Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
VİDEOHABER

Canik Belediyesi: "Ülkemizde ofansif mizah yok diyenler utanır mı?"

Zaytung Store Banner
-> Daha önce ''Türk pasaportu benim için bir kağıt parçası'' diyen Mesut Özil'in, bahsettiği yerli ve milli markaların Audi ve Volkswagen olduğu anlaşıldı...
-> Bu hafta yapılması planlanan Bakanlar Kurulu, bakanların alışverişte olması nedeniyle yapılamadı...
-> Ziraat Türkiye Kupasından elenen Fenerbahçe: ''Kupayı almayarak takım halinde boykota destek vermek amacıyla...''
-> AKP Genel Merkezi ve bakanlıklarda poşetler yarıya indirildi…
-> İmamoğlu'nu tutuklayacağız derken 1 haftada 75 milyar doların piyasadan buharlaşmasına neden olup, halkın 2 yıldır ödediği bedellerin hepsini çöpe atan AKP'de boykot paniği: ''Kahve içmeyerek ekonomimize saldırıyorlar...''
FOTOHABER

Bahçeli: ''Size öyle geliyor...''

Ticaret Bakanı Ömer Bolat: ''Bu zamanda marketten içi dolu 2 poşetle çıkmak destan değildir de nedir?''

SİNEMA

90'lar, Narsisizm, Andropoz ve Peruklu Halit Ergenç: Kral Kaybederse

BLOG

Türklerin Bitmek Bilmeyen İngilizce Serüvenine Eşlik Etmeye Hazır mısınız? İşte Çeşit Çeşit İngilizce Öğrenme Platformları

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Bol bol düşünmeden karar alıp `Bu ne saçma bir karar ya! Kim aldı bunu?` diyeceğiniz bir yıl daha sizleri bekliyor sevgili Koçlar. Gerektiğinde suçu atabileceğiniz birkaç retro, güneş tutulması, ay solması ve asla hatanızı kabul etmeme yeteneğiniz sayesinde 2025`i de yüksek özgüvenle kapatmanız mümkün görünüyor... devam...

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

Olimpiyat Oyunları için Paris'e Giden Milli Takım Kafilesi, Kaldıkları Otelin Yemek Dağıtım (Catering) İhalesini Alarak İlk Başarıya İmza Attı...

2024 Yaz Olimpiyatları için Paris'te bulunan Milli Takım kafilesi, kaldıkları 5 yıldızlı otelin yemek dağıtım (catering) ihalesini alarak henüz turnuvanın ilk gününde önemli bir başarıya imza attı... devamı...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Boykota Karşı Alışverişe Çıkan Ticaret Bakanı Bolat'dan Veryansın: ''2 poşet 3 bin lira tuttu, yuh!''

2 Nisan günü ülke genelinde uygulanan ekonomik boykotu delmek için Ankara'da bir markette alışverişe çıkan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, kasada sıkıntılı anlar yaşadı. devamı...

Merkez Bankası'ndan 2 Nisan ''Hiçbir Şey Satın Almıyoruz'' Boykotuna Kritik Müdahale: Piyasaya 50 Milyon Boş Karton Bardak ve Market Poşeti Sürülecek...

Merkez Bankası, 2 Nisan’da yapılacağı duyurulan “Hiçbir Şey Satın Almıyoruz” boykotuna yönelik acil önlem paketini duyurdu. Oluşabilecek dalgalanmalara karşı rezervlerin 50 milyon adet boş karton bardak ve market poşeti ile güçlendirildiğini belirten TCMB yönetimi "gerekirse hepsini birden piyasaya sürmekte tereddüt etmeyiz" açıklamasıyla her türlü senaryoya hazırlıklı olduğunu vurguladı. devamı...

