Zaytung.Com Zaytung.Com
FOTOHABER

Yetkililer, İstanbulluları zorunlu olmadıkça dışarı çıkmamaları konusunda uyarıyor...

HALKIN SESİ

Görevi bırakmayı reddeden Gambiya Devlet Başkanı, ülkede OHAL ilan etti...

"Eğer öncesinde Gambiyalıları 'şu kadar milletvekili verin huzur içinde çözelim' diye uyardıysa yapacak bi şey yok. Millet kaosu seçmiş..."
-> Kendi jübile maçında kariyerinin ilk golünü atan Menemenspor'un başarılı forveti Selçuk Erdoğan(35) futbolu zirvede bırakmanın keyfini yaşıyor...
-> Yeni Akit::''Aselsan'ın yaptığı hava savunma sistemi Balkanlar'dan gelen soğuk havayı da engelleyecek...''
-> Dövme yaptırması ailesi tarafından hoş karşılanmayan genç tepkili: ''O Ses'te Gökhan'ı tutuyorsunuz ama...''
-> Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı, yerli arama motorunu tanıttı: ''Google'a 'yerli arama motoru' yazın, ilk çıkan sonuç bizim site...''
-> TÜİK, son 12 saat içinde Geliyoo.com'u ti'ye alan 32 bin 450 web sitesi açıldığını, bunlardan 31.716 tanesinin ise orjinalinden daha iyi olduğunu duyurdu...
VİDEOHABER

Dış Mihraklar'dan, Türkiye'deki operasyonlarını durdurma kararı: ''Bıraksak kendi kendine de batar bunlar ya...''

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Filmlerde grip olanlar karizmatik ve sevimli görünürken sizin neden eşşekten düşmüşe döndüğünüz bu hafta da gizemini korumaya devam edecek... devamı...

Alan Aldı, Satan Sattı... Dev Transferlerle League Of Legends Şampiyonluk Ligi 2017 Sezonu Başlıyor!

Vizyonda Bu Hafta: Passengers (Uzayda sevişenler), American Honey (Arabada sevişenler)

''Bizim esas iş tekstil üzerine...'' Ya da Yeni Başlayanlar İçin İstanbul Taksicileri...

4 Ocak İtibariyle Yaz Okuluna Kalması Kesinleşen Burak Ardal (21), Sezon Sonuna Kadar FM'de Arsenal'in Başarısı İçin Ter Dökecek

Son olarak bugün girdiği Makro Ekonomi finalinde de hüsrana uğrayan Marmara Üniversitesi İşletme Bölümü 3. sınıf öğrencisi Burak Ardal, yaz okulunun kesinleşmesiyle birlikte Football Manager kariyerine odaklanma kararı aldı. Bugün düzenlediği basın toplantısıyla Arsenal'la anlaştığını açıklayan genç teknik adam, taraftara başarı sözü verdi. devamı...

2017'den ne bekliyorsunuz?

Haftanın Kitapları: Juan Pablo Escobar'dan ''Benim Babam'' (Aynen,dizisi olan adam), Afşin Kum'dan ''Sıcak Kafa''

Reina Saldırganının Yakalanmasına Hep Beraber Sevinen Türkiye, Bir Sonraki Saldırıda Görüşmek Üzere Kendi Kamplarına Çekildi...

Uzun bir aradan sonra ilk kez Reina saldırganının yakalanmasıyla ortak bir sevince sahip olan Türkiye'de bugün itibariyle normale dönüş başladı. 2 gündür ortak bir coşkuyla saldırgana yapılabilecek işkenceleri masaya yatıran milyonlar, “Tamam abi sevindik işte beraber, çok da şaapmamak lazım” sözlerinin ardından eski konumlarını aldı. devamı...

Cumhurbaşkanı Erdoğan Başkanlığında Toplanan Ekonomi Zirvesinden Sürpriz Sonuç: ''İşte hep başkanlık olmadığından... Başkanlık olsa...''

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan başkanlığında Beştepe'de toplanan ekonomi zirvesinden sürpriz bir sonuç çıktı. Yaklaşık 8 saat süren zirvenin ardından bir basın toplantısı düzenleyen Cumhurbaşkanlığı Sözcüsü İbrahim Kalın, "Düşündük taşındık, başkanlık gelmeden bu işin düzelmeyeceği sonucuna vardık. O bi gelse her şey süper olacak" sözleriyle toplantıyı özetledi. devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Zaytung'u twitter'da takip et

Kitap

Haftanın Kitapları: Orhan Pamuk'un Kırmızı Saçlı Kadın'ı, Murat Uyurkulak'ın Merhume'si...

Hala matbaalarda kitap basılıyor ve iyi kötü bi şeyler satılıyor olmasından cesaret alarak bu haftadan itibaren kitap inceleme işine giriyoruz değerli okurlar (demek ki hala bu işte para var di mi?).

