Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?
SİNEMA

Spider-Man: Brand New Day - Kendimiii Unuttuuuum Unutuldum Daaaa Bir Seniii...

-> Onca çabaya rağmen anketlerde bir türlü yüzü gülmeyen AKP, ileride kayyım atayacağı il ve ilçe belediyeleri için şimdiden seçimi kaybedecek gönüllü aday arayışına başladı...
-> ''Tekke''siz çıktığı ilk maçta rakibini 5-0 yenen Trabzonspor'da, zaviyelerin de kapatılması görüşü hakim...
-> Girdiği her ikili mücadelede yere düşüp yıkılan Kerem Aktürkoğlu için kentsel dönüşüm kararı çıktı...
-> Hangi cezaevi tipisin tıkla öğren!
-> İmamoğlu'nun yaptırılmayan savunmasını kaleme aldığı ''Millet Şahidimdir'' kitabı yok satıyor...
FOTOHABER

AKP'nin Üsküdar Belediyesi'ni çalabilmesi için tutuklanması gereken meclis üyesi sayısını tutturma operasyonu kapsamında...

Özelleştirilecek köprü ve otoyolların işletme maliyetini gerçeğin 30 katı olarak açıklayan Hazine ve Maliye Bakanlığı: ''Vatana ihanet suçuna mazeret uydurmak sanıldığı kadar kolay bir iş değil...''

Zaytung Store Banner
SPOR

Berk Dizdar (28), Turnuvayı Emperyalistlerin Kazandığını İlan Ederek Dünya Kupası Defterini Kapattı: ''Alın Sizin Olsun!''

2026 Dünya Kupası’na "Bizim Çocuklar bu sefer en az çeyrek final görür" inancıyla başlayan Berk Dizdar (38), milli takımın peş peşe gelen mağlubiyetleriyle derin bir varoluşsal krize girdi. Grubun son maçında gelen ABD galibiyetini "En azından bir emperyalisti sahada gömdük" şeklinde rasyonalize eden Dizdar, milli takımın elenmesinin ardından gözünü ezilen coğrafyaların temsilcilerine dikmişti. devamı...
VİDEOHABER

Vücut Dili 101: "Bildiklerimi anlatıp hepinizi patlatmak, şu ağzımdaki sakızı patlatmaktan daha kolay ama yine siz bilirsiniz" diyen özgüvenli erkek yürüyüşü...

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

30 Yıllığına Devredilecek Boğaz Köprüsü’nde Filenin Sultanları Coşkusu: ''Yeni sahibi gelmeden son bi kullanalım dedik…''

A Milli Kadın Voleybol Takımı’nın Avrupa Şampiyonası finalinde İtalya’yı mağlup ederek kupaya uzanması, 50 yıllık köprü ve otoyolları satacak kadar iflas etmiş, can ve mal güvenliğinin olmadığı bir ülkede yarı aç yarı tok hayatta kalmaya çalıştıklarını kısa süreliğine de olsa unutmak için fırsat kollayan vatandaşlar tarafından coşkuyla karşılandı. Maçın ardından 30 yıllığına özel sektöre devredilmeye hazırlanan Boğaz Köprüsü’nde gerçekleştirilen drone gösterisi ise elde kalan son varlıklara görkemli bir veda olarak değerlendirildi. devamı...

Hızını Alamayan AKP, CHP'li Eyüpsultan Belediyesi'ni Komple Çaldı...

Üsküdar Belediyesi’ni ele geçirmek için belediye başkanını hapse atmak, belediye meclisi seçiminde çoğunlukta olan muhalif üyeleri tehdit, şantaj ve rüşvetle satın almaya çalışmak, satın alamadıklarını göz altına aldırmak ve kaybettiği seçimi iptal ettirip yeniletmek gibi uzun ve zahmetli prosedürlerle uğraşan AKP Örgütü, Eyüpsultan Belediyesi'nde daha pratik bir yönteme başvurarak belediyeyi gece saatlerinde komple çaldı. Sabah işe gelen personel belediye binasının bulunması gereken yerde dev bir çukurla karşılaşırken, binadan geriye yalnızca giriş merdivenleri, iki bayrak direği, Atatürk portresi ve “Eyüpsultan Belediyesi” yazılı tabela kaldı.devamı...

Kitap

Yeni Dönem Karantina Günlerinize ve Story'lerinize Renk Katacak 5 Şahane Öykü Kitabı

Takvimler kasımdan nisana doğru geri geri gitmeye devam ederken, yasaklar gece hayatını gündüz yaşamaya iterken, online platformlar üzerimize kürek kürek yeni yapım atarken, vaka sayıları ilçe nüfuslarını geçmişken kafamızın içindeki gürültüyü biraz olsun susturmak için yapılabilecek tek şey kaldı; kitap okumak.

