Yaklaşan Genel Seçimlerle Birlikte Türk Dış Politikasında "Atara atar, gidere gider" Sezonu Açıldı
Başbakan Erdoğan'ın geçtiğimiz günlerde Strasbourg'da Türkiye'deki azınlıkların haklarını soran Fransız parlamentere, "Siz Türkiye'ye de Fransızmışsınız" ve Amerikan Büyükelçisine "Basın özgürlüğünü sorana kadar önce benim kızıma vize verin" çıkışlarıyla birlikte, geleneksel "Seçim öncesi agresif dış politika" sezonu da resmen açılmış oldu. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisinde startı verilen "Atara atar, gidere gider" politikasına Dışişleri Bakanlığı da tüm kadrosuyla destek verirken, Batılı ülkeler ise Türkiye'deki her seçim öncesinde şamar oğlanına dönmekten şikayetçiler.
Recep Tayyip Erdoğan'ın 2009 yerel seçimlerinin 2 ay öncesinde Davos'taki çıkışına benzer şekilde geçtiğimiz günlerde önce Fransız parlamenter Muriel Marland-Militello'ya, daha sonra da Amerikan Büyükelçiliğine yönelik sert açıklamaları Türk dış politikasının 12 Hazirana kadar olan tavrını da netleştirdi. "Atara atar, gidere gider" sezonunun resmen açılmasıyla birlikte son iki gün içerisinde yurtdışında görev yapan Türk ataşeler de ardı ardına yaptıkları sert çıkışlarla göğsümüzü kabarttılar."Bundan sonra herkes ayağını denk alacak!"
Seçim öncesi uygulanan sert dış politikanın ilk sevindirici haberi dün sabah Fransa'dan geldi. Fransız kültür ataşemiz Kutlu Payidar, Başbakan Erdoğan'a Türkiye'deki seçim barajını soran Fransız parlamenteri meclis çıkışında sıkıştırarak, "Arkadaşım bir saniye bakar mısın? Gelsene seninle bir şey konuşalım" sözleriyle tenha bir sokağa çekmek istedi. Fransız parlamenterin direnmesiyle meclisin önü bir anda karışırken, araya girmeye çalışan diğer parlamenterleri "Siz karışmayın lan, olay bizim aramızda!" yanıtıyla püskürten kültür ateşemiz polisin geldiğini görünce "Bundan sonra herkes akıllı olacak akıllı!" diye bağırarak olay yerinden uzaklaştı.
Brüksel ve Kopenhag'da sıcak saatler
Belçika'da özel görev için bulunan Dışişleri Bakanlığı yetkilisi Kubilay Serdener ise, Brüksel'deki Avrupa Birliği Bakanlar Konseyinin önüne giderek konsey toplantısını basmaya teşebbüs etti. Kendisini uzaklaştırmaya çalışan güvenlik görevlisine "Bırak ulan beni sarı pipi!" diyerek mukavemet uygulayan Serdener, konseyin önünde bir süre "Alacaksınız kardeşim, beni içeri alacaksınız. Macarı, Yunanı, şunu bunu hep almışsınız, beni de eşşek gibi alacaksınız" şeklinde nara attıktan sonra karanlıktan faydalanarak izini kaybettirdi. Danimarka'daki ataşemiz Orhan Andıç ise Kopenhag meydanında, "Hadi ulan, şimdi de karikatür çizsenize. Ben buradayken çizsenize hadi göreyim!" diye bağırarak, Danimarkalıları delikanlı olmaya davet etti.
Büyükelçi, içip içip Merkel'in kapısına dayandı
Türk diplomasisi için zafer olarak addedilen bu gelişmeler kısa bir süre içerisinde İtalya, İspanya, Hollanda, Avusturya gibi tüm Avrupa ülkelerine yayılırken, Almanya Büyükelçisi Süha Haşmetli'nin alkollü bir şekilde Alman meclisine giderek Angela Merkel ile konuşmak istemesi de ufak çaplı bir krizin yaşanmasına neden oldu.
Meclis bahçesinde "Mesut Özil'i nasıl alırsınız lan elimizden! O Angela buraya gelecek bana hesap verecek!" şeklinde bağıran Haşmetli polis tarafından göz altına alınırken, derdini anlatabilecek kadar ayılmasının ardından, kendisinin diplomatik dokunulmazlığı olduğu anlaşılınca akşam saatlerinde serbest bırakıldı. Karakol çıkışında basına açıklamalarda bulunan Haşmetli, "Utanmadan bize demokrasi dersi verenlerin ifade özgürlüğüne nasıl müdahale ettiklerini hepiniz gördünüz. Ben efendi gibi konuşmaya gitmiştim, gördüğüm muameleye bakın. Niyetim olay çıkarmak olsa ben oraya bir kamyon adam yığmasını da bilirdim. Zeytinburnu çocuğuyuz lan biz!" sözleriyle sert mesajlar gönderdi.AB Dönem Başkanı: "Bir şekilde 12 Hazirana kadar dayanacağız"
Kısa süre içerisinde üstüste alınan diplomatik zaferlerin ardından akşam saatlerinde Avrupa Birliği Basın Sözcüsü Viktor Orban bir basın toplantısı düzenleyerek Türkiye'ye yönelik sitemkar mesajlar verdi. "Arkadaş seçimi bunlar yapıyor, şamarı biz yiyoruz. Bir değil iki değil. Bu zamana kadar 'Ne yapsın yazık, o da alacağı üç beş oyun derdinde' diye alttan aldık, sineye çektik ama artık ayıp diye de bir şey var" sözleriyle Türk Dışişlerine seslenen Orban, bir dahaki seçimde de aynı şeyin tekrarlanması halinde Batılı ülkeler olarak artık kendilerinin de ağızlarını bozacaklarını net bir şekilde ifade etti.
facebook'ta paylaş twitter'da paylaş Allah'a havale et