Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
BLOG

Şehirler Arası Otobüste Ağlayan Çocukla Mücadele Rehberi

-> Galatasaray’ın İstanbul’a getirdiği Jean Michael Seri için Fenerbahçe tarafından 5M Euro + 4 oyuncu + Kadıköy Belediye Başkanlığı teklifi yapıldı...
-> Trabzon Uzungöl’de yaşanan gerilimin büyümeden atlatılmasının ardından açıklamalarda bulunan Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, bölgede Kuzey Iraklı misafirlerin rahatça bayrak açabilecekleri bir Cumhurbaşkanlığı Sarayının müjdesini de verdi.
-> Esenler Otogarının alt katlarına tüpsüz ve maskesiz inerek bu alanda rekor kıran Ekrem İmamoğlu’nun bir sonraki hedefi ise Otogar Tuvaleti.
-> FOX TV reklam bandı fiyatlarını gören yandaş iş adamından yeni muhalif kanal atağı...
-> Emniyet Genel Müdürlüğü'ten istihdam müjdesi: MOBESE'lere takviye olarak seyir halindeki araçtan story atmakta uzmanlaşmış 20.000 kişi alınacak...
FOTOHABER

Esenler Otogarı'nı denetlemeye giden Ekrem İmamoğlu , bir grup simsar tarafindan Star Batman otobüsüne bindirilerek Batman'a gönderildi...

Rusya'dan düzeltme: ''Hepsinde S-400 yok, birkaç uçakta bozuk domatesler var...''

DERGİ
VİDEOHABER

Seydioğlu Baklavaları: ''Tam diğer baklavacıları FETÖ'den aldılar, meydan bize kaldı derken...'''

ANKET

N'olmuş n'olmuş?

HALKIN SESİ

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."
SPOR

A Millilerin Zor Gecesi: Kazanırlarsa İzlanda Havalimanında, Kaybederlerse İstanbul Havalimanında 3 Saat Geçirecekler...

Haftasonu Dünya Şampiyonu Fransa’yı 2-0’lık sonuçla geçen A Milliler, Grubun iddialı takımlarından İzlanda ile bu gece kozlarını paylaşacak. Kazanması halinde gruptan çıkmak adına büyük bir avantaj yakalayacak olan A Millilerde hedef mutlak 3 puan. devamı...
ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Sevgilinizin rahat ve umursamaz tavırları illa ki sizi aldattığı anlamına gelmiyor. Ancak bayram tatilini memleketinde ailesiyle geçireceğini söyleyip Kaş'a gitmesi o anlama geliyor olabilir. O işi bi araştırın siz... devam...

Yarım Kamyon Süper Kahraman 22. Marvel Filminde: Avengers Endgame

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

İmamoğlu'ndan Esenler Otogarı Müjdesi: Nükleer Felaket ve Zombi Filmleri İçin Doğal Plato Olarak Hizmet Verecek...

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, bugün gerçekleştirdiği Esenler Otogarı ziyaretinde önemli mesajlar verdi... devamı...

F-35 Meselesini ''Abi bizim o kadar uçağa verecek paramız yokmuş'' Demesine Gerek Kalmadan Çözen Türkiye, Uluslararası Arenada Dik Duruşunu Korumanın Sevincini Yaşıyor...

ABD ile yaşanan S-400 krizi sonrası ilk yaptırım olarak 2002'den bu yana yer aldığı F-35 programından çıkarılan Türkiye, yaklaşık maliyeti 25 Milyar Dolar olan 116 uçaklık masraftan kurtulmanın sevincini yaşıyor.devamı...

Türkiye, Gece Kılınacak İlk Cenaze Namazının Heyecanını Yaşıyor

Röportaj: Alper Canıgüz'le Yeni Romanı Kan ve Gül'ü Konuşmaya Çalıştık (Adam pek konuşmuyor)

