Zaytung.Com
Zaytung
Uzun uzun yaz
Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?
SİNEMA

Sırat: Çölde Kaybolan Kız, Sinemada Kaybolan Sabrımız...

-> Balık etli sempatik abla rollerinin aranılan oyuncusu, zayıflama iğnelerinden sonra vefasızlıktan şikayetçi...
-> Menemenspor yönetimi, sözleşmesi sona eren 4 futbolcusuna belediyede iş teklifinde bulundu...
-> Çerçeve Yasa kapsamında dağdan inmeye karar veren bir grup PKK militanın Şırnak-Silopi'de son kez yaptığı yol uygulamasında, 13 asker kaçağı yakalanarak birliğine teslim edildi...
-> Çerçeve Yasa TBMM'de kabul edilmesine rağmen, 10 yıldır hapis yatan Selahattin Demirtaş'ı serbest bırakmaya pek niyeti olmayan iktidardan çözüm önerisi: ''Demirtaş belediye başkanı olsun, tekrar içeri alalım...''
-> Çerçeve Yasa'nın TBMM'den geçmesinin ardından gözler, seçimlerden önce Erdoğan'ın terörist ilan ettiği yaklaşık 45 milyon muhalif seçmenin akıbetinde...
FOTOHABER

''Aktaş bizim elemanımız onu serbest bırak, gerisine kafana göre yaz bir şeyler'' talimatını yerine getiren AKP'li hakimler, kendileri hakkında verilecek hüküm için seçim tarihini beklemeye başladı...

Nerdeyse 80 yaşında olmasına ve Türkçe bilmemesine rağmen AKP'nin ortalama ahlak seviyesini başarıyla temsil etmeye devam eden bu kişi kim? Bilin bakalım...

Zaytung Store Banner
SPOR

Berk Dizdar (28), Turnuvayı Emperyalistlerin Kazandığını İlan Ederek Dünya Kupası Defterini Kapattı: ''Alın Sizin Olsun!''

2026 Dünya Kupası’na "Bizim Çocuklar bu sefer en az çeyrek final görür" inancıyla başlayan Berk Dizdar (38), milli takımın peş peşe gelen mağlubiyetleriyle derin bir varoluşsal krize girdi. Grubun son maçında gelen ABD galibiyetini "En azından bir emperyalisti sahada gömdük" şeklinde rasyonalize eden Dizdar, milli takımın elenmesinin ardından gözünü ezilen coğrafyaların temsilcilerine dikmişti. devamı...
VİDEOHABER

Maaşlarını isteyen işçileri polise coplatan AKP`li Yıldızlar SSS Holding: "Devlet aklı böyle istiyor... Bizlik bir şey yok..."

BLOG

Yengeç Burçları İçin Yeni Yaşta Arabeske Bağlamadan Hayatta Kalma Rehberi

ASTROLOJİ

KOÇ (21 Mart - 20 Nisan)

Maddi konularda güzel haberler alacağınız bir döneme giriyorsunuz. Ya da sırf bunu duymak için astroloji bölümünü okuduğunuzu biliyor ve etkileşim için sizin duygularınızla oynuyoruz. Şu an biz de çok emin değiliz. Haftaya bir tekrar gelin siz en iyisi... devam...

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Hay Allah, Canınız mı Çekti? İşte Size Birbirinden Keyifli Öykü Platformları...

N'olmuş n'olmuş?

Zaytung Zone

''Amaaan şimdi eve gidip kim yemek yapacak?'' şeklinde düşünen takipçilerimizi diğerlerinden bi tık daha fazla seviyoruz, dürüst olalım...

Popmundo: Maceralar

Aziz İhsan Aktaş Suç Örgütü Davasını, Aziz İhsan Aktaş Hariç Herkese Ceza Vererek Tamamlayan Mahkeme Heyeti, Emeklilik Başvurusunda Bulundu: ''Zirvede bırakmak istiyoruz…''

Kamuoyunda “Aziz İhsan Aktaş suç örgütü” davası olarak bilinen 200 sanıklı davada kararını açıklayan mahkeme heyeti, kariyerinde ulaşabileceği daha ileri bir nokta kalmadığı gerekçesiyle topluca emeklilik başvurusunda bulundu... devamı...

