Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgili Koçlar, aranızda Dolar'la maaş alan da var, Dolar borcu olan da. Şimdi biz hangi birinize yazalım bu falı? Piyasa bi durulana kadar siz okumayın en iyisi burayı. Hadi canım, hadi güzelim... devam...
FOTOHABER

Soçi Zirvesi'nin sonuç bildirgesinde liderler, Suriye'de gelinen son durumu özetledi...

Adalet Bakanlığı, gazeteci çifti mahkemeye verecek olanlar için randevu sistemine geçmeye hazırlanıyor...

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Seda Tripkolic'ten, Çek Git Bebeğim Musa'ya... Bir Neslin Ergenliğine (ve Mahalle'deki Internet Cafe'ye) Damgasını Vuranlar

Justice League: Adalet Birliği (Batman’in sözleşmeli işçi olarak çalıştırdığı dünyayı kurtarma ekibi)

Türkiye’nin Gurur Gecesi: Furkan Atmaca(13) Yönetimindeki A Milli Takımımız FIFA 18’de Adını Finale Yazdırdı…

Dünya Kupası’na veda eden,oynadığı oyun ve aldığı kötü sonuçlarla sürekli eleştirilen Türkiye A Milli Futbol Takımı'nda yüzler FIFA 18’den gelen haberle güldü... devamı...

Bahçeli, bu kez de Suudi Arabistan'da oynanan büyük oyunu bozdu...

ABD Başkanı Trump: ''Bu kadar çok ülke olduğunu hiç bilmiyordum...''

"İnşallah 'Hepsini aklımda tutamıyorum, sayısını azaltalım bunların' diye emir vermez orduya. Deli bu çünkü. Manyak..."

Haftanın Kitapları: Başlangıç (Da Vinci yok ama şifreye devam), Yoksulluğun Tarihi (“Bana da bir çay”), Güzellik Bir Yaradır (Aynen yaaa çok zor sizin de işiniz.)

ROCKY tshirtü için ilk gözaltı kararı hangi şehirden gelecek?

GTA'dan FIFA'ya... Yıllara Yollara Meydan Okuyan En İyi 7 Oyun...

Bir Haftadır Rıza Sarraf Davasının Türkiye'ye Karşı Bir Komplo Olduğunu Dinleyen Muzaffer Erdil(62), Bu Bilgiyle Tam Ne Yapması Gerektiğini Bilemiyor...

ABD'de görülen Rıza Sarraf davası konusunda hükümet ve hükümet yanlısı basından 1 haftadır yapılan 'Siyasi bir dava', 'Türkiye'ye kumpas kuruluyor' açıklamaları ve milli duruş çağrıları, kamuoyu neznindeki gizemini koruyor. devamı...

Rasim Ozan Kütahyalı: ''İlk kez ne dediğimin anlaşıldığı bir cümle kurdum, o da buna denk geldi. Üzgünüm...''

Beyaz Futbol'da sarf ettiği Boşnak'lar ve oral seks'le ilgili bir deyimin ardından yoğun tepkilere maruz kalarak çalıştığı kanal ve gazeteden kovulan Rasim Ozan Kütahyalı, günah çıkardı. devamı...

Halil Sezai... Acı çekiyor...

Blog

Game of Thrones Beklemekten Sıkılanlar İçin: Entrikasıyla, Gayrimeşru Seksiyle Yunan Mitolojisi...

Güzel ülkemizde “Athena” denince “O Ses Türkiye’de bayılıyorum ben onlara ya” çağrışımı yaptığını, Herkül’den söz edince konunun bir anda “Zeyna’nın yanındaki sarışın da iyiydi. Hakkını yediler o kızın” noktasına geldiğini biliyoruz. Yunan mitolojisinin koskoca Bilgelik Tanrıçası’nı Karadeniz türküleri söyleyen bir yarışmacı karşısında Hadise’yle kapışan bir karakter olarak ele almamız hiçbirimizin suçu değil. Mitolojiye dair bildiğimiz en kapsamlı hikayenin “Sonra da işte Brad Pitt atın içinde Çanakkale’ye girip savaşıyor. Savaşı kazanınca da Bozcaada’ya yerleşip bar açıyor” olması da öyle.

