Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SPOR

Berk Dizdar (28), Turnuvayı Emperyalistlerin Kazandığını İlan Ederek Dünya Kupası Defterini Kapattı: ''Alın Sizin Olsun!''

2026 Dünya Kupası’na "Bizim Çocuklar bu sefer en az çeyrek final görür" inancıyla başlayan Berk Dizdar (38), milli takımın peş peşe gelen mağlubiyetleriyle derin bir varoluşsal krize girdi. Grubun son maçında gelen ABD galibiyetini "En azından bir emperyalisti sahada gömdük" şeklinde rasyonalize eden Dizdar, milli takımın elenmesinin ardından gözünü ezilen coğrafyaların temsilcilerine dikmişti. devamı...
Zaytung Store Banner
-> 15 Temmuz hakkında konuştukları için tutuklananların sayısı, darbe yapmaya kalkan Fetöcü sayısını geçti. Ayrıntılar geliyor…
-> Maliyenin araçların çekiş sistemine ek olarak multimedia ekran boyutuna göre de ÖTV düzenlemesi yapması bekleniyor...
-> Trump ziyareti öncesi, İran Caddesi'nin ismi Texas Caddesi olarak değiştirildi. X harfinin kullanılması için meclis ek mesai yapacak...
-> Erdoğan, 5 adet F-35 sözü veren Trump'ın peşini bırakmıyor: ''1 tane daha verirseniz en azından ikişer ikişer devriye atarlar...''
-> Nato'ya henüz alınmayan Ukrayna Başkanı Zelenski, akşam yemeğinde Aspava'da görüldü...

FOTOHABER

Butlan kararını 56 gün bekleterek adli tatil başlamadan saatler önce Yargıtay'a göndermeyi başaran AKP'li hakimler, görevlerini yapmış olmanın huzuruyla tatile çıkıyor...

Yurt dışında çıkış yasağıyla tahliye edilen AKP'li Yunus Emre Vakfı Yöneticisi, büyükelçi olmak için bir süre daha beklemek zorunda kalacak...

SİNEMA

Backrooms - 20 Yaşında Bir Çocuğun YouTube`dan Sinemaya Taşıdığı Kabus

VİDEOHABER

Maaşlarını isteyen işçileri polise coplatan AKP`li Yıldızlar SSS Holding: "Devlet aklı böyle istiyor... Bizlik bir şey yok..."

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Irak Petrolünün İsrail ve Yunanistan'a Satıldığının Ortaya Çıkmasının Ardından Az Ünlüler Camiasında Umutlu Bekleyiş: ''Bu sefer sıra bize de gelir artık...''

Irak petrolünün, ortakları arasında üst düzey AKP`li isimlerin de bulunduğu iddia edilen Powertrans adlı şirket aracılığıyla izinsiz şekilde ülke dışına çıkarılması nedeniyle Türkiye`nin 1.47 milyar dolar tazminata mahkûm edilmesinin ardından, söz konusu petrolün İsrail, Yunanistan ve Güney Kıbrıs Rum Yönetimi`ne düşük fiyatlarla satıldığı ortaya çıktı. Gelişmenin arıdndan gözler bir kez daha yargının atacağı adımlara çevrilirken, bugüne kadar yapılan gündemi bulandırma operasyonlarında henüz kendilerine sıra gelmeyen az ünlüler camiasında ise tatlı bir heyecan hakim. devamı...

Irak Hükümeti'nden Türkiye'ye Uyarı: ''Haluk Levent'i tanımıyoruz. Bize 1.47 milyar dolar borçlusunuz...''

Türkiye’nin Irak hükümetinden izinsiz petrol ticareti yaptığı gerekçesiyle 1.47 milyar dolar tazminata mahkûm edilmesinin hemen ardından Haluk Levent’in AHBAP’a yapılan bağışlarla kumar oynadığı iddiasıyla gözaltına alınması, Bağdat yönetiminde endişeyle karşılandı...devamı...

