Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
SİNEMA

Stalk Sanatı, Sinema Sanatıyla Buluşurken: Searching & Missing

-> Ortopedi Servisi için 1 yıl sonrasına randevu verilen M.Y(33), 6 ayda profesyonel futbolcu lisansı çıkartarak kulüp doktoruna daha erken tedavi olmanın hesaplarını yapıyor...
-> Sakatlanınca ilk müdahaleyi yapan sağlık ekibinden 1 haftalık rapor talep eden Menemensporlu futbolcu, süresiz kadro dışı bırakıldı...
-> Kobane davasında verilen cezalarla ilgili Adalet Bakanlığı'ndan açıklama: ''Cüppe şansı bulan hakimlerimiz talimatların da ötesinde bir performans gösteriyor...''
-> UEFA, Fatih Terim ''Bitti'' demeden biten Yunanistan ligini tescil etmeme kararı aldı...
-> Avrupa'nın 6 dev kulübünden aldığı tazminatlarla Aziz Yıldırım'dan daha zengin olduğu ortaya çıkan José Mourinho'nun Fenerbahçe başkanlığına aday olup seçilirse Aziz Yıldırım'ı Futbol şubesinin başına getireceği iddia edildi...
FOTOHABER

Katilin, tecavüzcünün, çocuk tacizcisinin ve uyuşturucu mafyasının en yakın dostu ve yoldaşı, kimsenin can ve mal güvenliğinin olmadığı Türkiye'nin baş mimarı AKP-MHP yargısı, gurur tablosuna bir isim daha ekledi...

Bir yandan ülkeye mültecileri doldurup nüfusu patlatırken bir yandan da tarım arazilerini ve çiftçi sayısını yarıya düşürerek Türkiye'yi gıda enflasyonunda dünya lideri yapan Erdoğan'ın yazdığı başarı hikayesi, en yakın market ve pazarda okunabiliyor...

BLOG

Sevgililer Günü’nü Minimum Maddi Hasarla Atlatma Rehberi…

VİDEOHABER

Adalet Bakanlığı, Dubai'de yaşanan sel felaketini herhangi bir CHP'li belediyeye bağlayabilen savcılara 1 maaş ikramiye verileceğini açıkladı...

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Süleyman Soylu'nun oh çektiği videolara telif atmasının ardından zam haberlerine üzülmek zorunda kalacağınız bir döneme giriyorsunuz... devam...

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

TFF, Süper Kupa'nın Yarın Sabah Federasyon Binası Önüne İlk Gelen Kulübe Verileceğini Açıkladı...

Türkiye Futbol Federasyonu, Suudi Arabistan'ın ardından Şanlıurfa'da da sahibini bulamayan Süper Kupa'dan bir an önce kurtularak konuyu kapatmak için harekete geçti... devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Ankara'da Tam Olarak Ne Olup Bittiğini Çözmeye Çalışan Mert Kuzak(32), Gündemi Takip Etme Mücadelesinde Pes Etti: ''Benlik bir durum yoksa Filenin Sultanları ve Survivor'la yola devam ediyorum..."

Bir süredir Ankara'da Ayhan Bora Kaplan soruşturması etrafında yaşanan sert gelişmeleri internet ve medyadan takip ederek kimin kime ne yapmaya çalıştığını çözmeye çalışan Mert Kuzak(32), sonunda pes etti... devamı...

2.7 Trilyon Lira Açık Vermesi Beklenen Bütçe İçin 100 Milyar Liralık Tasarruf Tedbiri Açıklayan Mehmet Şimşek: ''Şu basın toplantısı için yaktığımız elektriğe değdi mi emin değilim...''

Hükümetin hazırladığı bütçeye göre sadece 2024 yılında 2 trilyon 700 milyar TL açık vermesi beklenen Türkiye, ekonomi yönetiminin bugün açıkladığı 100 milyar TL'lik kamuda tasarruf programıyla düze çıkmayı umarken, Bakan Şimşek'ten de samimi açıklamalar geldi...devamı...