Bir Allah’ın kulu çıkıp da şu mitoloji işini tane tane anlatmış değil. Bu büyük eksiklikten yola çıkarak derdinize derman olsun diye işte bu yazıyı hazırladık. Olay gayet basit aslında. Müge Anlı izleyip nice aile entrikasını çözmüş insanlarsınız, üç-beş tanrının gayrımeşru işine mi hakim olamayacaksınız canım? Gelin başlayalım bakalım kim kimdir, ne nedir...

1. Zeus

Gökyüzü Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Jüpiter.

Kronos ve Rhea’nın 6. çocuğu. Babası Kronos, kendi babası gibi güç tutkunuydu. Yani Zeus’un dedesi gibi. Bu sebepten ötürü, ileriki zamanlarda çocukları onun elinden gücünü alır ve onu alaşağı eder korkusu ile kendince bir plan yaptı. Planı karısının doğurduğu her çocuğu yutmaktı. (Tom Cruise alt tarafı plasenta yedi diye neler yaptılar adama…)

Ölüm gibi bir şey olmuştu ama kimse ölmemişti. Çocuklar babalarının bedenlerinde hapsolmuşlardı. Rhea, Zeus’a hamile kalınca bir kez daha böyle bir şey yaşamamak adına kendi annesi olan Gaia’dan yardım istedi. Annesi de onu Girit’e gönderdi ve Zeus burada babası onu yutmadan doğdu. (Evet, Zeus aslen Girit göçmenidir. Çocukluğunda da sarışındır.)

Rhea, Kronos’un yanına döndüğünde bir taşı beze sarıp Kronos’a bebek diye yutturdu. (Bir Yeşilçam filmi vardı ‘Ayşecik Yavrum’ isimli. Orda da Karataşlı Emine karakteri vardı. Taşı beze sarıp çocuk diye seviyordu falan…)

Zamanla büyüyen Zeus yemin etti tabi babasının ağzına sıçmaya. Kronos’un yanına hizmetkar olarak işe girdi ve Kronos’u hazırladığı yiyecekler ile kusturdu. Böylece bütün kardeşlerine kavuşarak babasına savaş açacak ordunun çekirdeğini oluşturdu. Savaşı merak edenler ‘Titanların Savaşı’ ile alakalı yazıları bulup okuyabilirler. Çok acayipli şeyler var o savaşta. Ecük bücük yaratıklarla dolu. Ben direkt spoiler verip sonunu söyleyeyim; Zeus savaşı kazandı ve yönetim ona devroldu. (Sonra bütün Yunanistan’a duble yollar yaptı. Muazzam hizmetleri oldu.)

 


Zeus heykellerde en sık kalkan, asa, taht, yıldırım, meşe, kartal sembolleriyle görülür. Kartallarından biri çalınarak Beşiktaş Köyiçi'ne konulmuştur.


2. Poseidon

Denizler, Okyanuslar ve Depremler Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Neptün.

Kendisi Antikçağ’ın kabadayısı ve Zeus’un erkek kardeşi olur. Kronos’un alt edilişinden sonra denizlerin ve okyanusların hakimiyeti bu abimize verilmiştir. Depremleri de kontrol etmesinden ötürü kendisinin ‘Dünyayı Sarsan’ lakabıyla da çağırıldığı vakidir. (Kısa bir dönem Show TV Ana Haber’e de Deprem Uzmanı olarak çıkmıştır.)

Denizlere egemen olma işini bir süre sonra yeterli bulmamış ve kardeşi Zeus’a savaş açmıştır. O da yetmemiş, Atina kenti için Athena’yla (yani Zeus’un kızıyla) çatışmaya girmiştir. Sonunda Zeus, bu savaşa Atina halkının kendi tanrılarını seçme hakkını sunarak son vermiştir. (Seçim sonucunda milli irade Athena demiştir.)

