Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?
SİNEMA

East of Eden: Aile İçinde Konuşarak Çözülebilecek Sorunları Birkaç Kuşağa Yaymayı Tercih Edenlerin Hikayesi...

-> Şampiyonlar Ligi'nde bu hafta atılan 78 golün 10'unu tek başlarına sırtlanan Fenerbahçe ve Galatasaray'a UEFA'dan övgü...
-> Fatma Betül Sayan Kaya sessizliğini bozdu: ''Bakın bunlar hep Melih Gökçek'i unutturma şeyleri...''
-> ''Vicdanen rahatsızlık duyan'' bazı fon vurguncularının ''Tövbe Hesapları''na gönüllü olarak para iadesi yapmalarını isteyen Cevdet Yılmaz: ''Biliyorsunuz, fonda zorlama yoktur...''
-> Fon vurgunu yapan 14 ismin Türkiye'ye kaçtığı bildirildi...
-> AKP'den yürütmeyi durdurma kararı...
FOTOHABER

AKP WhatsApp grubunda endişeli bekleyiş...

Üsküdar kayyımının cenaze töreninde ''hakkınızı helal ediyor musunuz?'' sorusuna ilk turda %40 evet çıktı. 2. tur öncesi gözler yargıda...

Zaytung Store Banner
SPOR

Filenin Sultanları’nın Şampiyonluğuyla Yüklenen Moral İçin Kritik Uyarı: ''İdareli kullanırsanız pazartesi öğlene kadar yeter...''

Filenin Sultanları’nın VNL şampiyonluğuyla ülke genelinde kısa süreliğine yükselen moral seviyesi üzerine uzmanlardan peş peşe uyarılar geldi. Şampiyonluğun pazar gününe denk gelmesinin sevindirici olduğunu belirten uzmanlar, elde edilen "Türkiye`de güzel şeyler de oluyor" duygusunun bilinçli bir şekilde tüketilmesi halinde pazartesi öğlen saatlerine kadar dayanabileceğine dikkat çekti. devamı...
VİDEOHABER

Vücut Dili 101: "Bildiklerimi anlatıp hepinizi patlatmak, şu ağzımdaki sakızı patlatmaktan daha kolay ama yine siz bilirsiniz" diyen özgüvenli erkek yürüyüşü...

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Son Olarak Halk TV'ye de Kayyum Atayan AKP'den Samimi İtiraf: ''Hangi rezilliğimizi örtmeye çalıştığımızdan artık biz de emin değiliz...''

Son bir ayda 1300'e yakın sosyal medya hesabıyla birlikte T24 haber sitesinin erişime engellenmesi ve çok sayıda gazetecinin tutuklanmasının ardından bugün de Halk TV'ye polis baskınıyla kayyum atayan AKP örgütünün, tam olarak hangi rezilliğinin üstünü örtmeyi amaçladığı tartışmaları sürüyor... devamı...

AKP'den ''Lekelenmeme Hakkı'' Çıkışı: ''Sırf 455 bin kişiyi dolandırdılar diye arkadaşlarımızın rencide edilmesi ne kadar doğru?''

Türkiye`yi sarsan fon skandalında esas büyük vurgunu yapan isimleri açıklamamak için direnen AKP`den konuyla ilgili yeni açıklamalar gelmeye devam ediyor. Son olarak 100 milyon ve üstü gelir elde ettiği belirtilen 214 kişilik listeyi de açıklamayacaklarını belirten Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz "Sırf 455 bin kişiyi dolandırdılar diye insanların rencide edilmesi ne kadar doğru?" sözleriyle kamuoyunu insafa davet etti...devamı...

Sinema

Dönem Dizisi Bıyığı, Sigara Dumanı ve Briyantine Doyacaksınız: Yeşilçam

Başlamadan gündem yaratan, Hollywood dizisiyle kıyaslanırken bir yandan da Blu TV’nin en pahalı yatırımı olmasıyla nam salan Yeşilçam, sonunda ilk 4 bölümüyle izleyicilerin beğenisine sunuldu.


 

Diziyi izlemeyenler için şimdiden müjdeleyelim, bu bir Çağatay Ulusoy dizisi. Ulusoy, Yeşilçam ile kendisi için yepyeni bir yüzü parlatıyor. Orta yaşlı, etine dolgun, karizmatik ve nüktedan prodüktör imajı kıyafetinden, saçından değil derisinden, etinden, kemiğinden çıkıyor. Medcezir’deki parlak oğlan, İçerde’deki hırçın delikanlı, Hakan Muhafız’daki korkusuz cengaver gitmiş, Yeşilçam prodüktörü Semih Ateş halinde yaratılmış gelmiş. Dizinin en parlak yıldızı şüphesiz Çağatay Ulusoy. Bunda briyantinin etkisi de olabilir mi, tartışalım.