Kitap

Röportaj: Alper Canıgüz'le Yeni Romanı Kan ve Gül'ü Konuşmaya Çalıştık (Adam pek konuşmuyor)

Merhabalar Zaytung Kitap’ın değerli okurları. Alper Canıgüz uzunca bir aradan sonra kitap çıkarıp ilk imza ve söyleşi için de bize söz verince haliyle bir yüz bulma durumu oldu. Bir de röportaj koparır mıyız, olurdu olmazdı falan derken adresini öğrenip kapısını çaldık. Sağolsun açtı. Sonra hemen geri kapattı. Kendimizi tanıtınca tekrar açtı kapıyı. Zaytung’u çok seviyorum dedi. Biz de ona biz de sizin kitaplarınızı çok seviyoruz dedik. İlk birkaç saat birbirimizi övdük açıkçası. Estağfirullahlar, aman efendim’ler havalarda uçuştu. Sonrasında sorular sormaya başladık ve böylece Zaytung Kitap’ın ilk söyleşisi ortaya çıktı. İşte dört yıl aradan sonra yazdığı romanı “Kan ve Gül” ve Alper Canıgüz:


https://store.zaytung.com/kan-ve-gul-26788


Merhabalar Alper Bey. Yeni kitabınız öncelikle hayırlı olsun. Bu beşinci roman oldu. Beş romandan sonra hayatınızda neler değişti?

Sabahları eskisi kadar mutlu uyanmıyorum ama bunun beşinci kitabımı yazmış olmamla ilgisi yoktur herhalde. Toplumun geniş bir kesiminde de gözlediğim bu tatsız ruh halinin kitaplarımın bir fonksiyonu olduğunu düşünmeyi istemem.
 

Yeni kitabınız bir zaman yolculuğu hikâyesi içeriyor. Türkiye’de var mı böyle romanlar, biz mi aşina değiliz yoksa?

Benim de hatırladığım bir örnek yok açıkçası ama varsa da şaşırmam. Farklı biçimlerde işlenmeye müsait, yaygın ve çekici bir temadır zaman yolculuğu.
 

“Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim.”
 

Şöyle bi’ geçmişe ya da geleceğe gitmek ister miydiniz?

Doğrusu istemezdim ama şimdi biri gelip de bana zamana hükmetme gücü verse herhalde o zaman da bundan vazgeçmek istemezdim. Görebildiğim kadarıyla insan tabiatında böyle bir şey var; hükmettikçe hükmedesi geliyor.
 

“Ah şimdi yirmilerimde olsaydım da yüz bin lira borcum olsaydı” diyor musunuz peki?

Biraz tecrübe kazanmış olmakla birlikte artık eskisi kadar kuvvetli bir aklım olmadığını düşündüğümden olacak, pek demiyorum. Bir de enerji ve tahammülden kaynaklanan sakat bir durum var. Hâlâ kullanılan bir iPhone 3 gibiyim biraz; gece yatıp uyuyor şarj oluyorsun, sabah kalkıp güne başladıktan beş dakika sonra şarjın yüzde ikilere düşüyor. Bu kadar enerjisizlik ve bıkkınlıkla o gençliği idare edemezdim korkarım.
 

Kitap zaman yolculuğuyla da ilgili olunca, akla hemen Geleceğe Dönüş filmleri geliyor. Onları mı daha çok seversiniz yoksa mesela Indiana Jones’ları mı?


Canıgüz, "Buraya kadar bunu sormak için mi geldin lan?" diyemeyip için atarken...


Geleceğe Dönüş filmlerini severim, Indiana Jones filmlerinden de daha çok severim. Çok eğlenceli olmaları bir yana, mesela uçan kaykay tasarlayıp cep telefonunu düşünememiş olmalarındaki naiflik de hoşuma gider. Çifte kravat modası için ise söyleyecek söz bulamıyorum.
 

Kitaptaki ana karakterimiz Aziz kendini bir anda üniversitede buluyor. Bir şeyleri değiştirme çabasında. Siz neleri değiştirmek isterdiniz gençliğinize dair?

Kıyafet tarzımı.

[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz’ün kıyafet tarzına ilişkin sorular soruyoruz fakat Alper Canıgüz ustaca bir manevrayla konuyu değiştiriyor.]

 


Kitaptaki kahramanınız Aziz üniversiteye geri döner dönmez parasız kalıyor. Üniversiteliğe dair bir alamet midir bu parasızlık? Sizin üniversite döneminiz nasıldı? (Gülüşmeler.)