Bunun sebebi “Azıcık da gadın tanrı görelim” değil, Athena’nın zeytin ağacına, Poseidon’un tuzlu suyundan daha fazla ihtiyaç oluşudur. Poseidon bu sonucun ardından da pes etmemiş ve envai çeşit yere sataşarak huzur kaçırmış, girdiği savaşların hepsinde de kaybetmiştir. Yine de bazı bölgelerdeki halk, her ne kadar kaybetse de tanrıları olarak Poseidon’u benimsemiştir. (Su Tanrısı adam neticede, hangi mevsimde ne balık yenir, hangi plajda şezlong parası vermeden denize girilir falan biliyor.)


Bir heykelde ya da tasvirde 3 dişli yaba, at ve balık varsa yapıştırın “Bu Poseidon” diye. "Küçük pipili olan" şeklinde ezberlemeyin, başka tanrılar da aynı durumda. Karışmasın.


3. Athena

Bilgelik Tanrıçası - Savaş Tanrıçası. Roma mitolojisindeki adı: Minerva.

Athena, Zeus ile Metis’in biyolojik kızıdır ama Athena’yı Metis doğurmamıştır. Rasim Ozan Kütahyalı dublajıyla “Haydaaa” dediğinizi duyar gibiyim. Hemen açıklayalım…

Metis, Zeus’tan hamile kalınca, Gaia Zeus’a bu çocuğun kız olması halinde, Metis’in bir de erkek doğuracağını söyledi. E tabi Göklerin Hakimi Zeus panikledi. Çünkü erkek çocuklar bir zaman sonra babalarının yerini almak isteyeceklerdi. Bunu kendinden de çok iyi biliyordu. Zeus naptı? Metis henüz doğum yapmadan Metis’i yuttu. (Evet sülalecek biraz cins bunlar, yutma konusuna bir takıntıları var.)

Metis’in doğum sancıları başladığı anda Zeus’un da başına korkunç bir ağrı saplandı. Acısından kıvranan Zeus, Hephaistos’tan (Afrodit’in kocası - Zeus ile Hera’nın oğlu) kafasını baltayla yarmasını istedi. Balta Zeus’un kafasını karpuz gibi ikiye ayırdıktan sonra içinden zırhlara bürünmüş olan Athena çıktı. (Zeus, Athena’yı kafasından çıkardığı için biyolojik babası olmasının yanısıra ‘fikir babası’ olduğunu da söyleyebiliriz.)

Bebek Athena bu esnada bir bebek gibi ağlamadı, yetişkin birinin savaş naralarını attı. Neticede de hem savaşçı, hem adil, hem bilge oldu. (Hayırlı olsun’a gelip kendisine çeyrek altın takmaya çalışanları da mızrakla kovaladığı söylenir.)


Athena... Sembol olarak kalkanı, mızrağı, zeytin dalı ve baykuşu var kendisinin. Ayrıca son klibi çok güzel.


4. Hades

Yeraltı Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Plüton.

Hades’in mitolojide kötü anılmasının sebebi, ‘ölülerin tanrısı’ olmasından kaynaklıdır. Hades de Zeus’un bir diğer kardeşidir ve Kronos’un karnından çıkarıldıktan sonra, çekilen kura dahilinde onun da payına yeraltı düşmüştür. Bunun için üzülmemiştir çünkü kendisi yalnızlığı seven, asık suratlı, asosya biridir. Bildiğin emo ergendir yani (ATV’nin sevilen dizisi Selena’da rol alırken de set arkadaşlarına kök söktürmüştür.)