Bazıları gıdılı sever...

 

Yeşilçam’ı Yeşilçam’dan İzliyoruz

Yeşilçam filmlerinin ortak özelliği ne? O filmlerde, kadından erkekten başka bir de kader başrolde görülüyor, Yeşilçam melodramlarında ana kahramanların hayatları hep dışsal faktörler üzerinden şekilleniyor. Yeşilçam’ın dizisinde de bunların izini görüyoruz, Semih Ateş (Çağatay Ulusoy) senelerini verdiği film şirketi (Ateş Film) elinden alınmış, karısı (Mine Cansu - Selin Şekerci) tarafından terk edilmiş bir prodüktör olarak düştüğü bataklıktan çıkmak için çırpınıyor. Kader ağlarını ördüğünden mütevellit tabii ki çırpındıkça batıyor, Yeşilçam’ın ayak oyunları ile kazık üstüne kazık yerken bir yandan da eski karısını unutamamanın sancılarını hissediyor.

Dizi, Semih üzerinden içten içe izleyiciye “garibin yüzü hiç gülür mü?” diye sorduruyor. Garibim Semih için melodramın en acılı filmi makaraya sarılıyor, o koca prodüktör karısının en meşhur filmi ile ağlıyor. Yalnız bu hikaye böyle acıklı kalmayacak elbet, Semih’in yüzü yeni keşfi Tülin (Afra Saraçoğlu) ile güleceğe benziyor. Belli ki oradan bir pygmalion anlatısı devşirilecek. Diziye biraz daha entrika ve eğlence unsuru katacak bu yıldızlaşma devri, taçsız kraliçe ile batık prodüktörü yakınlaştıracak. Belki hikaye, kült filmlerden All About Eve’deki gibi Mine ve Tülin savaşına bile evrilebilir. Evet, Yeşilçam bildiğiniz Yeşilçam filmlerine benziyor değil mi?


Yüzü gülmeyen garibanlar ektedir
 

Yeşilçam’ın 60’lardaki yükselişini anlatan hikaye, yerli sinemanın kaderine de göndermeler taşıyor. Dizi bize 60’ları izletirken, 70’lerde Yeşilçam melodramlarının sonu olacak ne varsa hikayeyi besliyor. İlerleyen yıllarda sinemanın krizine neden olacak ekonomik kriz, Semih’in sinema sektöründeki en büyük sınavı oluyor. İdealist sinema aşığı Semih’in şirketini zengin ama tüccar zihniyetli pırasacı Vehbi’ye kaptırması bu trajik resmin en belirgin parçası… Vehbi’nin “kıroyum ama para bende” hallerine rağmen sinemadaki başarısı, Yeşilçam sinemasının bitişini göçmen ve eğitimsiz yeni nesil sinema izleyicilerine bağlayan analizleri akıllara getiriyor. Tabii bir de yerli sinemada hala tartışılan inşaatçı yapımcıları…


Fakir ama gururlu kız esmerliği ve bön bakışı...


Yeşilçam melodramlarına en büyük darbeyi vuran seks filmleri, dizinin kötü adamı İzzet üzerinden vücut buluyor. Şehvet ile şiddetin birbirine karıştığı fantezileri, sapkın röntgencilik merakı ve Tülin’e duyduğu arzu ile dizinin karanlık yüzünü temsil eden İzzet, seks furyasının dramatik bir karşılığı gibi fakir ama gururlu prodüktörümüzün karşısına konuluyor. Üstelik İzzet politikacı kimliği ile dizide. Ne de olsa bildiğimiz Yeşilçam’ın sonunu getirecek baş sorunlar arasında siyaset de yer alıyor; vergi politikaları, enflasyon sorunu, ithalat kotaları, belediyelerin sinema biletlerinde fiyat sabitlemesi ile sinemalarda seks filmlerinin devrinin başladığı, Yeşilçam melodramlarının tarihe gömüldüğü biliniyor. Anlayacağınız Yeşilçam dizisi yerli sinemanın yediği darbeleri hikayesi üzerinden somutlaştırıyor.
 

Dizideki Sansür Paranoyası Gerçek

Sigaradan dolayı özgürlük naraları attığıma bakmayın, dizinin geçtiği dönemi “özgür” bir formda sunduğu düşünülmesin. Yeşilçam dizisinde prodüktörlerin sürekli sansüre takılma endişesi taşıması, solcu senaristin mahlas ile film yazması dönemin gerçekleri. İzlerken bir Amerikan esintisi alsanız da, “Haa tamam bu dizi Türkiye’yi anlatıyor” diyorsunuz şıp diye. Yeşilçam atmosferini anlamak için sinemamızdan güzide, gerçek örnekler destek verebiliriz,

  • Metin Erksan’ın ilk filmi Karanlık Dünya’da tarladaki ekinlerinin boyunun kısa görünmesi nedeniyle “Anadolu topraklarındaki ekinler cılız gösterildi” diyerek makaslandığı biliniyor.
     
