Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?
SİNEMA

Apple TV Artık Türkiye'de: Ve İşte iCloud`a Verdiğiniz Paraya Değecek 6 Yapım...

-> Türkiye Ateizm Derneği'nden fon vurgununa dair sert açıklama: ''Lan hiç mi Allah korkunuz yok!?''
-> 1 trilyon liralık fon vurgunu ve borsadaki çöküşün fazla abartıldığını belirten MHP Lideri Bahçeli: ``Neticede Abdullah Öcalan`ın parası batmış değil...
-> Ekonomi yönetimiyle bir araya gelen Erdoğan, fon tavsiyesi almayı da ihmal etmedi...
-> 5 yıldır süren, içinde devletin kurumlarının, bakanların, bürokratların, CB danışmanlarının olduğu 20 milyar dolarlık bir vurgundan Erdoğan'ın yeni haberdar olduğuna inananlara özelleştirme idaresinden müjde: ''Elimizde çok güzel köprü var...''
-> Termometrelerin 15 dereceyi gördüğü İstanbul'da, anneler ''ayağına bişey giy'' sezonunu açtı...
FOTOHABER

AKP'nin ''Aramızdan bir günah keçisi seçip taşlayalım ki hepimizin bu soyguna ortak olduğu belli olmasın'' festivali yeni yüzlerin katılımıyla sürüyor...

Söz konusu şarlatanın daha önce de uyuşturucu ve fuhuş nedeniyle İletişim Başkanlığı'ndan ayrılmak zorunda kaldığını hatırlatan Adalet Bakanlığı: ''Kafası güzelken işe gelmemesi konusunda kendisini uyardık...''

Zaytung Store Banner
SPOR

Filenin Sultanları’nın Şampiyonluğuyla Yüklenen Moral İçin Kritik Uyarı: ''İdareli kullanırsanız pazartesi öğlene kadar yeter...''

Filenin Sultanları’nın VNL şampiyonluğuyla ülke genelinde kısa süreliğine yükselen moral seviyesi üzerine uzmanlardan peş peşe uyarılar geldi. Şampiyonluğun pazar gününe denk gelmesinin sevindirici olduğunu belirten uzmanlar, elde edilen "Türkiye`de güzel şeyler de oluyor" duygusunun bilinçli bir şekilde tüketilmesi halinde pazartesi öğlen saatlerine kadar dayanabileceğine dikkat çekti. devamı...
VİDEOHABER

Vücut Dili 101: "Bildiklerimi anlatıp hepinizi patlatmak, şu ağzımdaki sakızı patlatmaktan daha kolay ama yine siz bilirsiniz" diyen özgüvenli erkek yürüyüşü...

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı’dan Yolsuzlukla Mücadelede Net Tavır: ''Oğlum bile olsa WhatsApp grubundan çıkarmakta tereddüt etmeyiz…''

Fon soruşturmasında oğlu Mustafa Yazıcı’nın mal varlığına getirilen tedbirin aynı gün kaldırılması ve hakkında yurt dışına çıkış yasağı verilmesinin ardından açıklama yapan AKP Genel Başkan Yardımcısı Hayati Yazıcı, yolsuzlukla mücadelede kimseye ayrıcalık tanınmayacağını vurguladı. Oğlu hakkında hiçbir kuşkusu bulunmadığını belirten Yazıcı, “Haa ama olur da en ufak bir yanlışı çıkarsa o zaman başka. Kulağından tuttuğum gibi hem partimizin WhatsApp grubundan hem de kendi aile grubumuzdan çıkarmakta bir saniye tereddüt etmem” sözleriyle kararlılığını ortaya koydu. devamı...

Bir Grup AKP'linin Diğer Bir Grup AKP'liyi Denetlememesi Nedeniyle Patlayan Fon Vurgunu, Başka Bir Grup AKP'li Tarafından Denetlenecek. Ayrıntılar Geliyor...

SPK, Masak, BDDK, Borsa İstanbul ve yargı bünyesinde görev yapan bir grup AKP'linin, diğer bir grup AKP'li tarafından yönetilen portföy şirketlerini yıllarca denetlememesi nedeniyle patlak veren fon vurgununun araştırılması için Devlet Denetleme Kurulu altında çalışan başka bir grup AKP'li görevlendirildi...devamı...

Sinema

The Shards: Genciz, Güzeliz, Zenginiz. Tek Eksiğimiz Bir Seri Katil...

Disney+’ın yeni dizisi The Shards, 1981 Los Angeles’ında özel bir lisede okuyan, güzel, zengin ve genel olarak hayatta uğraşacak gerçek bir problemi bulunmadığı için birbirleriyle uğraşan bir grup genci anlatıyor. Gençlerin en büyük dertleri kimin kiminle yattığı, kimin kimi gizlice sevdiği ve yeni gelen çocuğun neden bu kadar tekinsiz olduğu. Bir de civarda insanları evcil hayvanlarıyla birlikte parçalayıp tuhaf kompozisyonlar halinde sergileyen bir seri katil var ama o, şimdilik ergenler arasındaki duygusal problemlerin biraz gerisinde kalıyor.
 

 

Bir American Psycho yazarı kolay yetişmiyor

Dizinin merkezinde, büyüyünce American Psycho’yu yazacak olan Bret Easton Ellis’in 17 yaşındaki hali Bret var. Bret zengin, yakışıklı, yetenekli, kız arkadaş sahibi ve herkesin davet edildiği partilere davet edilen biri. Yani hayatında mutsuz olmasını gerektirecek hiçbir eksik bulunmadığı için mutsuzluğunu tamamen kendi iç kaynaklarıyla üretmek zorunda. Gizli ilişkileri, bastırdığı cinsel kimliği ve çevresindeki herkese karşı duyduğu hafif tiksintiyle günlerini geçirirken okula Robert Mallory adında yeni bir öğrenci geliyor. Robert’ın yakışıklı, gizemli ve muhtemelen psikopat olması Bret’in zaten çok sakin olmayan iç dünyasına son darbeyi indiriyor.