Hades, hayatında çok az sefer yeryüzüne çıktı ve bunlardan birinde Sicilya’daki bir ovada Zeus ve Demeter’in kızı Persephone’u gördü. Persephone’a ilk görüşte abayı yakıp onu yeraltı dünyasına kaçırdı. Bunu öğrenen Zeus, Hermes’i (tanrıların habercisi) Hades’in yanına göndererek kızını yeryüzüne salması için emretti. (Zeus’un da önüne gelenden bir çocuğu olduğuna dikkatinizi çekmek isterim. Maşallah hiç boş durmamış...)

Hades, Zeus’un emrine uyacak gibi görünürken Persephone’u elinde tutmak için bir plan geliştirdi. Güçlü Kader Perileri’nin kurallarına göre yeraltı dünyasından bir şey yiyenler asla yeryüzüne geri dönemezlerdi. Bu yasayı çok iyi bilen Hades, Persephone’a birkaç adet nar tanesi yedirerek onu sonsuza kadar yeraltı dünyasına hapsetti. (Buradan çıkaracağımız ders; yabancıların verdiği hiçbir şeyi yiyip içmiyoruz arkadaşlar.)

Zeus bile bu bahsi geçen perilerin kurallarına karşı gelemiyordu lakin bir çözüm buldu. Persephone her yılın 4 ayı Hades ile kalacaktı ve geri kalan 8 ayı annesinin yanında geçirecekti. Aha bugün ‘mevsim’ diye bildiğimiz şey de buradan sonra başlamış işte. Persephone annesi Demeter’in yanındayken çiçekler açıyor, ekinler yetişiyor, Hades ile beraberken de bitkiler soluyor, hava soğuyor. (Yani dünyanın kıçını güneşe dönmesi falan filan hikaye. Kocaman aşk hikayesi var be ortada, bilim neymiş…)


Hades elinde tuttuğu anahtar ve atlar ile resmedilir. Bazı heykellerde ise 3 kafası olan bir yaratığın tasmasını tuttuğu da görünmektedir. Ortadaki Felipe Melo.


5. Ares

Savaş Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Mars.

Ares, Zeus ve Hera’nın çocuğudur. Büyüdükçe itici bir tip olduğundan ötürü çok seveninin olduğu söylenmiyor işin aslı. Hatta kendi annesi babası da pek hoşlanmaz hale gelmiş en sonunda (Evlat olsa sevilmeyen ilk evlat). Çünkü Ares’in tek derdi kan dökmekmiş. Yani efendim yasalarmış, savaş stratejileriymiş falan pek umrunda değilmiş kendisinin. (Hatta bazı söylencelere göre üstünüze afiyet gerizekalıymış, cesurluğu bir yana dursun.)

Şöyle de bir durum var, hepinizin bildiği Afrodit (Banu Alkan olmayan), Ares’i pek sevmiş. Afrodit Olympos’taki tanrılar arasında, Ares’i seven tek kişidir hatta. Bu durum da ‘karşıtların çekimi’ olarak nitelendirilmiş. Tutku ve skandallarla dolu bir aşk yaşamışlar ve 4 adet bebeleri olmuş. Demos ve Phobos adındaki erkek evlatları babalarına çekmiş. Diğer oğulları olan Anteros ‘’tutku tanrısı’’ olmuş. Kızları Harmonia’yı da Tebai Kralı ile evlendirmişler. (Yani bırakmamışlar ki bilmem ne züküm tanrıçası olsun kızcağız… Evinin hanımı, çocuklarının anası olmuş o da.)

Bir söylenceye göre de herkesin bildiği, elinde okla gezip insanların kıçına saplayan Eros da Ares ve Afrodit’in çocuğuymuş. Bazı söylenceye göre ise tee yaradılışta varmış Eros. (Bilemiyorum Altanius, insan hangisinin kendi çocuğunu olduğunu bilmez mi? Bu nasıl ana babalık?)


Ares’in sembolleri; zırh, miğfer, kılıç, kalkan, köpek ve akbaba. Küçük pipinin karışıklığa yol açabileceğini söylemiştik.