Merhabalar Zaytung Kitap’ın değerli okurları. Alper Canıgüz uzunca bir aradan sonra kitap çıkarıp ilk imza ve söyleşi için de bize söz verince haliyle bir yüz bulma durumu oldu. Bir de röportaj koparır mıyız, olurdu olmazdı falan derken adresini öğrenip kapısını çaldık. Sağolsun açtı. Sonra hemen geri kapattı. Kendimizi tanıtınca tekrar açtı kapıyı. Zaytung’u çok seviyorum dedi. Biz de ona biz de sizin kitaplarınızı çok seviyoruz dedik. İlk birkaç saat birbirimizi övdük açıkçası. Estağfirullahlar, aman efendim’ler havalarda uçuştu. Sonrasında sorular sormaya başladık ve böylece Zaytung Kitap’ın ilk söyleşisi ortaya çıktı. İşte dört yıl aradan sonra yazdığı romanı “Kan ve Gül” ve Alper Canıgüz:


https://store.zaytung.com/kan-ve-gul-26788


Merhabalar Alper Bey. Yeni kitabınız öncelikle hayırlı olsun. Bu beşinci roman oldu. Beş romandan sonra hayatınızda neler değişti?

Sabahları eskisi kadar mutlu uyanmıyorum ama bunun beşinci kitabımı yazmış olmamla ilgisi yoktur herhalde. Toplumun geniş bir kesiminde de gözlediğim bu tatsız ruh halinin kitaplarımın bir fonksiyonu olduğunu düşünmeyi istemem.
 

Yeni kitabınız bir zaman yolculuğu hikâyesi içeriyor. Türkiye’de var mı böyle romanlar, biz mi aşina değiliz yoksa?

Benim de hatırladığım bir örnek yok açıkçası ama varsa da şaşırmam. Farklı biçimlerde işlenmeye müsait, yaygın ve çekici bir temadır zaman yolculuğu.
 

“Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim.”
 

Şöyle bi’ geçmişe ya da geleceğe gitmek ister miydiniz?

Doğrusu istemezdim ama şimdi biri gelip de bana zamana hükmetme gücü verse herhalde o zaman da bundan vazgeçmek istemezdim. Görebildiğim kadarıyla insan tabiatında böyle bir şey var; hükmettikçe hükmedesi geliyor.
 

“Ah şimdi yirmilerimde olsaydım da yüz bin lira borcum olsaydı” diyor musunuz peki?

Biraz tecrübe kazanmış olmakla birlikte artık eskisi kadar kuvvetli bir aklım olmadığını düşündüğümden olacak, pek demiyorum. Bir de enerji ve tahammülden kaynaklanan sakat bir durum var. Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim biraz; gece yatıp uyuyor şarj oluyorsun, sabah kalkıp güne başladıktan beş dakika sonra şarjın yüzde ikilere düşüyor. Bu kadar enerjisizlik ve bıkkınlıkla o gençliği idare edemezdim korkarım.
 

Kitap zaman yolculuğuyla da ilgili olunca, akla hemen Geleceğe Dönüş filmleri geliyor. Onları mı daha çok seversiniz yoksa mesela Indiana Jones’ları mı?


Canıgüz, "Buraya kadar bunu sormak için mi geldin lan?" diyemeyip için atarken...


Geleceğe Dönüş filmlerini severim, Indiana Jones filmlerinden de daha çok severim. Çok eğlenceli olmaları bir yana, mesela uçan kaykay tasarlayıp cep telefonunu düşünememiş olmalarındaki naiflik de hoşuma gider. Çifte kravat modası için ise söyleyecek söz bulamıyorum.
 

Kitaptaki ana karakterimiz Aziz kendini bir anda üniversitede buluyor. Bir şeyleri değiştirme çabasında. Siz neleri değiştirmek isterdiniz gençliğinize dair?

Kıyafet tarzımı.

[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz’ün kıyafet tarzına ilişkin sorular soruyoruz fakat Alper Canıgüz ustaca bir manevrayla konuyu değiştiriyor.]

 


Kitaptaki kahramanınız Aziz üniversiteye geri döner dönmez parasız kalıyor. Üniversiteliğe dair bir alamet midir bu parasızlık? Sizin üniversite döneminiz nasıldı? (Gülüşmeler.)

Geniş bir üniversiteli kesimi için öyledir tabii ki, bizim dönemimizde de farklı değildi. Fakat şanslı bir azınlığa mensup gençler de yok değildi. İyi hatırlıyorum Alman bir gençle tanışmıştım o zamanlar, İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi’ni ziyaret etmiş; otoparklardaki otomobillerin fazlalığının kendisini çok şaşırttığını söylemişti. Bir Alman aile, varlıklı dahi olsa, üniversite çağındaki çocuğunun altına kolay kolay araba çekmezmiş. Demek ki, otoban ve viyadüklerimizden ta yıllar önce de otomobillerimizi kıskanıyorlarmış bunlar; öyle düşünmek gerekiyor herhalde.

