Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SPOR

Siyaset ve Ekonomi Gündeminden Bunalan Mert Yuvar(32), Tamamen Siyasete Batmış ve Takımları İflas Etmiş Süper Lig'in Başlamasını Sabırsızlıkla Bekliyor...

Ülkedeki siyasi ve ekonomi gündemin bunaltıcılığından bu yıl da futbola kaçarak kurtulmayı planlayan Mert Yuvar(32), en az Türkiye'nin geri kalanı kadar siyasi ve ekonomik çöküntü içindeki Süper Lig'in başlamasını sabırsızlıkla bekliyor.  devamı...
-> Bugün de kimse ''Faizi zorla düşürüp enflasyonun altına indirdik, faizden kaçan para dövizi patlatmasın diye MB rezervlerinden 110 milyar dolar harcadık, sonunda rezerv bitti, döviz fırladı, şimdi mecburen faizi de yükselticez'' diyemedi...
-> Dolar'a beklenen müdahale geldi: Merkez Bankası ibadete açılıyor...
-> Galatasaray'ın Arda'yı, Fenerbahçe'nin Gökhan ve Caner'i tekrar renklerine bağlamasının ardından Beşiktaş da Baba Hakkı transferi için düğmeye bastı...
-> Fenerbahçe sözleşmesi biten bir internet hattını kadrosuna kattı...
-> Özgür Demirtaş - Necmettin Batırel videosu günü %10 yükselişle kapattı...
FOTOHABER

Kriz derinleştikçe ekonomi bilgisi de derinleşen Türkiye, Swap'ın ardından ''Likidite imkanı''nı da öğrenmeye kararlı...

Borsada endeksten 2 sıfır atılmasının olumlu sonuçlarını gören yönetim, şimdi de en soldan bir basamak silmenin hazırlığını yapıyor...

VİDEOHABER

Bayram nedeniyle boşalan İstanbul'un tadını yine Taliban militanları çıkardı...

HALKIN SESİ

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."
DERGİ
KİTAP

Yaz Dizilerine Düşmenin Eşiğinde Olanlar İçin: Klişelerden Arınmış Vizyonlu Aşk Romanları...

SİNEMA

Yine Her Şeyi Birbirine Karıştırdınız Di mi? Dark Dizisinin İlk 2 Sezon Analizi, Hatırlatmaları ve 3. Sezon Teorileri

BLOG

İnceleme: Basiretsiz Bir Nefret Aracı Olarak ÖSYM ve Bir ÖSYM Sorusu Olarak Mabel Matiz..

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili Koçlar... Ehehe... Yok yok tamam o espriyi yapmıycaz bu bayram... Ehehehe... Tamam ya sakin... Ehehehehe... devam...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

AHaber'den Eleştirilere Sert Yanıt: ''Yarım saatliğine de olsa insanları gerçek hayattan uzaklaştırıp eğlendirmek suçsa, suçluyuz evet...''

Döviz ve Altın'ın rekor kırdığı, piyasaların altüst olduğu 6 Ağustos tarihinde yaptığı 'Ekonomi şahlanıyor' haberiyle bir kez daha eleştirilere hedef olan A Haber'den tepkilere yanıt gecikmedi. devamı...

Pandemi Sürecinde Firma Sahiplerinin Egolarının Zarar Görmemesi İçin Ofiste Bulunması Gereken Minimum Çalışan Sayısı 3 Olarak Açıklandı...

Dünya Sağlık Örgütü, global pandemi sürecinde şirket sahiplerinin ve üst düzey yöneticilerin egolarının korunması için herhangi bir anda ofiste bulunması gereken minimum çalışan sayısını 3 olarak açıkladı. devamı...

İç Savaş ve Kıtlık Yüzünden Nüfusu 117 Kişiye Düşen Afrika Ülkesi, Göçmen Alımına Başladı

Sınıf Mücadelesinin Netflix'cesi: PLATFORM

Platform’u kesin duymuşsunuzdur. Mart ayında Netlix’e düşmesiyle uçtu film. 2019 yapımı Platform, İspanya’nın yeni hit distopya filmi. İlgi çekici konusuyla ve kesinlikle anlamayacağınız sonuyla da dünya çapında büyük bir gündem konusu haline geldi.

Peki ne anlatıyor bu film? ABİ VALLA BİLMİYORUM. Bir sürü yorumum ve tahminim var ama hiçbiri için kesin diyemem. Yönetmen Galder Gaztelu-Urrutia bile konuşmuyor yahu. Adam, filminin asıl amacının insana empati kurdurmak olduğunu söyleyerek koşarak kaçıyor sorulardan.

Biz, film boyunca Goreng (Iván Massagué) isimli bir İspanyol abiyi takip ediyoruz. İlk olarak, yaşlı beyaz bir adamın şefliğini yaptığı ihtişamlı bir mutfakta, bir ziyafetin hazırlanışına tanıklık ediyoruz kısaca. Goreng’in, 48. Kattaki, ortasında kocaman bir delik olan hapishane hücresinde uyanmasıyla da esas olaylar başlıyor. Hücre arkadaşı huysuz amca Triamagasi’den (Zorion Eguileor) de öğreniyoruz ki içinde olduğu yer THE DELİK!!!

Peki ne bumekan? Neler oluyor burada?

