Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
DERGİ
-> AK Parti, 23 Nisan için İBB koltuğuna oturan Halil Efe Kaya(11)’nın seçilme yeterliğine sahip olmadığı gerekçesiyle İstanbul seçimlerinin yenilenmesi için YSK’ya başvurdu...
-> Kılıçdaroğlu'na linç girişimi hakkında sorulan soruya Erdoğan net cevap verdi: ''Şimdi, tabii linç var, linçcik var...''
-> Minik kayyumlarda 23 Nisan heyecanı...
-> Sri Lanka'da gerçekleştirilen terör saldırılarını, saldırganların tamamının intihar eyleminde ölmesi nedeniyle üstlenebilen olmadı...
-> Süleyman Soylu, Kılıçdaroğlu'na linç girişiminde ''dışarıdan provokasyon'' iddialarına değindi: ''Dışarıdan olarak görülmek bizi üzdü...''
FOTOHABER

Eski 23 Nisan'lara özlem bitmiyor...

YSK, İstanbul kararını verdi...

HALKIN SESİ

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım'dan CHP'ye ağır suçlamalar: ''Tek adam rejimini yıkıp demokrasi getirmek istiyorlar...''

"Yalnız demokrasi falan bunlar çok ciddi ithamlar. Eğer ispatlayamazsa altında kalır..."
VİDEOHABER

Bakan Albayrak, ABD'de yabancı yatırımcılarla görüşüyor...

SİNEMA

20 Adet Festival Filmi, Arada Mazbata Muhabbeti, Hakan Muhafız'ın 2. Sezon Galası... 38. İstanbul Film Festivali İzlenimleri

BLOG

Düğün Sezonu Başlarken: Gelinin En Yakın Arkadaşının Hayatta Kalma Rehberi...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Dış güçler, CHP, soğancılar, geziciler, halciler ve marketlerin ardından ekonomik kriz için suçlanma sırası bu hafta koç burcuna geliyor. Ülkedeki geri zekalı sayısı dikkate alındığında bir süre evden çıkmamanızda fayda var. İnterneti de kapatın... devam...

Ersun Yanal: ''Ülkemizin beka sorunuyla karşı karşıya olduğu bugünlerde futbol konuşmanın...''

Fenerbahçe'nin UEFA Avrupa Ligi'nden elenmesiyle sonuçlanan Zenit maçı sonrası basın toplantısında konuşan Ersun Yanal, ülkenin beka sorunuyla karşı karşıya olduğu bu günlerde futbol konuşmanın çok da doğru olmadığını belirterek 'Vatandaş işsizlikle ve enflasyonla uğraşırken 'Fener'in hali ne olacak' tarzı konuşmaların yapılması ülkenin gerçek gündemine aykırı. ' dedi... devamı...

2019'dan ne bekliyorsunuz?

Kapital 3. Cilt'ten, Aşiretler Raporu'na... 14 Şubat'ta Sevgiliye Hediye Edilebilecek Birbirinden Anlamlı 7 Kitap

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Kılıçdaroğlu'na Yönelik Linç Girişimi Sonrası Türkiye'ye Girmek İsteyen Binlerce Yabancı Yatırımcı, Kapıkule Sınır Kapısında İzdihama Neden Oldu...

Geçtiğimiz hafta Berat Albayrak'ın "Türkiye'ye yatırım yapmak için bundan daha iyi bir zaman olmamıştır" sözlerini ciddiye almayan yabancı yatırımcılar, bu sabah Kemal Kılıçdaroğlu'na yönelik linç girişimi sonrası “Berat Albayrak ne kadar da haklıymış” demekten kendilerini alamadılar.. devamı...

Ektiği Kin ve Nefret Tohumlarından İlk Terörist Mahsülünü Alan Yandaş Medya: ''Bu biraz şekilsiz oldu ama idare edin...''

Yıllardır topluma ektiği kin, kutuplaşma ve nefret tohumlarından ilk terörist mahsülünü geçtiğimiz gün Ankara'nın Çubuk ilçesinde alan yandaş medyada buruk bir sevinç hakim...devamı...