Kitap okumak için bulamadığınız vakti, devletimiz, hafta sonu akşamlarına yasak getirerek sizin için yarattı. Sadece gelişmiş ülkelerin öngörebileceği bu yasaklara olumlu bir katkıda bulunmak için, yaşadığınız odaklanma sorunlarını şıp diye çözecek, size her seferinde başka bir dünyanın kapılarını açacak, bir solukta okunacak beş öykü kitabı listeledim sevgili karantinaseverler. Hemen hemen hepsi, aylardır pandemiyle, işsizlikle ve diğer aile içi sorunlarla uğraşan dünyamızdan karakterler olması sebebiyle kendinizi bu kitaplarda bulup “Çok şükür, beterin beteri de varmış.” diyerek gönül ferahlığı yaşamanızı umuyor, sözü fazla uzatmadan kitaplardan bahsetmeye başlıyorum.

 

1. İkiye Kadar Sayamamak, Gökhan Yılmaz
 


Kapağına ve adına bakarak bu kitabın okurlarına saymayı öğreteceğini düşünebiliriz ama bu bir öykü kitabı. Gerçi Türkiye’deki sınavlarda matematik net ortalamasına bakarsak saymayı öğreten – sadece ikiye kadar bile olsa- bir kitap yazsa mutlaka daha çok satardı.

Gökhan Yılmaz ilgi çeken bir öykücü; ikinci kitabında da, ilk kitabı Biraz Kuşlar, Azıcık Allah’da olduğu gibi deneysel işlere imza atmaktan çekinmiyor. Kelimeleri, cümleleri, paragrafları ve hatta noktalama işaretlerini eğiyor, büküyor, oynuyor. Adeta, Murat Menteş’in “kelime nimettir, kelimeyle oyun olmaz” kelamına karşı çıkıyor! “Gökhan Yılmaz” ad soyad kombinasyonuna sahip yüzlerce kişi olduğunu ve yazarın kendini paparazzilerden sır gibi sakladığını hesaba katarsak kitapları beğenilmezse “o Gökhan Yılmaz ben değilim” diyerek işin içinden sıyrılmayı düşünmüş olabileceğini düşünüyorum.

Kendi deyimiyle “iki kitap iki de kız babası” olan Gökhan Yılmaz’ın, ikiye kadar sayabildiğim için ikinci kitabını öneriyorum size. Bu kitapta dil oyunlarının altındaki derin hikayeleri keşfetmenin tadına varacaksınız. Ve kitabı severseniz ya da zaten okuduysanız size bir müjde: yazarın üçüncü kitabı da yolda, yayınevine teslim etmiş. (Umarım üçüncü kitapta artık noktalama işaretlerini doğru kullanmayı öğrenmiştir.)
 

 
2. Ev Yapımı Hüzünler, Oğuzhan Yeşiltuna


Oğuzhan Yeşiltuna genç bir yazar ve yeni nesil indie grup isimlerini ya da şarkılarını andıran “Ev Yapımı Hüzünler” ilk kitabının adı.

Yazar bir röportajında toplam 6 yayınevinden ret yanıtı aldığını ve son kez Notabene Yayınları’na dosyasını gönderdiğini söylüyor ve ekliyor: burası da olmasaydı dosyamı rafa kaldıracaktım.

Buradan Notabene Yayınları’na büyük bir teşekkür iletiyorum, bu güzel kitabı bizimle buluşturduğu için.

Kitap tek solukta okunabilecek hacme ve akıcılığa sahip. Sıradan mutsuzluklarımızı alıyor ve sanki mutlu edecekmiş gibi umut veriyor, sonra aynı mutsuzluğu parlatıp veriyor. Her evde dibinde bir şeyler kalmış, kimsenin kullanmadığı ama dökmeyi üşendiğinden mi yoksa ziyan olmasın diye mi düşündüğü belli olmayan kavanozlar vardır ya; işte bu kitaptaki hüzünler de orada birikiyor bence.  Alışılmışın dışında biçim denemeleri, yeni öykücülüğün imkanlarının kaymağını yedirtiyor adeta. Daha ilk öykü “Yanık Kafiye”yle sizi kendine bağlayacağından eminim.

Umuyorum ki yazar şu aralar yeni kitap dosyasını hazırlıyordur, zira ortam pek müsait.
 


