Zaytung.Com Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?
SİNEMA

East of Eden: Aile İçinde Konuşarak Çözülebilecek Sorunları Birkaç Kuşağa Yaymayı Tercih Edenlerin Hikayesi...

-> Fon vurgunu nedeniyle görevden alınan bürokratlara Dışişleri Bakanlığı'ndan rahatlatan açıklama: ''Herkese yetecek kadar büyükelçiliğimiz var...''
-> Ablasının Finlandiya’ya Büyükelçi olarak atanmasının ardından Fatma Betül Sayan Kaya’nın Helsinki Belediyesi’ne burs başvurusunda bulunması bekleniyor...
-> Şampiyonlar Ligi'nde bu hafta atılan 78 golün 10'unu tek başlarına sırtlanan Fenerbahçe ve Galatasaray'a UEFA'dan övgü...
-> Fatma Betül Sayan Kaya sessizliğini bozdu: ''Bakın bunlar hep Melih Gökçek'i unutturma şeyleri...''
-> ''Vicdanen rahatsızlık duyan'' bazı fon vurguncularının ''Tövbe Hesapları''na gönüllü olarak para iadesi yapmalarını isteyen Cevdet Yılmaz: ''Biliyorsunuz, fonda zorlama yoktur...''
FOTOHABER

Fransa'daki sokak eylemlerinde Hermes ve Louis Vuitton mağazalarının yağmalandığını gören Emine Erdoğan gözyaşlarına boğuldu...

AKP WhatsApp grubunda endişeli bekleyiş...

Zaytung Store Banner
SPOR

Filenin Sultanları’nın Şampiyonluğuyla Yüklenen Moral İçin Kritik Uyarı: ''İdareli kullanırsanız pazartesi öğlene kadar yeter...''

Filenin Sultanları’nın VNL şampiyonluğuyla ülke genelinde kısa süreliğine yükselen moral seviyesi üzerine uzmanlardan peş peşe uyarılar geldi. Şampiyonluğun pazar gününe denk gelmesinin sevindirici olduğunu belirten uzmanlar, elde edilen "Türkiye`de güzel şeyler de oluyor" duygusunun bilinçli bir şekilde tüketilmesi halinde pazartesi öğlen saatlerine kadar dayanabileceğine dikkat çekti. devamı...
VİDEOHABER

Vücut Dili 101: "Bildiklerimi anlatıp hepinizi patlatmak, şu ağzımdaki sakızı patlatmaktan daha kolay ama yine siz bilirsiniz" diyen özgüvenli erkek yürüyüşü...

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

AKP'den Bir Tövbe Fırsatı da Gazetecilere: ''Fon vurgunu haberlerini gönüllü olarak bırakın, tutuklamayalım...''

Fon vurgunu skandalının üzerini örtme çalışmaları kapsamında son 1 ayda çeşitli bahanelerle 10'dan fazla gazeteciyi tutuklayan, 1300'ün üzerinde sosyal medya hesabını ve T24 haber sitesini engelleyen ve Halk TV'ye kayyum atayan AKP yönetimi, son olarak Murat Ağırel'in de tutuklanmasının ardından yoğunlaşan "basın özgürülüğü" eleştirileri üzerine harekete geçti. "Tövbe hesabı" sistemiyle fonlardan kazandıkları paranın bir kısmını gönüllü olarak iade edenlere yargılanmama teminatı veren uygulamanın, vurgunu haber yaptığı için tutuklanan gazeteciler için de hayata geçirilmesi planlanıyor. devamı...

Erdoğan, Fon Vurguncusu Fatma Betül Sayan Kaya'yı Cezalandırmaya Devam Ediyor: Ablası Finlandiya'ya Sürüldü...

Türkiye'yi sarsan fon ve borsa skandalında yaptığı 2 milyar TL'lik vurgun nedeniyle sıkıntılı günler geçiren eski AKP Genel Başkan Yardımcısı Fatma Betül Sayan Kaya'ya Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın öfkesi henüz dinmiş değil. İlk etapta AKP'nin WhatsApp grubundan çıkarılan Kaya'ya bir darbe de ailesinden gelirken, ablası Ayşe Hilal Sayan Koytak'ın büyükelçi sıfatıyla Findanladiya'ya sürüldüğü açıklandı...devamı...

Tufan - Sular Yükseldikçe Mantığın da Boğulduğu Film

Netflix`in bu Güney Kore yapımı felaket filmi, "dünyanın sonu geliyor, ama önce aile draması yaşayalım" formülünü tekrar deniyor, ve bunu bayağı iddialı bir şekilde yapıyor. Filmin tanıtımı sizi "sel basmış bir evde ölüm kalım mücadelesi" diye basit bir hayatta kalma hikâyesi bekliyormuş gibi kandırıyor, ama film ilerledikçe işin içine asteroitler, yapay zeka, zaman döngüleri giriyor. Resmen "bir tane felaket türü seçemedik, hepsini koyduk" mantığıyla ilerliyor.

Konu ne?

An-na, bir yapay zeka araştırmacısı ve yakın zamanda dul kalmış bir kadın, otuz katlı bir apartmanda oğlu Ja-in ile birlikte mahsur kalıyor. Dışarıda devasa bir sel var, dünya sular altında kalıyor. Meğer bu sel, dünya hükümetlerinin yıllardır gizlediği bir gerçeğin sonucuymuş: Güney Kutbu'na bir asteroit çarpacağını biliyorlarmış ve halka söylemek yerine kendilerine gizlice uzay istasyonları, yapay bedenler falan hazırlamışlar. Yani devlet, "millete haber verelim mi" diye düşünürken "yok canım, biz kendimize bir Nuh'un Gemisi hazırlayalım, halk da sel felaketiyle uğraşsın" demiş. Şeffaflık konusunda dünya hükümetleri yine sınıfta kalmış.