Yapay Zeka Videosu Yayınlayan Markalara, Kendi Reklamını Sonuna Kadar İzleme Cezası Geliyor...

Son dönemde sosyal medyayı istila eden, insanların sebepsiz yere başka insanlara, kahve fincanlarının spor otomobillere, spor otomobillerin de ne olduğu tam anlaşılamayan parlak cisimlere dönüştüğü yapay zeka videolarına karşı ilk somut adım atılıyor. Hazırlanan yeni düzenlemeye göre bu tür videoları yayınlayan markaların üst düzey yöneticileri, kendi reklamlarını başka sekmeye geçmeden, ileri sarmadan ve sesi kapatmadan en az bir kez sonuna kadar izlemek zorunda kalacak...devamı...

Sinema

Sırat: Çölde Kaybolan Kız, Sinemada Kaybolan Sabrımız...

Cannes'dan Jüri Ödülü'yle dönen, Oscar'da iki dalda adaylık kazanan bu İspanyol yapımı, eleştirmenler arasında resmen bir cephe savaşı başlatmış: bir taraf "2025'in en özgün filmi" diye tapınırken, diğer taraf "izlemesi, anlaması, hazmetmesi zor bir film" diyerek daha temkinli bir mesafe koyuyor. Ben de dürüst olacağım, bu ikinci kampa daha yakınım, film boyunca saatime kaç kere baktığımı sayarken bir ara "acaba ben de kayıp mı oldum" diye düşündüm.

Konu ne?

Luis (Sergi López), oğlu Esteban'la birlikte Fas çöllerindeki bir rave partisine geliyor. Amaçları, aylar önce bu tür partilerden birinde sırra kadem basan kızı Mar'ı bulmak. Ellerinde fotoğraflarla, bas müziğinin yeri göğü inlettiği bir kalabalığın arasında umutla dolaşıyorlar. Sonunda, Mar'ı bulma umuduyla çölde son bir parti arayan raveci bir grubu takip etmeye karar veriyorlar. Bu yolculuk da giderek Moritanya sınırına, mayınlı araziye, askeri baskınlara uzanan bir kâbusa dönüşüyor. Yani özetle: adam kızını aramaya gitmiş, sonunda kendini resmen bir savaş filminin içinde bulmuş, festival bileti alırken bu kadar ekstra macera olduğunu kimse söylememiş kendisine, iade hakkı da yok tabii ki.

Atmosfer güçlü, ama hikâyeye çeviremiyor

Şunu kabul etmem lazım: filmin görsel ve işitsel gücü inkâr edilemez, Süper 16mm ile çekilmiş olması hikâyeye ham, gerçekçi bir doku katıyor, çöl manzaraları gerçekten göz dolduruyor. Ama benim asıl derdim şuydu: film bu atmosferi kurarken, bir noktadan sonra "atmosfer kurmayı" işin kendisi haline getiriyor, hikâyeyi ilerletmek yerine sizi aynı duygunun içinde uzun uzun bekletiyor. Sanki bir kahve makinesinin "hazırlanıyor" yazısına üç saat bakmışsınız gibi bir his. "Meditatif" dedikleri şey, bir noktadan sonra benim için sadece "yavaş" olmaya başladı, ki meditasyon yaparken bile insanın aklına "acaba akşam ne pişirsem" gibi sorular geliyor, bu filmde de öyle oldu.