6. Afrodit

Aşk ve Güzellik Tanrıçası. Roma mitolojisindeki adı: Venüs.

Geldik mi Banu Alkana? Haydi buyurun… Öncelikle Afrodit’in nerden geldiği biraz meçhul. 3 adet söylence var bununla alakalı. Birincisi; Zeus ile Deniz Perilerinden Dione’nin kızı olduğu söyleniyor. İkincisi; On İki Tanrı’dan önce yaratıldığı söyleniyor. Tıpkı Eros’a söylendiği gibi. Üçüncüsü hikaye ise şöyle; Kronos’un annesi Gaia, oğlunu babası Uranus’u alaşağı etmesi için yüreklendirir. Bir gece Kronos babası Uranus’e saldırır, cinsel organını keser ve denize atar. Denizde bir köpük oluşur ve Afrodit doğar. (Siz yine o ‘peçete’leri suya atarken dikkat edin)

Bu üçüncü hikayeden olsa gerek, aşk/seks/güzellik ve tutkunun tanrıçası olmuştur. Afrodit’in tek işi sevişmekmiş. Yeraltına da yeryüzüne de hakim olan tek tanrıymış kendisi. Herkesin bir başkasını arzulamasını sağlar ve ölümlüleri birbirine kavuştururmuş. (Dönemin ilk Esra Erol’u da diyebiliriz bir nevi)

Bu arada Afrodit, Hephaistos (Zeus’un kafayı yardıydı ya yukarıda) ile evlidir ve Hephaistos karısı Afrodit’e tapmaktadır. Afrodit ise yapısındaki oynaklık sebebiyle kocasını başta Ares’le olmak üzere bir çok kişiyle aldatır. En ünlü ölümlü sevgilisi Adonis’tir (Hee aynen o kasın adı da oradan geliyor işte). Adonis’in ölümü de kıskançlık sebebiyle kendisine saldıran Ares’in elinden olur. (Tey, tey Hephaistos da evde hanımdan bir çorba beklesin o sırada…)


Afrodit’in sembolleri; kumru, gül ve mersin. (İl olan değil canım)


7. Hermes

Ticaret, İletişim, Atletizm ve Yolculuk Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Merkür.

Hermes insanlara şans getirmesi ve tüccarlara yol göstermesi ile bilinir. Aynı zamanda da düzenbaz ve hırsızların koruyucusudur. Hiç zorluk çekmeden bir çırpıda yeraltı dünyasına girip çıkabilen az sayıda tanrıdan biridir. Muzip ama çok iyi kalpli olduğu söylenmektedir. En iyi bilinen yanı ise tanrıların habercisi olmasıdır. Hermes, Zeus ve Maia’nın oğludur. (Muhtemelen sizin de yazının sonunda Zeus’un torunu olduğunuz ortaya çıkacak, hazırlayın artık kendinizi)

Söylenceye göre Hermes daha doğar doğmaz ayağa kalkar ve kaplumbağa kabuğundan yaptığı bir liri çalıp kendi kendine eğlenir. Bir gün de kırlarda gezerken üvey kardeşi Apollon’un koruması altındaki inekleri çalar. Bunu öğrenen Apollon, Hermes’i yakalar ve doğruca Zeus’a götürür “Bak çocuğun ne bok yedi’’ diye. O sırada çakal Hermes, kaplumbağa kabuğundan yaptığı liri üfler ve Zeus ile Apollon’u büyüler. Zeus onu cezalandıracağı yerde gider hediye verir. Hediyeleri ise; kanatlı bir başlık ve bir çift ayakkabıdır. Böylelikle Hermes, tanrıların habercisi olma görevini edinir. (Askerliğini de komutan postası olarak kısa dönem yaptı zaten. Çok şanslıydı bu)


Hermes’in sembolleri; tüylü şapka, kanatlı sandal, çift yılan başlı baston. Olympos'un hipster'ı mübarek.


8. Dionysos

Şarap ve Şenlik Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Bacchus.