Blog

Araştırma Dosyası: Tarihe Damga Vurmuş Kimi Ünlülerin Ölmeden Önceki Son Sözleri (Bazısı baya tırt)

Onlar, kendi alanlarında tarihe damga vurmuş insanlar (senin benim yapacağımız iş değil). Hayatlarıyla olduğu kadar ölmeden önceki son sözleriyle de iz bırakmış bazı ünlülerin, son anlarında ağızlarından ne çıkmış (nefes dışında yani) sizin için araştırdık ve derledik. Kim hayattaki çizgisine yakışır biçimde dünyaya veda ederken de iddialı laflar etmiş, kim senin benim gibi "Lan ananskymnoluyo lan!" diye biraz tırt gitmiş, buyrun hep beraber bakalım... 
 

1. Salvador Dali: ‘’Saatim nerde?’’ (1904-1989)

Efendim, bildiğiniz üzere ünlü ressam Salvador Dali’nin insanlığa emanet ettiği iki büyük özelliği vardı. Biri sapıklığı, diğeri ise cimriliği. Azraille göz göze geldiği an, aklına gelen ilk şeyin yatak döşek pozisyonda çaktırmadan saatinin araklanma ihtimali olması bile, ne denli büyük ve koca yürekli bir ressamı kaybettiğimizin bir göstergesidir. Umarız şu an ışıklar içinde, yelkovanın akrebi kovalamasını izliyordur...


2. Leanorda Da Vinci: ‘’Çalışmalarım olması gereken kaliteye erişemediği için Tanrıyı ve insanlığı gücendirdim.’’ (1452-1519)

Son nefesinin tamamını öznesiyle, yüklemiyle, kah belirtili kah belirtisiz isim tamlamaları ile, gerçek bir akdeniz beyefendisi gibi heybetli bir cümle kurmak için harcayan Da; ardında bıraktığı, kıymeti anca 500 sene sonra anlaşılan çalışmaları ve SSK borçları ile ailesini ve sevenlerini derinden yaralamıştır.

 

3. Steve Jobs: (eşine bakarak) ‘’oh wow oh wow oh wow ‘’ (1955-2011)

Sağlıklı olduğu zamanlarda eşiyle geçirdiği mutlu dakikalara göndermede bulunan Jobs, eşine bakmak suretiyle yaptığı bu hamle ile son nefesini en keyifli veren ünlülerimizin başında gelmektedir. Odada bulunan din görevlileri bu durumu hoş karşılamamış ve ‘’ağzıma sokaydın bari!’’ diyerek kendi günah çizelgelerine de bir çentik daha atmışlardır.

 
4. Bob Marley: ‘’Para, hayatı satın alamaz.’’ (1945-1981)

Vefatından dakikalar önce, kendisinden borç isteyen ilkokul arkadaşı ile hararetli bir tartışmaya giren Marley, kendisine zorla senet imzalatmaya çalışan ve ‘’nabacan paracıkları yanına mı alacan!’’ gibi sığ ifadelerle ikna çalışmalarını sürdüren arkadaşına sosyal mesajını vermiş ve bir rivayete göre tam anlaşılamayan bir şeyler daha söylerken oracıkta ruhunu teslim etmiştir. (‘’mother fu..c….---!?)
 

5. Mozart: ‘’Ölümün tadı ağzımda, bu dünyaya ait olmayan bir şey hissediyorum.’’ (1756-1791)

Anne tarafından Manisalı olan büyük besteci Mozart’a, anneannesinin ‘’Ölüyü diriltir bu!’’ diyerek köyden gönderdiği keçi boynuzuyla harmanlanmış mesir macununu, büyük üstadın ağzına bir parmak çalmak suretiyle yedirirler. Neye uğradığını şaşıran Mozart’ın, bedeninde bütünsel olmasa da kısmi bir hareket hasıl olur. Mozart’ın 35 gibi gencecik bir yaşta hayatını kaybetmesi ile bu durumun, doğrudan ilintili olduğuna dair ciddi bulgular mevcuttur ve soruşturma hala sürmektedir. (kaynak: yaban tv.)