Bundan böyle haftanın ya da iki haftanın, hadi bilemedin en kötü ayın öne çıkan kitaplarını sizler için değerlendirip henüz tam karar veremediğimiz aralıklarla size neyi okuyup neyi okumayacağınızı söyleyeceğiz. Bu hafta romanlardan girdik ama bakalım tutmazsa bir sonraki yazıda rotayı KPSS kitaplarına çevirebiliriz. Hazırsanız başlayalım. Hadi Allah utandırmasın... 
 

Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk – Yapı Kredi Yayınları 

Orhan Pamuk, Kafamda Bir Tuhaflık yayımlandıktan hemen hemen bir yıl sonra, Ahmet Hakan bir önceki kitabı henüz sindirememişken (valla kendi yazdı köşesinde), kafasında beklettiği kuyucu hikâyesini bizlerle buluşturdu. 

Kapakta kullanılan resim Dante Rossetti’ye ait. Kitabın adıyla arasındaki ince bağlantı dikkatli okurlarımızdan kaçmamış olsa gerek: Kitabın adı Kırmızı Saçlı Kadın’ken, kapağındaki kadının saçları da kırmızı! Kitabın içinde de kırmızı saçlı bir kadının olduğunu öğrendiğimizde rahatlıyoruz ve kitap bu sayede daha okumadan beklentilerimizi karşılıyor. 

Kırmızı saçlı kadın, karakterimizin ilk sevgilisi. Kitabın tanıtım yazısındaki “İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?” sorusundaki ilk aşk, kırmızı saçlı kadınımız. 


Kırmızı saçlı kadın (temsili)
 

Orhan Pamuk, Kırmızı Saçlı Kadın romanında Batı’nın ve Doğu’nun iki temel efsanesi; Sophokles’in Kral Oidipus’uyla (annesiyle evlenen) Firdevsi’nin Rüstem ve Sührab’ını (annesiyle evlenmeyen) karşılaştırarak ortaya birtakım sorular atıyor, sonrasında attığı soruları (tabii ki) irdeliyor. Kitaptaki karakterlerin ortak özelliğiyse, hepsinin birer BABA olması (kırmızı saçlı kadın, kuyucu dayı, çocuk, sirk çadırı, kuyu, vb.).


- Şu bölüme biraz daha baba mı koysam?
 

Orhan Pamuk’un kitabı birçok metne referans sunsa da, önce gidip birkaç Edgar Allan Poe öyküsü okuyoruz (tercihen Gammaz Yürek), sonrasındaysa Bülent Somay’ın The Psychopolitics of the Oriental Father eserine göz gezdiriyoruz (bu kitap 100 dolar olduğundan Zizek falan da okuyabilirsiniz). Oidipus denince akla Freud ve Lacan da geliyor tabii; Pamuk’un kitabı bu tarz bir okumayı da mümkün kılıyor. (Gerçi hangi kitap kılmıyor ki üstadım?)


- Biri Lacan mı dedi!?

Puan: 5/5 (Kuyucuyu bozacıdan daha çok sevdim.)

 

Büyük Kedi Katliamı – Robert Darnton – Koç Üniversitesi Yayınları

Büyük Kedi Katliamı, Robert Darnton’ın yayımlandıktan kısa bir süre sonra -30 yıl- Türkçe'ye çevrilen eseri. Kitap, “doğanın dengesini bozmayacaksın abi” başlıklı kapak tasarımıyla dikkat çekiyor.

Şimdi "kitabın adını gördüm, hemen Twitter’da hashtag açıp bu katliamı cümle aleme duyurayım" demeden önce söyleyelim, kitap 18. Yüzyıl Fransası’nda geçiyor. O zamanlar hashtag yok, insanlar böyle bir katliam olduğunda öyle hashtag açmak, üzülmek falan bir kenara dursun bilakis gülerek, eğlenerek karşılıyorlar olayı. Darnton da diyor ki, kardeşim, bu Fransızlar 18. Yüzyılda ne pis insanlarmış, ben bunu bir araştırayım da kitap yazayım. Koç Üniversitesi Yayınları da harika bir iş yapıyor, cillop gibi bir kitap basıyor. (Kağıdını sevemedim gerçi kuşe midir hocam kaç gramdır?)

Kitabın adı, 1730’ların Parisi’nde bir matbaanın çıraklarının, kedileri, kurdukları mahkemelerde yargılayıp öldürmeleri ve bundan haz almalarına dayanıyor. “Ulan insan mısınız siz adi yaratıklar, Allah belanızı versin,” demeyen Darnton, özverili bir çalışma ortaya koyuyor ve bu çırakları, kedilerin özdeşleştirildiği kavramları düşünerek –cadılık falan işte tipik- anlamaya çalışıyor.


- Önce fareleri götürdüler, ses çıkarmadım...


Darnton’u biraz araştırınca, 18. Yüzyıl Fransası üzerine onun üstüne bir abimizin olmadığını görüyoruz. Kendisiyle ilgili tek sorun, yıllar önce yakalandığı amansız stock_photo hastalığı. Yazar, 2012 yılında yakalandığı hastalık sonucu, hayatını maalesef internet sitelerinde stock_photo olarak geçirmek zorunda (Süpermen’i oynayan adamın hastalığı gibi ama değişiği...).


