Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Altın Almış Başını Giderken: Ele Güne Karşı Başınızı Öne Eğdirmeyecek Alternatif Düğün Takıları...

-> Sebze sabunlamaktan plajdan selfie paylaşmaya bir ay içinde geçen Aydan S. (32), Coronavirüs ile mücadelede normalleşme uygulamalarını eleştirmeye devam ediyor...
-> Ekonomistler Türkiye’deki ekonomik krizi değerlendiriyor: ''Bu sadece buzdolabının görünen kısmı...''
-> Dış mihraklardan beklenen itiraf geldi: ''Cumhurbaşkanınıza faiz-enflasyon ilişkisini bilerek biz yanlış öğrettik...''
-> Yurda buzdolabı içinde kaçak yollardan girmeye çalışan 5 Afganlının ilk ifadelerinin alınabilmesi için çözülmeleri bekleniyor...
-> Negatif büyümenin mümkün olduğunu aylar önce öğrenen Türkiye, Erdoğan'ın bahsettiği tırmanışın da aşağı doğru olmasını yadırgamıyor...
FOTOHABER

Döviz kurunun çok da önemli bir gösterge olmadığını belirten Bakan Albayrak, ''Kuru sabit tutmak için MB'nin 100 milyar dolar rezervini niye harcadınız o zaman?'' sorusu gelmeyince sahadan galibiyetle ayrıldı...

Ayasofya'ya kılıçla girmekten beklediği oy akışını sağlayamayan AKP, Galata Kulesi'ne darbeli matkapla ile daldı...

DERGİ
SPOR

Siyaset ve Ekonomi Gündeminden Bunalan Mert Yuvar(32), Tamamen Siyasete Batmış ve Takımları İflas Etmiş Süper Lig'in Başlamasını Sabırsızlıkla Bekliyor...

Ülkedeki siyasi ve ekonomi gündemin bunaltıcılığından bu yıl da futbola kaçarak kurtulmayı planlayan Mert Yuvar(32), en az Türkiye'nin geri kalanı kadar siyasi ve ekonomik çöküntü içindeki Süper Lig'in başlamasını sabırsızlıkla bekliyor.  devamı...
VİDEOHABER

Bayram nedeniyle boşalan İstanbul'un tadını yine Taliban militanları çıkardı...

HALKIN SESİ

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."
KİTAP

Yaz Dizilerine Düşmenin Eşiğinde Olanlar İçin: Klişelerden Arınmış Vizyonlu Aşk Romanları...

SİNEMA

Yine Her Şeyi Birbirine Karıştırdınız Di mi? Dark Dizisinin İlk 2 Sezon Analizi, Hatırlatmaları ve 3. Sezon Teorileri

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili Koçlar... Ehehe... Yok yok tamam o espriyi yapmıycaz bu bayram... Ehehehe... Tamam ya sakin... Ehehehehe... devam...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Koronavirüs Aşısı Denemelerinde Rusya'dan İyi Haber: 10 Ayıdan 8'i Hayatta Kalmayı Başardı...

Dünyanın bir çok ülkesinde halen devam eden Koronavirüs aşısı geliştirme çalışmalarında şu ana dek en umut verici haber Rusya'dan geldi. devamı...

Eşinin Niteliklerine Uygun İşe Alım İlanı Verdiği İçin YÖK Tarafından Görevden Uzaklaştırılan Pamukkale Üniversitesi Rektörü Hüseyin Bağ’ın Yerine Eşi Atandı..

Dün gece yarısı Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından Pamukkale Üniversitesi Rektörlüğü’ne atanan Derya Bağ, atamayı “Geç alınmış bir karar” olarak nitelendirirken, ilk tebrik de eski rektör Hüseyin Bağ’dan geldi..devamı...

Tek-tip ve Bedelli Askerlikle İlgili Gerçekten Çok Önemli Bazı Gelişmeler Oldu

Kitap

Haftanın Kitapları: Orhan Pamuk'un Kırmızı Saçlı Kadın'ı, Murat Uyurkulak'ın Merhume'si...

Hala matbaalarda kitap basılıyor ve iyi kötü bi şeyler satılıyor olmasından cesaret alarak bu haftadan itibaren kitap inceleme işine giriyoruz değerli okurlar (demek ki hala bu işte para var di mi?).

Bundan böyle haftanın ya da iki haftanın, hadi bilemedin en kötü ayın öne çıkan kitaplarını sizler için değerlendirip henüz tam karar veremediğimiz aralıklarla size neyi okuyup neyi okumayacağınızı söyleyeceğiz. Bu hafta romanlardan girdik ama bakalım tutmazsa bir sonraki yazıda rotayı KPSS kitaplarına çevirebiliriz. Hazırsanız başlayalım. Hadi Allah utandırmasın... 
 