 
6. Oscar Wilde : ‘’Ya duvar kağıdı gidiyor ya da ben.’’ (1854-1900)

Bu sözden sonra Wilde’ın yatağı çevresinde onun ölmesini izlemek için bekleşen aile bireyleri, derhal arkalarına dönerek duvar kağıdına odaklanırlar. Gerçekten de duvar kağıdının kaydığını gören aile bireyleri, duvar kağıdını daha yeni değiştirdiklerine ve bu devirde artık eskisi gibi sağlam işçilik yapılmadığına dair takribi 10-15 dakika süren hareretli bir tartışmaya dalarlar. Akabinde döndüklerinde Wilde’ın son nefesini verdiğini ve kendi aralarında tartıştıkları sırada bir şeyler söylemiş ise duyamadıklarını, haliyle de son sözlerinin duvar kağıdı meselesi olabileceğini belirtirler.


7. Albert Einstein: ‘’Ben görevimi burada bitiriyorum.’’ (1879-1955)

Büyük fizikçi, ilim-irfan adamı, bilimde açmadığı çığır, kırmadığı şeytan bacağı kalmamış olan, aynı zamanda atom bombasının bulunmasındaki katkıları ile itliğin serseriliğin önünü açmış olan Albert Einstein, Zeynep Kamil Hospitol of Princeton’da bu son sözlerini söylediği an, başında bekleşen tüm aile bireyleri, hemen yan yatakta yatan ve bir süpermarketten kasiyer emeklisi olan Hans Holdengauch’a (102) gözlerini diker. Holdengauch herkesin ona baktığını gördüğü an, biraz silkinir ve derhal ölür. Pek uzun sayılmayacak bir hayata dünyaları sığdıran ve fizik bilimini adeta baştan yazan Einsten’in görevini tamamladığına inandığı an, Hans’ın da kendi görevlerini tamamladığına inanıp inanmadığı (kartla mı ödeyeceksiniz, nakit mi?) tarihi
bir sır olarak öylece kalmıştır.


8. Nikolay Vasilyeviç Gogol: ‘’Merdiven, çabuk bir merdiven getirin!’’ (1809-1852)

Ünlü edebiyatçı Gogol’ün, ‘’tövbe estağfurullah!’’ nidaları ile karşılanan bu isteğinden sonra, alalacele bulunan bir merdiveni zaten zemin katta oturmasına rağmen, pencereden sarkıtmak suretiyle kaçtığı bilinmektedir. Bu sebepten dolayı, esasen son sözlerinin ne olduğu da, neden kaçtığı da, giderken aile bireylerine ve bilhassa dayı çocuklarına neden ağır küfürler sarf ettiği de bilinmemektedir.
 

9. Dominique Bouhours: ‘’Ölmek üzereyim veya ölmekteyim. Bu ifadelerin ikisi de doğrudur.’’ (1628-1702)

Bir dilbilimci olan Bouhours’un, giderayak hala özel ders öğrencisi olan Yahya T.’ye cümlede anlam konusuna örnekler vermeye çalışması, kendisinin ne denli idealist bir öğretici olduğunu, öğrencisinin de ne denli angut olduğunu göstermiştir. Elinde defteriyle ‘’hocam sınav yaklaşıyor. Şu cümlede anlam konusunu tam anlamadım..?’’ diyerek, ünlü dilbilimcinin saadet dolu son dakikalarını da zehir eden Yahya T., o sene sınavı kazanamamış ve aradan çıksın diyerek askere gitmiştir. (bkz: son of the onun bunun.)

Efendim, malumunuz bir gün hepimizin bir sözü son sözümüz olacaktır. Bu sebeptendir ki, hiç ölmeyecekmiş gibi gıybet yapın, fakat birazdan ölecekmiş gibi de kaliteli iftiralar atın. Görüşmek üzere... 

(Gülkan Gül bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Sıradaki Blog İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(11.4.2021)

Belediyenin Almanya’ya eğitime gönderdiği 45 kişiden 43'ü geri dönmedi...

"Aslında dönecekler ama orada kurulu düzenleri var. Yoksa vatanımız cennet..."

Vahit Gözgel, Emekli


Diğer yorumlar ->

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->