Teoman, Yaklaşık 30 Manken Eşliğinde Çektiği Yeni Klibinde Yine "Yalnızlık", "Aşk Acısı", "Hayatın Anlamsızlığı" Falan Gibi Konuları İşledi

Röportaj: Alper Canıgüz'le Yeni Romanı Kan ve Gül'ü Konuşmaya Çalıştık (Adam pek konuşmuyor)

Merhabalar Zaytung Kitap’ın değerli okurları. Alper Canıgüz uzunca bir aradan sonra kitap çıkarıp ilk imza ve söyleşi için de bize söz verince haliyle bir yüz bulma durumu oldu. Bir de röportaj koparır mıyız, olurdu olmazdı falan derken adresini öğrenip kapısını çaldık. Sağolsun açtı. Sonra hemen geri kapattı. Kendimizi tanıtınca tekrar açtı kapıyı. Zaytung’u çok seviyorum dedi. Biz de ona biz de sizin kitaplarınızı çok seviyoruz dedik. İlk birkaç saat birbirimizi övdük açıkçası. Estağfirullahlar, aman efendim’ler havalarda uçuştu. Sonrasında sorular sormaya başladık ve böylece Zaytung Kitap’ın ilk söyleşisi ortaya çıktı. İşte dört yıl aradan sonra yazdığı romanı “Kan ve Gül” ve Alper Canıgüz:


https://store.zaytung.com/kan-ve-gul-26788


Merhabalar Alper Bey. Yeni kitabınız öncelikle hayırlı olsun. Bu beşinci roman oldu. Beş romandan sonra hayatınızda neler değişti?

Sabahları eskisi kadar mutlu uyanmıyorum ama bunun beşinci kitabımı yazmış olmamla ilgisi yoktur herhalde. Toplumun geniş bir kesiminde de gözlediğim bu tatsız ruh halinin kitaplarımın bir fonksiyonu olduğunu düşünmeyi istemem.
 

Yeni kitabınız bir zaman yolculuğu hikâyesi içeriyor. Türkiye’de var mı böyle romanlar, biz mi aşina değiliz yoksa?

Benim de hatırladığım bir örnek yok açıkçası ama varsa da şaşırmam. Farklı biçimlerde işlenmeye müsait, yaygın ve çekici bir temadır zaman yolculuğu.
 

“Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim.”
 

Şöyle bi’ geçmişe ya da geleceğe gitmek ister miydiniz?

Doğrusu istemezdim ama şimdi biri gelip de bana zamana hükmetme gücü verse herhalde o zaman da bundan vazgeçmek istemezdim. Görebildiğim kadarıyla insan tabiatında böyle bir şey var; hükmettikçe hükmedesi geliyor.
 

“Ah şimdi yirmilerimde olsaydım da yüz bin lira borcum olsaydı” diyor musunuz peki?

Biraz tecrübe kazanmış olmakla birlikte artık eskisi kadar kuvvetli bir aklım olmadığını düşündüğümden olacak, pek demiyorum. Bir de enerji ve tahammülden kaynaklanan sakat bir durum var. Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim biraz; gece yatıp uyuyor şarj oluyorsun, sabah kalkıp güne başladıktan beş dakika sonra şarjın yüzde ikilere düşüyor. Bu kadar enerjisizlik ve bıkkınlıkla o gençliği idare edemezdim korkarım.
 

Kitap zaman yolculuğuyla da ilgili olunca, akla hemen Geleceğe Dönüş filmleri geliyor. Onları mı daha çok seversiniz yoksa mesela Indiana Jones’ları mı?


Canıgüz, "Buraya kadar bunu sormak için mi geldin lan?" diyemeyip için atarken...


Geleceğe Dönüş filmlerini severim, Indiana Jones filmlerinden de daha çok severim. Çok eğlenceli olmaları bir yana, mesela uçan kaykay tasarlayıp cep telefonunu düşünememiş olmalarındaki naiflik de hoşuma gider. Çifte kravat modası için ise söyleyecek söz bulamıyorum.
 

Kitaptaki ana karakterimiz Aziz kendini bir anda üniversitede buluyor. Bir şeyleri değiştirme çabasında. Siz neleri değiştirmek isterdiniz gençliğinize dair?

Kıyafet tarzımı.

[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz’ün kıyafet tarzına ilişkin sorular soruyoruz fakat Alper Canıgüz ustaca bir manevrayla konuyu değiştiriyor.]

 


Kitaptaki kahramanınız Aziz üniversiteye geri döner dönmez parasız kalıyor. Üniversiteliğe dair bir alamet midir bu parasızlık? Sizin üniversite döneminiz nasıldı? (Gülüşmeler.)