Sinema

Vizyonda Bu Hafta: Ay Işığı (Eşcinsellik, Siyahilik, Naiflik...), Recep İvedik 5 (Böhühü, Böhühü, Böhühü...)

Vizyona giren filmlerin 2-3 haneli istatistikleri ile dikkat çektiği bir haftadayız: 8 dalda Oscar'a aday alan Ay Işığı, şimdiye kadar topladığı 161 ödülle, aşiret düğünü takı törenlerini akla getirirken 400'e yakın kopyası olan Recep İvedik 5 ise soluklanmak için masaj koltuğuna oturan teyzeyi, uslu uslu burgerini yiyen bebeyi kucaklayıp salonlara topluyor. 23-24 tane kişiliği olan bir adamın anlatıldığı Parçalanmış filmi de vizyonun gerilim alternatifi oluyor. 

Ay Işığı'ndaki eşcinsel ve siyahi Chiron karakteri ile 'kıllı ve göbekli değerlerimizi' olimpiyatlarda temsil eden Recep İvedik tipi arasındaki farkı ölçmeye ise sayılar yetersiz kalıyor: Bir yanda naifliğinden konuşamayan bir yetim, şiirsellik; diğer yanda beğenmediği helvayı ağzından çıkarma özgüveni, kamyon sözleri... Ay Işığı'nı yorumlarken 'süperego', 'mizansen' gibi terimler kullanıyorsun, Recep İvedik sana bohühühüy diye gülüyor.

Hem naif hem özgüvenli bir komedi ustası nasıl olunur görelim de yazıya öyle devam edelim:

 

Ay Işığı (Moonlight) - Mehtaba karşı naif siyahi eşcinselliği...

Daha önce de 12 Yıllık Esaret ile Oscar'ı götüren Brad Pitt'in yapım şirketi yapımcılığını üstleniyor. Parayı sarışın veriyor ama yazma-yönetme işleri siyahilere ait. Yönetmen Barry Jenkins, filmi Tareli Alvin McCraney'in oyunundan uyarlıyor ve ismi "In Moonlight Black Boys Look Blue" olan oyunun adını "Biz ona kısaca Moonlight diyelim" yaklaşımıyla kuşa çeviriyor.

Ortamlarda bahsederken sırf iyi olduğu için "Yazık, o da çok iyidir" diye betimlediğimiz bir insanın farklı dönemleri gösteriliyor filmde. Başlı başına 'öteki' olan siyahiler içindeki ötekilik anlatılıyor:


Kendi arasında kaça ayrılıyor film?

Film, derdini üç bölüm halinde anlatıyor. Chiron ismindeki başkarakterimizin küçüklüğüyle başlıyoruz. Onun, uyuşturucu müptelası anasını, babasızlığını, baba yokluğundan dolayı yoldan geçen bir torbacının evine gide gele onu baba bilmesini, cinsel yönelimini keşfetmesini ve mahalledeki serseri çocuklarca ezilmesini izliyoruz. Her mahallede bu serserilerden olur zaten ve mahallenin genel serserilik durumuna göre de serserilik seviyeleri değişir. Yazık...

Derken lise çağına ve yetişkinliğine geliyoruz Chiron'un. İçinde naif bir ruh taşımasına rağmen dışına sert bir kabuk bağlaması, 'sert adam' pozu vermesi çok şey anlatıyor. Vücudunu kas bağlıyor, tarz olarak da bağrı açık gömlekler giyerek nargile kafelerdeki tiplere bürünüyor. Kavunlu nargile içer gibi çekiyor otları da. Yazık...


Tarzından ödün vermemek için evde bile bereyle gezmek zorunda... Yazık...
 

Nasıl duygular yaşıyoruz?

İzleyici olarak hem anası hem babası oluyoruz Chiron'un... Anlıyoruz ki eşcinsel olmak zaten zor, siyahi bir eşcinsel olmak daha zor... Uyuşturucu satan bir fahri babası ve uyuşturucu kullanan bir annesi olması üzücü geliyor. Toplumun istediğiyle gönlünün istediğinin uyuşmaması duygulandırıyor. Güçlü kalmak için sürekli şınav mekik çekmek zorunda olması, bu yüzyılda güçlü olmak için hala 3'er setten 50 kere şınav mekik çekmesi ne garip dedirtiyor, üzüyor.