[Söyleşinin bu bölümünde arkadaşımız elindeki kahve fincanını koltuğa döküyor. Alper Canıgüz, “Önemli değil yahu, alt tarafı bembeyaz bi koltuk,” diyor. Anlayışı için teşekkür ediyoruz.]
 

“Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet.”


Aziz yıllar geçtikten sonra daha yalnız bir insana dönüşüyor. Aslında üniversitedeki o arkadaş ortamına kavuşunca bir mutluluk duyuyor. Sizce yaşlanmak nasıl bir şey? Arkadaş ortamından uzak kaldıkça yaşlanıyor muyuz yoksa yaşlandığımız içinbir cemaatten uzak kalmakla mı başlıyor? Yaşlandıkça yalnızlaşıyor muyuz ya da yalnızlaştığımız için mi yaşlanıyoruz?

Şu ya da bu nedenle yıllarca birlikte olduğun insanlardan uzak düşmek önemli bir başlangıç noktası, haklısınız. Zaman içinde, bu kişileri başkalarıyla ikame etmek daha zorlu bir hale geliyor. Herkes bu durumdayken, bir süre sonra yalnızlığını gidermek için uğraşmak da anlamsızlaşıyor. Yalnızlık paylaşılmıyor ama bulaşıyor.
 

Kitabın adı Kan ve Gül. Kan ve Gül şarkısının kişisel tarihinizde önemli bir yeri var mı?

Çok sevdiğim bir şarkıdır, evet. Muhtemelen TRT’de ilk çıktığı gün dinlemişimdir. Müziğin coşkusuyla, İskender Doğan’ın şarkıyı söylerkenki melankolik tavrının yarattığı çelişki bir şekilde beni etkilemiş olsa gerek diye düşünüyorum.
 

[Söyleşinin bu kısmında biraz gülüşelim de parantez içinde gülüşmeler yazalım ricamızı Alper Canıgüz kırmıyor ve gülüşüyoruz. (Gülüşmeler)]
 

İskender Doğan'la görüştünüz sanıyorum kitap yayımlanmadan?

Evet, kendisini arayıp kitapla hakkında bilgilendirdim. Sağolsun, son derece nazik, zarif ve ilgili davrandı, başarılar diledi.
 

Bizim de kitaplarımız var. Gündemi takip ediyor musunuz? “Zaytung haberi gibi” cümlesini en son ne zaman kullandınız?

Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet. Bu cümleyi en son ne zaman kullandım ya da hiç kullandım mı hatırlamıyorum doğrusu ama Zaytung’un pek çok haber kanalından daha ciddi bir bilgi kaynağı olduğuna samimiyetle inanıyorum.


[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz esnemeye başlıyor, saat de çok geç olmuş deyip saatine bakıyor, sandalyeleri ters çevirip masanın üstüne koymaya da yeltenince “Eh artık biz kalkalım,” diyoruz.  Kendisine keyifli sohbeti için teşekkür ediyor ve evinden ayrılıyoruz. Arkamızdan kapıyı sıkıca kilitliyor.]
 


6 Mayıs'ta Ankara'da iseniz buyurun... AVM'ye mi gidicen napıcan sanki Ankara'da? Gel işte...

(Gürcan Çalı Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'da paylaş Allah'a havale et

Yorumlar:

(25.6.2019)

İstanbul seçiminde 92 oy alan bağımsız aday, seçimin tekrarlanmasını istedi: ''Oylarım başkasına yazılmış...''

"Ben bunu çok net döverim..."

Sadi Güven, Kamu Görevlisi


Diğer yorumlar ->

(12.5.2019)

Kastamonu'da AKP döneminden 100 Bin TL'lik pastırma borcu devralan MHP yönetimi isyan etti: ''Nerede yediniz o pastırmaları?''

"İnşallah hepsini belediye binasında yememişlerdir. Yoksa 1 senede çıkmaz onun kokusu..."

Yelda Şuralı, Psikolog


Diğer yorumlar ->