  • Lütfi Akad’ın Kardeş Kurşunu filmindeki eğlenceli kumsal sahnesinin, sahili düşmanların çıkartma yapacağı bir yer olarak adres gösterdiği gerekçesiyle sansüre uğradığı sinema tarihimizde mevcut.
     
  • Yaşar Kemal, Orhan Kemal ve Kemal Tahir gibi isimlerin sakıncalı bulunduğu ve kendi isimlerini kullanarak senaryo yazmalarının yasaklandığı kaynaklarda yazılı.
     
  • Metin Erksan’ın “Gecelerin Ötesi” filminde, Avrupa yakasında yanan zengin evlerin ışıklarının övüldüğü romantik sahnenin İstanbul’un Asya ve Avrupa kıtaları arasında ayrım yapıldığı gerekçesiyle, ideoloji propagandası yaptığından sansüre takıldığı doğru.

Yani dizideki sansür paranoyası boşuna değil, bunca trajikomik örnekten sonra “gominis senarist”in o dönem için ne denli büyük bir tehdit olduğunu anlayabilirsiniz. Yalnız dizide çooooookkkk geniş bir kadraj ekrana sığdırılmaya çalışıldığından olsa gerek, bazı noktalar seçilemiyor. Azınlıkların sorunları, dönemin politik iklimi bu birkaç nüansa rağmen dekordan farksız kalıyor fonda. İnşallah gelecek bölümlerde biraz daha belirgin detaylar görürüz.


Ne demek balkonda içiyoruz?

 

Sigaramın Dumanı da Dumanı

Not etmeden olmaz...  Mad Men’i sollayacak kadar çok sigara içilen dizi, geçen 100 yılın ardından sigaraya yeniden “özgürlük meşalesi” ünvanını bahşediyor. İzlerken RTÜK’ün kulaklarını çınlatmayan yoktur herhalde. Sinemada kurlaşma eyleminin vazgeçilmez bir parçası olan sigara, dizide de en seksi edalarla tüttürülüyor.

Yalnız özlediğimiz dumanlı havalarda, ateşi harlayacak bir kıvılcım beklense de, maalesef ilk iki bölümde gelmiyor. Ağır ağır ilerleyen dizide güzel fotoğraflar, etkileyici jestler, nostaljik parçalar, romantize edilmiş yeşilçamvari karakterler görsek de beklediğimiz Yeşilçam’a ait o samimiyet bir türlü beyazcamı tıklatmıyor. Kurulan Amerikanvari dünya, etkileyici bir seyirlik sunsa da ne yazık ki kalbe henüz dokunamıyor. Karakterleri tanıdıkça duygular da gelir dokunur umarım izleyicinin içine… İnş. cnm ya…


Geleneksel "bak şuradan sktr git" dansı

 

Gelelim Yeşilçam ile İlgili Kısa Notlara:

  • O çok benzetilen Hollywood dizisine benziyor mu? Yerli ve milli ayak oyunlarımız Ryan Murphy imzalı Netflix dizisi Hollywood dizisindeki ile yarışıyor… Film yapma hırsındaki genç sinemacıların hevesi, dönen ayak oyunları, aşk üçgenleri, sapkın karakterler iki hikayede de var ancak Hollywood dizisi ile Yeşilçam’ın birbiri ile ancak uzaktan akraba olduğu iddia edilebilir. Basında yer aldığı gibi bu dizi “Hollywood’dan alıntı” demek haksızlık olur, özgün bir senaryo ama çıkış noktası, atmosfer, vadedilen duygu ve tema kardeş diyebiliriz. Belli ki Hollywood’un yarattığı rüzgar Yeşilçam’ın yelkenlerini doldurmuş, o kadar…
     
  • Dizinin sonunda çalan şarkılar, arka jenerik akarken kulağa çalınan nostaljik eserler, Bir Başkadır ile başlayan yeni bir trendin izlerini taşıyor. Belli ki Yeşilçam bizi nostaljiye doyuracak.
     
  • Dizi şimdiden ikinci sezon onayını aldı, çekimlerinin de yakında yapılacağı duyuruldu. Meraklılarına müjdeyi verelim.

 

Yeşilçam çok emek verildiği ve para harcandığı belli olan bir dizi. Blu TV’nin yatırım cesareti takdire şayan, ilk iki bölüm şansı hak ediyor. Bir de nostalji sevenlerdenseniz, kaçırmayın izleyin. Çağatay Ulusoy, Selin Şekerci ve Afra Saraçoğlu’nun yanı sıra Özgür Çevik de sürpriz bir rolle karşımızda. Şimdiden iyi seyirler…

(hakan b bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->