Kırmızı Saçlı Kadın – Orhan Pamuk – Yapı Kredi Yayınları 

Orhan Pamuk, Kafamda Bir Tuhaflık yayımlandıktan hemen hemen bir yıl sonra, Ahmet Hakan bir önceki kitabı henüz sindirememişken (valla kendi yazdı köşesinde), kafasında beklettiği kuyucu hikâyesini bizlerle buluşturdu. 

Kapakta kullanılan resim Dante Rossetti’ye ait. Kitabın adıyla arasındaki ince bağlantı dikkatli okurlarımızdan kaçmamış olsa gerek: Kitabın adı Kırmızı Saçlı Kadın’ken, kapağındaki kadının saçları da kırmızı! Kitabın içinde de kırmızı saçlı bir kadının olduğunu öğrendiğimizde rahatlıyoruz ve kitap bu sayede daha okumadan beklentilerimizi karşılıyor. 

Kırmızı saçlı kadın, karakterimizin ilk sevgilisi. Kitabın tanıtım yazısındaki “İlk aşk deneyimi bütün bir hayatı belirler mi?” sorusundaki ilk aşk, kırmızı saçlı kadınımız. 


Kırmızı saçlı kadın (temsili)
 

Orhan Pamuk, Kırmızı Saçlı Kadın romanında Batı’nın ve Doğu’nun iki temel efsanesi; Sophokles’in Kral Oidipus’uyla (annesiyle evlenen) Firdevsi’nin Rüstem ve Sührab’ını (annesiyle evlenmeyen) karşılaştırarak ortaya birtakım sorular atıyor, sonrasında attığı soruları (tabii ki) irdeliyor. Kitaptaki karakterlerin ortak özelliğiyse, hepsinin birer BABA olması (kırmızı saçlı kadın, kuyucu dayı, çocuk, sirk çadırı, kuyu, vb.).


- Şu bölüme biraz daha baba mı koysam?
 

Orhan Pamuk’un kitabı birçok metne referans sunsa da, önce gidip birkaç Edgar Allan Poe öyküsü okuyoruz (tercihen Gammaz Yürek), sonrasındaysa Bülent Somay’ın The Psychopolitics of the Oriental Father eserine göz gezdiriyoruz (bu kitap 100 dolar olduğundan Zizek falan da okuyabilirsiniz). Oidipus denince akla Freud ve Lacan da geliyor tabii; Pamuk’un kitabı bu tarz bir okumayı da mümkün kılıyor. (Gerçi hangi kitap kılmıyor ki üstadım?)


- Biri Lacan mı dedi!?

Puan: 5/5 (Kuyucuyu bozacıdan daha çok sevdim.)

 

Büyük Kedi Katliamı – Robert Darnton – Koç Üniversitesi Yayınları

Büyük Kedi Katliamı, Robert Darnton’ın yayımlandıktan kısa bir süre sonra -30 yıl- Türkçe'ye çevrilen eseri. Kitap, “doğanın dengesini bozmayacaksın abi” başlıklı kapak tasarımıyla dikkat çekiyor.

Şimdi "kitabın adını gördüm, hemen Twitter’da hashtag açıp bu katliamı cümle aleme duyurayım" demeden önce söyleyelim, kitap 18. Yüzyıl Fransası’nda geçiyor. O zamanlar hashtag yok, insanlar böyle bir katliam olduğunda öyle hashtag açmak, üzülmek falan bir kenara dursun bilakis gülerek, eğlenerek karşılıyorlar olayı. Darnton da diyor ki, kardeşim, bu Fransızlar 18. Yüzyılda ne pis insanlarmış, ben bunu bir araştırayım da kitap yazayım. Koç Üniversitesi Yayınları da harika bir iş yapıyor, cillop gibi bir kitap basıyor. (Kağıdını sevemedim gerçi kuşe midir hocam kaç gramdır?)

Kitabın adı, 1730’ların Parisi’nde bir matbaanın çıraklarının, kedileri, kurdukları mahkemelerde yargılayıp öldürmeleri ve bundan haz almalarına dayanıyor. “Ulan insan mısınız siz adi yaratıklar, Allah belanızı versin,” demeyen Darnton, özverili bir çalışma ortaya koyuyor ve bu çırakları, kedilerin özdeşleştirildiği kavramları düşünerek –cadılık falan işte tipik- anlamaya çalışıyor.


- Önce fareleri götürdüler, ses çıkarmadım...


Darnton’u biraz araştırınca, 18. Yüzyıl Fransası üzerine onun üstüne bir abimizin olmadığını görüyoruz. Kendisiyle ilgili tek sorun, yıllar önce yakalandığı amansız stock_photo hastalığı. Yazar, 2012 yılında yakalandığı hastalık sonucu, hayatını maalesef internet sitelerinde stock_photo olarak geçirmek zorunda (Süpermen’i oynayan adamın hastalığı gibi ama değişiği...).