3. Yumuşak Oda, Dinçer Apaydın


Masumlar Apartmanı, Kırmızı Oda, Bir Başkadır derken iyice psikolojiye sardık. Pandemi bir yandan, ekonomide dünya devi olmamız bir yandan ülke dev bir psikiyatr koltuğuna dönüştü de bize yatıp uzanmak kaldı sanki sadece.

Dinçer Apaydın ise bundan 2 sene önce çıtayı biraz daha yukarıya taşıyıp yumuşak odadan seslenmişti bize. Yumuşak oda da ne ola ki derseniz, bakınız: Murat Kekilli – Seni Çılgın klibi.

Kahramanların ekseriyetle umutsuz ve sorunlu bir ruh haline sahip olduğu, sarsıcı bir Prolog ve  10 öyküden oluşan “Yumuşak Oda” samimi anlatımı ve mizahi dili ile severek okuyacağınız bir kitap. Her daim öykü karakterleri arızalı tipler olsa da ilk öyküler adaha eğlenceli bir havada seyrederken “Menekşe Uyu Demişti” öyküsünden sonraki öyküler yumuşak odanın duvarlarının üstümüze üstümüze geldiğini, duvarların battığını hissettiriyor. 

Yazarın ilk kitabı olması sebebiyle temkinli yaklaşmak isteyebilirsiniz ama dosta güven düşmana korku veren anlatım ve dile hakimiyet başarıyı gözler önüne seriyor.

Şimdilerde ikinci kitabını yazmak yerine, gönüllerin şairi Özgür Göreçki ile birlikte İnstagram’da “Heba Olmuş Öykü Fikirleri” hesabında öykülerini heba(!) ediyorlar. 

  
4. Orada Bir Yerde, Engin Türkgeldi


Yine güzel bir ilk kitap örneği ile karşı karşıyayız. Birbirinden karanlık atmosferlerde, bambaşka zamanlarda geçen, görsel bir kitap “Orada Bir Yerde”. Orası neresi, bulmaya çalışırsanız, çuvallarsınız. (Edebiyata Giriş 101)  Cüceli, Peygamberli derken bir bakıyorsunuz 10 öykü bitmiş, siz, zihninizde rengarenk kıyafetli soytarılarla, 15. yüzyıldan kalma kalelerle, körlerle, topallarla sohbet ediyorsunuz.

Görsel bir anlatımın hakim olduğu hikayeler, “The Fall” filmini sevenlerin ayılıp bayılarak okuyacağı türden. Kitap asıl mesleği doktorluk olan yazarımızın ilk basılı kitabı, daha önce yayımlanmış bir e-kitabı, bir hayli de reçetesi var. Kitap dosyasını bilgisayar çıktısı olarak teslim etmeyi en son sefer aklına getirmiş olması ilk kitap olmasını açıklıyor sanırım. Zira bu kadar iyi öykülerin, bu kadar zaman beklemiş olmasını anlamlandıramıyorum. 

 

5. Kanayak, Gamze Arslan


Finali harika bir kadın yazar ve birbirinden etkileyici kadın hikayelerinin yer aldığı bir kitapla yapmayalım mı? Gamze Arslan 2016 yılında Yaşar Nabi Nayır gençlik ödülünü kazanmıştı ve adet olunduğu üzere dosyası Varlık Yayınları’ndan kitap olarak basıldı: Çerçialan. Fakat ben size onu değil daha çok beğendiğim ve yazarın artık “kendi sesini bulduğu”na inandığım geçen yıl çıkan ikinci kitabını önereceğim; Kanayak. Kitabın adı, kulağa Angara bebelerinin ağzından çıkan bir söz gibi gelse de, bazı yörelerde halk ağzında “kadın” anlamına geliyor. 

Kanayak’ta yazar sarsıcı, sersemletici, insanı derinden etkileyen ve merkezinde kadın olan öyküler sunuyor biz okurlara. “Ne toprağın olurum, ne senin” diyerek kafa tutan kadınlar, babadan, kocadan ayrı, evdeki kader kurbanı annesinden ayrı çekmiş kadınlar hep burada. Yani işte bizim evde yoksa alt komşuda, en kötü ihtimalle yan apartmanda olan hepimizin bildiği insanlar. Baştan söyleyelim rahatsız edici bir kitap bu; ama gerçeklerin böyle güzel öyküler olarak karşınızda bulmanın tadına varacaksınız. 

Hepimizi Sütleğen gibi koruyup kollayacak kadınlara ihtiyaç duymayacağımız güzel yarınlara ulaşmak için okuyalım, okutturalım.

(Not: Sıralama kitapların çıkış yılına göredir.)

 

(Ayben Seven bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?

Sıradaki Kitap İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->