Dionysos şenlik ve şarap tanrısıdır. Eğlence düşkünü olan bu şarapçı tanrıyı herkes çok sever. Doğumu hakkında iki söylence mevcut. Zeus yine karısı Hera’yı aldatmak için ölümlü kılığına girer ve Semele’yi baştan çıkarır. Semele’ye tanrıların yöneticisi olduğunu söyler. Semele hamile kalır. (Semele de yani… Yönetici peşindeymiş, unvan peşindeymiş resmen ayol…)

Bir gün Zeus’un karısı Hera bu durumu öğrenir ve yaşlı bir kadın kılığına girerek Semele’nin peşine düşer. Onun güvenini kazanır ve aşığı Zeus ile ilgili onu kuşkuya düşürür. Bunun üzerine Semele Zeus’tan gerçek kimliğini göstermesini ister. Zeus ise kendini gören tüm ölümlülerin öleceğini biliyordur ve Semele’ye başka bir şey dilemesi için yalvarır ama kadın reddeder. Zeus bu dileğini yerine getirdiği an Semele alevler içinde kalır ve ölür. Zeus, Semele’nin karnındaki henüz doğmamış çocuğunu Hermes’in kurtarmasını ister. Hermes çocuğu yanan annenin karnından çıkarır ve Zeus’un içine yerleştirip orayı diker. 3 ay sonra ise Dionysos dünyaya gelir. (Zeus normal doğum mu yaptı epidural aldı mı onlar hep meçhul)

Bir diğer söylencede ise Zeus yine Dionysos’un babasıdır ama annesi bu defa Persephone’dur. (Persephone da Zeus’un Demeter’den olan kızıydı unutmuşsanız eğer!) Persephone’u arzulayan Zeus, bir yılan kılığına girerek onunla sevişir (Azme bak mk). Bunun ardından Zagreus dünyaya gelir. Yılanların tacını taşıyarak dünyaya gelmiştir. Yani oğlan çocuğunun minik boynuzları vardır. Hera bu gayrimeşru çocuktan hoşlanmaz ve çocuğu kaçırıp Titanlara öldürmeleri için verir. Titanlar da Zagreus’un kalbi dışındaki her şeyi bir güzel yerler. Athena duruma el koyar ve kalbi çalarak Zeus’a getirir. Zeus kalbi Semele’ye verir ve onu yemesini emreder. Semele söyleneni yapar ve yediği kalp yüzünden hamile kalır. Çocuk ikinci kez doğduğunda da ona Dionysos adı verilir. (Biz de yedik… He canım ‘yediği kalp yüzünden hamile kaldı’… Kusura bakma Zeuscum, sen onu karına anlat)


Dionysos’un ilişkilendirildiği şeyler; dans, müzik, çılgınlık ve seks. Heykelde de "Atıyım mı kafana üzüm?" derken görülmektedir. Şakacı seni...


9. Artemis

Okçuların ve Avcıların Tanrıçası. Roma mitolojisindeki adı: Diana.

Zeus ile Leto’nun kızı. O da Hera’nın kıskançlık krizlerinin kurbanı. Anlatayım…

Leto hamileyken Hera, Python adındaki kocaman bir yılanı Leto’nun peşine saldı. Leto yılandan kaçacak kadar şanslıydı ama doğum zamanı geldiğinde, Hera’dan korkan bütün herkes ona kapısını açmayı reddetti. Leto, Ortygia Adası’ndaki kız kardeşi Asteria’ya gitti ve Artemis’i orada doğurdu. Artemis doğar doğmaz annesinin Delos Adası’na geçmesine yardımcı olacak güçte bir kız olarak dünyaya geldi ve orada erkek kardeşi Apollon’un doğumunda annesine yardım etti. Apollon ise daha sonra annesini takip eden yılan Python’u boğdu. (“Ay benim çocuğum çok zeki, tablette Candy Crush açıyo” diyen annelere ders olsun. Buyur, elin çocuğu daha doğar doğmaz neler yapıyor.)

