Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Tatil story'leri yüzünden halkı kin ve nefrete sürüklemek suçlamasıyla hakkında yakalama kararı çıkartılan ilk insan olarak bilişim tarihine geçeceksiniz. Beter olun... devam...
FOTOHABER

Albayrak: ''Kayınbabamla konuştum, o da söz verdi...''

IQ seviyesinde ciddi tahribata yol açan aHaber'in son kurbanı Alpay Özalan oldu...

Pablo Escobar'ı Sevmek (Uyuşturucu baronu ve psikopat ama yüreği temiz...)

Instagram Story'de Rihanna'ymışcasına soru yanıtlayanları...

Yeni Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli: ''Küçük bir aile çiftliğimiz var, orada işin matematiğini az çok öğrendik...''

"Yine nereden baksan eskisinden daha fazla güven veriyor..."

Beşiktaş'ın Hırvat Oyuncusu Vida'dan Dünya Kupası Boyunca Yemeyip İçmeyip Bonservisini Hesaplayan Türk Taraflara Teşekkür: ''Menajerim bu kadar düşünmüyor...''

Dünya kupasının flaş ekibi Hırvatistan'ın aynı zamanda Beşiktaş forması da giyen başarılı defans oyuncusu Domagoj Vida, turnuva boyunca oynadığı her maçın ardından saatlerce bonservis bedelini belirlemeye çalışan Türk taraftarlara teşekkür etti. devamı...

Yaz Aşklarının, Fakbadiliklerin ve ''Takılıyoruz öyle yaa''ların Can Düşmanı: ''Biz şimdi neyiz?''

3. İstanbul Dolu Bienali, bu yıl da hayal gücünün sınırlarını zorlayan eserlere ev sahipliği yapıyor...

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Yeni Türk Yapımı Oyun Geliyor : Future Army

En Az Gelişmiş 20 Ülkeyi Bir Araya Getiren Z-20 Zirvesine, ''Hesabı Kim Ödeyecek?'' Gerginliği Damga Vurdu...

G-20 zirvesiyle eş zamanlı olarak düzenlenen, en az gelişmiş 20 ülkenin devlet başkanının bir araya geldiği Z-20’ye hesap gerginliği damgasını vurdu. Kongo’nun başkenti Kinşasa’daki zirve çıkışında gidilen restoranda, hesabın ev sahibi ülkeye mi ait olduğu yoksa herkesin kendi cebinden mi karşılaycağı konusunda yaşanan belirsizlik, sıkıntılı anlara neden oldu... devamı...

Atatürk'e Hakaret Eden Genç Kızın Fikirlerine Saygı Duymayan Arkadaşı Hakkında Cumhurbaşkanı'na Hakaret Şüphesiyle Soruşturma Başlatıldı

Türkiye, kendisi gibi düşünmeyen arkadaşı yüzünden Atatürk'e hakaret etmek zorunda kalan genç kızın içine düştüğü zor duruma üzülürken, yaşanan olaylardan sonra soruşturma başlatan Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı, genç kızın fikirlerine saygı duymayan arkadaşı hakkında yakalama kararı çıkarttı. devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Blog

Ortalama Bir Düğünü Minimum Hasarla Atlatma Rehberi...

Sıcak, kalabalık, aşırı baldız, görümce ve maalesef bir miktar çeyrek altın ihtiva eden düğün ayları bütün acımasızlığıyla sürüyor. Biz de daha fazla canlar yanmadan, ocaklar sönmeden önümüzdeki 3 ay düğünlerde hayatta kalmanızı sağlayacak tüyoları sizlerle paylaşmak istedik. Çünkü bugün size, yarın bize…


1. Dibini görmeyin, gördürtmeyin

Sıkıntıdan dibini gördüğünüz kokteyllerden (ya da düğününe göre masa altından hüplettiğiniz votka'lardan) mütevellit rezalet danslarınız, donunuza kadar işlemiş teriniz, baldıza/kayınçoya sümük gibi yapışan tavrınızla özellikle gelinin gecesine limon sıkmanız muhtemeldir. Unutmayın: Düğünde içilen içki; sıcak, havasızlık, "benim ne işim var burada mk" ya "bu bile evlendi biz halaaa..." sıkıntısı gibi nedenlerle normal zamanda içilenin 2 katı çarpma potansiyeline sahiptir. Ona göre hesabınızı yapıp, normalde kafayı bulduğunuz miktarın yarısı kadar için.