  •  Delik, en az 200 kattan oluşan dikey bir hapishane.
  •  Mahkumların katları, rastgele belirleniyor ve her ay sonunda yeni bir kata yerleştiriliyorlar. Bu katı başka bir mahkumla paylaşıyorlar.
  •  0. kattaki mutfakta hazırlanan ziyafet, bir platforma yerleştiriliyor. Yemek, bu platformun yukarıdan aşağıya kaymasıyla “servis ediliyor”.
  •  Platform, günde iki dakika katta sabitleniyor. O sırada çıkıp platformun ortasına bile sıçabilirsin ama hareket etmeye başladığında, yanına hiçbir şey ayıramazsın.
  •  16 yaşından küçük kimse yok.
  • Mahkumlar, yanlarına sadece bir eşya alabilirler.

Goreng’in değişen katlarıyla, biz de gezmiş oluyoruz bu lanet çukuru. Filmin en sevdiğim yanlarından biri, seyircinin daha ilk andan itibaren içine düştüğü bilinmezlik. Tıpkı bir oyundaymış gibi ilerledikçe öğreniyorsun. Goreng kadar çaresizsin.

Spoiler’dan uzak durmak adına olay akışından pek bahsetmeyeceğim Platform’un, sınıf çatışmasını ele aldığı çok bariz. Almışlar sınıflar arasındaki yukarıdan aşağıya merdiveni, resmen gerçeğe çevirmişler. Üst kattakiler kendini daha üstün kabul ediyor ve platformun ağzına sıçmadan aşağıya yollamıyorlar. İşiyorlar, tükürüyorlar falan. En aşağıdakiler de avcunu yalıyor tabi. Rezalet bir durumdalar gerçekten: Bok, çukur, şiddet, tecavüz kan… Ne ararsan var.


Boynu bükükler...
 

Bizim yanında kitap getiren saf idealist Goreng’imiz, tabi ki hemen eşitlikçi olmayı öneriyor. “Abi herkes oranlı yesin işte aşağı gitsin yemekler” diyor. Yaşlı Trimagasi, kahkaha atıp KOMUNİSSSTTT diye kızdıktan sonra her seferinde yemeğe tüküreceğini çünkü yukarıdakilerin de böyle yaptığını söylüyor. Kırılmayan bir döngü... 

Günümüz kapitalist dünya düzenini yansıtan bu metaforda, kat sakinlerinin hareketliliğine rağmen hiyerarşinin asla kırılmaması ilginç. Aylardır çukurda olan Trimagasi’ye baktığında düşünüyorsun “Abi bu adam aşağıları da görmüş, niye bu kadar merhametsiz? Yazık değil mi insanlara?”. Bir sahne sonra da şey diyorsun: “Abi Trimagasi biliyor gerçi neler yaşadı, sıç abim masaya, yapıştır ya! Hakkındır!” Garip bir psikoloji.

Yönetmenin de dediği gibi, filmin kesin bir kanıya varma derdi yok. Sistem şöyledir, şöyle yıkılabilir, şöyle değiştirebilir gibi bir öneri sunmuyor bize. Daha çok bizi bu sistemde kat kat gezdirerek, ayrımın doğurduğu her sosyo – ekonomik sınıfın psikolojik mücadelesini orijinal bir şekilde yaşatıyor. “Bu durumda ben ne yapardım?” dedirtiyor yani. Beraberinde türlü türlü sorular da getiriyor tabi:  

Hepimiz sadece payımıza düşeni yiyerek doyacakken neden kusarcasına yeme ihtiyacı duyuyoruz? Neden paylaşmaya karşıyız? Katları kim seçiyor? Nereye kadar sahip olduğumuz değerlere sahip çıkabiliriz? (Ki biz metrobüste karakterden çıkma espirisi yapan milletiz. Valla ananı babanı tanımazsın o çukurda.)  Çözüm eşitlikçilik mi? Mutfak Cennet, şef de Allah mı? Kız mı? Noluyooo mk?

İlk yönetmenlik deneyimi için bence oldukça iyi bir iş çıkarmış Galder abi. Filmin etkileyici oyunculukları, anlamlı diyalogları ve müzik seçimleriyle bir hayli desteklenen karanlık atmosferi izlemeye değer. Özellikle Hannibal Lecter’ımsı bir performans sergileyen Eguelior ve ana karakterimize can veren Massagué arasındaki sahneleri izlemek çok keyifli. Çoğunu tek mekanda geçirdiğimiz filmin senaryosu aslında bir tiyatro oyunu olarak yazılmış. Çekimler, kamera açıları ve diyaloglara ağırlık verilen sahneler sayesinde de bu tiyatro havasını hissediyoruz ve üzerimizdeki etkisi daha da dramatikleştiriyor. Aynı zamanda komik bir film de bence. Bunu dedik diye sakın gidip keko gibi komedi filmi bekleyip bana küfretmeyin sonra. Kara komedi yani.

Herkesin seveceğine garanti veremem. Kendim bile filmin senaryosunu takdir etsem de geneline 7 – 7.5/10 falan veririm ama yine de bir göz atın derim. Bir darlanın yani. Özellikle 1997 yapımı The Cube hayranıysanız, kesin bakın. He ama şiddet, kan man rahatsız ediyorsa sizi, belki izlemeseniz de olur.

He bir de Baharat diye bir karakter var, haberiniz ola.

(Ece Karaağaçlı Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'da paylaş Allah'a havale et

Yorumlar:

(20.7.2020)

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."

Muzaffer Sağalcılar, Emekli


Diğer yorumlar ->

(12.5.2020)

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"

Yeşim Benece, İşsiz


Diğer yorumlar ->