Artemis mitolojiye okçuların ve avcıların tanrıçası olarak geçmiştir. Sebebi ise daha 3 yaşındayke babası Zeus’tan yay ve ok istemesiymiş. Zeus da kızını çok sevdiğinden ona dünyadaki tüm dağları ve sonsuz bekareti bağışlamıştır. Hatta yetmemiş bir de otuz adet kent vermiştir. Böylelikle Artemis, On İki Tanrı’dan biri olmuştur. (Kızına sonsuz bekaret verip bunu hediye diye yutturmak da ayrı ustalık tabi)


Artemis’in sembolleri; yay, ok, geyik, köpek ve ay. Geyiğin yanında böyle duruyorsa minimum 1.90 bu hatun.


10. Apollon

Okçuluk, Müzik ve Şiir Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Apollo.

Apollon’un doğumunu yukarıda anlattım biraz biraz. Çok sayıda söylence Apollon’un sanatsal yönünün, özellikle de müzik tanrısı olmasının altını çiziyor. Olympos tanrılarının hepsi onun müziğine hayrandı adeta. (Zeki Müren gibi düşünün, tanrıların sanat güneşi)

Bir gün Marsyas adındaki bir Frigyalı, yerde bir çift dilli flüt bulur ve çalmaya başlar. Kendi çaldığı müziğin, Apollon’unkinden çok daha güzel olduğunu düşünür ve ona meydan okuyarak bir yarışmaya davet eder. Kazanan rakibine dilediği gibi davranabilecektir. Apollon lirini, Marsyas da flütünü çalacaktır. Yarışı kazanan Apollon çok acımasız bir ceza uygular. Marsyas’ı bir çam ağacına bağlayarak diri diri derisini yüzer. Ancak Apollon bu davranışından sonra kahrolur ve lirini parçalar. Marsyas’ı da bir ırmağa dönüştürür. Bazı rivayetlere göre de kanı ve gözyaşı Menderes Irmağı’nı oluşturur. (Yok ya Zeki Müren gibi düşünmeyin, acayip yerlere vardı olay. Demet Akalın belki…)


Apollon’un sembolleri; lir, ok, araba, kurt, geyik, yunus, karga, kuğu, akbaba, defne yaprağı. Yaprağı doğru yere koymuş, tebrik ediyoruz.


11. Hera

Evlilik, Bereket ve Aile Tanrıçası. Roma mitolojisindeki adı: Juno.

‘’Zeus’un karısı olan Hera aslında kardeşiydi’’ diyerek sansasyonel bir giriş yapmak isterim öncelikle. Zeus sadece bu tanrıçanın, yani Hera’nın, iktidarı paylaşabileceği karısı olabileceğine inandığından ötürü kardeşi ile evlenmiştir. (Game of Thrones halt etmiş)

Gelelim hikayesine. Zeus istediği her şeyi elde etmişti, Hera’yı da elde edeceğini düşünüyordu lakin Hera çok kıskanç bir kadındı ve Zeus’un geçmişini de çok çok iyi biliyordu. Zeus ne yaptıysa Hera’yı ikna edemedi ve bir oyuna başvurdu. Zeus bir gün kendini guguk kuşuna dönüştürdü ve muhteşem bir yağmur başlattı. (Yani adam sağnak yağış yapıyor farkındaysak müstakbel karısı için. Sizden bi su isteseler vermezsiniz)

Hera o yağmurda sırılsıklam ıslanan kuşu hemen alıp giysilerinin içine koydu. Zeus tam da o sırada eski haline dönüşüp Hera’ya tecavüz etti. İsmi kirlenen ve utanan Hera ise onunla evlenmeyi bu şekilde kabul etti. Öyle mükemmel bir düğün oldu ki yeraltı dünyasının tanrısı Hades bile oradan çıkıp, kız ve erkek kardeşinin düğününe geldi. Gerdek geceleri de söylemesi ayıp 300 yıl kadar sürdü. (Kendi performansınızla kıyaslayıp hemen umutsuzluğa düşmeyin. İkisi de tanrı neticede bunların. Olacak o kadar fark.)


Başında örtü bulunan, dolgun vücutlu, gür saçlı kadın figürleri Hera’yı temsil eder. Heykel, Hera'nın meşhur "Abi 1 liranız var mıydı?" sözlerini temsilen yapılmıştır.


12. Hephaistos

Ateşin, Demircilerin, Zanaatkarların Tanrısı. Roma mitolojisindeki adı: Vulcan.

Hephaistos usta bir zanaatkardı lakin çirkin ve topaldı. Topallığının sebebi Hera’nın onu gökyüzünden çirkinliği yüzünden aşağı atmasıdır. Hephaistos dokuz gün, dokuz gece sonra denize düşmüştür. Bir de lütfen hatırlayınız, kendisi AFRODİT’İN KOCASI idi. (İşte o cincik gibi kızların yanında gezen öküz gibi herifler geleneği de buradan başlıyor.)

Merak edenleriniz vardır, bu kadar çirkin bir tanrı nasıl olur da güzelliği ile meşhur tanrıça ile evlenir diye… Hephaistos annesi Hera ve babası Zeus’tan rica etmiş “Bana bu kadını alın” diye. Tam olarak böyle olmuş. Afrodit’in söz hakkı pek olmamış haliyle. Eh tabi Afrodit de hafif meşrep bir ruh hali taşıdığından mutsuz bir evlilik olmuş. (“Topal’ın karısını samanlıkta basmışlar” şeklinde Anadolu’da da bilinir bu hikaye)

Afrodit’in en ünlü aldatması, Hephaistos’un üvey kardeşi Ares ile olan elbette. Hatta bir gün Hephaistos, Ares ve Afrodit’e tuzak kurarak, ikisi tam sevişirken üzerlerine bronz dökmüş ve aşıklar öylece kıpırdayamadan kalmış. Hephaistos zina yapan çifte herkes tanıklık etsin diye Olympos’taki bütün tanrıları durumu görmeye çağırmış. Tanrılar Afrodit ve Ares ile dalga geçmişlerdir ama aynı zamanda da Hephaistos ile de alay etmişler. (Adamın da şansına ha…)

Poseidon Afrodit’e acımış ve Hephaistos’a karısı ile barışması için rica etmiş bu esnada. Olympos tanrılarının kendisi ile dalga geçmesinden midir, yoksa Poseidon’un araya girmesinden midir bilinmez ama Hephaistos bronzu kırarak aşıkları serbest bırakmış neticede. (Sonrasında Nevizade’ye gidip içmiş Poseidon’la Hephaistos. Tarihin ilk “Abicim sana kız mı yok ya?” sözü de o gece duyulmuş hatta)


Çekiç, örs ve demirci maşası Hephaistos’un sembolleridir... Ve bu heykelde ise saydıklarımızın hiçbiri yok gördüğünüz üzere...

(Mervously Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Blog İçerikleri:

pekila.comPekila.com içerikleri:

Sıradaki Haberler:

(5.11.2017)

ABD Başkanı Trump: ''Bu kadar çok ülke olduğunu hiç bilmiyordum...''

"İnşallah 'Hepsini aklımda tutamıyorum, sayısını azaltalım bunların' diye emir vermez orduya. Deli bu çünkü. Manyak..."

Seda Bayhana, Mali müşavir


Diğer yorumlar ->

(2.11.2017)

Karamanoğlu Mehmet Bey Üniversitesi, ''Şeytanla mücadele eğitimi'' verecek akademisyenler arıyor...

"Exorcism konusunda dışa bağımlılığı bitirecek bir hamle. Bu kadar konuşulduğuna göre birilerini rahatsız etmiş belli ki..."

Muzaffer Subazlı, Gazeteci


Diğer yorumlar ->