Görsel ara: orta yaşlı iş adamı
 

Kitap tabii ki sadece bir kedi katliamı üzerinden işlemiyor dönem Fransa'sını. Darnton’un sorduğu ve kitabın arka kapağında da yer bulan sorular şöyle:

Kedilerin katledilmesinde çırakları eğlendiren ne olmuştu? Nasıl olmuştu da "Kırmızı Başlıklı Kız" masalının 18. yüzyıl versiyonunda çocuk kurda yem olmuştu? Montpellierli biri, yaşadığı kentin tüm etkinliklerini detaylı bir şekilde yazarken aklından neler geçiyordu?

Puan: 9/10 (Bir puanı kuşe kâğıt için kırdım ama yayınevine kocaman bir alkış.)

 

Merhume – Murat Uyurkulak – April Yayıncılık

Murat Uyurkulak, on yıl bekletti bekletti, sonunda tekrar bir roman yazdı. Bir Cinayet Romanı altbaşlığı taşıyan kitap, geçtiğimiz günlerde okurlarla buluştu (Offf girişe bak beee).

Aslında bir polisiye olarak sunulsa da, bir polisiye değil bu roman. Kitap, Merhume’mizin, ki adı Evren Tunga olur, öleceğini öğrenmesiyle başlar ve cinayet referansı, ana karakterimizin kendi ölümüne, hatta hayatın hepimizi öldüren cinai tarafına bir göndermedir.


- Ölücem ölücem dedim...


Kitapla ilgili söylenmesi gereken ve galiba şu ana kadar söylenmeyen en önemli şey şu: Uyurkulak romanda, toplumsal cinsiyet normlarına uymuyor, karakterlerinin hiçbirine cinsel bir kimlik, seksüel bir aidiyet biçmiyor. Seksist küfürler var mı, var. Şiddet, tecavüz? Ooo olma mı. Ama toplumsal cinsiyet? Hayır. İşte o yok. Kapaktaki MERHUME’nin silik E harfi de, galiba buna referans olsa gerek (çok düşük de olsa matbaa hatası payı bırakıyorum). 

Puan: 100/100 (Kapaktan puan kıracakken Google’a Murat Uyurkulak yazdım.)
Ek okuma: Undoing Gender, Judith Butler. (Öğrenin bunları kocaman ada—İNSAN oldunuz.)
Son not: Mustafa Kemal Atatürk’lü kısım çok güzel olmamış mı hocam?

 

25 Ağustos 1983 ve Diğer Öyküler/Sevimsiz Öyküler – Haz. Jorge Luis Borges – Kırmızı Kedi Yayınevi

Babil Kitaplığı serisi Dost Yayınevi tarafından basılmıştı, sonrasında bir bulunamamaya başladı, ortalıktan yok oldu, sonra kılık kıyafet değiştirmiş olarak Kırmızı Kedi Yayınları tarafından yayımlandı. (Yayıneviyse yayınlaması lazım aslında ama orada bir hata olmuş belli ki...)

Babil Kitaplığı sadece yayınevi değiştirmiyor, tabii ki format olarak da değişiyor. Sonuçta yıl 2016, Borges falan da bir yere kadar. Ortalık dolmuş Kötü Çocuk’lar, Kocan Kadar Konuş’lar... Kırmızı Kedi bu noktada mükemmel bir işe imza atıyor ve Babil Kitaplığı serisini BOYAMA KİTABI formatıyla birleştiriyor! 


Borges’ten sıkıldınız mı? O halde hemen elinize keçeli kalemlerinizi alın ve kapaktaki
minik kaplanı boyamaya başlayın...

 

Puan: Kapaklar hariç yüz! (Ya hocam benim de birkaç kitap eksik seriden onu şaaparsak...)
Ek okuma: Ya siz önce şu ikisini okuyun da bi.

 

Kadınsız Erkekler – Haruki Murakami – Doğan Kitap


 -Ya biliyorum bunu, okulu da var hatta Ayazağa’da...

Haruki Murakami’nin öykü kitabı. Arka kapağında yer alan, “Bir gün sen de kadınsız erkeklerden olacaksın” cümlesinden sonra yazarın üstenci tavrını sevmedim ve bıraktım. Terbiyesize bak yaaaa. Mutlu mu olacaksın acaba?

 

(Mücellit Diken bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Kitap İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(20.7.2020)

Çocuğu olmayan, bekar SGK çalışanının ''Çocuğunu FETÖ okuluna yolladığı'' gerekçesiyle ihraç edildiği ortaya çıktı...

"Olmayan çocuğunu FETÖ okuluna gönderen adam olan çocuğuna neler yaptırmaz. Tehlikeyi önceden sezen yetkililerimizi kutluyorum..."

Muzaffer Sağalcılar, Emekli


Diğer yorumlar ->

(12.5.2020)

Erdoğan, CHP'ye yüklendi: ''Meydanı bu faşist zihniyete bırakmayacağız...''

"Meydanda 2. bir faşist zihniyete daha yer olduğunu öğrenmek sürpriz oldu. Çok şükür hükümetimiz sayesinde ağzına kadar dolu sanıyordum orasını... Eveet hangi karakola teslim oluyorum?"

Yeşim Benece, İşsiz


Diğer yorumlar ->