Geniş bir üniversiteli kesimi için öyledir tabii ki, bizim dönemimizde de farklı değildi. Fakat şanslı bir azınlığa mensup gençler de yok değildi. İyi hatırlıyorum Alman bir gençle tanışmıştım o zamanlar, İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi’ni ziyaret etmiş; otoparklardaki otomobillerin fazlalığının kendisini çok şaşırttığını söylemişti. Bir Alman aile, varlıklı dahi olsa, üniversite çağındaki çocuğunun altına kolay kolay araba çekmezmiş. Demek ki, otoban ve viyadüklerimizden ta yıllar önce de otomobillerimizi kıskanıyorlarmış bunlar; öyle düşünmek gerekiyor herhalde.

[Söyleşinin bu bölümünde arkadaşımız elindeki kahve fincanını koltuğa döküyor. Alper Canıgüz, “Önemli değil yahu, alt tarafı bembeyaz bi koltuk,” diyor. Anlayışı için teşekkür ediyoruz.]
 

“Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet.”


Aziz yıllar geçtikten sonra daha yalnız bir insana dönüşüyor. Aslında üniversitedeki o arkadaş ortamına kavuşunca bir mutluluk duyuyor. Sizce yaşlanmak nasıl bir şey? Arkadaş ortamından uzak kaldıkça yaşlanıyor muyuz yoksa yaşlandığımız içinbir cemaatten uzak kalmakla mı başlıyor? Yaşlandıkça yalnızlaşıyor muyuz ya da yalnızlaştığımız için mi yaşlanıyoruz?

Şu ya da bu nedenle yıllarca birlikte olduğun insanlardan uzak düşmek önemli bir başlangıç noktası, haklısınız. Zaman içinde, bu kişileri başkalarıyla ikame etmek daha zorlu bir hale geliyor. Herkes bu durumdayken, bir süre sonra yalnızlığını gidermek için uğraşmak da anlamsızlaşıyor. Yalnızlık paylaşılmıyor ama bulaşıyor.
 

Kitabın adı Kan ve Gül. Kan ve Gül şarkısının kişisel tarihinizde önemli bir yeri var mı?

Çok sevdiğim bir şarkıdır, evet. Muhtemelen TRT’de ilk çıktığı gün dinlemişimdir. Müziğin coşkusuyla, İskender Doğan’ın şarkıyı söylerkenki melankolik tavrının yarattığı çelişki bir şekilde beni etkilemiş olsa gerek diye düşünüyorum.
 

[Söyleşinin bu kısmında biraz gülüşelim de parantez içinde gülüşmeler yazalım ricamızı Alper Canıgüz kırmıyor ve gülüşüyoruz. (Gülüşmeler)]
 

İskender Doğan'la görüştünüz sanıyorum kitap yayımlanmadan?

Evet, kendisini arayıp kitapla hakkında bilgilendirdim. Sağolsun, son derece nazik, zarif ve ilgili davrandı, başarılar diledi.
 

Bizim de kitaplarımız var. Gündemi takip ediyor musunuz? “Zaytung haberi gibi” cümlesini en son ne zaman kullandınız?

Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet. Bu cümleyi en son ne zaman kullandım ya da hiç kullandım mı hatırlamıyorum doğrusu ama Zaytung’un pek çok haber kanalından daha ciddi bir bilgi kaynağı olduğuna samimiyetle inanıyorum.


[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz esnemeye başlıyor, saat de çok geç olmuş deyip saatine bakıyor, sandalyeleri ters çevirip masanın üstüne koymaya da yeltenince “Eh artık biz kalkalım,” diyoruz.  Kendisine keyifli sohbeti için teşekkür ediyor ve evinden ayrılıyoruz. Arkamızdan kapıyı sıkıca kilitliyor.]
 


6 Mayıs'ta Ankara'da iseniz buyurun... AVM'ye mi gidicen napıcan sanki Ankara'da? Gel işte...

(Gürcan Çalı Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'da paylaş Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Haberler:

(18.4.2019)

MHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım'dan CHP'ye ağır suçlamalar: ''Tek adam rejimini yıkıp demokrasi getirmek istiyorlar...''

"Yalnız demokrasi falan bunlar çok ciddi ithamlar. Eğer ispatlayamazsa altında kalır..."

Oğuzhan Deynek, Tesisatçı


Diğer yorumlar ->

(10.4.2019)

Rabia Vatan davasında mahkeme karar verdi: Kızı için adalet arayan Şaban Vatan, polis zoruyla akıl hastanesine sevk edilecek...

"Bildiğim kadarıyla polislerin hepsi şu an Büyükçekmece'de AKP için seçim iptal bahanesi aramakla meşgul. O iş biraz daha uzar..."

Mert İyisaat, Makine mühendisi


Diğer yorumlar ->