Bundan sonrası biraz American Psycho: Lise Yılları, biraz Beverly Hills 90210: Satanist Seri Katilli Özel Bölüm, biraz da Ryan Murphy’nin “Bütün oyuncular çok güzel, bütün evler çok büyük, şimdi birini vahşice öldürelim” anlayışının doğal bir sonucu. Ryan Murphy ile Bret Easton Ellis’in bir araya gelmesi de zaten benzin istasyonuyla kibrit fabrikasının ortak proje yapması gibi bir şey. Ortaya ölçülü, sade ve ayakları yere basan bir iş çıkmayacağı daha jenerik başlamadan belli.

Nitekim The Shards’da her şey son derece şık. Malikâneler şık, arabalar şık, kıyafetler şık, uyuşturucu kullanımı şık, bastırılmış eşcinsellik şık, telefonla ölüm tehdidi almak bile bir noktada parfüm reklamı estetiğine yaklaşıyor. Dizinin 1980’ler Los Angeles’ını yeniden kurma konusunda gerçekten etkileyici bir iş çıkardığını teslim etmek gerek. Özellikle müzikler, kostümler ve görüntü yönetimi zaman zaman hikâyenin kendisinden daha fazla ilgi çekiyor. Hatta bazı sahnelerde ekrandaki karakterlerin başına ne geleceğini değil, üzerlerindeki ceketin nereden bulunabileceğini merak ederken yakalayabilirsiniz kendinizi.

Evet o kız Cindy Crawford'a çok benziyor. Çünkü... 

Oyuncu kadrosunda Cindy Crawford’un kızı Kaia Gerber ile Richard Gere’ın oğlu Homer Gere’ın bulunması da dizinin “ayrıcalıklı çocuklar” temasına oyuncu seçimi aşamasından itibaren sadık kalındığını gösteriyor. Bu açıdan bakıldığında yöntem oyunculuk adına oldukça kapsamlı bir hazırlık yapılmış. Oyuncuların önemli bir bölümü, canlandırdıkları karakterler gibi daha doğdukları anda sıradan insanların birkaç tur önünde başlamışlar hayata. Yalnız dizide lise son sınıf öğrencilerini canlandıran bazı isimlerin veli toplantısına öğrenci olarak değil de okul aile birliği üyesi olarak katılabilecek yaşta görünmesi, Amerikan gençlik dizilerinin artık gelenekselleşmiş unsurlarından biri olarak burada da korunmuş.

Dizinin asıl gücü, Bret’in Robert’a yönelik giderek büyüyen takıntısında yatıyor. Robert gerçekten tehlikeli biri mi, yoksa Bret’in arzu, kıskançlık ve paranoya karışımı zihninin ürettiği bir tehdit mi, ilk bölümler boyunca tam olarak anlayamıyoruz. Bret’in sürekli devrede olan dış sesi de olayları açıklamaktan çok kuşkuyu artırıyor. Çünkü anlatıcımızın başkaları hakkında yaptığı tespitlere güvenmek mümkün olsa da kendi hakkında anlattıklarına pek güvenemiyoruz. Bir süre sonra dizideki seri katilin kimliğinden önce Bret’in anlattıklarının ne kadarının gerçekten yaşandığını merak etmeye başlıyoruz.

Buradaki temel sorun, dizinin seyirciye nasıl hissetmesi gerektiğini anlatma konusunda zaman zaman fazla hevesli davranması. Bret birine takıntılıysa bunu bakışlarından anlamamızla yetinilmiyor; dış ses de ayrıca gelip “Ben bu çocuğa fena halde takmıştım” diye tutanak tutuyor. Karakterler boş ve yüzeyselse dizi bunu göstermenin yanında birkaç kez de altını çiziyor. Böylece izleyicinin yanlışlıkla kendi yorumunu yapmasının önüne geçilmiş oluyor. Seri katil meselesi ise ilk dört bölüm itibarıyla merak uyandırıcı olsa da, çoğu zaman zengin gençlerin seks, kıskançlık ve parti trafiği arasında sırasını beklemek zorunda kalıyor.

Yine de The Shards, kusurlarına rağmen kolayca izlenen, atmosferi kuvvetli ve insanı bir sonraki bölüme taşıyacak kadar iyi kurulmuş bir dizi. Ryan Murphy’nin son yıllardaki bazı işlerinde görülen “çok iyi başladı, üçüncü bölümden sonra herkes aklına geleni yazdı” tehlikesi burada da mevcut; ancak ilk dört bölüm itibarıyla tren henüz rayında. Üstelik Bret Easton Ellis’in dünyasına aşina olanlar için yüzeydeki bütün o güzelliğin altında çürüyen bir şeyler olduğunu izlemek hâlâ keyifli.

Sonuç olarak The Shards, zenginlik, güzellik, bastırılmış arzular ve seri cinayetlerin birbirine karıştığı son derece gösterişli bir gençlik gerilimi. Derinlik arayanları zaman zaman sığ sulara çekebilir ama o suyun kenarında Gucci havlular, döneme uygun spor arabalar ve çok iyi bir 80’ler seçkisi bulunduğu için insan hemen şikâyet edemiyor. Şimdilik seyredilir. Sezon finaline doğru katilin kim olduğu kadar Ryan Murphy’nin kendini tutup tutamayacağını da merakla bekliyoruz.


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->