Aynı düğünde aynı halay

Filmde kullanılan raveci figüranların çoğu gerçekten profesyonel olmayan, sahadan seçilmiş kişiler. Bu da sahnelere belgesel havası katıyor, kabul ediyorum, adamlar gerçekten dans etmiş, oyunculuk yapmamışlar. Ama bas müziğinin, dans sahnelerinin, o "sistemden kopmuş özgür yaşam" görüntülerinin bu kadar uzun tutulması, bir noktadan sonra "tamam anladık kardeşim, özgürsünüz, kural tanımıyorsunuz" dedirtiyor. Yönetmen bu sahnelerle bir duygu inşa etmeye çalışıyor ama benim için bu ruhsat süresini fazlasıyla aşmış.

Hem yönetiyor hem oynuyor

Oliver Laxe, filmde "Gurú" adlı bir karakterle kendisi de kamera karşısına geçmiş. Yönetmenin kendi filminde rol alması her zaman ilginç bir karar oluyor. Bir yandan "vizyonumu tam olarak ben taşıyayım" diyen bir güven var, diğer yandan da "keşke bu işi tamamen başkasına bıraksaydı" dedirten anlar da yok değil, adam hem senaryoyu yazmış hem yönetmiş hem de içine girmiş, bari bir de billboard'da poz verseydi tam kadro olurdu.

Politik alt metin var, ama örtük bırakılmış

Filmin Batı Sahra topraklarında geçmesi, mayınlar, askeri baskınlar, sınır kontrolleri gibi detaylar tesadüf değil gibi. Bu bölgenin siyasi geçmişine dolaylı bir gönderme var. Bunu bir İspanyol yönetmenin çekmiş olması da ayrı bir katman ekliyor zaten işin içine. Ama bu politik alt metin o kadar örtük bırakılmış ki, filmi izlerken bunu fark etmeniz için ya konuya zaten aşina olmanız ya da film bitince oturup ChatGPT’ye sarılmanız lazım.

Kıyamet mi bu yoksa metafor mu

Film ilerledikçe gerçeklikle mecaz arasındaki çizgi bulanıklaşıyor. Bu, dünyanın gerçekten sonu mu geliyor, yoksa hepsi Luis'in içsel çöküşünün bir yansıması mı, net değil. Bu belirsizlik bazı izleyiciler için filmin en güçlü tarafı, bende ise "bari bir şeye netlik kazandırsaydı abicim" hissi bıraktı. İki saate yakın bir yolculuktan sonra elinizde net bir şey kalmıyor.

İddialı ama yorucu

Bu filmin sinema tarihinde bırakacağı bir iz olduğunu düşünüyorum, teknik ve sanatsal cesareti tartışılmaz, Cannes boşuna ödül vermemiş. Ama "keyifli bir izleme deneyimi" arıyorsanız, bu film size onu vermiyor. Sizi bilerek, isteyerek yoruyor, ve bu yorgunluk herkes için "anlamlı" bir yorgunluğa dönüşmeyebilir. Ben açıkçası ikinci gruptaydım, sinemadan çıkarken "ruhsal bir arafta" değil, "acaba akşam ne yesem" arafındaydım.

Puan: Görsel ve işitsel atmosfer 90, hikâyenin bu atmosferi taşıma başarısı 45, rave sahnelerinin gereğinden uzun sürme oranı %70, filmi izlerken saate bakma sayım 71

(yvzozen Brüksel'den bildirdi)


facebook'ta Paylaş twitter'a yolla Allah'a havale et

Zaytung'u reklamsız
okumak ister misiniz?

Sıradaki Sinema İçerikleri:

Sıradaki Haberler:

(25.11.2020)

AKP Denizli Milletvekili Nilgün Ök: ''18 yıl önce araba var mıydı?''

"Genel Başkanları buzdolabı olmadığını iddia ediyordu. Bu yine biraz insaflı çıktı.."

Uğurhan Culak, Elektrik tesisatçısı


Diğer yorumlar ->

(3.10.2020)

MHP Mv. Erkan Haberal, özel şoförünün makam aracıyla çarparak ezmeye çalıştığı güvenlik görevlisini suçladı...

"Halkın parasıyla halkı ezme işini mecazen yaptıkları günleri özlüyorum..."

Tülay Sağcıklar, Öğretmen


Diğer yorumlar ->