığını ve kitabı okumaya başladığını belirtti. “Bugün bakıyorum da kitabın ana kahramanı olan Serra’nın başından hemen hemen hiçbir olağan dışı şey geçmemiş. Yok Cüneyt’le el ele tutuşmuşlar, yok Zeynep’le balon almaya gitmişler. Koca bir seride ‘gizli’ sözünü hak edecek tek bir şey bile olmamış. Maalesef bu kitaba kanıp ha şimdi ha birazdan kesin gizli saklı bir şeyler olacak diye diye bugünlere dek geldim. Onu bırakın, kendi hayatımı da kitaptan beter, ot gibi yaşadım. Resmen heba oldu gençliğim” diyerek gözyaşlarına boğulan Ürgüp’e destek olan isimler ise yine annesi ve babasıydı.

“Bu durum bir noktaya kadar iyiydi”

Sevil’in annesi Ayşenur Ürgüp (59) kızlarının “Bir Genç Kızın Gizli Defteri”ndeki gibi yaşamasının bir yaşa kadar kendilerine de çok iyi geldiğini ancak gelinen noktada artık kızlarının eş dost akraba arasında "Ürgüpler'in odun kızı" olarak anıldığını üzülerek belirtti. “Yani bir kız düşünün ki ‘Anne ben Elif’lerde kalıcam’ dediği zaman gerçekten de gidip Elif’lerde kalıyor, Kuzey Güney izliyor. Tamam ortaokulda, lisede, hadi üniversitede falan iyi de evlenecek çağa geldi daha bir tane erkek arkadaşını göremedik.” diyen acılı anne, kızlarının hayatının seriden en az 10 tane daha sıkıcı kitap çıkaracak düzlükte olduğunu kaydetti.

“Gurur duymak zorundayız”

Kızının durumu karşısında metanetini koruyan baba Osman Ürgüp (56)'de ise tedirgin bir gurur hakimdi. Aile olarak ne yapacaklarını şaşırdıklarını ifade eden baba Ürgüp, “Yani Sevil’in afedersiniz ama bu odun haline bakınca insan ister istemez acaba eroinman mı olsaydı, pavyona mı düşseydi de şu kitap illetinden kurtulsaydı diyor” sözleriyle yaşanan acılara dikkat çekti. “29 yaşında koca kız, hala her yere kız arkadaşlarıyla gidiyor... Lezbiyen olsa bu denli içim yanmaz. Bir gururum olur, başım dik gezer, Gay Pride'a dahi katılırım bir baba olarak..." diyen Osman Ürgüp, artık yapılacak bir şey olmadığını, tek tesellilerinin durumu kendisi de fark eden Sevil’in düzelmek için sarf ettiği yoğun çaba olduğunu söyledi.

Açıklamalarının devamında el mahkum, Sevil ile gurur duymaktan başka çareleri olmadığını da belirten Ürgüp Ailesi, “Bizim bu odun Sevil’imiz yok 'Eli elime değdi', yok 'Face'den ilk o ekledi' derken gül gibi gençliğini yedi bitirdi. Şimdi ortalarda, 'Ha, susun susun, dizim başlıyor' diye dolanmaktan başka bir şey yapmıyor ama napalım, neticede kız bizim kızımız" diyerek, çocuklarının etrafında kenetlendiler. Şu an için tek umutlarının kızlarının bir şekilde evlenip, yuva kurması olduğunu dile getiren acılı aile, son olarak Sevil’in ortaokuldan bu yana sürdürdüğü öğrenilen platonik aşkı Boğaç’a seslendi: “Allah senin de belanı versin, hani bu kızın saçını çekmiştin sen! Bu nasıl umut verip kaçmak, bu nasıl namussuzluk! Adamsan, o çekilen saçın arkasında durur, nikahına alırsın bu kızı!”


facebook'ta paylaş twitter'a yolla friendfeed'e yolla Allah'a havale et

REKLAM

Sıradaki Haberler:

Diğer Son Dakika Haberleri: