Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
KİTAP

Plajda Sizi Olduğunuzdan 2 Ton Daha Seksi Gösterecek, Instagram'da En Az 20 Like Gücünde Tatil Kitapları...

-> 7. sezonun 6. bölümünü de sızdıran bilgisayar korsanları 8. sezon sonunda ekranlara veda edecek olan Game of Thrones'un 9. sezon çekimlerine başladıklarını duyurdu...
-> 16. Kuruluş yıldönümü konuşma metninde yolsuzluk, yoksulluk ve yasaklarla mücadele ifadeleri yer aldığı için imalı konuşmakla suçlanan AKP'li yönetici dün salondan kovuldu, bugün telefonunda bylock çıktı...
-> Hükümetten hurriyet.com.tr editörünü rahatlatan açıklama: ''Kredi kartı kullanıcıları dikkat! O süre uzatıldı...''
-> Turizm Bakanı Numan Kurtulmuş: ''Terör, kazıklama, taciz gibi detayları aşar aşmaz biz de Noel ve Yılbaşı kutlamalarında Yunan misafirleri ülkemizde ağırlayabiliriz...''
-> Halkın önemli bir bölümünün Müslüman dini bayramlarını yakından takip etmesi Yunan Ortodoks kilisesini tedirgin ediyor...
FOTOHABER

Başakşehir-Sevilla maçında 'taraftarlıkla bağdaşmayan davranışları' nedeniyle 4 kişiye 1 yıl tribünden men cezası verildi...

HALKIN SESİ

Atatürk Orman Çiftliği, ABD'ye satıldı...

"Yanlışınız var. ABD'ye değil, 'Eyyy Abeedeee'ye satıldı. Satış sözleşmesinde bizzat öyle geçiyor..."
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Ülke gündeminin sizi çok yorduğunu fark edip tamamen kendi kişisel gündeminize odaklanmaya karar vermenizle, orada işlerin daha da b.ka sardığını görüp tekrar ülke gündemine dönmeniz arasında yaklaşık 3 saniye geçecek. En azından farkındalığınız yüksek evet... devam...

Hizmetçi (Lesbian Spank Inferno'nun Korecesi), Bas Gaza (İsmail YK şarkısı ile Hızlı ve Öfkeli arasında)

Palyaçoya Hallenenler, Yutulmak İsteyenler ve Diğerleri... ''Oha bu da mı varmış?!'' Dedirten Fetişler, Fetişlerimiz

Ezan sesinden aşırı hızlı bir şekilde etkilenerek Müslüman olan turist, İslam dünyasını ikiye böldü...

Zaytung Zone

Kavanozda limonata sezonumuz açılmıştır! Az kaldı yakında ayrana da fesleğen falan koyarız. Hep para tuzağı işte bunlar, en sevdiğimiz şey...

İstanbul bu kez aşırı sıcak yüzünden yaşayacağı felaketini seçiyor. Sizce hangisi olur?

Kamuoyu, Her Yıl En Az Bir Türk Takımına Transfer Olan Lucescu'nun 2004'ten Beri Türkiye'de Olmadığını Fark Etmenin Şokunu Yaşıyor...

Türkiye Futbol Federasyonu'nun akşam saatlerinde A Milli Takım teknik direktörlüğü için Mircea Lucescu'yla anlaşıldığını duyurmasıyla birlikte Romen teknik adamın 13 yıldır Türkiye'de olmadığını fark eden kamuoyunda şaşkınlık sürüyor... devamı...

Kurban Bayramı Tatilinin 10 Gün Olarak Açıklanmasının Ardından Yunanistan'da Olağanüstü Hal İlan Edildi...

Bakanlar Kurulu tarafından Kurban Bayramı tatilinin 10 gün olarak ilan edilmesi Yunanistan'ı karıştırdı. Türk turist istilasına karşı olağanüstü hal ilan edilen ülkede ikinci bir emre kadar tüm izinler iptal edilirken, meze, uzo ve balık rezervlerinin artırılması için AB'den yardım istendi. devamı...

İşte Yoğun ve Stresli Bir Gün Geçiren Emre Unak(32), Rahatlamak İçin Hangi Çağrı Merkezini Arayıp Müşteri Temsilcisine Küfretmek İstediğine Karar Vermeye Çalışıyor

Özel bir şirkette satış danışmanı olarak çalışan Emre Unak(32), iş yerinde müdüründen yediği lafların ve çıkışta trafikte sinir olduğu 6 kişinin hıncını bir kez daha yüzünü hiç görmeyeceği bir müşteri temsilcisinden çıkarma arefesinde. devamı...

İyi İdare Edilmeyen Klanların Başına 'Kayyum' Atanacak...

İçişleri Bakanlığı, Kamusal Alanlardaki Başıboş Çocuk Terörüyle Etkin Mücadele İçin Düğmeye Bastı

Kitap

Ortamlarda Ezberden Okunduğunda Skoru 2-0'dan 3-2'ye Taşıma Kudretine Sahip 8 Kısa Şiir...

Her on kişiden dokuzunun hayatının en azından bir döneminde en azından bir kez şiir yazdığı ve yine her on kişiden dokuzunun şiirden nefret ettiği ülkemizde gün olur da konu komik videolardan, giflerden, sosyal medya atışmalarından dönüp dolaşıp şiire gelirse deyip işe koyulduk. Arkadaş ortamında bir on-onbeş dakikalığına da olsa sizi başkan yaptıracak, konfeti yağmuruna tutturacak yakın edebiyat tarihinin en kallavi şiirlerini sizler için derledik. Allah muhtaç etmesin tabii ama her ihtimale karşı elinizin altında bulunsun diye şuraya bırakıyoruz...


1. Cahit Sıtkı Tarancı, “Yağmur Yağıyordu”

Konu zaten Otuzbeş Yaş ile açılır. Siz sakinliğinizi koruyun. Sıra size geldiğinde; babasının makam mevki sahibi olsun diye İstanbul'da okutmadığı mektep bırakmadığından bahsettikten sonra, bir de bombalanan Paris'ten bisikletle kaçmış falan derken bu şiiri de patlattınız mı püyyyy!

"Yağmur yağıyordu Paris kaldırımlarına;
Seni düşünüyordum penceremde!
(Penceremiz olabilirdi!)
Yağmuru sevmediğin geldi aklıma.
Bulutlar da hatırlamış olacaklar ki
Yağmurda üzüldüğünü,
Sağnak durdu birden bire;
Güneş açtı.
Yüzün güldü mü bilmem, 
İstanbul'daki pencerende."

 

2. Can Yücel, “Fitilli”

Yaşasaydı da güncele dair değerlendirmeleri bir de Can Yücel üslubuyla okusaydık iç geçirişlerinin ardından "...bizim orda g.te g.t derler hakim bey!", "Abi adamın, bak adamın dinle: mezarına şarap döktük ya…" anekdotları sizi zaten şiirin kapısına kadar getirir. İlk okuyan siz olun!

Not: Ha afedersiniz Can Yücel'in günümüze dair söyleyeceği bir şey varmış:

YAKLAŞAN GELECEK
Bir Türk halâ bütün cihana,
Bin Türk lirası da
Bir dolara bedel.

 

"İçerimde bir bokluk var
Yıkıyorum, yıkıyorum, yıkılmıyor.
Yüzümde bir maske var
Çekiyorum, çekiyorum, çıkmıyor.
Böğrümde ölü bir çocuk
Ölüyorum, ölüyorum, ölmüyor.
Gözümde bir çakmak var
Çakıyorum, çakıyorum, çakıyor
Suratınıza!"

 

3. Cemal Süreya, “Saat Beş”

Hepsi aynı tornadan çıkmış yeni nesil edebiyat dergilerinin baş çekicilik figürlerinden, günümüzün az şiir konuşulan masalarının en çok konuşulanı. "1931 yılında doğdum. Annem çok küçükken öldü. 1948'de Dostoyevski'yi okudum. O gün bugün huzurum yoktur." baba lafının sahibi (Valla onun sözü -bkz. Güvercin Curnatası-) tanıyorsunuz işte abiyi.

"İstanbul'da elimi kaldırdım

Biraz içkiliydim, biraz sevdalı, biraz da minareli
Geleni geçeni durdurdum
Bakın dedim bakın gökyüzü nasıl eskimemiş
Bir de şu martılara bakın nasıl alıngan martılar
İstanbul'da en ince minarede
Beş tane gözüm vardı mavi
 
İstanbul'da gözümün birini söndürdüm
Balıkların yarısı yok oldu gitti
Hiçbir balığın kuyruğu yok kör oldum
Ben bir zamanlar yelpazeli kadınlar görürdüm
Evlerinde kocalarında uykularında
Yarı yarıya saç yarı yarıya dudak
Nasıl sıcak olurlardı düşünürdüm
 
İstanbul'da Divanyolu'nda denizin orda
Bütün milleti başıma topladım
Herkes bir şeyler söyledi kendine göre
 
Bir kadın döktüre döktüre susuyordu
Yaklaştım yanına elini tuttum.
Bak dedim martılar ne kadar alıngan
İşte tam bu sırada saat beşi vurdu."

 

4. Edip Cansever, “Kaybola”

Yukarıda bahsettiğimiz dergilerin bir başka güzide ekmek kapısı. Cemal Süreya'nın "...fazla şiirden öldü Edip Cansever" göndermesiyle üzerinde durduğu bu abinin bu uzun şiirinden de sırf sizi düşündüğümüz için bir kuple aldık. Ha “Şiirin tamamını ezberlerim, okurum, ortamlarda namım yürüsün” diyen varsa buyursun google orada. Ama bu kadarı da iş görür yani...

"Sana her zaman söylüyorum, senin yüzünde gülmek var

Bakınca bir yaşama ordusu çıkıyor aydınlığa
Bir çiçek geliyorsun yeraltı çevresinden
Bir kartal gidiyorsun çıplağın ayaklarla
Şimdi bir pembeyi kovuşturuyor
Omzundan yukarıya üç kişi
Deli ediyor onları saçlarında
Bir karanfil çok
Bir karanfil azala..."

 

5. Nazım Hikmet Ran,  “Bütün Yolculuk Boyunca...”

Nazım Hikmet'in çocuk yaşta yazdığı ''...sen de şimdi herkes gibisin'' şiirinin kapalı alanlarda okunması, geçici işitme kaybına yol açacak düzeyde “Ayy o şiir çok güzeldir” tepkilerine neden olduğu için yasaklanmış durumda. Onun için siz şimdilik bununla idare edin. 'Nazım' literatüründen seçkiye en son yayınlanan şiirlerinden birini (2012) koyduk. Ki bunun belirtilerek şiirin ezberden icrası halk kahramanı statüsü kazandırırç Ayık olun...

"Bütün yolculuk boyunca hasret ayrılmadı benden
gölgem gibi demiyorum
çünkü hasret yanımdaydı zifiri karanlıkta da
Ellerim ayaklarım gibi de değil
uykudayken yitirirsin elini ayağını
ben hasreti uykuda da yitirmiyordum
Bütün yolculuk boyunca hasret ayrılmadı benden
açlıktı, susuzluktu demiyorum
sıcakta soğuğu, soğukta sıcağı aramak gibi de değil
giderilmesi imkânsız bir şey
ne sevinç ne keder
şehirlerle bulutlarla türkülerle de ilgisiz
içimdeydi dışımdaydı
Bütün yolculuk boyunca hasret ayrılmadı benden
zaten elimde ne kaldı bu yolculuktan
hasretten gayrı"

 

6. Orhan Veli Kanık, “Sakal”

Şiirin iç kültürünün mezhebini genişletip harflere konfor kazandıran, güzel gülüp gülümseten, içe selanik işleyerek hüzünlendiren, aşırı şiir düşkünlüğüne yenik düşerek 'şiirim hasta', 'yakın bir şiirimi kaybettim' bahaneleriyle memuriyetinde bol raporla kaytaran, hafif kepçe, şık bir insan... 'Sakal' şiiri de tam sizlik.

"Hanginiz bilir, benim kadar,
Karpuzdan fener yapmasını;
Sedefli hançerler, üstüne,
Gülcemal resmi çizmesini;
Beyit düzmesini;
Mektup yazmasını;
Yatmasını,
Kalkmasını;
Bunca yılın Halimesi'ni
Hanginiz bilir, benim kadar,
Memnun etmesini?
 
Değirmende ağartmadık biz bu sakalı!"

 

7. Özdemir Asaf, “Parça”

Çoğunlukla tasarruflu mısralar yazarak her zaman harflere taşıyamayacağından fazla koyu anlamlar yükleyen Özdemir Asaf, şiirde hacimden hoşlanmayanların ilk durağı, ilk tiviti... Bizim seçtiğimiz 'Parça' şiiri, sert başlasa da ezberden okunan ortamı şöyle bir sallar ama sonunda yine bir naiflikle '...çoook güzeldiiiii' övgüsüne mazhar olur.   

"Kan gibi midir, sevgin-kutsal anılar
Ve umulardan gelen sessizlik..
Ya da nereden geldi bu yalnızlığa,
O kısalan yolumuzda bizsizlik.
Daha çok-var-gibi-sonsuzlu sanılan yol bitti mi?
O da gelecekti, geldi mi, gelmedi mi..
Oysa baş yer beklemenindi, beklenenindi;
Bildi mi, bilmedi mi, gitti mi?"

 

8. Turgut Uyar, “İki Dalga Katı Arasında Yapacağını Şaşıran Akçaburgazlı Yekta'nın Söylediği Mezmurdur”

Seçkimizin bu son şiirini tek solukta etkili bir şekilde okuyabilen er kişi, dürtmek istediği dinleyicileri atmosfere doğru itebilir. Bunu yapar evet. Ayrıca şiirin tamamının ezbere okunması yine bir babayiğit belleğine muhtaçtır. Etkileri ise uzun şiir süresince sabit bir yere odaklanmış göz ve hüzünle hafifçe kafa sallayan dinleyiciler, fısıltılar ve çakmak sesleri şeklinde açığa çıkabilmektedir.

"...Başının o ağrısı beni görüncedir
Bana baktıkça yalnızlığın geliyor aklına
O kavurgan umut kesici güçlülük alıp alıp harcayamadığın
dağınık gizli izlenimlerin seni bilmediğin yönlere iteleyen
uğultulu kaynaşmaları
Anlat ellerin sıcak sıcak sokul
Buna hazırız eskidikçe değişmez oluyor kabul
Anlat ellerin sıcak sıcak
Benimki de bir tutam ot
Çabuk ol vakit dar uçaklar kalkıyor."

 

Bonus: Charles Baudelaire, “Paris Sıkıntısı, Yoksulların Gözleri”

Yahya Kemal Beyatlı'dan Ahmet Muhip Dıranas'a kadar bir çok şairimizin sevdiği ve etkilendiği bu hırs bakışlı heriften 'küçük düzyazı şiirler' diye adlandırdığı Paris Sıkıntısı kitabında yer alan yazılardan bir paragrafı seçtik. Ha olur ya, şiir mevzu derinleşir Fransız şiirine kayar, sizin de söyleyecek bir çift lafınız olsun. Yarasın.

-Parnasyen misiniz yoksa sembolist misiniz? -Bülbül gibiyim. Şakıyorum.
"Öyle mi! Bugün sizden neden nefret ettiğimi bilmek istiyorsunuz demek. Hiç kuşkusuz, sizin anlamanız benim açıklamamdan daha güç olacak; çünkü, bana kalırsa, siz karşılaşılabilecek kadın duyarsızlığının en güzel örneğisiniz..."

 

Yukarıda yer alan şiirler çeşitli ortamlarda birçok denek üzerinde tatbik edilmiş ve başta da belirttiğimiz gibi hem şiir hem şair hem de kaynak üzerinde ortalama 10-15 dakikalık bir çekim alanı yaratmıştır. Olup olacağı bu kadar. Ha bu arada sizin de kendi çapınızda bir takım şiir çalışmalarınız var biliyoruz, farkındayız...

 

(Ferit Ali Sel bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla instela'da paylaş Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Pekila.com içerikleri pekila.com

Sıradaki Haberler:

(14.8.2017)

Atatürk Orman Çiftliği, ABD'ye satıldı...

"Yanlışınız var. ABD'ye değil, 'Eyyy Abeedeee'ye satıldı. Satış sözleşmesinde bizzat öyle geçiyor..."

Yusuf Sami Alabudan, Gazeteci


Diğer yorumlar ->

(2.8.2017)

İstanbul Üniversitesi Botanik Bahçesi, müftülüğe devredildi...

"Yıllardır sarı çiçeğe mahkum edilen diyanet camiası için olumlu bir gelişme. 3000 bin çeşit bitkiye tek tek sorabilirler artık..."

Erhan Dekafe, Elektrik mühendisi


Diğer yorumlar ->