Görsel ara: orta yaşlı iş adamı
 

Kitap tabii ki sadece bir kedi katliamı üzerinden işlemiyor dönem Fransa'sını. Darnton’un sorduğu ve kitabın arka kapağında da yer bulan sorular şöyle:

Kedilerin katledilmesinde çırakları eğlendiren ne olmuştu? Nasıl olmuştu da "Kırmızı Başlıklı Kız" masalının 18. yüzyıl versiyonunda çocuk kurda yem olmuştu? Montpellierli biri, yaşadığı kentin tüm etkinliklerini detaylı bir şekilde yazarken aklından neler geçiyordu?

Puan: 9/10 (Bir puanı kuşe kâğıt için kırdım ama yayınevine kocaman bir alkış.)

 

Merhume – Murat Uyurkulak – April Yayıncılık

Murat Uyurkulak, on yıl bekletti bekletti, sonunda tekrar bir roman yazdı. Bir Cinayet Romanı altbaşlığı taşıyan kitap, geçtiğimiz günlerde okurlarla buluştu (Offf girişe bak beee).

Aslında bir polisiye olarak sunulsa da, bir polisiye değil bu roman. Kitap, Merhume’mizin, ki adı Evren Tunga olur, öleceğini öğrenmesiyle başlar ve cinayet referansı, ana karakterimizin kendi ölümüne, hatta hayatın hepimizi öldüren cinai tarafına bir göndermedir.


- Ölücem ölücem dedim...


Kitapla ilgili söylenmesi gereken ve galiba şu ana kadar söylenmeyen en önemli şey şu: Uyurkulak romanda, toplumsal cinsiyet normlarına uymuyor, karakterlerinin hiçbirine cinsel bir kimlik, seksüel bir aidiyet biçmiyor. Seksist küfürler var mı, var. Şiddet, tecavüz? Ooo olma mı. Ama toplumsal cinsiyet? Hayır. İşte o yok. Kapaktaki MERHUME’nin silik E harfi de, galiba buna referans olsa gerek (çok düşük de olsa matbaa hatası payı bırakıyorum). 

Puan: 100/100 (Kapaktan puan kıracakken Google’a Murat Uyurkulak yazdım.)
Ek okuma: Undoing Gender, Judith Butler. (Öğrenin bunları kocaman ada—İNSAN oldunuz.)
Son not: Mustafa Kemal Atatürk’lü kısım çok güzel olmamış mı hocam?

 

25 Ağustos 1983 ve Diğer Öyküler/Sevimsiz Öyküler – Haz. Jorge Luis Borges – Kırmızı Kedi Yayınevi

Babil Kitaplığı serisi Dost Yayınevi tarafından basılmıştı, sonrasında bir bulunamamaya başladı, ortalıktan yok oldu, sonra kılık kıyafet değiştirmiş olarak Kırmızı Kedi Yayınları tarafından yayımlandı. (Yayıneviyse yayınlaması lazım aslında ama orada bir hata olmuş belli ki...)

Babil Kitaplığı sadece yayınevi değiştirmiyor, tabii ki format olarak da değişiyor. Sonuçta yıl 2016, Borges falan da bir yere kadar. Ortalık dolmuş Kötü Çocuk’lar, Kocan Kadar Konuş’lar... Kırmızı Kedi bu noktada mükemmel bir işe imza atıyor ve Babil Kitaplığı serisini BOYAMA KİTABI formatıyla birleştiriyor! 


Borges’ten sıkıldınız mı? O halde hemen elinize keçeli kalemlerinizi alın ve kapaktaki
minik kaplanı boyamaya başlayın...

 

Puan: Kapaklar hariç yüz! (Ya hocam benim de birkaç kitap eksik seriden onu şaaparsak...)
Ek okuma: Ya siz önce şu ikisini okuyun da bi.

 

Kadınsız Erkekler – Haruki Murakami – Doğan Kitap


 -Ya biliyorum bunu, okulu da var hatta Ayazağa’da...

Haruki Murakami’nin öykü kitabı. Arka kapağında yer alan, “Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın” cümlesinden sonra yazarın üstenci tavrını sevmedim ve bıraktım. Terbiyesize bak yaaaa. Mutlu mu olacaksın acaba?

 

(Mücellit Diken bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Haberler:

(18.1.2017)

Görevi bırakmayı reddeden Gambiya Devlet Başkanı, ülkede OHAL ilan etti...

"Eğer öncesinde Gambiyalıları 'şu kadar milletvekili verin huzur içinde çözelim' diye uyardıysa yapacak bi şey yok. Millet kaosu seçmiş..."

Vural Eryaban, Oto elektrikçi


Diğer yorumlar ->

(17.1.2017)

Burhan Kuzu: ''Milletimiz çok kafa yormasın, başkanlık sistemine istemeyenlere bakıp karar versin...''

"'Öyle bir şey yaptık ki ufak bir ihtimal de olsa bakmanızdan korkuyorum' dese de olurmuş ama böyle daha samimi, daha Burhan..."

Serdar Albucak, Öğretmen


Diğer yorumlar ->