Geniş bir üniversiteli kesimi için öyledir tabii ki, bizim dönemimizde de farklı değildi. Fakat şanslı bir azınlığa mensup gençler de yok değildi. İyi hatırlıyorum Alman bir gençle tanışmıştım o zamanlar, İstanbul Üniversitesi ve Boğaziçi’ni ziyaret etmiş; otoparklardaki otomobillerin fazlalığının kendisini çok şaşırttığını söylemişti. Bir Alman aile, varlıklı dahi olsa, üniversite çağındaki çocuğunun altına kolay kolay araba çekmezmiş. Demek ki, otoban ve viyadüklerimizden ta yıllar önce de otomobillerimizi kıskanıyorlarmış bunlar; öyle düşünmek gerekiyor herhalde.

[Söyleşinin bu bölümünde arkadaşımız elindeki kahve fincanını koltuğa döküyor. Alper Canıgüz, “Önemli değil yahu, alt tarafı bembeyaz bi koltuk,” diyor. Anlayışı için teşekkür ediyoruz.]
 

“Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet.”


Aziz yıllar geçtikten sonra daha yalnız bir insana dönüşüyor. Aslında üniversitedeki o arkadaş ortamına kavuşunca bir mutluluk duyuyor. Sizce yaşlanmak nasıl bir şey? Arkadaş ortamından uzak kaldıkça yaşlanıyor muyuz yoksa yaşlandığımız içinbir cemaatten uzak kalmakla mı başlıyor? Yaşlandıkça yalnızlaşıyor muyuz ya da yalnızlaştığımız için mi yaşlanıyoruz?

Şu ya da bu nedenle yıllarca birlikte olduğun insanlardan uzak düşmek önemli bir başlangıç noktası, haklısınız. Zaman içinde, bu kişileri başkalarıyla ikame etmek daha zorlu bir hale geliyor. Herkes bu durumdayken, bir süre sonra yalnızlığını gidermek için uğraşmak da anlamsızlaşıyor. Yalnızlık paylaşılmıyor ama bulaşıyor.
 

Kitabın adı Kan ve Gül. Kan ve Gül şarkısının kişisel tarihinizde önemli bir yeri var mı?

Çok sevdiğim bir şarkıdır, evet. Muhtemelen TRT’de ilk çıktığı gün dinlemişimdir. Müziğin coşkusuyla, İskender Doğan’ın şarkıyı söylerkenki melankolik tavrının yarattığı çelişki bir şekilde beni etkilemiş olsa gerek diye düşünüyorum.
 

[Söyleşinin bu kısmında biraz gülüşelim de parantez içinde gülüşmeler yazalım ricamızı Alper Canıgüz kırmıyor ve gülüşüyoruz. (Gülüşmeler)]
 

İskender Doğan'la görüştünüz sanıyorum kitap yayımlanmadan?

Evet, kendisini arayıp kitapla hakkında bilgilendirdim. Sağolsun, son derece nazik, zarif ve ilgili davrandı, başarılar diledi.
 

Bizim de kitaplarımız var. Gündemi takip ediyor musunuz? “Zaytung haberi gibi” cümlesini en son ne zaman kullandınız?

Allah’ın cezası gündemi takip ediyorum, evet. Bu cümleyi en son ne zaman kullandım ya da hiç kullandım mı hatırlamıyorum doğrusu ama Zaytung’un pek çok haber kanalından daha ciddi bir bilgi kaynağı olduğuna samimiyetle inanıyorum.


[Söyleşinin bu kısmında Alper Canıgüz esnemeye başlıyor, saat de çok geç olmuş deyip saatine bakıyor, sandalyeleri ters çevirip masanın üstüne koymaya da yeltenince “Eh artık biz kalkalım,” diyoruz.  Kendisine keyifli sohbeti için teşekkür ediyor ve evinden ayrılıyoruz. Arkamızdan kapıyı sıkıca kilitliyor.]
 


6 Mayıs'ta Ankara'da iseniz buyurun... AVM'ye mi gidicen napıcan sanki Ankara'da? Gel işte...

(Gürcan Çalı Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Yorumlar:

Sıradaki Kitap İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.4.2021)

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Vahit Gözgel, Emekli


Diğer yorumlar ->

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->