Çocukluk arkadaşı olan Kevin'in ve Chiron'un cinsel yönelimlerini keşfetmesini merakla izliyoruz. Diğer yandan iki siyahi erkeğin öpüşmesi, iki kalın dudağın birleşmesi salondaki genç kadınları kaçırıyor, filmi bitirmeden çıkıyorlar. IMDB puanına bakıp gelmişler belli ki... Keşke IMDB'de puan kısmının yanında açıklama olsaymış, yazık oldu paralarına: "8.0 (Bu arada herifler öpüşüyor)"...


"Ay ışığı + Google görsellerdeki su kenarı = Romantik film" diye düşünüp geldiler herhalde...

 

Sinematografi? Mizansen filan

Güzel kullanılıyor kamera... Bazen su altına giriyor, bazen top oynayan, uyuşturucu satan gençlerin etrafında dönüyor, bazen evin antresinde öylece duruyor da annenin dramına odaklanıyor. Pek akıllı, pek işini bilir bir kamera bu! (Şu kamerayı ödünç alsak da antreye koyup anneye terlik attırsak, böyle bir dram olur mu ki?)... Sonra renkler de iyi! Mavi, mor ve siyah renkler dile gelip anlam oluyorlar.

Su da, anlam yaratmak için güzel kullanılıyor. Yeri geliyor su, çekip gitme isteği oluyor, yeri geliyor banyoda kendi vücuduna bakıp "Kaslarım ne zaman çıkacak, sonuçta siyahiyim ben" bakışlarına ortam sağlıyor. Chiron, yönetmenin sinematografi okuyup üflediği suya kafasını sokup çıkarınca büyük kararlar veriyor. Bütün bunlar "Damacanadan bile anlam çıkarır bu yönetmen" dedirtiyor.


- Çırpınma bak rahat bırak kendini, çırpındıkça batarsın...
 

Siyahların hakkı verilmiş mi?

Geçen seneki Oscar ödüllerinde siyahların çok az aday gösterilmesinden sonra içinde neredeyse beyaz olmayan Ay Işığı, bu sene Oscar kovalıyor. Güzel... Beyazlar anca figüran olarak yer bulmuşlar, "Size heykelciği layık görmediğimiz zamanlara sayın" diye onlara uzatılan yevmiyeleri de geri çevirmişler. Chiron’un üç farklı dönemini oynayan Alex Hibbert, Ashton Sanders ve Trevante Rodes de hakkını vermiş rollerinin. Sanki "Amcalara pipini göster" denilen bir akraba ortamında kalmışlar gibi, sıkılgan, utangaç bakışları ve suskunluklarıyla:

 


Puan: 100 (Zaytung Sinema'nın Oscar favorisi belli mi ne?)


Recep İvedik 5 – Gençlik Olimpiyatlarında 'osurukla şişe devirme' branşının olmaması hüznü….

Togan Gökbakar'ın yönettiği, Şahan ile beraber yazdığı Recep İvedik 5, yaklaşık 30 milyon izlenen fragmanından sonra rekor kırma iddiasıyla karşımızda. Tee seneler önce yeni Recep İvedik'in animasyon olacaklarını duyurmuşlardı ama Osman Pazarlama tutmayınca hemen yenisine giriştiler. Animasyon uzun iş dediler ve bir otobüs kiralayıp bir de kahveden figüran toplayıp bunu çektiler.

Sanat yönetimi için de tüm imkanlar seferber edildi, kaş ve kirli sakal makyajı ile turuncu çizgili bir gömlek tamamlanınca yeni film hazır oldu.