Oğlu aslında oğlu değilmiş

Filmin en büyük şoklarından biri şu: An-na'nın oğlu Ja-in aslında biyolojik olarak doğmamış, kadının kendi yapay zeka yazılımından yaratılmış sentetik bir çocukmuş. Yani kadın koca bir felaket ortasında koşa koşa kurtarmaya çalıştığı çocuğun aslında bir nevi gelişmiş bir uygulama olduğunu fark ediyor, ki bu bilgiyi sindirmek için gerçekten sel felaketinden daha fazla zamana ihtiyacınız var. Bir anda "anne çocuk" filminden "kadın kendi yazdığı yazılımı kurtarıyor" filmine dönüşüyoruz, duygusal bağ hâlâ var ama artık işin içine biraz da IT departmanı giriyor.

Kurtarıcı işi baştan mı ele veriyor?

Burada bir yazım hatasına değinmemek olmaz: filmde An-na'yı kurtarmaya gelen ajan Hee-jo, işlerin "bir simülasyon" olduğunu çok erken bir noktada neredeyse açıkça belli ediyor. Yani senaristler koca bir final twist'i hazırlamışlar ama sonra karakterlerden birine "bu arada spoiler vereyim" dedirtmişler gibi bir his var. İyi bir gerilim filmi sizi finale kadar şüphede bırakır, burada ise film kendi sürprizini kendi ayağına dolayıp düşürüyor. Sanki bir polisiye romanın ortasında yazar dayanamayıp "tamam söyleyeyim, katil uşak" diye araya girmiş gibi.

Çok şey anlatmaya çalışıp hiçbir şey anlatamama sorunu

Bir izleyicinin dediği gibi, film "çok şey anlatmaya çalışıp hiçbir şey anlatmayan bir Inception çakması" olma riskini gerçekten taşıyor. Düşünün: elimizde iklim felaketi var, asteroit çarpması var, hükümet komplosu var, yapay zeka etiği var, anne-çocuk draması var, zaman döngüsü var. Bu film bir menü değil, hepsi bir arada geliyor, "ben karar veremedim, hepsini tabağa koydum" diyen bir şef gibi davranıyor senaryo. Her bir konu tek başına bir filme yetecek malzemeyken, hepsi birden sıkıştırılınca hiçbiri gerektiği kadar nefes alamıyor, izleyici de "bu film aslında ne anlatıyordu" diye bitişte kendine sormak zorunda kalıyor.

Zaman döngüsü kafaları karıştırıyor

Film ilerledikçe An-na'nın telefonunda kendi geçmişinin binlerce farklı versiyonunu gösteren fotoğraflar buluyoruz. Yani olaylar defalarca tekrarlanıyormuş. Final geldiğinde anlıyoruz ki aslında gördüğümüz her şey, An-na'nın gerçek hayatta ölümcül şekilde yaralandığı son anların, yapay zekaya aktarılmış bilincinin ürettiği binlerce simülasyonuymuş. Kadın hayatının son saatini tekrar tekrar yaşıyor, her seferinde biraz farklı, yapay duygusal tepkileri geliştirmek için. Yani bu film aslında bir "hayatta kalma" filmi değil, bir "acı çekmeyi optimize etme" filmiymiş, ki bu bilgiyi öğrenince "iyi de o zaman biz iki saat boyunca bir simülasyon test sürecini mi izledik" diye düşünmeden edemiyorsunuz.

Eleştirmenler ikiye bölünmüş

Bir yandan "2025'in en iyi filmlerinden biri" diyenler var, bir yandan da "kendi kafa karıştırıcı hırsının etkisiyle neredeyse felaketin kendisi haline geliyor" diyen eleştirmenler var. Bu ifadeyi okuyunca gülmemek elde değil, film gerçekten kendi konusuyla aynı kaderi paylaşmış, sel gibi taşmış. The Guardian filmi "Edge of Tomorrow, Charlie Kaufman ve Interstellar'dan izler taşıyor" diye tanımlamış, ki bu üç filmi bir araya karıştırınca ortaya hem çok iddialı hem de hazmı zor bir tabak çıkması normal. IMDb puanının 5.4 gibi mütevazı bir yerde durması da, bu ikiye bölünmüş algının en net göstergesi. Bir kesim "vizyoner" diyor, bir kesim "bu paraya yazık" diyor, ortası pek yok.

Görsel efektler iyi, ama insanlık dersi de cabası

Filmin bir de "insanlık ne kadar yüksek bina yaparsa yapsın, doğa karşısında çaresiz" mesajı var, ki bu mesajı vermek için otuz katlı bir gökdeleni sular altında bırakmak biraz fazla bütçeli bir yöntem ama etkili olduğu su götürmez (kelimenin tam anlamıyla). Su altı sahneleri, dijital efektler gerçekten göz dolduruyor, yani en azından gözünüz "vay be" derken, beyniniz "ama ne oluyor" diye paralel bir kriz yaşıyor.

Puan: Görsel efektler 90, "oğlum aslında yazılımmış" şoku 95, erken verilen simülasyon ipucu -40, tek filme sığdırılmaya çalışılan konu sayısı 6 (olması gereken: 1-2), zaman döngüsü mantığını tek seferde kavrama ihtimali 20, dünya hükümetlerinin şeffaflığı 0

(yvzozen Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta paylaş twitter'da paylaş Allah'a havale et

Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->