Diyelim olmadı, bir şekilde ipin ucunu kaçırdınız. Bu durumda “Damat da aynısını yaptı. O da gelinin babasını dudaktan öpmeye çalıştı ama…” gibi bahanelere sarılmayın. Damat bu. Sahnenin ortasına sıçsa bile gece sonunda gelinle ayı yatağa baş koyacak. Fakat siz, ömür boyu geceye çiftetelliyle başlayıp, twerk ile bitirmeye çalışırken piste kusan ibiş olarak anılacaksınız. O yüzden siz siz olun, düğünde az için güzel kardeşim. İçki beleş diye bokunu çıkarmayın....


Acı tablo...


2. Gecenin DJ’i olmayın… Allah aşkına…

Evet biliyoruz. Muhtemelen 1-2 kere arkadaş grubunuzca bilinen bir barda DJ’lik yaptınız. Fakat sorun şu, kim yapmadı ki? Başkalarının mutlu evlilikleri için “Abi ben DJ’lik yaptım, sizin düğünde de çalarım” diye mevzuya atlamayın. Gelin başına 1.000 TL vermiş bir çift, ‘bedava DJ’ fikrine embesil bir şekilde atlayacaktır, onların bu yumuşak karnından yararlanmaya kalkmayın. Birkaç içkiden sonra Lady Gaga üstüne Ankaralı Turgut çalacak, hatta eski sevgilinizi hatırlayıp Nikah Masası’na doğru yol alacak ve düğünü salya sümük bir cenaze ortamına çevireceksiniz. Kendinize ''S.kti attı en mutlu günümüzü'' dedirtmeyin. Ah almayın. Etmeyin (Yılmaz Erdoğan seslendirmesiyle)...


Bir sizden bir de "Fotoğraflarınızı ben çekerim ya"cılardan çok çekti bu millet...


3. Altınınıza sahip çıkın

Düğünlerin en berbat geleneği de herkes için takı takma törenidir. Çeyrek alsan burun kıvırırlar mı, tam alsan görgüsüzlük mü olur, yarım çok mainstream, külçeyi bütün gece taşıyamazsın diye düşünürken sonunda “Bir ellilik takarım yeaa… Maksat bu mutlu günde hep beraber olmak!” sonucuna varırsın. Varma! Mutlu günde ne beraber olması ya? Senin orada olduğunu hatırlamayacaklar bile. Özellikle yakında evlenmeyi düşünenler yarım altına kıyacak. Fakat dikkat! Altını gelinin kesesine koyarken, adınız ve soyadınızın yazdığı bir not eklemeyi unutmayın.  Zira o not sayesinde aynı altın düğününüzde size geri dönecektir. Evlenen tiplerle çok yakın değilseniz isminize ek olarak sizi hatırlatacak birkaç detay da verebilirsiniz. Örneğin; “Bülent Yılmaz. Askerden. Beraber karıya gitmiştik. Ömür boyu sevgiler.”


iPhone takıp rehbere yalnızca kendinizi kaydetmek de olur... 


4. Aşırı iltifat edip abazanlığınızı ele vermeyin

Herkes bilir ki gideri olan baldızlar, üniversiteden taş gibi arkadaşlar, bilinmedik hoş kuzenler düğün gecesi Jar Jar Binks ile Gremlins karışımı yaratıklara dönüşürler. O kadar mavi ve yeşil farı modifiye Tofaş’ta göremezsin. Fakat ne acıdır ki, sen “Çok iyi makyaj olmuş. Fakat makyaj çok yakışmış. Makyaj mı o? Ben makyajsız geldin sandım. Fakat iyi ya” diye yardırırken; o “Ay sapık mıdır nedir. Asıla asıla uzadı yavşak” diye içinden geçirecek ve “Pardon ben bir geline bakayım” diyerek yanından ayrılacaktır.

Düğünden sonra "ay kimin tarafındandı o abaza?” olarak anılmak istemiyor ve daha önemlisi düğünde gerçekten birilerini ayarlamak istiyorsanız libidonuza, elinize, gözünüze, dilinize ve geri kalan organlarınıza sahip çıkın… 


Dünyaca ünlü 'No filter' kardeşler de orada olacak...