Öyküden başlayalım:

Film, ağır taşıt sürücülüğü hakkında sinemamızın daha önce değinmediği, es geçtiği dertleri yakalama peşindedir: Recep'in şoför arkadaşı vefat edince onun yarım bıraktığı işi tamamlar. Makedonya'da gençlik olimpiyatlarına katılacak olan genç milli takımımızın otobüsünü kendisi kullanır. Daha sonra bir kamyon derneğinde, Recep'in önerisi kuru fasülyeden erkek sporcular zehirlenince onların yerine Recep ve çağırdığı kamyon sürücüleri geçer. Gençler iyileştikten sonra Survivor Ünlüler'e, Recep İvedik 4 evrenine giderler.

İyi anlatılsa neşeli ve absürt olabilecek bir konu Şahan ve Togan'ın elinde ortaokul geyiğine, yapış yapış bir işe dönüşür. Ve sinemadan çıkınca üzerimize hortum tutsunlar isteğine...


En azından ellerinizi, bol bol antibakteriyel sıkarak iyice bi yıkayın...


Amaç ne?

Elitist ve halktan kopuk kişiler olarak gösterdiği orta sınıftan insanları yerin dibine batırmasına alıştık. Bu filmde de, bir devlet büyüğümüzün tabir ettiği monşer kişiyi milli takım koçu temsil ediyor ve Recep onun tipiyle, 'yumuşak' davranışlarıyla dalga geçerek biz alt sınıfların kaba sabalık ihtiyacını tatmin ediyor. Sonra Avrupalı sporculara sarıyor. Nezaketin güç kaybettirdiği diğer sporcuları kaba gücüyle alt edip madalyalar kazanıyor. Osurarak şişe devirmeyle başladığı kariyerini halter, boks, maraton şampiyonu olarak tamamlıyor.

Böylece Recep gençlere örnek olma amacını da gerçekleştiriyor. İş beğenmezlik etmemeli, kamyon şoförlüğü de olsa yapıp eve ekmek götürmeliyiz, sonra ileride 'bi şey şampiyonu' oluruz. Ayrıca Avrupalılar kaba bulsa bile Türk örf ve adetlerinden hiçbir ülkede taviz vermemeliyiz (Resim 2.2)...


Resim 2.2 Örf ve adetlerine bağlı olduğunu hareketleriyle belli eden milli sporcular...


Performanslar?

Bu serinin hiçbir zaman casting, toplu oyuncu yönetimi gibi dertler olmadı. Şahan dışındaki tüm oyuncuların 'uysal geri zekalı' ya da 'gıcık geri zekalı' rollerinde bol bol şaşırmaları ve şaplak yemeleri yetiyor. Oyunculuklarda kendisi dışında kimsenin yıldızlaşmamasını isteyen Şahan, olimpiyattaki yarışların çoğunu da kendi rolüne vermiş. Tüm karelerde, tüm çerçeveyi kaplayan Recep İvedik... Sinematografi anlayış bu...

Yalnız ilginçtir, osurma sahnesi yok. Osuruk muhabbeti 20. dakikada başlasa da osuruk öğesi, muhabbet seviyesinde kalıyor. Onu kuru fasülye gibi metaforlarla anlatıyorlar, bu da Gökbakarların sanatlarında bir dönüm noktası sayılabilir.


Bizimki biraz yamulmuş gibi... Türkiye dış politikasına yönelik politik bir metafor?
 

Film üzerine düşünceler:

 * Filmi izleyen 10 yaşındaki çocuklar da anlam veremedi ama uluslararası gençlik olimpiyatlarındaki insanların yüzde 90'ı Türkçe mi konuşur? Yunanlılar ı'lara i der de Ruslar da r'leri bastırarak mı söyler? Bütün Türk dizilerinde de böyle gerçi... Hiç İngilizce filan öğrenmeye lüzum yok gibi...

 * Dış politikada yüzümüz gülmese de Recep'in Rusları ve Yunanlıları alt etmesi izleyiciyi tatmin ediyor mu? Recep madalya alıp "Ülkemiz için" dedikçe gururumuz okşanıyor mu? Finalde bağıra çağıra vatan-millet deniyor, kokoreç, kuru fasülye gibi değerlerimizi hatırlıyor, duygulanıyoruz gibi...

 * Yalnız karakter yine popüler olduğu için ortaokul koridorlarında çocuklar gün boyu Recep İvedik taklidi yapıyor mu acaba? Korkutucu! Genç öğretmenlere sabır dilemek lazım. Üç ay tatil yapıyorlar ama bunlarla uğraşıyor bak onlar da. Tahtaya çıkıp Kemal Sunal taklidi yapan nesli özlüyorlar gibi...


Karakteri dondurup bir 40 sene daha Recep İvedik serisi çekerler mi ki?
 

Puan: 06 ('ncı filmde mümkünse biraz daha Batı'ya iteleyelim Recep'i. Böyle böyle kurtuluruz belki)


Parçalanmış (Split) – Hayır, yeni Sezen Aksu şarkısı değil

Altıncı His ve Son Hava Bükücü filmleri ile tanıdığımız, en son Ziyaret isimli bir komedi-korku filmi vizyona giren Hint asıllı parlak Hollywood yönetmeni M. Night Shyamalan yönetmiş. İyi bir psikolojik korku/gerilim filmiymiş...

O değil de içinde 23 farklı kişiliği barındıran Kevin'i oynayan James McAvoy'a kaç oyuncu parası verilmiş acaba?


İlgimizi çekmeye mi çalışıyor?

Çoklu Kişilik Bozukluğu'ndan mustarip genç adam Kevin'ın 23 ayrı kişiliği var ve her kişilik de ayrı bir alter ego demek (Recep İvedik bölümünden yeni çıktık 'alter ego' filan diyoruz, alışması zor olduysa kusura bakmayın)... Bu kişilikler arasında yeni bir şey filizleniyor, nur topu gibi bir alter ego doğuyor. Bu da suça en meyilli olanı... 3 kız kardeşi kaçıran ve onları bodruma hapseden Kevin'in farklı kişilikleri içinde çarpışıyor, kafası karıştıkça karışıyor. Galiba 'hangi dahisiniz', 'hangi film karakterisiniz, 'hangi ünlüsünüz' gibi dandirik içerik sitesi testlerini çöze çöze kafası gitti. Olan genç kadınlara oldu.


Farklı farklı zamanlarda Cem Yılmaz, Mustafa Ceceli ve Erol Köse çıkıyorum. Kafam karıştı...


SONUÇ - Martin Scorsese nerede?..

Bu hafta Scorsese'in yurtdışında çok övülen Silence filmi gelecekti, onu da konuşacaktık ama film belirsiz bir tarihe ertelendi. Bazıları Recep İvedik fragmanının bir virüs gibi bütün salon ekranlarına yayılmasından* dolayı ona yer kalmadı dedi. Bu teze göre, sinema salonları ekosistemindeki mücadeleyi gözlüklü bir beyfendi olan Martin Scorsese yerine kıllı-göbekli Recep İvedik'in kazanması normaldi. Bir başka teze göre de, film Oscar'da yeterince adaylık alamadığı için Oscar öncesinde gösterilmesine gerek kalmadı. Hmmm, o da olabilir... Bazen her şeye hak verebiliyorum...


* Sinema ekranlarındaki Recep virüsü. Ayrıca IMAX'te Recep göbeği izleme keyfi...
Görsel kaynağı: Société Historique


Neyse, o mevzuyu yine tartışırız ama, yazının başında bahsettiğim Moonlight'ı tekrar herkese öneririm. Mümkünse izledikten sonra da hemen "Bu ne, herif hiç konuşmuyor. Ayrıca erkek zenciler birbiriyle sevişir mi? Sevişse biliriz..." sözlerle kafanızı doldurmak yerine, filmi kafanızda biraz evirin çevirin, nasıl olduğuna öyle karar verin derim. Yine siz bilirsiniz, ben şeyetmiş gibi olmayayım.

Haydi haftaya görüşmek üzere...

Twitter: @duraladam

-BİTTİ (Kamyoncu sözleriyle hayatını sürdüren otobüs şoförünü bu hafta izledik, haftaya şiir yazan otobüs şoförü var)- 

(iletisimcevahiri Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->