5. Bilseniz oynamaz mısınız? Sanmıyoruz…

Gelinle damadın o gece için aklını kaçırmış akrabalarının “Ya kalk, hadi!” ısrarlarına “Bilsem oynamaz mıyım?” klişesiyle karşılık vermeyin. Buna Türkçe bilen her birey tarafından “Biz biliyoruz da mı oynuyoruz” cevabı gelir. “Oynamayın o zaman lan?” karşılığına mantıklı yaklaşmaları mümkün olmaz. Bilmeden oynadıkları ortada zaten (Dans etmek “oynamak” olmuş çoktan) 

Esasen düğüne gitmişken kalkıp iki dakka oynamamak biraz saçma zaten. Çok naz etmeden çıkıp, efendice figürlerinizi sergileyip, gelin ve damadın sizi oynarken gördüklerinden emin olduktan sonra ufak manevralarla pistten masanıza doğru seyirtmek en doğrusu. Ne düğüne zorla götürülmüş ergen gibi kafanızı telefona gömüp oturun, ne de fazla hevesli dans edip pisti yangın yerine çevirin. O işin bi ortası var, onu bulun. 

Ha yok "ben kendi düğünüm bile olsa oynamam, oynayamam. Genetiğim müsade etmez" diyenlerdenseniz o zaman kendinize bunu mazur gösterecek bir hastalık seçin. Öyle bir hastalık ki, düğüne gelmenize engel değil ama oynamanıza engel olsun. Ne olabiliiiir? Hımm... Neyse siz bunu aile hekiminize danışın siz en iyisi. Bizi aştı konu...
 


En güncel örneği şöyle koyalım da, ibret olsun...


6. Annelere çok yaklaşmayın

Gelinin de damadın da annesi, düğün gecesinin en tehlikeli yaratığıdır. Aman ayıp olmasın diye iki muhabbet edeyim dediğiniz anda size müstakbel talip bulurlar. Ne yapar eder karşılıklı sizi bir oynatırlar. Başınıza bu gelmezse şanslısınız. O zaman da annelerin ikinci bir ricasıyla karşılaşırsınız: “İsmail Amcanları da eve bırakır mısın yavrum?” Nooldu çıkışta içme planlarınız? Hayırdır, Sultangazi’de sokak sokak İsmail Amca’nın karanlıkta çıkaramadığı evini arıyorsunuz? Büyük geçmiş olsun…


Sultangazi şu en yukardaki bak... Hah evet, işte orada kaybolacaksınız...


7. Masanın salağı olmayın

Düğünler nakit para akışının ne olup bittiği anlaşılmadan büyük bir hızla döndüğü organizasyonlardır. Bir anda sahneye fırlayan bir dayı, davulcunun üzerine sizin bir maaşınızı saydırabilir. Davetiyede belirtilen 2 içki hakkınızı aşmanız için size yardımcı olacak garsona bir pavyon hesabı bayılmak durumunda kalabilirsiniz. Daha bunun“Bıçak kesmiyor”unu, efendime söyliyim “Kapı açılmıyor”unu saymıyoruz bile.

Eğer damadın yakın bir akrabası ya da arkadaşıysanız düğün için cebindeki son paraları harcamış olan o zavallı, bir noktada mutlaka size dönüp yalvaran gözlerle destek atmanızı isteyecektir. Dikkatli olun. Mümkünse beş parasız gitmeye çalışın. Yanınıza 1 metreden fazla garson, komi, çalgıcı yaklaştığı anda kaçın. O esnada halaya falan da girebilirsiniz, maksat izinizi kaybettirmek. Bol şanslar!


Gitti maaş...

 

(Kamuran Hardcore Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sizin Yorumlarınız:

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.7.2018)

Yeni Tarım Bakanı Bekir Pakdemirli: ''Küçük bir aile çiftliğimiz var, orada işin matematiğini az çok öğrendik...''

"Yine nereden baksan eskisinden daha fazla güven veriyor..."

Hande Turkutlar, Eczacı


Diğer yorumlar ->

(29.6.2018)

400 bin icra dosyası bulunan 528 bin nüfuslu Çorum'da, 11. icra dairesi törenle açıldı...

"Adamlar halkın ihtiyaçlarını doğru tespit edip ona göre hizmet götürüyor. Sonra vay efendim AKP nasıl bu kadar oy aldı... Alacak tabii..."

Onur Fayhatlar, Diş Hekimi


Diğer yorumlar ->